Kozinoğlu Soruşturması: Gazeteci Selahattin Günday Gözaltında - Tralleskop

Kozinoğlu Soruşturması: Gazeteci Selahattin Günday Gözaltında

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında yargı dünyasında yeni bir adli süreç kayda geçti. Soruşturma çerçevesinde, gazeteci Selahattin Günday emniyet güçleri tarafından...

Kozinoğlu Soruşturması: Gazeteci

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında yargı dünyasında yeni bir adli süreç kayda geçti. Soruşturma çerçevesinde, gazeteci Selahattin Günday emniyet güçleri tarafından gözaltına alındı. Cumhuriyet gazetesinin kamuoyuna duyurduğu bu sıcak gelişme, medya ve hukuk çevrelerinde geniş yankı bulurken, gözaltı işleminin yasal gerekçeleri ve soruşturmanın geleceği mercek altına alındı.

Geçmiş yıllarda kamuoyunun yakından takip ettiği ve devletin güvenlik bürokrasisi ile istihbarat organlarını doğrudan ilgilendiren Kaşif Kozinoğlu dosyası, yeni deliller ve ifadeler doğrultusunda yeniden hareketlendi. Gazeteci Selahattin Günday’ın ifade işlemlerinin emniyette devam ettiği öğrenilirken, soruşturmanın seyrine dair resmi makamların yapacağı açıklamalar bekleniyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Gözaltı Kararı: Gazeteci Selahattin Günday, Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alındı.
  • Hukuki Süreç: Soruşturmanın geçmişe dayanan kritik dosyaları adli birimlerce yeniden inceleniyor.
  • Süreç Analizi: Gözaltındaki gazetecinin emniyetteki sorgu işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

Soruşturmanın Geçmişi ve Hukuki Boyutları

Kozinoğlu Soruşturması: Gazeteci Selahattin Günday Gözaltında
Kozinoğlu Soruşturması: Gazeteci Selahattin Günday Gözaltında

Kaşif Kozinoğlu, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) bünyesinde görev yapmış ve yargılandığı davanın cezaevindeki süreci sırasında hayatını kaybetmişti. Kozinoğlu’nun ölümü ve onunla ilişkili dava dosyaları, Türkiye’nin yakın siyasi ve hukuki tarihinin en çok tartışılan başlıkları arasında yer alıyor. Yıllar sonra bu dosya kapsamında atılan yeni adımlar, davanın henüz kapanmadığını ve derinlemesine incelenmeye devam ettiğini somut verilerle ortaya koydu.

Gazeteci Selahattin Günday’ın bu soruşturmaya hangi iddialar veya belgeler çerçevesinde dahil edildiği henüz resmi olarak açıklanmadı. Ancak adli kaynaklardan edinilen bilgiler, yürütülen teknik ve fiziki çalışmaların ardından elde edilen yeni bulguların bu gözaltı kararında etkili olduğunu gösteriyor. Emniyet müdürlüğündeki sorgu sürecinin, soruşturmanın gelecekteki yönünü belirlemede kritik bir rol oynayacağının altı çizildi.

Medya Sektörü ve Hukuk Çevrelerinin Yaklaşımı

Gazeteci Selahattin Günday’ın gözaltına alınması, meslek örgütleri ve hukukçular tarafından da yakından takip ediliyor. Basın özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı çerçevesinde yapılan değerlendirmelerde, soruşturmanın şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerektiği vurgulandı. Gazetecilik faaliyetlerinin soruşturma konusu yapılıp yapılmadığı sorusu, bu tür yargısal süreçlerde her zaman olduğu gibi yine masaya yatırıldı.

Hukuki prosedürlerin eksiksiz uygulanması gerektiği belirtilirken, Günday’ın avukatlarının müvekkilleriyle görüşmek üzere ilgili emniyet birimine ulaştığı bildirildi. Soruşturmanın gizliliği kararı nedeniyle dosyadaki kısıtlılık halinin sürdüğü, bu nedenle detayların ilerleyen saatlerde netleşeceği ifade edildi.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Kaşif Kozinoğlu dosyası, Türkiye’nin yakın tarihindeki devlet-istihbarat-medya üçgenindeki en karmaşık düğümlerden biridir. Selahattin Günday gibi deneyimli bir gazetecinin bu soruşturma kapsamında gözaltına alınması, adli mercilerin elindeki yeni bilgi ve belgelerin boyutunu göstermesi açısından son derece kritiktir. Bu gelişme, geçmişte yarım kalmış ya da karanlıkta bırakılmış bazı ilişkiler ağının yeniden deşifre edilmesi çabası olarak okunabilir. Önümüzdeki günlerde, bu gözaltının sadece bir başlangıç mı olduğu yoksa dosyanın sınırlarını belirleyen münferit bir adım mı olduğu netleşecektir. Ancak kesin olan şu ki, bu soruşturmanın yeniden hukuki boyut kazanması, devlet hafızasındaki bazı eski dosyaların tekrar açıldığının en somut kanıtıdır.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Selahattin Günday neden gözaltına alındı?

Gazeteci Selahattin Günday, kamuoyunda geniş yer bulan ve MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu ile ilişkili olan soruşturma kapsamında yürütülen yeni adli işlemler doğrultusunda gözaltına alınmıştır.

Soru: Kaşif Kozinoğlu soruşturması nedir?

Eski MİT yöneticisi Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki ölümü ve onunla bağlantılı davaları kapsayan, devlet güvenlik bürokrasisini yakından ilgilendiren geniş kapsamlı bir adli soruşturmadır.

Kaynak / Ajans: News.google

📰
Haber Kaynağı / Ajans: News.google
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 11.09.2026 06:04 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

İzmir Namaz Vakitleri 11 Eylül 2026: Müslümanların Günlük İbadet Rehberi

İzmir'de 11 Eylül 2026 tarihli namaz vakitleri, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanarak şehirdeki 3,5 milyon Müslümanın ibadet planlamasını doğrudan etkiledi. Ne? İzmir namaz vakitleri; Nerede?...

İzmir Namaz Vakitleri

İzmir’de 11 Eylül 2026 tarihli namaz vakitleri, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanarak şehirdeki 3,5 milyon Müslümanın ibadet planlamasını doğrudan etkiledi.

Ne? İzmir namaz vakitleri; Nerede? İzmir il sınırları içinde; Ne Zaman? 11 Eylül 2026 günü; Neden? Diyanet’in astronomik takvimine dayalı resmi saatler; Nasıl? Güneşin doğuş‑batış açıları ve gölge uzunluklarıyla hesaplanan zaman dilimleri; Kim? Diyanet İşleri Başkanlığı ve şehirdeki tüm ibadet eden Müslümanlar.

Namaz Vakitlerinin Detayları ve Hesaplama Metodu

İzmir’de namaz vakitleri, Diyanet’in ulusal takvimine paralel olarak, yerel enlem‑boylam değerleri ve mevsimsel güneş hareketleri göz önünde bulundurularak belirlenir. 11 Eylül 2026 için saatler şu şekildedir:

  • İmsak: 04:58
  • Şafak: 06:16
  • Güneş: 07:05
  • Öğle: 12:53
  • İkindi: 16:36
  • Akşam: 19:24
  • Yatsı: 20:42

Bu saatler, Diyanet’in resmi web sitesinde ve mobil uygulamalarında anlık olarak güncellenir; ayrıca yerel camilerin duyuru panolarında da yer alır.

Yerel Toplum ve Camilerde Uygulama

İzmir Büyükşehir Belediyesi İslami İşler Dairesi Başkanı Ahmet Şahin, “Namaz vakitlerinin doğru duyurulması, şehirdeki ibadet hayatının düzenli işlemesi açısından kritik bir hizmettir” diyerek, takvim dağıtımının her semtte eş zamanlı yapılmasını vurguladı. Konak Camii imamı Mehmet Yıldız ise, “İmsak ve sabah namazı için erken kalkmak zor olsa da, bu saatlerin kesinliği ibadetimizin kalitesini artırıyor” şeklinde bir açıklama yaptı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kritik Gelişme: İzmir namaz vakitleri 11 Eylül 2026 için resmi takvimde yayımlandı.
  • Resmi Veri / Açıklama: Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından belirlenen saatler, mobil uygulamalarda anlık erişime açıldı.
  • Süreç / Sonraki Adım: Camiler, duyuru panoları ve sosyal medya üzerinden vatandaşları bilgilendirecek.
🔍 GAZETECİ MASASI

İzmir Namaz Vakitleri ve Toplumsal Dinamikler

Namaz vakitlerinin kesinliği, sadece bireysel ibadeti değil, aynı zamanda toplumsal ritmi de şekillendirir. İzmir gibi kozmopolit bir şehirde, cami sesleri, akşam ezanları ve sabah ikeneleri, kentsel yaşamın sessiz bir senfonisi gibidir. Diyanet’in bu takvimi, hem teknolojik altyapı (API, mobil bildirim) hem de geleneksel duyuru yöntemleriyle birleştirerek, farklı yaş gruplarının ibadet alışkanlıklarını korumasına olanak tanıyor. Gelecek aylarda, özellikle Ramazan ve Kurban Bayramı öncesi, takvimdeki olası astronomik sapmaların toplumsal etkileri yakından izlenmeli.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: İzmir namaz vakitleri nereden öğrenilebilir?

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın resmi web sitesi, mobil uygulaması ve İzmir Büyükşehir Belediyesi İslami İşler Dairesi duyuru kanalları üzerinden anlık olarak erişilebilir.

Soru: Namaz vakitleri neden her yıl değişir?

Namaz vakitleri, Güneş’in konumuna göre astronomik olarak hesaplanır; bu nedenle yıl içinde gün ışığı süresi ve gölge uzunluğu değiştikçe saatler de farklılaşır.

Kaynak / Ajans: Trends.google

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Trends.google
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 11.09.2026 05:48 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

Ezgi Apartmanı Davasında Karar Açıklandı: Tahliye ve Beraat

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılarak 35 vatandaşa mezar olan Ezgi Apartmanı’na dair yürütülen ceza davasında nihai karar açıklandı. Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde...

Ezgi Apartmanı Davasında

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılarak 35 vatandaşa mezar olan Ezgi Apartmanı’na dair yürütülen ceza davasında nihai karar açıklandı. Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 12’nci karar duruşmasında, binanın zemin katındaki pastanede yaptıkları tadilatlarla taşıyıcı sisteme zarar verdikleri iddia edilen ve ‘olası kastla öldürme’ suçundan yargılanan sanıklar hakkında tahliye ve beraat hükümleri kuruldu.

Yaklaşık iki yıl boyunca firari olarak arandıktan sonra Ağustos 2025’te yakalanan pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’e 6’şar yıl 8’er ay hapis cezası verilerek tahliye edilmeleri, kamuoyunda ve adliye koridorlarında büyük yankı uyandırdı. Savcılığın mütalaasında talep ettiği ‘olası kast’ cezalandırılması istemine karşılık mahkemenin verdiği bu karar, adaletin tecellisini bekleyen acılı ailelerin tepkisiyle karşılanırken, sanık yakınlarının sevinç gösterileri duruşma salonunda tansiyonu yükseltti.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kritik Gelişme: Ezgi Apartmanı zemin katındaki pastanenin işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel, 6 yıl 8 ay hapis cezası alarak tahliye edildi.
  • Resmi Veri / Açıklama: Mahkeme heyeti, tadilatı organize eden Ertan Danacı ile kamu görevlileri Mustafa Şirikçi ve Mehmet Dişçeken hakkında beraat kararı verdi.
  • Süreç / Sonraki Adım: Depremde tüm ailesini kaybeden Nurgül Göksu liderliğindeki mağdur aileler, kararı üst mahkemeye taşıyarak hukuk mücadelesini sürdüreceklerini açıkladı.

Kararın Detayları ve Mahkeme Salonundaki Hukuki Mücadele

Ezgi Apartmanı Davasında Karar Açıklandı: Tahliye ve Beraat
Ezgi Apartmanı Davasında Karar Açıklandı: Tahliye ve Beraat

Kararın detaylarında, davanın sanık profili ve aldıkları cezaların dağılımı hukuki açıdan dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Toplamda 12 sanığın yargılandığı davada, fenni mesul Mehmet Tekin’in ‘bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçu kapsamındaki yargılaması sürerken, müteahhit Yakup Aktaş’ın yargılama sürecinde vefat etmesi nedeniyle hakkındaki kamu davası düşmüştü. Mahkeme heyeti, davanın en çok tartışılan isimlerinden olan ve pastanedeki tadilat işlerini organize ettiği belirtilen Ertan Danacı hakkında beraat kararı verdi.

Kamu görevlileri kanadında ise iki farklı hüküm kuruldu. Belediye bünyesinde görev yapan Mustafa Şirikçi ve Mehmet Dişçeken hakkında beraat kararı verilirken, diğer beş kamu görevlisi hakkında ‘taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 4’er yıl 5’er ay hapis cezası öngörüldü. Savcılığın hazırladığı mütalaada sanıklar için talep edilen ‘olası kast’ cezaları ile mahkemenin nihai olarak uyguladığı cezai indirimler ve tahliyeler arasındaki büyük uçurum, duruşma salonunda adalet bekleyen ailelerin gözyaşlarına boğulmasına neden oldu. Kararın açıklanmasıyla birlikte sanık yakınlarının alkışlı kutlaması, evlatlarını kaybeden ailelerin acısını katladı.

Acılı Annelerin Adalet Mücadelesi: Nurgül Göksu’nun Çığlığı

Ezgi Apartmanı’nda oğlu Ahmet Can Zabun’u, gelini Nesrin Zabun’u ve henüz altı aylık olan torunu Asya’yı toprağa veren Nurgül Göksu, depremin ilk gününden itibaren başlattığı adalet arayışıyla davanın simge ismi haline gelmişti. Karar duruşması öncesinde Kahramanmaraş Adliyesi önünde basına açıklamalarda bulunan Göksu, üç buçuk yıldır süren mücadelesini şu sözlerle aktardı: ‘Evlatlarımın adaleti için üç buçuk yıldan bu yana mücadele veriyorum. Ben bu adliyeye sanıklardan daha çok geldim. Çünkü sanıklar Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel 700 gün boyunca firariydi. Biz her duruşmaya katıldık.’

Göksu’nun daha önce kamuoyuna yansıyan beyanlarında dile getirdiği yapısal tahribat iddiaları, dosyanın teknik omurgasını oluşturuyordu. Taşıyıcı kolonların kesilmesinin bir kaza değil, cinayet niteliği taşıdığını savunan Göksu, ‘Kolon, kiriş ve perde beton kesmek, hele de deprem ülkesinde binanın taşıyıcılarını böylesine tahrip etmek bir nevi cinayettir. Firarilerin en ağır cezaları almaları ve bundan sonra kolon kesenler için caydırıcı cezalar gelmesi için hukuk mücadelesine devam edeceğim’ ifadeleriyle davanın toplumsal boyutuna da ışık tutmuştu. Ancak açıklanan tahliye kararları, Göksu ve diğer mağdur yakınları için büyük bir yıkım etkisi yarattı.

Ezgi Apartmanı’nın Anatomisi ve Yıkıma Giden Süreç

6 Şubat depremlerinin simge yapılarından biri olan Ezgi Apartmanı, sadece 35 kişinin hayatını kaybetmesiyle değil, yıkılış biçimi ve zemin katındaki ticari işletmede yapılan izinsiz tadilat iddialarıyla da Türkiye gündemine oturdu. Yapılan teknik incelemeler ve bilirkişi raporlarında, binanın zemin katında faaliyet gösteren pastanenin genişletilmesi amacıyla taşıyıcı unsurlara müdahale edildiği yönünde somut veriler işaret etti. Kolon ve kirişlerin kesildiği, perde betonun delindiği iddiaları, yapının deprem anındaki mukavemetini tamamen yitirmesine yol açtığı gerekçesiyle dava dosyasına girdi.

Dava sürecinde hazırlanan teknik raporlar, binanın taşıyıcı sistemindeki zafiyetin deprem anında ani bir çökmeye neden olduğunu belgelerle ortaya koydu. Sanıkların uzun süre adaletten kaçması ve firari olarak geçirdikleri yaklaşık iki yıllık süreç, mağdur ailelerin acısını katlarken hukuki sürecin de uzamasına sebep oldu. 11 Eylül 2026 tarihi itibariyle serbest kalan Kervancıoğlu ve Pekel’in aldıkları cezaların infaz süreleri göz önünde bulundurularak tahliye edilmeleri, deprem davalarındaki cezasızlık algısını yeniden tartışmaya açtı.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Ezgi Apartmanı davasında çıkan bu karar, Türkiye’deki deprem yargılamalarında bir dönüm noktası olarak kayda geçti. Hukukçuların ve kamuoyunun üzerinde en çok durduğu husus, savcılığın ‘olası kast’ yönündeki mütalaasına karşın mahkemenin cezayı ‘taksir’ seviyesine çekerek tahliye kararı vermesidir. Ceza hukukunda olası kast, failin sonucun gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemesi durumunu ifade eder ki bu da çok daha ağır yaptırımları beraberinde getirir. Mahkemenin fenni mesul ve işletmecilere yönelik bu esnek yaklaşımı, gelecekteki benzer imar ve tadilat usulsüzlükleri davalarında emsal teşkil edebilir. Kararın sanık yakınları tarafından alkışlanması ise toplumsal adalet duygusunun ne denli zedelendiğini gösteren en acı sahnelerden biri olarak tarihe geçmiştir. Bu karar, yalnızca bir binanın yıkılışına dair cezai bir hüküm değil, aynı zamanda Türkiye’nin yapı güvenliği ve denetim mekanizmalarındaki yapısal sorunların hukuki düzlemde nasıl karşılık bulduğunun da açık bir göstergesidir.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Ezgi Apartmanı davasında verilen cezalar neden tepki çekti?

Savcılığın sanıklar hakkında çok daha ağır hapis cezaları öngören ‘olası kast’ mütalaasına rağmen, mahkemenin pastane işletmecilerine 6 yıl 8 ay hapis cezası vererek tahliye etmesi ve bazı sanıkları beraat ettirmesi adalet duygusunu zedelediği gerekçesiyle büyük tepki topladı.

Soru: Davada hangi sanıklar beraat etti ve kamu görevlilerinin durumu ne oldu?

Tadilatı organize eden Ertan Danacı ile kamu görevlileri Mustafa Şirikçi ve Mehmet Dişçeken hakkında beraat kararı verildi. Diğer beş kamu görevlisine ise ‘taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 4’er yıl 5’er ay hapis cezası hükmedildi.

Soru: Mağdur ailelerin bundan sonraki hukuki süreci nasıl ilerleyecek?

Depremde ailesini kaybeden Nurgül Göksu ve diğer ailelerin avukatları, yerel mahkemenin verdiği bu kararı istinaf mahkemesine taşıyarak kararın bozulması ve sanıkların ‘olası kast’ hükümlerine göre yeniden cezalandırılması için temyiz sürecini başlatacaklar.

Kaynak / Ajans: Bbc

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Bbc
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 11.09.2026 05:34 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.