Kütletme Ölümüne Karşı TFTR Uyarısı: Yetkisiz Müdahaleler Cinayet Sayılabilir - Tralleskop
🎬 VİDEO HABER

Kütletme Ölümüne Karşı TFTR Uyarısı: Yetkisiz Müdahaleler Cinayet Sayılabilir

Ne: Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği (TFTR), Berat Topay’ın boyun bölgesine yapılan yetkisiz "kütletme" müdahalesi sonrası ölümünü "ihmal değil, cinayet" olarak nitelendirdi.Kim, Nerede, Ne...

🎬 VİDEO HABER
📺 Kütletme Ölümüne Karşı TFTR Uyarısı: Yetkisiz Müdahaleler Cinayet Sayılabilir

Ne: Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği (TFTR), Berat Topay’ın boyun bölgesine yapılan yetkisiz “kütletme” müdahalesi sonrası ölümünü “ihmal değil, cinayet” olarak nitelendirdi.

Kim, Nerede, Ne Zaman: 09.09.2026 tarihinde, sosyal medyada kendisini uzman gösteren bir kişi tarafından gerçekleştirilen uygulama, hastanın ölümüne yol açtı; olayın tam yeri açıklanmasa da Türkiye genelinde benzer uygulamaların yaygın olduğu bildirildi.

Neden, Nasıl: Tıbbi eğitim almamış kişilerin ani ve sert boyun hareketleri, beyin damarlarını yaralayarak ani kanamalara, felce ve ölüm riskine sebep olabiliyor. TFTR, bu tür uygulamaların halk sağlığını tehdit ettiğini vurguladı.

Kim: TFTR Başkanı ve dernek sözcüsü, yetkisiz sağlık hizmetlerine karşı toplumsal farkındalık yaratmak ve denetim mekanizmalarını güçlendirmek amacıyla açıklama yaptı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kritik Gelişme: Berat Topay’ın ölümüne yol açan kütletme uygulaması, tıbbi yetki olmadan yapılan bir müdahale olarak tanımlandı.
  • Resmi Veri / Açıklama: TFTR, “kütletme”nin sadece rahatlama yöntemi olarak görülmemesi gerektiğini ve tıbbi değerlendirme şartını altı çizdi.
  • Süreç / Sonraki Adım: Dernek, adli sürecin takibini sürdürecek ve yetkisiz uygulamalara karşı yasal önlemlerin artırılmasını talep ediyor.

Olayın Detayları ve Ölüm Nedeni

Kütletme Ölümüne Karşı TFTR Uyarısı: Yetkisiz Müdahaleler Cinayet Sayılabilir
Kütletme Ölümüne Karşı TFTR Uyarısı: Yetkisiz Müdahaleler Cinayet Sayılabilir

Berat Topay, sosyal medyada tanıtılan bir “kütletme” seansı sonrasında ani bir bilinç kaybı yaşadı ve hastaneye kaldırıldı. Yapılan tıbbi incelemeler, boyun bölgesindeki ani ve sert hareketlerin beyin damarına zarar verdiğini ve sonucunda beyin kanaması ile ölüm gerçekleştiğini ortaya koydu. TFTR, bu bölgenin omuriliği ve beyne kan taşıyan damarları içerdiğini hatırlatarak, herhangi bir tıbbi eğitim olmadan uygulanmasının hayati tehlike oluşturduğunu belirtti.

TFTR’nin Açıklamaları ve Uyarıları

Dernek, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Tıbbi yetkisi bulunmayan kişilerin uyguladığı ani ve sert hareketler; damar yaralanmalarına, beyin kanamasına, felce ve ani ölümlere yol açabilir.” Ayrıca, “kütletme”nin halk arasında masum bir rahatlama yöntemi olarak algılanmaması gerektiğini, uygulama öncesinde hastanın tıbbi durumunun ve risklerinin detaylı bir hekim muayenesi ile değerlendirilmesinin zorunlu olduğunu vurguladı.

TFTR, fizik tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinin yalnızca yetkili Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon (FTR) uzman hekimleri tarafından planlanması ve yürütülmesi gerektiğini hatırlattı. Dernek, “Doğru teşhis konulmadan yapılan körlemesine müdahaleler hayati sonuçlara yol açabilir” diyerek, hastaların öncelikle ayrıntılı bir klinik değerlendirmeden geçmesi gerektiğini belirtti.

Yetkisiz Müdahalelerin Hukuki ve Sağlık Riskleri

Türkiye’de kayropraksi ve osteopati gibi alanların bağımsız tıbbi tanı koyma yetkisi bulunmadığı, bu alanda alınan sertifikaların ise sadece belirli uygulama sınırları içinde geçerli olduğu, yasal olarak yetki dışı tanı ve tedavi hakkı vermediği TFTR tarafından altı çizildi. Sosyal medyada kısa kurs belgeleriyle kendisini uzman gösteren kişilerin, sağlık hizmeti adı altında yetkisiz müdahalelerde bulunması hukuki sorumluluk doğuruyor.

Dernek, bu tür uygulamaların ofis, salon veya ev ortamında gerçekleşmesinin hasta güvenliği açısından ciddi sorunlar yarattığını ve sağlık hizmetlerinin ruhsatlı, mevzuata uygun kuruluşlarda yetkili profesyoneller tarafından yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, “Rehabilitasyon bir ekip işidir; bu ekibin lideri FTR uzman hekimidir” diyerek, ekip çalışmasının önemine işaret etti.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Bu trajik ölüm, modern toplumda bilgi kirliliğinin ve hızlı tüketim kültürünün sağlık alanına sızmasının en acımasız örneklerinden biri. Sosyal medya üzerinden yayılan kısa eğitim videoları, uzmanlık iddiası taşıyan kişileri meşruiyet kazanmış gibi gösteriyor; ancak gerçek tıbbi eğitim, yıllarca süren akademik ve klinik deneyimi gerektiriyor. TFTR’nin açıklamaları, hem vatandaşları bilinçlendirme hem de denetim organlarını harekete geçirme amacı taşıyor. Gelecek süreçte, yasal düzenlemelerin sıkılaştırılması, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve kamuoyunun bu tür tehlikeli uygulamalara karşı duyarlılığının artırılması kaçınılmaz.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Kütletme uygulaması gerçekten güvenli mi?

Hayır. Tıbbi eğitim almamış kişilerin uyguladığı ani boyun hareketleri, damar ve sinir hasarına, beyin kanamasına ve hatta ölüme yol açabilir. Herhangi bir fizik tedavi müdahalesi öncesinde doktor muayenesi şarttır.

Soru: Yetkisiz uygulamalara karşı hangi yasal adımlar atılıyor?

Türkiye’de kayropraksi ve osteopati gibi alanların bağımsız tanı koyma yetkisi yoktur. Yetkisiz uygulamalarda ilgili kişi/kuruluş, sağlık mevzuatı kapsamında cezai işlemle karşılaşabilir; TFTR, adli sürecin takibini sürdüreceğini duyurdu.

Kaynak / Ajans: Haberturk

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Haberturk
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 09.09.2026 12:19 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

Tophane-i Amire’de Asırlık Yazmalara Mücellit Şifası

Abdullah Tivnikli Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren İstanbul Araştırma ve Eğitim Merkezi (İSAR) Kütüphanesi Mücellithanesi, asırlara meydan okuyan ancak zamanla yıpranmış kültürel miras niteliğindeki nadir el...

Tophane-i Amire'de Asırlık

Abdullah Tivnikli Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren İstanbul Araştırma ve Eğitim Merkezi (İSAR) Kütüphanesi Mücellithanesi, asırlara meydan okuyan ancak zamanla yıpranmış kültürel miras niteliğindeki nadir el yazmalarını titizlikle geleceğe taşıyor. Merhum mücellit İslam Seçen’in öğrencisi olan İSAR mücellidi Muharrem Kalenci ve ekibi tarafından yürütülen restorasyon çalışmaları kapsamında, bugüne kadar bini aşkın tarihi eserin onarımı başarıyla tamamlandı.

Eksim Holding’in 40. kuruluş yılı dolayısıyla Tophane-i Amire’de sanatseverlerle buluşturulan ‘Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi’, kurtarılan 40 nadir eser ile müdahale sırasını bekleyen kitapları bir araya getirdi. Sergi, yazma eserlerin yalnızca bilgi aktaran fiziki nesneler olmadığını, ait oldukları devrin estetik zevkini, hafızasını ve sanat anlayışını yansıtan tarihi vesikalar niteliği taşıdığını gözler önüne seriyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Bin Eser Kurtarıldı: 2017 yılında kurulan İSAR Mücellithanesi’nde yürütülen hummalı çalışmalarla binden fazla kültürel miras niteliğindeki kitap restore edildi.
  • 500 Yıllık Şaheserler Sergide: Muhyiddin İbnü’l-Arabi’nin ‘Fususü’l-Hikem’inden Şeyh Galib’in ‘Divan’ına kadar paha biçilmez yazmalar Tophane-i Amire’de ziyarete açıldı.
  • Geleneksel Deri Tıraşı Yöntemi: Bıçkı ve mermer kullanılarak uygulanan kadim cilt teknikleriyle onarılan eserlerin mukavemet ömrü 500 yıla kadar uzatılıyor.

Asırlık Sayfalarda İnce İşçilik ve Cilt Sanatı

İSAR Kütüphanesi’nin 50 bin eseri barındıran zengin koleksiyonu içinde zamana yenik düşen yapıtlar, mücellithanede çok aşamalı bir konservasyon sürecinden geçiriliyor. Restorasyon ameliyesini yöneten usta mücellit Muharrem Kalenci, her kitabın kendine has bir patolojisi olduğunu ve müdahale öncesinde kapsamlı bir hasar tespit raporu hazırlandığını kaydetti. Sayfaların tek tek formalarına ayrılması, kağıt temizliği, kimyasal ve mekanik arındırma işlemlerinin ardından metin blokları aslına sadık kalınarak yeniden dikiliyor.

Sergide yer alan çalışmalar arasında kendisini en çok zorlayan eserin Osmanlı döneminde askeri okullarda okutulan bir hukuk kitabı olduğunu belirten Kalenci, toz haline gelmiş ve ağır hasar almış bu cildin restorasyonunun tam 6 ay sürdüğünü ifade etti. Kitabın durumuna göre restorasyon izlerinin görünürlüğü konusunda farklı akademik yaklaşımlar bulunduğunu belirten usta sanatçı, eserin özgün yapısına en uygun yöntemi seçerek hem koruma etiğini hem de estetik bütünlüğü gözettiklerini vurguladı.

Nadir Koleksiyon Tophane-i Amire’de Görücüye Çıktı

Yaklaşık 3 yıllık bir hazırlık evresinin ardından hayata geçirilen ‘Kitaba Vefa’ sergisinde, İslam ve Doğu-Batı düşünce dünyasının mihenk taşları sergileniyor. Ziyaretçilerin incelemesine sunulan nadide koleksiyonda; Muhyiddin İbnü’l-Arabi’nin yaklaşık 500 yıllık el yazması ‘Fususü’l-Hikem’i, Şeyh Galib’in Divan’ı, Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın 200 yıllık ‘Marifetname’si, Yazıcıoğlu Muhammed Efendi’nin ‘Muhammediye’si ve 200 yıllık el yazması Mushaf-ı Şerif bulunuyor.

Koleksiyonda ayrıca sosyoloji ve tarih felsefesinin kurucu metinlerinden İbn Haldun’un ‘Mukaddime’si, taş baskı Mushaf-ı Şerif ve Ali Ufki Bey’in imzasını taşıyan yaklaşık 150 yıllık İncil tercümesi de yer alıyor. Sergideki eserlerin önemli bir kısmının bağış yoluyla kütüphaneye kazandırıldığını belirten Kalenci, son dönemde Prof. Dr. Hayrettin Karaman tarafından bağışlanan özel koleksiyonun tasnif ve restorasyon sürecine alındığını, bu gruptan bazı eserlerin de sergide şifa bulmuş haliyle yer bulduğunu bildirdi.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Geleneksel İslam cilt sanatının yaşayan en büyük üstatlarından merhum İslam Seçen ekolünün İSAR bünyesinde kurumsallaşması, Türkiye’deki yazma eser konservasyonu açısından stratejik bir kazanım niteliğindedir. Mücellitlik mesleğinin yalnızca bir zanaat değil, tarihsel hafızayı kurtaran bir bilim dalı olduğu gerçeği, sergideki ‘deri tıraşı’ tekniğinde somutlaşmaktadır. Batı tekniklerinde hareketli eklem yerleri yüzyıl içinde yıpranırken; bıçkı ve mermerle derinin fazlalığından arındırılarak sadece lifli özünün kullanılması, zararlı haşerelerin barınmasını engellemekte ve cilt ömrünü 500 yıl uzatmaktadır. 2017’den bu yana sürdürülen üç farklı öğrenci grubunun usta-çırak hiyerarşisiyle yetiştirilmesi, kaybolma riski taşıyan bu kadim mirasın gelecek kuşaklara kurumsal aktarımını güvence altına almaktadır.

Usta-Çırak Halkası ve Kitaba Verilen Can

Mücellithanenin sadece bir onarım atölyesi değil, aynı zamanda yaşayan bir akademi olduğuna işaret eden Muharrem Kalenci, halihazırda 1,5 yıl ile 3 yıl arasında eğitim gören üç farklı öğrenci grubuyla geleceğin mücellitlerini yetiştirdiklerini aktardı. Mesleki tecrübenin aktarılmasını birincil vazife olarak tanımlayan Kalenci, hocası İslam Seçen’den devraldığı ‘şifa bekleyen ve şifa bulan kitap’ felsefesini talebelerine aşıladıklarını belirtti.

Restorasyonu tamamlanan her esere ameliyatı başarıyla sonuçlanmış bir hasta gözüyle baktıklarını dile getiren usta mücellit, olası felaketler karşısında insanlığın ortak hafızasını temsil eden her bir cildin kurtarılmasının paha biçilmez bir kültürel sorumluluk olduğunun altını çizdi.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: ‘Kitaba Vefa’ sergisinde hangi tarihi eserler yer alıyor?

Sergide İbnü’l-Arabi’nin 500 yıllık Fususü’l-Hikem’i, Şeyh Galib’in Divan’ı, Marifetname, Muhammediye, 200 yıllık el yazması Mushaf-ı Şerif, İbn Haldun’un Mukaddime’si ve Ali Ufki Bey’in İncil tercümesi dahil 40 nadir eser sergilenmektedir.

Soru: Restore edilen tarihi kitapların ömrü nasıl uzatılıyor?

Geleneksel ‘deri tıraşı’ yöntemiyle bıçkı ve mermer kullanılarak derinin organik fazlalıkları arındırılmakta, sadece öz tabaka bırakılarak böceklenme engellenmekte ve cildin dayanıklılığı 500 yıla kadar çıkarılmaktadır.

Soru: İSAR Mücellithanesi ne zaman kuruldu ve kaç eser restore edildi?

Abdullah Tivnikli Vakfı bünyesinde 2017 yılında faaliyete başlayan İSAR Mücellithanesi’nde günümüze kadar 1000’den fazla nadir eserin restorasyonu tamamlanmıştır.

Kaynak / Ajans: Aa

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Aa
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 09.09.2026 11:23 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

Nazilli’de Eski Başkan A.İ. Silahla Vurulmuş Şekilde Bulundu

Ne: Nazilli Yıldıztepe Mahallesi'nde eski belediye başkanı A.İ., evinde silahla vurulmuş halde bulundu.Kim, Nerede, Ne Zaman, Neden, Nasıl: Olay, 09.09.2026 sabahı A.İ.'nin evine gelen silah...

Nazilli’de Eski Başkan

Ne: Nazilli Yıldıztepe Mahallesi’nde eski belediye başkanı A.İ., evinde silahla vurulmuş halde bulundu.

Kim, Nerede, Ne Zaman, Neden, Nasıl: Olay, 09.09.2026 sabahı A.İ.’nin evine gelen silah sesini duyan yakınları tarafından fark edildi; saldırganın kimliği ve motivasyonu henüz açıklanmazken, polis ekipleri olay yerinde geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kritik Gelişme: A.İ. kanlar içinde bulunduğu evde keşfedildi, durumunun ağır olduğu bildirildi.
  • Resmi Veri / Açıklama: Nazilli Emniyet Müdürlüğü, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü ve güvenlik önlemlerinin artırıldığını açıkladı.
  • Süreç / Sonraki Adım: Saldırının ardındaki olası kişisel veya siyasi sebeplerin araştırılması için adli tıp raporu hazırlanıyor.

Olayın Detayları ve İlk Müdahale

Nazilli’de Eski Başkan A.İ. Silahla Vurulmuş Şekilde Bulundu
Nazilli’de Eski Başkan A.İ. Silahla Vurulmuş Şekilde Bulundu
Nazilli’de Eski Başkan A.İ. Silahla Vurulmuş Şekilde Bulundu
Nazilli’de Eski Başkan A.İ. Silahla Vurulmuş Şekilde Bulundu

Yıldıztepe Mahallesi’nde, sabahın erken saatlerinde bir silah patlaması duyuldu. A.İ.’nin evine giren komşuları, kanlar içinde yatan eski başkanı fark ettikten sonra hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verdi. 112 ekipleri, sağlık ve polis birimlerini aynı anda olay yerine sevk etti. İlk müdahaleyi sağlık ekipleri olay yerinde gerçekleştirdi; A.İ., ardından Nazilli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastane yetkilileri, A.İ.’nin durumunun kritik olduğunu ve yoğun bakımda tedaviye alındığını belirtti.

Soruşturma Süreci ve Yetkili Açıklamaları

Polis, olay yerinde güvenlik önlemlerini güçlendirerek geniş çaplı bir inceleme başlattı. Emniyet müdürlüğü sözcüsü, “Soruşturma kapsamında olay yerindeki tüm deliller toplanıyor, tanık ifadeleri alınarak saldırının arka planı araştırılıyor” dedi. Olayın aydınlanması için adli tıp raporu, güvenlik kameraları ve telefon kayıtları inceleniyor. Henüz bir şüpheli yakalanmazken, bölge sakinleri olayın şok etkisi altında kalmış durumda.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Bu tür bir saldırı, Nazilli gibi kırsal bir ilçede nadir görülür; dolayısıyla motivasyonun kişisel bir husumet mi, yoksa siyasi bir hesaplaşma mı olduğu kritik bir soru. Eski başkanların geçmişteki kararları ve yerel politikadaki etkileri, olası bir intikam ya da güç mücadelesi ihtimalini artırıyor. Ayrıca, bölgedeki güvenlik algısının sarsılması, vatandaşların polise ve yerel yönetime duyduğu güveni zedeleyebilir. Yetkililerin hızlı ve şeffaf bir iletişim stratejisi benimsemesi, olayın toplumsal yankısını sınırlamak açısından hayati.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: A.İ.’nin durumu ne kadar kritik?

A.İ., olay sonrası yoğun bakım ünitesinde tedavi altında; durumunun ağır olduğu ve hayati fonksiyonlarının yakından izlenmekte olduğu bildirildi.

Soru: Soruşturma ne aşamada?

Polis, olay yerindeki delilleri topluyor, tanık ifadelerini alıyor ve adli tıp raporu bekliyor; henüz bir şüpheli belirlenmedi.

Kaynak / Ajans: Aydinkulis

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Aydinkulis
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 09.09.2026 11:04 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.