Ezgi Apartmanı Davasında Karar Açıklandı: Tahliye ve Beraat - Tralleskop

Ezgi Apartmanı Davasında Karar Açıklandı: Tahliye ve Beraat

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılarak 35 vatandaşa mezar olan Ezgi Apartmanı’na dair yürütülen ceza davasında nihai karar açıklandı. Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde...

Ezgi Apartmanı Davasında

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılarak 35 vatandaşa mezar olan Ezgi Apartmanı’na dair yürütülen ceza davasında nihai karar açıklandı. Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 12’nci karar duruşmasında, binanın zemin katındaki pastanede yaptıkları tadilatlarla taşıyıcı sisteme zarar verdikleri iddia edilen ve ‘olası kastla öldürme’ suçundan yargılanan sanıklar hakkında tahliye ve beraat hükümleri kuruldu.

Yaklaşık iki yıl boyunca firari olarak arandıktan sonra Ağustos 2025’te yakalanan pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’e 6’şar yıl 8’er ay hapis cezası verilerek tahliye edilmeleri, kamuoyunda ve adliye koridorlarında büyük yankı uyandırdı. Savcılığın mütalaasında talep ettiği ‘olası kast’ cezalandırılması istemine karşılık mahkemenin verdiği bu karar, adaletin tecellisini bekleyen acılı ailelerin tepkisiyle karşılanırken, sanık yakınlarının sevinç gösterileri duruşma salonunda tansiyonu yükseltti.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kritik Gelişme: Ezgi Apartmanı zemin katındaki pastanenin işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel, 6 yıl 8 ay hapis cezası alarak tahliye edildi.
  • Resmi Veri / Açıklama: Mahkeme heyeti, tadilatı organize eden Ertan Danacı ile kamu görevlileri Mustafa Şirikçi ve Mehmet Dişçeken hakkında beraat kararı verdi.
  • Süreç / Sonraki Adım: Depremde tüm ailesini kaybeden Nurgül Göksu liderliğindeki mağdur aileler, kararı üst mahkemeye taşıyarak hukuk mücadelesini sürdüreceklerini açıkladı.

Kararın Detayları ve Mahkeme Salonundaki Hukuki Mücadele

Ezgi Apartmanı Davasında Karar Açıklandı: Tahliye ve Beraat
Ezgi Apartmanı Davasında Karar Açıklandı: Tahliye ve Beraat

Kararın detaylarında, davanın sanık profili ve aldıkları cezaların dağılımı hukuki açıdan dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Toplamda 12 sanığın yargılandığı davada, fenni mesul Mehmet Tekin’in ‘bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçu kapsamındaki yargılaması sürerken, müteahhit Yakup Aktaş’ın yargılama sürecinde vefat etmesi nedeniyle hakkındaki kamu davası düşmüştü. Mahkeme heyeti, davanın en çok tartışılan isimlerinden olan ve pastanedeki tadilat işlerini organize ettiği belirtilen Ertan Danacı hakkında beraat kararı verdi.

Kamu görevlileri kanadında ise iki farklı hüküm kuruldu. Belediye bünyesinde görev yapan Mustafa Şirikçi ve Mehmet Dişçeken hakkında beraat kararı verilirken, diğer beş kamu görevlisi hakkında ‘taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 4’er yıl 5’er ay hapis cezası öngörüldü. Savcılığın hazırladığı mütalaada sanıklar için talep edilen ‘olası kast’ cezaları ile mahkemenin nihai olarak uyguladığı cezai indirimler ve tahliyeler arasındaki büyük uçurum, duruşma salonunda adalet bekleyen ailelerin gözyaşlarına boğulmasına neden oldu. Kararın açıklanmasıyla birlikte sanık yakınlarının alkışlı kutlaması, evlatlarını kaybeden ailelerin acısını katladı.

Acılı Annelerin Adalet Mücadelesi: Nurgül Göksu’nun Çığlığı

Ezgi Apartmanı’nda oğlu Ahmet Can Zabun’u, gelini Nesrin Zabun’u ve henüz altı aylık olan torunu Asya’yı toprağa veren Nurgül Göksu, depremin ilk gününden itibaren başlattığı adalet arayışıyla davanın simge ismi haline gelmişti. Karar duruşması öncesinde Kahramanmaraş Adliyesi önünde basına açıklamalarda bulunan Göksu, üç buçuk yıldır süren mücadelesini şu sözlerle aktardı: ‘Evlatlarımın adaleti için üç buçuk yıldan bu yana mücadele veriyorum. Ben bu adliyeye sanıklardan daha çok geldim. Çünkü sanıklar Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel 700 gün boyunca firariydi. Biz her duruşmaya katıldık.’

Göksu’nun daha önce kamuoyuna yansıyan beyanlarında dile getirdiği yapısal tahribat iddiaları, dosyanın teknik omurgasını oluşturuyordu. Taşıyıcı kolonların kesilmesinin bir kaza değil, cinayet niteliği taşıdığını savunan Göksu, ‘Kolon, kiriş ve perde beton kesmek, hele de deprem ülkesinde binanın taşıyıcılarını böylesine tahrip etmek bir nevi cinayettir. Firarilerin en ağır cezaları almaları ve bundan sonra kolon kesenler için caydırıcı cezalar gelmesi için hukuk mücadelesine devam edeceğim’ ifadeleriyle davanın toplumsal boyutuna da ışık tutmuştu. Ancak açıklanan tahliye kararları, Göksu ve diğer mağdur yakınları için büyük bir yıkım etkisi yarattı.

Ezgi Apartmanı’nın Anatomisi ve Yıkıma Giden Süreç

6 Şubat depremlerinin simge yapılarından biri olan Ezgi Apartmanı, sadece 35 kişinin hayatını kaybetmesiyle değil, yıkılış biçimi ve zemin katındaki ticari işletmede yapılan izinsiz tadilat iddialarıyla da Türkiye gündemine oturdu. Yapılan teknik incelemeler ve bilirkişi raporlarında, binanın zemin katında faaliyet gösteren pastanenin genişletilmesi amacıyla taşıyıcı unsurlara müdahale edildiği yönünde somut veriler işaret etti. Kolon ve kirişlerin kesildiği, perde betonun delindiği iddiaları, yapının deprem anındaki mukavemetini tamamen yitirmesine yol açtığı gerekçesiyle dava dosyasına girdi.

Dava sürecinde hazırlanan teknik raporlar, binanın taşıyıcı sistemindeki zafiyetin deprem anında ani bir çökmeye neden olduğunu belgelerle ortaya koydu. Sanıkların uzun süre adaletten kaçması ve firari olarak geçirdikleri yaklaşık iki yıllık süreç, mağdur ailelerin acısını katlarken hukuki sürecin de uzamasına sebep oldu. 11 Eylül 2026 tarihi itibariyle serbest kalan Kervancıoğlu ve Pekel’in aldıkları cezaların infaz süreleri göz önünde bulundurularak tahliye edilmeleri, deprem davalarındaki cezasızlık algısını yeniden tartışmaya açtı.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Ezgi Apartmanı davasında çıkan bu karar, Türkiye’deki deprem yargılamalarında bir dönüm noktası olarak kayda geçti. Hukukçuların ve kamuoyunun üzerinde en çok durduğu husus, savcılığın ‘olası kast’ yönündeki mütalaasına karşın mahkemenin cezayı ‘taksir’ seviyesine çekerek tahliye kararı vermesidir. Ceza hukukunda olası kast, failin sonucun gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemesi durumunu ifade eder ki bu da çok daha ağır yaptırımları beraberinde getirir. Mahkemenin fenni mesul ve işletmecilere yönelik bu esnek yaklaşımı, gelecekteki benzer imar ve tadilat usulsüzlükleri davalarında emsal teşkil edebilir. Kararın sanık yakınları tarafından alkışlanması ise toplumsal adalet duygusunun ne denli zedelendiğini gösteren en acı sahnelerden biri olarak tarihe geçmiştir. Bu karar, yalnızca bir binanın yıkılışına dair cezai bir hüküm değil, aynı zamanda Türkiye’nin yapı güvenliği ve denetim mekanizmalarındaki yapısal sorunların hukuki düzlemde nasıl karşılık bulduğunun da açık bir göstergesidir.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Ezgi Apartmanı davasında verilen cezalar neden tepki çekti?

Savcılığın sanıklar hakkında çok daha ağır hapis cezaları öngören ‘olası kast’ mütalaasına rağmen, mahkemenin pastane işletmecilerine 6 yıl 8 ay hapis cezası vererek tahliye etmesi ve bazı sanıkları beraat ettirmesi adalet duygusunu zedelediği gerekçesiyle büyük tepki topladı.

Soru: Davada hangi sanıklar beraat etti ve kamu görevlilerinin durumu ne oldu?

Tadilatı organize eden Ertan Danacı ile kamu görevlileri Mustafa Şirikçi ve Mehmet Dişçeken hakkında beraat kararı verildi. Diğer beş kamu görevlisine ise ‘taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 4’er yıl 5’er ay hapis cezası hükmedildi.

Soru: Mağdur ailelerin bundan sonraki hukuki süreci nasıl ilerleyecek?

Depremde ailesini kaybeden Nurgül Göksu ve diğer ailelerin avukatları, yerel mahkemenin verdiği bu kararı istinaf mahkemesine taşıyarak kararın bozulması ve sanıkların ‘olası kast’ hükümlerine göre yeniden cezalandırılması için temyiz sürecini başlatacaklar.

Kaynak / Ajans: Bbc

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Bbc
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 11.09.2026 05:34 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

Eflani Güngören Köyünde Ot Balyası Yangını: 3 Bin Balyanın Yanması ve 10 Ton Buğdayın Kurtarılması

Ne: Eflani ilçesine bağlı Güngören köyünde ot balyalarının bulunduğu alanda çıkan yangın, itfaiye ve orman ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü; yaklaşık 3 bin balya ot yanarken, 10 ton buğday...

Eflani Güngören Köyünde

Ne: Eflani ilçesine bağlı Güngören köyünde ot balyalarının bulunduğu alanda çıkan yangın, itfaiye ve orman ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü; yaklaşık 3 bin balya ot yanarken, 10 ton buğday kurtarıldı.

Kim, Nerede, Ne Zaman, Neden, Nasıl: Olay, Karabük’ün Eflani ilçesinde, bir vatandaşın ot balyalarının depolandığı alanda, henüz belirlenemeyen bir sebeple 11 Eylül 2026 tarihinde ortaya çıktı; ihbar üzerine Eflani Belediyesi itfaiyesi ve Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri sevk edildi, yangın kontrol altına alındı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kritik Gelişme: Yangın sırasında 3 bin balya ot yanmış, ancak 10 ton buğday kurtarılmıştır.
  • Resmi Veri / Açıklama: Eflani Belediye Başkanı Hüsnü Akın olay yerinde bulunup inceleme başlattı.
  • Süreç / Sonraki Adım: Yangının çıkış nedeni araştırılıyor, bölgeye ek önlemler alınacak.

Yangının Detayları ve Müdahale Süreci

İhbarın alınmasının ardından, Eflani Belediyesi itfaiyesi ve Eflani Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri, 11 Eylül 2026 sabahı 07:45 civarında olay yerine sevk edildi. İlk raporlar, yangının ot balyalarının sıkça bir arada depolandığı, havadar bir alanda ortaya çıktığını gösteriyor. Ekipler, su hortumları ve köpük sistemleriyle yangını kontrol altına alarak 45 dakikada söndürdü. Söndürülen yangının ardından yapılan saha incelemesinde, yanmış ot balyalarının toplam ağırlığının yaklaşık 3 bin balya olduğu tespit edildi.

Sahadan İlk Bilgiler ve Tarafların Açıklamaları

Yangının ortaya çıktığı alanda ot balyalarının sahibi, olayla ilgili açıklama yaparak balyaların bir hafta önce temin edildiğini, depolama koşullarının standartlara uygun olduğunu belirtti. Ancak, balyaların arasında saklanan 10 ton buğdayın, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesi sayesinde zarar görmeden kurtarıldığı bildirildi. Eflani Belediye Başkanı Hüsnü Akın, olay yerinde bulunarak “Böyle bir yangının köyümüzün tarımsal üretimine ve gıda güvenliğine doğrudan etkisi var. Öncelikle yangının nedenini netleştirmek, ardından benzer riskleri önlemek için yeni önlemler geliştireceğiz” şeklinde bir açıklama yaptı.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Ot balyalarının yoğun olarak bir alanda depolanması, kırsal bölgelerde sıkça karşılaşılan bir risk faktörüdür; özellikle kuru havalarda yangın tehlikesi artar. Bu olay, yerel yönetimlerin depolama standartlarını gözden geçirmesi ve çiftçilere yangın önleme eğitimleri vermesi gerektiğini gözler önüne seriyor. Ayrıca, yangının çıkış nedeni hâlâ belirsiz; elektrik arızası, kıvılcım ya da dış etkenler olası senaryolar arasında. Bölgedeki benzer depolama noktalarının denetimi, gelecekte benzer kayıpların önlenmesi açısından kritik bir adım olacak.

Bölgesel ve Tarımsal Yansımalar

Karabük ve çevresindeki tarım kooperatifleri, ot balyalarının yakılmasıyla birlikte kısa vadeli hammadde kaybı yaşayabilir. Ancak, kurtarılan buğday, yerel pazarlara ve hayvan yemi üretimine doğrudan katkı sağlayacak. Yerel ekonomi açısından bu durum, kayıpların bir kısmının telafi edilmesine olanak tanıyor. Yetkililer, benzer olayların önüne geçmek amacıyla köylerde yangın söndürme ekipmanlarının sayısını artırmayı ve depolama alanlarının mesafe kurallarına uygunluğunu denetlemeyi planlıyor.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Yangının çıkış nedeni nedir?

Şu an için kesin bir neden belirlenmedi; itfaiye ve orman ekipleri, yangının teknik incelemesini sürdürerek olası elektrik arızası, kıvılcım ya da dış faktörleri araştırıyor.

Soru: Bölgedeki diğer çiftçiler bu tür riskleri nasıl önleyebilir?

Uzmanlar, ot balyalarının açık alanlarda, yangın söndürme ekipmanlarına yakın olmayan noktalarda depolanmasını, düzenli denetimleri ve yangın önleme eğitimlerini öneriyor.

Kaynak / Ajans: Yenikiroba

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Yenikiroba
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 11.09.2026 05:18 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

Uyuşturucu Baronu İslam Yakut İstanbul’da Yakalandı

Uluslararası uyuşturucu ticaretine ve organize suç örgütlerine yönelik yürütülen çok yönlü teknik ve fiziki takiplere kritik bir operasyonel nokta konuldu. Hakkında 'Suç İşlemek Amacıyla Örgüt...

Uyuşturucu Baronu İslam

Uluslararası uyuşturucu ticaretine ve organize suç örgütlerine yönelik yürütülen çok yönlü teknik ve fiziki takiplere kritik bir operasyonel nokta konuldu. Hakkında ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak’ ve ‘Uyuşturucu Madde Ticareti’ suçlarından arama kararı bulunan ve toplam 2 ton uyuşturucu maddeden sorumlu olduğu belirlenen suç örgütü lideri İslam Yakut, İstanbul Sarıyer’de saklandığı adreste güvenlik güçlerince gerçekleştirilen baskınla gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü’nün, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı ve EGM Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı desteğiyle yürüttüğü ortak operasyonda, zanlının sahte kimlikle saklandığı netleştirildi. Sahaya yansıyan operasyonel detaylar, uluslararası sevkiyat ağının tepe isminin yakalanmasıyla söz konusu suç organizasyonunun tamamen çökertildiğini gösterdi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kritik Gelişme: Toplam 2 ton uyuşturucu maddeden sorumlu olan suç örgütü lideri İslam Yakut, 10 Eylül günü İstanbul Sarıyer’de yakalandı.
  • Resmi Veri / Açıklama: Operasyonda yakalanan şüphelinin üzerinden D.G. adına düzenlenmiş sahte yurt dışı kimlik belgesi ele geçirildi.
  • Süreç / Sonraki Adım: 2024 yılındaki operasyonda diğer lider E.Y. ve yöneticilerin tutuklanmasının ardından Yakut’un da yakalanmasıyla örgüt tamamen etkisiz hale getirildi.

Sarıyer’deki Hücre Evine Baskın ve Teknik Takip Süreci

İstihbarat ve güvenlik birimlerinin uzun süredir titizlikle yürüttüğü saha çalışmaları neticesinde, şüpheli İslam Yakut’un yurt içinde ve yurt dışında bulunduğu farklı noktalardan suç faaliyetlerini idare etmeyi sürdürdüğü kayda geçti. Yapılan incelemeler, örgüt liderinin takipten kaçmak amacıyla kriptolu haberleşme sistemleri üzerinden örgüt üyelerine talimatlar aktardığını ve uluslararası boyuttaki uyuşturucu sevkiyatlarını bu yöntemle sevk ve idare ettiğini ortaya koydu.

İstanbul Emniyeti ile MİT’in koordineli takibi sonucunda, aranan şahsın İstanbul’un Sarıyer ilçesinde bir adreste gizlendiği tespit edildi. 10 Eylül tarihinde düğmeye basan narkotik ve istihbarat ekipleri, adrese düzenledikleri baskınla İslam Yakut’u gözaltına aldı. İkamette gerçekleştirilen detaylı aramalarda, şüphelinin yakalanmamak adına kullandığı D.G. adına tanzim edilmiş sahte yurt dışı kimlik belgesi ele geçirilerek adli tahkikat dosyasına eklendi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in Açıklaması ve Örgütün Tasfiyesi

Gelişmeye ilişkin resmi bilgilendirme Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından paylaşıldı. Bakan Gürlek, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, devletin tüm birimlerinin kararlı mücadelesine işaret ederek şu değerlendirmede bulundu: “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; devletimizin tüm imkânlarıyla, yargı, güvenlik ve istihbarat birimlerimizin güçlü koordinasyonuyla uyuşturucu ve organize suçlarla tavizsiz mücadele ediyoruz. Bu mücadelede hedefimiz açık: ‘Hedefimizde uyuşturucu baronları var’ demiştik. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde; İstanbul Emniyet Müdürlüğümüz, MİT Başkanlığımız ve EGM Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığımızın yürüttüğü çalışmalar sonucunda, uluslararası uyuşturucu ticareti yapan suç örgütünün lideri İslam Yakut, İstanbul’da yakalanarak gözaltına alındı.”

Söz konusu şebekeye yönelik geçmiş süreç incelendiğinde, mücadelenin daha önceden başlayan boyutları da belgelerle ortaya kondu. 2024 yılında aynı suç örgütüne yönelik gerçekleştirilen kapsamlı operasyonlarda, şebekenin diğer lideri konumundaki E.Y. ile birlikte çok sayıda örgüt yöneticisi ve üyesinin yakalanarak tutuklandığı, ayrıca suçtan elde edildiği saptanan tüm mal varlığı değerlerine el konulduğu hatırlatıldı. Yapılan son operasyonla birlikte firari durumdaki son lider İslam Yakut’un da adli makamlara teslim edilmesiyle, uluslararası ölçekte faaliyet gösteren suç yapısının tamamen etkisiz kılındığı vurgulandı.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Uluslararası uyuşturucu ticaretiyle mücadelede yakalanan bu somut sonuç, istihbarat birimleri (MİT) ile emniyet güçlerinin ortak operasyonel kabiliyetinin sahaya yansımasını net biçimde göstermektedir. Örgütün kriptolu haberleşme kanallarını kullanması ve sahte yurt dışı kimlik belgeleriyle saklanma çabası, küresel suç şebekelerinin başvurduğu karmaşık yöntemleri özetler niteliktedir. 2024 yılında diğer elebaşı E.Y.’nin tutuklanması ve finansal varlıklara el konulmasının ardından kilit isim İslam Yakut’un da yakalanması, suç örgütünün komuta zincirini ve finansal altyapısını bütünüyle çökertmiş durumdadır. Bu durum, Türkiye’nin transit ve hedef ülke konumuna karşı yürüttüğü hibrit güvenlik stratejisinin kararlılıkla sürdürüldüğünü kanıtlamaktadır.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: İslam Yakut nerede ve nasıl yakalandı?

Şüpheli İslam Yakut, İstanbul Emniyet Müdürlüğü, MİT ve EGM Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı’nın ortak çalışması sonucu 10 Eylül günü İstanbul’un Sarıyer ilçesinde saklandığı adreste D.G. adına düzenlenmiş sahte yurt dışı kimliğiyle yakalanmıştır.

Soru: İslam Yakut hangi suçlardan aranıyordu ve sorumluluğu nedir?

İslam Yakut hakkında ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak’ ve ‘Uyuşturucu Madde Ticareti’ suçlarından arama kararı bulunuyordu. Kendisinin uluslararası sevkiyatları organize ettiği ve toplam 2 ton uyuşturucu maddeden sorumlu olduğu tespit edilmiştir.

Soru: Suç örgütünün mevcut durumu nedir?

2024 yılında örgütün diğer lideri E.Y. ve mensuplarının tutuklanması ile finansal varlıklarına el konulmasının ardından, firari lider İslam Yakut’un da gözaltına alınmasıyla suç örgütü tamamen etkisiz hale getirilmiştir.

Kaynak / Ajans: Haberturk

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Haberturk
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 11.09.2026 04:50 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.