Trump’tan Riyad’a Ret: Husilere Saldırı Talebi Geri Çevrildi - Tralleskop

Trump’tan Riyad’a Ret: Husilere Saldırı Talebi Geri Çevrildi

Yemen sahasında çatışmaların Kızıldeniz hattında yeniden alevlenmesi üzerine Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Beyaz Saray ile doğrudan temas kurarak Washington'dan Husilere karşı acil...

Trump'tan Riyad'a Ret:

Yemen sahasında çatışmaların Kızıldeniz hattında yeniden alevlenmesi üzerine Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Beyaz Saray ile doğrudan temas kurarak Washington’dan Husilere karşı acil hava harekatı başlatılmasını talep etti. ABD Başkanı Donald Trump ise Riyad yönetiminin perşembe günü art arda ilettiği bu askeri müdahale çağrısını kesin bir dille geri çevirdi.

Axios kaynaklı bilgilere dayanan diplomatik ve askeri kaynaklar, Husilerin stratejik öneme sahip Mokha kıyı kentine doğru ilerleyişi karşısında Suudi Arabistan destekli güçlerin mevzi kaybetmesinin Riyad’da alarm durumuna yol açtığını kaydetti. Washington yönetimi doğrudan kinetik müdahaleyi reddetse de Suudi ordusuna sağlanan istihbarat ve hedefleme desteğinin süreceğini teyit etti.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kritik Gelişme: Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Trump’ı perşembe günü iki kez arayarak Husilere yönelik doğrudan ABD hava saldırısı emri vermesini istedi; Beyaz Saray bu talebi reddetti.
  • Resmi Veri / Açıklama: ABD’li üst düzey yetkililer, yaklaşık 200 askeri personelin Suudi Arabistan’da kinetik olmayan lojistik ve istihbarat desteği sunmaya devam ettiğini bildirdi.
  • Süreç / Sonraki Adım: CENTCOM Komutanı Oramiral Brad Cooper acil koordinasyon toplantıları yürütmek üzere Suudi Arabistan’a intikal etti; Kızıldeniz seyrüsefer güvenliğinin bölgesel aktörlerle sağlanacağı kaydedildi.

Sahadaki Çözülme ve Telefon Diplomasisinin Perde Arkası

Yemen’in Kızıldeniz kıyısındaki Mokha kenti yönünde Husi güçlerinin taarruza geçmesi, Suudi Arabistan destekli koalisyon unsurlarının geri çekilmesiyle sonuçlandı. Bu sahadaki ani kırılma, Riyad yönetiminde Babülmendep Boğazı’nın tamamen Husilerin menziline girmesi endişesini doğurdu. Sahadan gelen acil durum raporlarının ardından Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, perşembe günü Beyaz Saray ile ilk telefon temasını gerçekleştirdi.

İlk görüşmede Yemen sahil şeridindeki olumsuz tabloyu aktaran Veliaht Prens, birkaç saatlik aranın ardından Trump’ı ikinci kez aradı. İkinci temas esnasında Suudi lider, doğrudan ABD ordusunun Husi mevzilerine yönelik hava harekatı başlatması talebini masaya koydu. Axios’a konuşan iki ABD’li yetkili, Başkan Trump’ın doğrudan bir askeri müdahaleye onay vermediğini ve bu talebi açıkça reddettiğini aktardı.

Babülmendep Tehdidi ve Enerji Piyasalarına Yansıması

Husilerin Mokha hattındaki kazanımları küresel deniz ticareti ve enerji nakil hatları üzerindeki riskleri tırmandırdı. Stratejik Babülmendep Boğazı’na doğru gerçekleşen bu askeri intikal, küresel piyasalarda ham petrol fiyatlarının yukarı yönlü hareket etmesine neden oldu. İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskı kapasitesine ek olarak Husilerin Babülmendep Boğazı kontrolünü güçlendirmesi, Tahran’a Körfez ülkeleri ve Batı ittifakı üzerinde stratejik bir yaptırım gücü kazandırıyor.

Gelişmelerin tırmanış göstermesi üzerine ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Oramiral Brad Cooper, perşembe günü acil durum koordinasyonu kapsamında Suudi Arabistan’a gitti. Riyad’da askeri kurmaylarla bir araya gelen Cooper’ın heyeti, sahada doğrudan çatışmaya dahil olmadan Suudi savunma hatlarını güçlendirecek istihbarat paylaşım protokollerini masaya yatırdı.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Washington’ın bu kararı, Trump yönetiminin Orta Doğu’daki yeni askeri çatışmalara doğrudan dahil olmama doktrininin sahaya somut yansımasıdır. Beyaz Saray, Suudi Arabistan’ın güvenlik garantilerini tamamen devre dışı bırakmamakta; ancak askeri harekatların maliyetini ve doğrudan riskini bölgesel müttefiklerin üzerine bırakmayı tercih etmektedir. Riyad ise Yemen sahasında yıllardır sürdürdüğü yıpratıcı savaştan çıkış ararken, Husilerin deniz koridorunu kontrol altına almasıyla yeniden derin bir stratejik açmazla yüzleşmektedir. 200 kişilik Amerikan lojistik birliğinin kinetik olmayan desteği sürdürmesi, Washington’ın caydırıcılık sınırını istihbarat paylaşımıyla çizdiğini net biçimde ortaya koymaktadır.

Washington’ın Kızıldeniz Stratejisi: Bölgesel Sorumluluk Modeli

Trump yönetiminden üst düzey bir yetkili, Beyaz Saray’ın ana önceliğinin Kızıldeniz’deki küresel seyrüsefer özgürlüğünü muhafaza etmek olduğunu belirterek, kara ve kıyı hakimiyeti mücadelesinin bölge güçlerine devredildiğini kaydetti. Yetkili konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

‘ABD, Kızıldeniz’de seyrüsefer özgürlüğünün sağlanması gibi temel ulusal güvenlik çıkarlarımızı korumaya odaklanırken, bölgesel güvenlik sorunlarının yönetilmesi ve çözümünde liderliği üstlenmeleri için bölgesel ortaklarımızı güçlendiriyor. Bölgesel istikrar konusunda Suudi Arabistan ve Yemen Cumhuriyeti Hükümeti ile sürekli diyalog halindeyiz.’

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Suudi Arabistan ABD’den tam olarak ne talep etti?

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Yemen’de Mokha kentine doğru ilerleyen Husilere karşı ABD ordusunun doğrudan hava saldırıları düzenlemesini istedi.

Soru: ABD’nin talebi reddetme gerekçesi nedir ve sahada nasıl bir destek veriyor?

ABD yönetimi bölgede doğrudan yeni bir savaşa girmeyi reddederken, Suudi Arabistan’a 200 askeri personel üzerinden istihbarat ve hedefleme verisi gibi kinetik olmayan destek sağlamayı sürdürüyor.

Kaynak / Ajans: Haberturk

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Haberturk
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 11.09.2026 08:18 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

Manisa Kula’da Tıra ve Kamyonet Çarpışması: 1 Ölü, 4 Ağır Yaralı

Ne: 45 AKZ 154 plakalı tıra, 34 MIY 971 plakalı kamyoneti arkadan çarptı; 1 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi ağır yaralandı.Kim, Nerede, Ne Zaman, Neden,...

Manisa Kula'da Tıra

Ne: 45 AKZ 154 plakalı tıra, 34 MIY 971 plakalı kamyoneti arkadan çarptı; 1 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi ağır yaralandı.

Kim, Nerede, Ne Zaman, Neden, Nasıl: İzmir‑Ankara D300 karayolu Esenyazı Kavşağı’nda, 21 yaşındaki Sadık Karaduman yönetimindeki kamyonet, 21 yaşındaki P.G. sürücüsü tıra ile çarpıştı. Tır, Esenyazı Mahallesi’nden D300’e çıkarak İzmir istikametine dönmek istedi; kamyonet ise Uşak yönüne ilerliyordu. Çarpışma, tırın ani şerit değişikliği ve kamyonetin hızının yetersizliği nedeniyle gerçekleşti.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kritik Gelişme: Çarpmanın şiddetiyle kamyonetteki 5 kişi araç içinde sıkıştı.
  • Resmi Veri / Açıklama: Tır sürücüsü P.G. jandarma tarafından gözaltına alındı; kazanın inceleme raporu hazırlanıyor.
  • Süreç / Sonraki Adım: Yaralılar Kula, Salihli ve Manisa Celal Bayar Hastanelerine sevk edildi, trafik akışı kontrollü olarak yeniden sağlandı.

Kararın Detayları ve Sürecin İşleyişi

Manisa Kula'da Tıra ve Kamyonet Çarpışması: 1 Ölü, 4 Ağır Yaralı
Manisa Kula'da Tıra ve Kamyonet Çarpışması: 1 Ölü, 4 Ağır Yaralı

Olayın hemen ardından vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yaptığı ihbarla, bölgeye çok sayıda sağlık, itfaiye, jandarma ve polis ekibi sevk edildi. Manisa Büyükşehir Belediyesi Kula İtfaiye Amirliği ekipleri, çarpışma sonrası araçta sıkışan beş kişiyi hızlı bir şekilde kurtardı. Kurtarılanlar arasında 21 yaşındaki Ramazan Oslu (kamyonet yolcusu) da bulunuyordu; ancak Kula Devlet Hastanesi’nde tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

Yaralılar arasında kamyonet sürücüsü Sadık Karaduman (21) ve yolcular Ömer Yaman (22), Mehmet Ünver (21) ile Ahmet Altürk (yaş belirtilmedi) yer aldı. İlk müdahaleler Kula Devlet Hastanesi’nde yapıldı; ardından Karaduman, Yaman ve Ünver Salihli Devlet Hastanesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Ahmet Altürk ise doğrudan Salihli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanelerdeki tedavilerinin devam ettiği bildirildi.

Sahadan İlk Bilgiler ve Tarafların Açıklamaları

Olay yerinde bulunan tanıklar, tırın şerit değiştirirken hızını artırdığını, kamyonetin ise ani fren yapamadığını belirtti. Jandarma ekipleri, çarpışmanın teknik incelemesi kapsamında sürücü beyanlarını ve araçların çarpışma noktalarını detaylı olarak analiz ediyor. Tır sürücüsü P.G.’nin gözaltına alınması, kazanın sorumluluğu konusunda resmi bir adım olarak kayda geçti.

Kaza nedeniyle D300 karayolunun Uşak yönündeki trafiği bir süre durdu. Ekiplerin çalışması ve yol temizliği sonrası, trafik kontrollü bir şekilde yeniden açıldı. Yetkililer, bölgedeki sürücülere dikkatli olmaları ve yol koşullarını yakından takip etmeleri yönünde uyarıda bulundu.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Bu tür çarpışmalar, özellikle D300 gibi yoğun trafik akışına sahip arterlerde sıkça görülür; ancak genç sürücülerin deneyimsizliği ve ani şerit değişiklikleri risk faktörlerini artırıyor. Tır sürücüsünün gözaltına alınması, sorumluluk bilincinin artırılması ve benzer kazaların önlenmesi adına bir uyarı niteliği taşıyor. Bölge hastanelerinin acil müdahale kapasitesi, kurtarma ekiplerinin koordinasyonu ve yol güvenliği önlemlerinin etkinliği, can kaybının önlenmesinde kritik rol oynadı. Önümüzdeki dönemde, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün hız limitleri ve şerit değişim kuralları üzerine denetimlerini sıklaştırması, benzer trajedilerin önüne geçebilir.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Kazanın sorumluluğu kimde?

Şu anki inceleme raporuna göre, tır sürücüsü P.G.’nin ani şerit değişikliği ve hız artırması kazanın temel nedeni olarak görülüyor; bu yüzden jandarma tarafından gözaltına alındı.

Soru: Yaralıların tedavisi nerede devam ediyor?

Kamyonet sürücüsü ve iki yolcu Salihli Devlet Hastanesi ile Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi; diğer ağır yaralı Ahmet Altürk ise Salihli Devlet Hastanesi’nde tedavi altında.

Kaynak / Ajans: Sesgazetesi

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Sesgazetesi
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 11.09.2026 07:51 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

Ezgi Apartmanı Davasında Karar: 35 Canın Yitirildiği Facia

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan ve 35 yurttaşın hayatını kaybettiği Onikişubat ilçesindeki Ezgi Apartmanı davasında yargılama süreci kritik bir hükümle noktalandı. Kahramanmaraş 4....

Ezgi Apartmanı Davasında

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan ve 35 yurttaşın hayatını kaybettiği Onikişubat ilçesindeki Ezgi Apartmanı davasında yargılama süreci kritik bir hükümle noktalandı. Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 12’nci duruşmada heyet, zemin kattaki pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’e 6’şar yıl 8’er ay hapis cezası vererek tahliyelerini kararlaştırdı. Tadilatı organize ettiği suçlamasıyla yargılanan iç mimar Ertan Danacı ile iki kamu görevlisi hakkında ise beraat hükmü kuruldu.

Cumhuriyet savcılığının sanıklar hakkında talep ettiği ‘olası kast’ mütalaasına karşın mahkemenin verdiği tahliye ve beraat kararları, duruşma salonunda derin bir infiale zemin hazırladı. Yaklaşık 700 gün boyunca firari kaldıktan sonra Ağustos 2025’te cezaevine giren sanıkların serbest bırakılması, enkaz altında evlatlarını, gelinini ve 6 aylık torununu kaybederek adalet mücadelesinin simgesi haline gelen Nurgül Göksu ve mağdur ailelerin sert tepkisiyle karşılanırken; sanık yakınlarının kararı alkışlaması mahkeme koridorlarında gerilimi tırmandırdı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Tahliye Kararı: 700 günlük firarın ardından Ağustos 2025’te yakalanan pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel, 6 yıl 8 ay hapis cezası alarak tahliye edildi.
  • Beraat ve Cezalar: Tadilatı organize eden Ertan Danacı ile kamu görevlileri Mustafa Şirikçi ve Mehmet Dişçeken beraat etti; beş kamu görevlisine 4’er yıl 5’er ay ceza verildi.
  • Savcılık Talebi Aşılmadı: İddia makamının ‘olası kastla öldürme ve yaralama’ suçlamasına rağmen sanıklar hakkında taksir düzeyinde değerlendirme yapılarak serbest kalmaları sağlandı.

Mahkeme Salonunda Gerilim: Karar Anı ve Verilen Cezalar

Depremin simge davalarından biri olarak kabul edilen Ezgi Apartmanı dosyası, Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin açıkladığı gerekçeli kararla yeni bir hukuki safhaya geçti. Toplam 12 sanığın yargılandığı, müteahhit Yakup Aktaş’ın ise kovuşturma aşamasında hayatını kaybetmesi sebebiyle hakkındaki davanın düşürüldüğü dosyada, heyet kararını 12’nci celsede resmileştirdi. Tutuklu yargılanan iki sanık Kervancıoğlu ve Pekel’in cezaevinde geçirdikleri süre ve aldıkları 6 yıl 8 aylık ceza miktarı gözetilerek tahliyelerine karar verildi.

Yargılama dosyasında pastanede yapılan kapsamlı tadilatların binanın statik dengesini bozduğu, kolon, kiriş ve perde betonlara müdahale edildiği iddiaları davanın temel eksenini teşkil ediyordu. Savcılık makamı, Kervancıoğlu, Pekel ve Danacı’nın ‘olası kastla öldürme’ ve ‘olası kastla yaralama’ suçlarından cezalandırılmasını talep etmişti. Ancak mahkeme heyeti, tadilatı yürüten Ertan Danacı için tüm suçlamalardan beraat kararı tesis etti. Kamu ayağında ise Mustafa Şirikçi ve Mehmet Dişçeken aklanırken, geriye kalan beş kamu görevlisine 4’er yıl 5’er ay hapis cezası verildi.

Üç Buçuk Yıllık Adalet Mücadelesi ve Nurgül Göksu’nun İsyanı

Ezgi Apartmanı enkazında oğlu Ahmet Can Zabun’u, gelini Nesibe Zabun’u ve henüz altı aylık torunu Asude’yi yitiren Nurgül Göksu, karar duruşması öncesinde adliye önünde hafızalara kazınan bir duruş sergiledi. Üç buçuk yılı aşkın süredir adalet nöbeti tuttuğunu hatırlatan acılı anne, duruşma salonundaki adaletsizlik duygusunu yüksek sesle haykırdı. Sanıkların 700 gün boyunca adaletten kaçtığını vurgulayan Göksu, firar sürecinde dahi adliye kapısından bir an olsun ayrılmadıklarını ifade etti.

Hukuki mücadelesini ilk günden itibaren bilimsel raporlar ve tanıklıklarla besleyen Göksu, adliye önündeki beyanında şu ifadeleri kayda geçirdi: ‘Evlatlarımın adaleti için üç buçuk yıldan bu yana mücadele veriyorum. Ben bu adliyeye sanıklardan daha çok geldim. Çünkü sanıklar Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel 700 gün boyunca firariydi. Biz her duruşmaya eksiksiz katıldık. Kolon, kiriş ve perde beton kesmek, hele de deprem ülkesinde binanın taşıyıcılarını böylesine tahrip etmek bir nevi cinayettir. Firarilerin en ağır cezaları almaları ve bundan sonra kolon kesenler için caydırıcı cezalar gelmesi için hukuk mücadelesine devam edeceğim.’ Kararın okunmasının ardından Nurgül Göksu salonda gözyaşlarına boğulurken, sanık cephesinden yükselen alkışlar mağdur ailelerin acısını katmerledi.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Ezgi Apartmanı davası, Türkiye’deki deprem yargılamaları açısından emsal teşkil etme potansiyeline sahip en kritik dosyalardan biriydi. Dosyanın özünü, ticari kaygılarla binaların zemin katlarında yapılan kontrolsüz tadilatların, taşıyıcı sistem tahribatlarının nasıl cezalandırılacağı sorusu oluşturuyordu. Savcılığın mütalaasında ‘olası kast’ nitelemesinde bulunması, hukuki literatürde yapı güvenliğini bilerek tehlikeye atan eylemlerin taksirden çıkarılıp cinayet düzeyinde değerlendirilmesi adına tarihi bir eşikti. Ancak 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin benimsediği yaklaşım, suç vasfının taksir sınırında tutulduğunu ve firari kalınan yaklaşık iki yıllık sürenin ceza infazına pratikte bir yansımasının olmadığını ortaya koydu. Sanıkların 700 gün adaletten kaçtıktan sonra Ağustos 2025’te cezaevine girip sadece bir yıl sonra salıverilmesi, Türk ceza adalet sisteminde ‘kaçmanın cezalandırılmaması’ paradoksunu bir kez daha kamu vicdanında masaya yatırdı. Kararın İstinaf ve Yargıtay aşamalarındaki seyri, gelecekteki benzer yapı güvenliği ihlalleri için caydırıcılık zeminini doğrudan tayin edecektir.

Kamu Görevlilerinin Durumu ve Davanın Hukuki Seyri

Ezgi Apartmanı dosyasının diğer kritik ayağını ise binanın inşasından dükkan ruhsatlarına kadar imza yetkisine sahip kamu görevlileri oluşturdu. Bir önceki celsesi 6 Temmuz tarihinde yapılan duruşmaya kamu görevlisi sanıkların katılmaması dikkat çekmişti. Nihai kararda fenni mesul Mehmet Tekin ‘bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ isnadıyla yargılanırken, belediye ve idare kanadındaki yedi kamu görevlisi hakkında ‘taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçlaması yöneltilmişti.

Mahkeme heyeti, kamu görevlilerinden Mustafa Şirikçi ve Mehmet Dişçeken’in beraatine hükmederken, denetim görevini layıkıyla yerine getirmediği kanaatine varılan beş kamu personeline 4 yıl 5 ay hapis cezası verdi. 35 kişinin enkaz altında can verdiği bir felakette, hem yapı taşıyıcılarına müdahale eden işletmecilerin hem de buna göz yuman idari kadroların aldığı cezaların alt sınırlara yakın seyretmesi, hukukçular ve kayıp yakınları tarafından temyiz sürecine taşınacak en temel argüman olarak kayda geçti.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Ezgi Apartmanı davasında sanıklar hangi suçlamalarla yargılanıyordu?

Pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu, Mustafa Pekel ve tadilatı organize eden Ertan Danacı ‘olası kastla öldürme ve yaralama’ suçlamasıyla yargılanıyordu. Fenni mesul Mehmet Tekin ‘bilinçli taksirle’, kamu görevlileri ise ‘taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçlarından yargılandı.

Soru: Mahkemenin sanıklar hakkında verdiği nihai hüküm ne oldu?

Mahkeme, tutuklu işletmeciler Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’e 6’şar yıl 8’er ay ceza vererek tahliyelerini kararlaştırdı. Ertan Danacı ile iki kamu görevlisi beraat etti; beş kamu görevlisine ise 4 yıl 5 ay ceza verildi.

Soru: Sanıkların firar süreci davayı nasıl etkiledi?

İşletmeciler Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel yaklaşık 700 gün boyunca firari olarak arandıktan sonra Ağustos 2025’te yakalanarak tutuklanmıştı. Mahkemenin 11 Eylül itibarıyla verdiği kararla birlikte cezaevinde yaklaşık bir yıl kaldıktan sonra tahliye edilmiş oldular.

Kaynak / Ajans: Bbc

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Bbc
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 11.09.2026 07:19 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.