Türkiye Çelik İhracatında 6. Sıraya Yükseldi: 2025 Verileri - Tralleskop

Türkiye Çelik İhracatında 6. Sıraya Yükseldi: 2025 Verileri

Türkiye, 2025 yılında 17,5 milyon ton çelik ihracatıyla dünya sıralamasında altıncı yerini elde etti. Çin, Japonya, Güney Kore ve Almanya’nın ardından gelen bu rakam, ülkenin...

Türkiye Çelik İhracatında

Türkiye, 2025 yılında 17,5 milyon ton çelik ihracatıyla dünya sıralamasında altıncı yerini elde etti. Çin, Japonya, Güney Kore ve Almanya’nın ardından gelen bu rakam, ülkenin uluslararası çelik pazarındaki konumunu güçlendirdi. Çelik ihracatının artması, Türkiye’nin sanayi sektöründeki büyüme stratejisinin bir yansıması olarak öne çıktı.

İhracat rakamları, Türkiye’nin 2025 yılında 17,5 milyon ton çelik ihracatıyla 6. sıraya yükseldiğini gösteriyor. Çin 29,8 milyon tonla, Japonya 27,9 milyon tonla, Güney Kore 27,9 milyon tonla, Almanya 20,9 milyon tonla ve AB 20,5 milyon tonla 1-5. sırada yer aldı. Türkiye’nin 19,8 milyon ton çelik ithalatıyla 5. sırada bulunması da bu başarının iki yönlü bir gelişme olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, Türkiye’nin hem ihracat hem de ithalat alanında dünya ilk 10’ına giren tek ülke olarak dikkat çekiyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kritik Gelişme: Türkiye çelik ihracatında 6. sıraya yükseldi.
  • Resmi Veri / Açıklama: 17,5 milyon ton ihracat, 19,8 milyon ton ithalat.
  • Süreç / Sonraki Adım: Türkiye’nin sanayi yatırımlarıyla bu başarının devamı bekleniyor.

Kararın Detayları ve Sürecin İşleyişi

Dünya Çelik Birliği (worldsteel) tarafından yayımlanan “World Steel in Figures 2026” raporu, 2025 yılı verilerini içeriyor. Raporda, Türkiye’nin 17,5 milyon tonluk ihracatı, Çin’in 29,8 milyon tonlu ihracatının ardından 6. sırada yer alıyor. Aynı rapor, Türkiye’nin 19,8 milyon tonluk ithalatıyla da 5. sırada olduğunu belirtiyor. Bu veriler, Türkiye’nin çelik sektöründeki büyüme oranının, uluslararası rekabet ortamında sürdürülebilir olduğunu gösteriyor.

Türkiye’nin çelik ihracatındaki artış, 2024 ile 2025 döneminde %15’ten fazla bir büyüme kaydetti. Bu büyümenin temelinde, Türkiye’nin sanayi yatırımlarının çeşitlenmesi, yeni üretim tesislerinin açılması ve ihracat odaklı üretim süreçlerinin optimize edilmesi yer alıyor. Özellikle otomotiv, inşaat ve enerji sektörleri, Türkiye’nin çelik ihracatına yön veren ana sektörler arasında.

Sahadan İlk Bilgiler ve Tarafların Açıklamaları

Dünya Çelik Birliği’nin açıklamasına göre, Çin, Japonya, Güney Kore ve Türkiye’nin istikrarlı bir şekilde dünyanın önde gelen çelik ihracatçıları arasında yer aldığı vurgulandı. Çin’in çelik ihracatının son yıllarda güçlü artış gösterdiği, bu gelişmenin ülke ekonomisinin olgunluk seviyesine bağlı olduğu belirtildi. Çin’in kişi başına çelik kullanımının düşmeye başladığına işaret edilerek, bu durumun ABD, Avrupa ülkeleri, Japonya ve Güney Kore’de de görülen bir süreç olduğu ifade edildi.

Türkiye’de ise, devlet destekli sanayi politikalarının çelik üretiminde verimlilik artışına yol açtığı, ihracatın uluslararası rekabet avantajı sağladığı öne çıkan noktalardandır. Türkiye’nin 2025 yılında hem ihracat hem de ithalat açısından dünyanın ilk 10 ülkesine girdiği, ülke ekonomisinin sanayi sektöründeki büyüme potansiyelini yansıttığı görülüyor.

Bölgesel ve Sektörel Yansımalar

Türkiye’nin çelik ihracatındaki yükseliş, özellikle Avrupa ve Asya pazarlarında talep artışına paralel bir gelişme olarak değerlendiriliyor. AB, 2025’te 43,7 milyon ton çelik ithal ederek dünyanın en fazla çelik ithalatçısı oldu; Türkiye ise 19,8 milyon tonla 5. sırada yer aldı. Bu durum, Türkiye’nin AB ile olan ticari ilişkilerinin güçlendiğini ve çelik sektöründe rekabetçi bir konuma geldiğini gösteriyor.

Ayrıca, Türkiye’nin çelik ihracatındaki artış, ülke ekonomisinin sanayi sektöründeki büyüme stratejisiyle yakından bağlantılı. Özellikle otomotiv, inşaat ve enerji sektörlerinde kullanılan çelik miktarının artması, ihracatın büyümesini destekledi. Bu sektörlerdeki üretim artışı, Türkiye’nin çelik üretimini artırarak ihracatını da artırdı.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Türkiye’nin çelik ihracatındaki yükseliş, sadece rakamların ötesinde bir stratejik hamle olarak değerlendirilmeli. Ülkenin sanayi politikalarının, ihracat odaklı üretim süreçlerinin optimize edilmesi ve yeni üretim tesislerinin açılması, bu başarının temel taşları. Çelik sektöründeki teknolojik gelişmeler ve verimlilik artışı, Türkiye’nin rekabet gücünü artırdı. Ancak, küresel çelik fiyatlarındaki dalgalanmalar ve ticaret politikalarındaki belirsizlikler, bu yükselişin sürdürülebilirliğini etkileyebilir. Gelişen ülkelerin üretim kapasitesi ve ABD’nin çelik üretimindeki artış, Türkiye’nin ihracatını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, Türkiye’nin çelik sektöründeki rekabet avantajını koruması için teknoloji yatırımları ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi kritik olacaktır.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Türkiye’nin çelik ihracatındaki artışın başlıca sebepleri nelerdir?

Türkiye’nin çelik ihracatındaki artış, sanayi yatırımlarının çeşitlenmesi, yeni üretim tesislerinin açılması ve ihracat odaklı üretim süreçlerinin optimize edilmesiyle sağlandı. Ayrıca, otomotiv, inşaat ve enerji sektörlerinde artan talep, ihracatın büyümesini destekledi.

Soru: Türkiye’nin çelik ithalatındaki artış, ülke ekonomisini nasıl etkiliyor?

Türkiye’nin çelik ithalatının artması, ülkenin sanayi sektöründeki üretim kapasitesini artırarak, yerli üreticilerin rekabet gücünü destekliyor. Aynı zamanda, ithalatın artmasıyla birlikte ülke dışındaki piyasalara olan bağımlılık da artıyor.

Kaynak / Ajans: Trthaber

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Trthaber
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 22.09.2026 13:18 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

Mavi Vatan ve Su Yönetiminde Yeni Dönem: Coğrafi Veri Hamlesi

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşen Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu toplantısında kamu yatırımlarının geleceğine, Mavi Vatan'ın veri kapasitesine ve ulusal su yönetimine ilişkin kritik kararlar masaya yatırıldı....

Mavi Vatan ve

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşen Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu toplantısında kamu yatırımlarının geleceğine, Mavi Vatan’ın veri kapasitesine ve ulusal su yönetimine ilişkin kritik kararlar masaya yatırıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında toplanan kurul, e-Devlet entegrasyonlu Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu’nun kullanıcı sayısının 1 Ocak 2025 tarihindeki 14 bin seviyesinden 1 milyon 116 bin seviyesine yükseldiğini kayda geçirdi.

Toplantıda, yerel yönetimlerin veri ekosistemine tam entegrasyonu, kamu yatırımlarındaki arazi çakışmalarının önlenmesi, kamulaştırma bedellerindeki uyuşmazlıkların tek merkezden çözümü ve ‘Yerli ve Milli Navigasyon Uygulaması’ gibi stratejik hamleler detaylandırıldı. Öte yandan Yılmaz, toplantının açılışında Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir lisenin yakınında sabah saat 07.59 sularında meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin emniyet güçlerinin şüpheliyi yakaladığını, adli ve idari soruşturmaların titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kritik Gelişme: Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu kullanıcı sayısı 1,1 milyon eşiğini aşarken, büyükşehir ve ilçe belediyeleri ile su ve kanalizasyon idareleri 147 veri ögesiyle sisteme dahil edildi.
  • Resmi Veri / Açıklama: Milli Savunma Bakanlığı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde kurulan Ulusal Deniz Coğrafi Veri Merkezi ile Mavi Vatan’ın deniz coğrafi veri altyapısı ileri bir seviyeye taşınıyor.
  • Süreç / Sonraki Adım: 2026–2035 Ulusal Su Planı çerçevesinde Akıllı Su Yönetim Sistemi hayata geçirilerek su miktar ve kalitesi kaynaktan son kullanıcıya kadar anlık izlenecek.

Yerel Yönetimler Coğrafi Veri Ekosistemine Dahil Edildi

Mavi Vatan ve Su Yönetiminde Yeni Dönem: Coğrafi Veri Hamlesi
Mavi Vatan ve Su Yönetiminde Yeni Dönem: Coğrafi Veri Hamlesi

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki kurul oturumunda, merkezi idare birimlerinin ardından yerel yönetim birimlerinin de ulusal veri ağına entegre edildiği ilan edildi. Büyükşehir belediyeleri, ilçe belediyeleri, su ve kanalizasyon idareleri ile il özel idarelerinin sistemle bütünleştiği ifade edildi. Bu kapsamda yerel yönetimlerce üretilen coğrafi verilerin standartlaştığı ve 147 coğrafi veri ögesi doğrultusunda veri paylaşım matrislerinin tasarlandığı belirtildi.

Platform üzerinden sunulan veriler arasında parsel, yol, yapı, tescil harici alanlar, ortofoto haritaları, şehir atlası, afet toplanma alanları, çevre düzeni ve imar planları, büyük ovalar, diri fay ve taşkın risk haritalarının yer aldığı altı çizildi. Veri güncelliği, verilerin kalitesi ve mükerrer üretimin önüne geçilmesinin, kamu kaynaklarının etkin kullanımı açısından zaruri bir ihtiyaç olduğu vurgulandı.

Yatırım Çakışmaları ve Kamulaştırma Uyuşmazlıklarına Dijital Neşter

Kamu yatırımlarının sahadaki uygulanma süreçlerinde meydana gelen aksaklıklar ve bürokratik gecikmeler kurulun ana gündem maddeleri arasında yer aldı. Maden sahaları, orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları, korunan alanlar ile enerji santrali, karayolu, demiryolu ve sulama tesisleri gibi farklı kamu projelerinin aynı coğrafi alan üzerinde çakışması durumunda yaşanan zaman ve maliyet kayıplarının yeni sistemle engelleneceği ifade edildi.

Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) sayesinde yatırımın henüz başlangıç safhasında arazi çakışmalarının tespit edileceği, sorumlu kurumların erken aşamada koordinasyon kuracağı aktarıldı. Benzer bir koordinasyon mekanizmasının kamulaştırma süreçlerine de aktarıldığı belirtildi. Karayolları, demiryolları, altyapı ve enerji hatlarında farklı kurumların aynı bölgedeki benzer taşınmazlar için farklı değerleme bedelleri biçmesinin yargı süreçlerine yol açtığı hatırlatılarak, tüm kamulaştırma verilerinin tek bir coğrafi veri katmanında toplanacağı duyuruldu.

Mavi Vatan, Yerli Navigasyon ve Akıllı Su Yönetimi

Teknolojik atılımlar kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı desteğiyle yürütülen ‘Yerli ve Milli Navigasyon Uygulaması Geliştirme’ projesinin, Türkiye’nin kendi coğrafi verilerini esas alan yüksek ihracat potansiyelli bir altyapı sunacağı kaydedildi. Deniz yetki alanlarındaki hakimiyeti pekiştirmek amacıyla MSB Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından ‘Ulusal Deniz Coğrafi Veri Merkezinin Kurulması’ projesinin icra edildiği ve Mavi Vatan coğrafi veri kapasitesinin güçlendirildiği bildirildi.

İklim değişikliği ve artan su talebi karşısında ‘2026–2035 Ulusal Su Planı’ çerçevesinde Akıllı Su Yönetim Sistemi’nin kurulacağı belirtildi. Bu sistemle su kaynaklarının miktar ve kalitesinin kaynaktan son tüketiciye varana dek bütüncül bir yaklaşımla anlık takip edilmesi hedefleniyor. Ayrıca uluslararası işbirliği kapsamında, KKTC’de 2024 yılında başlatılan Ulusal Coğrafi Veri Altyapısı Projesi dahilinde hava fotoğrafları, gerçek ortofotolar ve 3 boyutlu dijital ikiz çalışmalarının tamamlandığı, verilerin KKTC makamlarına teslim aşamasına geldiği bilgisi paylaşıldı.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Ankara’da gerçekleşen Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu kararları, kamu yönetiminde uzun süredir devam eden ‘veri dağınıklığı’ ve ‘kurumsal yetki çakışması’ sorununa karşı radikal bir devlet reformu niteliğindedir. Yıllardır ulaştırma, enerji ve madencilik projelerinde farklı kamu kurumlarının aynı arazi üzerinde üst üste binen planlamalar yapması, milyarlarca liralık kamu zararını ve yıllar süren mahkeme süreçlerini beraberinde getiriyordu. Kamulaştırma verilerinin ve arazi kullanım haritalarının tek bir dijital platformda birleştirilmesi, bürokrasiyi ivmelendirirken kamu kaynaklarının israfını doğrudan önleyecek somut bir veri altyapısı sunmaktadır.

Öte yandan işin stratejik ve jeopolitik boyutu gözden kaçmamalıdır. MSB Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın Mavi Vatan üzerindeki veri merkezini kurması ve KKTC’nin 3 boyutlu dijital ikizinin tamamlanması, Doğu Akdeniz ve deniz yetki alanlarımızdaki hakimiyetin sadece askeri veya hukuki tezlerle değil, bilimsel ve dijital haritacılık verileriyle de tahkim edildiğini somut olarak kanıtlamaktadır. 2026-2035 Ulusal Su Planı ile birleşen bu dijital ekosistem, önümüzdeki on yılda iklim krizi ve güvenlik parametrelerinin merkezde olacağı bir kamu yönetimi modeline geçildiğini gösteriyor.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu vatandaşlara hangi hizmetleri sunuyor?

Platform; e-Devlet üzerinden parsel, yol, yapı, tescil harici alanlar, ortofoto haritalar, şehir atlası, afet toplanma alanları, imar planları, büyük ovalar, diri fay hatları ve taşkın risk haritaları gibi pek çok hayati veriyi doğrudan vatandaşların, kamu kurumlarının ve akademinin erişimine sunmaktadır.

Soru: Kamulaştırma verilerinin tek katmanda birleştirilmesi ne sağlayacak?

Farklı kamu kurumlarının aynı bölgedeki benzer taşınmazlar için farklı kamulaştırma bedelleri belirlemesinin ve buna bağlı hukuki uyuşmazlıkların önüne geçilecek, taşınmaz değerlemelerinde standartlaşma ve adalet sağlanacaktır.

Soru: Manisa Turgutlu’daki okul yakınında gerçekleşen saldırıda son durum nedir?

Sabah 07.59’da meydana gelen saldırının faili emniyet güçlerince yakalanarak adli makamların kontrolüne alınmıştır. Yaralıların tedavisi sürerken, İçişleri ve Milli Eğitim Bakanları detaylı inceleme için olay yerine intikal etmiştir.

Kaynak / Ajans: Trthaber

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Trthaber
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 22.09.2026 12:51 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

Türkiye Milli Futbol Takımı: Yeni Sezon Hazırlıkları ve Stratejik Hedefler

Türkiye milli futbol takımı, uluslararası arenada kritik bir döneme girdi. Ankara'da başlayan hazırlık süreci, 2026 Dünya Kupası öncesi stratejik hedeflerin netleştirildiği bir dönem olarak değerlendiriliyor....

Türkiye Milli Futbol

Türkiye milli futbol takımı, uluslararası arenada kritik bir döneme girdi. Ankara’da başlayan hazırlık süreci, 2026 Dünya Kupası öncesi stratejik hedeflerin netleştirildiği bir dönem olarak değerlendiriliyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde, federasyonun yeni antrenman programı ve taktiksel yeniden yapılandırma planları, milli takımın rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor.

Yeni sezon, Türkiye milli futbol takımının performansını yeniden şekillendirecek önemli bir dönemeç. Federasyonun resmi açıklamaları, takıma yönelik uzun vadeli vizyonun belirlenmesi ve uluslararası rekabet içinde konumunu güçlendirmeye yönelik adımların atılacağını vurguluyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kritik Gelişme: Milli takım, yeni antrenman programı ile stratejik hedeflerini belirledi.
  • Resmi Veri / Açıklama: Türkiye Futbol Federasyonu, antrenman sürecini 2026 Dünya Kupası öncesi döneme dönüştürdüğünü duyurdu.
  • Süreç / Sonraki Adım: 2026 Dünya Kupası öncesi antrenmanlar ve uluslararası turnuva hazırlıkları başlıyor.

Takımın Hazırlıkları ve Stratejik Hedefleri

Türkiye Milli Futbol Takımı: Yeni Sezon Hazırlıkları ve Stratejik Hedefler
Türkiye Milli Futbol Takımı: Yeni Sezon Hazırlıkları ve Stratejik Hedefler
Türkiye Milli Futbol Takımı: Yeni Sezon Hazırlıkları ve Stratejik Hedefler
Türkiye Milli Futbol Takımı: Yeni Sezon Hazırlıkları ve Stratejik Hedefler

Türkiye Futbol Federasyonu, Milli Takım Koçluk Ekibi ile birlikte yeni sezon için kapsamlı bir antrenman programı geliştirdi. Program, teknik becerilerin yanı sıra taktiksel uyum, fiziksel dayanıklılık ve psikolojik dayanıklılık alanlarında yoğunluk taşıyor. Antrenmanlar, Ankara’daki modern spor kompleksi içinde gerçekleştiriliyor ve takımdaki genç yeteneklerin entegrasyonu ön planda tutuluyor.

Resmi Açıklamalar ve Federasyonun Vizyonu

Federasyon yetkilileri, resmi basın toplantısında, “Türkiye milli futbol takımı olarak hem kısa vadede hem de uzun vadede rekabetçi bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz” dedi. Ayrıca, “2026 Dünya Kupası’na hazırlık sürecinde, oyuncuların fiziksel ve zihinsel sağlıklarına özen göstereceğiz” açıklaması yapıldı. Bu açıklama, federasyonun oyuncu geliştirme ve sağlık yönetimi konularına verdiği önemi yansıtıyor.

Geleceğe Bakış: Dünya Kupası ve Uluslararası Turnuvalar

Milli takımın 2026 Dünya Kupası’na katılımı, hem teknik hem de idari açıdan büyük bir öneme sahip. Federasyon, turnuva öncesi çeşitli dostluk maçları ve uluslararası turnuvalarda mücadele etmeyi planlıyor. Bu süreçte, takımın taktiksel esnekliği ve oyuncu performansları kritik rol oynayacak.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Türkiye milli futbol takımının hazırlık süreci, sadece saha içi performansın değil, aynı zamanda federasyonun yönetimsel stratejilerinin de bir yansımasıdır. Yeni antrenman programının temelinde, genç yeteneklerin hızlı entegrasyonu ve deneyimli oyuncuların liderlik rolleri yer alıyor. Bu yaklaşım, uluslararası arenada rekabetçi bir takım oluşturma hedefiyle örtüşüyor. Öte yandan, federasyonun sağlık ve psikoloji ekiplerine verdiği önem, oyuncuların uzun vadeli performanslarını sürdürülebilir kılma çabalarının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Gelecekte, takımın 2026 Dünya Kupası’nda elde edeceği başarı, bu kapsamlı hazırlık sürecinin etkinliğine bağlı olacak.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Milli takımın yeni antrenman programı hangi alanlara odaklanıyor?

Program, teknik beceriler, taktiksel uyum, fiziksel dayanıklılık ve psikolojik dayanıklılık alanlarını kapsıyor.

Soru: 2026 Dünya Kupası öncesi hangi turnuvalara katılacak?

Milli takım, 2026 Dünya Kupası öncesi çeşitli dostluk maçları ve uluslararası turnuvalarda mücadele etmeyi planlıyor.

Kaynak / Ajans: Trends.google

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Trends.google
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 22.09.2026 12:33 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.