Yemen sahasında çatışmaların Kızıldeniz hattında yeniden alevlenmesi üzerine Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Beyaz Saray ile doğrudan temas kurarak Washington’dan Husilere karşı acil hava harekatı başlatılmasını talep etti. ABD Başkanı Donald Trump ise Riyad yönetiminin perşembe günü art arda ilettiği bu askeri müdahale çağrısını kesin bir dille geri çevirdi.
Axios kaynaklı bilgilere dayanan diplomatik ve askeri kaynaklar, Husilerin stratejik öneme sahip Mokha kıyı kentine doğru ilerleyişi karşısında Suudi Arabistan destekli güçlerin mevzi kaybetmesinin Riyad’da alarm durumuna yol açtığını kaydetti. Washington yönetimi doğrudan kinetik müdahaleyi reddetse de Suudi ordusuna sağlanan istihbarat ve hedefleme desteğinin süreceğini teyit etti.
- Kritik Gelişme: Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Trump’ı perşembe günü iki kez arayarak Husilere yönelik doğrudan ABD hava saldırısı emri vermesini istedi; Beyaz Saray bu talebi reddetti.
- Resmi Veri / Açıklama: ABD’li üst düzey yetkililer, yaklaşık 200 askeri personelin Suudi Arabistan’da kinetik olmayan lojistik ve istihbarat desteği sunmaya devam ettiğini bildirdi.
- Süreç / Sonraki Adım: CENTCOM Komutanı Oramiral Brad Cooper acil koordinasyon toplantıları yürütmek üzere Suudi Arabistan’a intikal etti; Kızıldeniz seyrüsefer güvenliğinin bölgesel aktörlerle sağlanacağı kaydedildi.
Sahadaki Çözülme ve Telefon Diplomasisinin Perde Arkası
Yemen’in Kızıldeniz kıyısındaki Mokha kenti yönünde Husi güçlerinin taarruza geçmesi, Suudi Arabistan destekli koalisyon unsurlarının geri çekilmesiyle sonuçlandı. Bu sahadaki ani kırılma, Riyad yönetiminde Babülmendep Boğazı’nın tamamen Husilerin menziline girmesi endişesini doğurdu. Sahadan gelen acil durum raporlarının ardından Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, perşembe günü Beyaz Saray ile ilk telefon temasını gerçekleştirdi.
İlk görüşmede Yemen sahil şeridindeki olumsuz tabloyu aktaran Veliaht Prens, birkaç saatlik aranın ardından Trump’ı ikinci kez aradı. İkinci temas esnasında Suudi lider, doğrudan ABD ordusunun Husi mevzilerine yönelik hava harekatı başlatması talebini masaya koydu. Axios’a konuşan iki ABD’li yetkili, Başkan Trump’ın doğrudan bir askeri müdahaleye onay vermediğini ve bu talebi açıkça reddettiğini aktardı.
Babülmendep Tehdidi ve Enerji Piyasalarına Yansıması
Husilerin Mokha hattındaki kazanımları küresel deniz ticareti ve enerji nakil hatları üzerindeki riskleri tırmandırdı. Stratejik Babülmendep Boğazı’na doğru gerçekleşen bu askeri intikal, küresel piyasalarda ham petrol fiyatlarının yukarı yönlü hareket etmesine neden oldu. İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskı kapasitesine ek olarak Husilerin Babülmendep Boğazı kontrolünü güçlendirmesi, Tahran’a Körfez ülkeleri ve Batı ittifakı üzerinde stratejik bir yaptırım gücü kazandırıyor.
Gelişmelerin tırmanış göstermesi üzerine ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Oramiral Brad Cooper, perşembe günü acil durum koordinasyonu kapsamında Suudi Arabistan’a gitti. Riyad’da askeri kurmaylarla bir araya gelen Cooper’ın heyeti, sahada doğrudan çatışmaya dahil olmadan Suudi savunma hatlarını güçlendirecek istihbarat paylaşım protokollerini masaya yatırdı.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Washington’ın bu kararı, Trump yönetiminin Orta Doğu’daki yeni askeri çatışmalara doğrudan dahil olmama doktrininin sahaya somut yansımasıdır. Beyaz Saray, Suudi Arabistan’ın güvenlik garantilerini tamamen devre dışı bırakmamakta; ancak askeri harekatların maliyetini ve doğrudan riskini bölgesel müttefiklerin üzerine bırakmayı tercih etmektedir. Riyad ise Yemen sahasında yıllardır sürdürdüğü yıpratıcı savaştan çıkış ararken, Husilerin deniz koridorunu kontrol altına almasıyla yeniden derin bir stratejik açmazla yüzleşmektedir. 200 kişilik Amerikan lojistik birliğinin kinetik olmayan desteği sürdürmesi, Washington’ın caydırıcılık sınırını istihbarat paylaşımıyla çizdiğini net biçimde ortaya koymaktadır.
Washington’ın Kızıldeniz Stratejisi: Bölgesel Sorumluluk Modeli
Trump yönetiminden üst düzey bir yetkili, Beyaz Saray’ın ana önceliğinin Kızıldeniz’deki küresel seyrüsefer özgürlüğünü muhafaza etmek olduğunu belirterek, kara ve kıyı hakimiyeti mücadelesinin bölge güçlerine devredildiğini kaydetti. Yetkili konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
‘ABD, Kızıldeniz’de seyrüsefer özgürlüğünün sağlanması gibi temel ulusal güvenlik çıkarlarımızı korumaya odaklanırken, bölgesel güvenlik sorunlarının yönetilmesi ve çözümünde liderliği üstlenmeleri için bölgesel ortaklarımızı güçlendiriyor. Bölgesel istikrar konusunda Suudi Arabistan ve Yemen Cumhuriyeti Hükümeti ile sürekli diyalog halindeyiz.’
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Suudi Arabistan ABD’den tam olarak ne talep etti?
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Yemen’de Mokha kentine doğru ilerleyen Husilere karşı ABD ordusunun doğrudan hava saldırıları düzenlemesini istedi.
Soru: ABD’nin talebi reddetme gerekçesi nedir ve sahada nasıl bir destek veriyor?
ABD yönetimi bölgede doğrudan yeni bir savaşa girmeyi reddederken, Suudi Arabistan’a 200 askeri personel üzerinden istihbarat ve hedefleme verisi gibi kinetik olmayan destek sağlamayı sürdürüyor.
Kaynak / Ajans: Haberturk
