Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan ve 35 yurttaşın hayatını kaybettiği Onikişubat ilçesindeki Ezgi Apartmanı davasında yargılama süreci kritik bir hükümle noktalandı. Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 12’nci duruşmada heyet, zemin kattaki pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’e 6’şar yıl 8’er ay hapis cezası vererek tahliyelerini kararlaştırdı. Tadilatı organize ettiği suçlamasıyla yargılanan iç mimar Ertan Danacı ile iki kamu görevlisi hakkında ise beraat hükmü kuruldu.
Cumhuriyet savcılığının sanıklar hakkında talep ettiği ‘olası kast’ mütalaasına karşın mahkemenin verdiği tahliye ve beraat kararları, duruşma salonunda derin bir infiale zemin hazırladı. Yaklaşık 700 gün boyunca firari kaldıktan sonra Ağustos 2025’te cezaevine giren sanıkların serbest bırakılması, enkaz altında evlatlarını, gelinini ve 6 aylık torununu kaybederek adalet mücadelesinin simgesi haline gelen Nurgül Göksu ve mağdur ailelerin sert tepkisiyle karşılanırken; sanık yakınlarının kararı alkışlaması mahkeme koridorlarında gerilimi tırmandırdı.
- Tahliye Kararı: 700 günlük firarın ardından Ağustos 2025’te yakalanan pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel, 6 yıl 8 ay hapis cezası alarak tahliye edildi.
- Beraat ve Cezalar: Tadilatı organize eden Ertan Danacı ile kamu görevlileri Mustafa Şirikçi ve Mehmet Dişçeken beraat etti; beş kamu görevlisine 4’er yıl 5’er ay ceza verildi.
- Savcılık Talebi Aşılmadı: İddia makamının ‘olası kastla öldürme ve yaralama’ suçlamasına rağmen sanıklar hakkında taksir düzeyinde değerlendirme yapılarak serbest kalmaları sağlandı.
Mahkeme Salonunda Gerilim: Karar Anı ve Verilen Cezalar
Depremin simge davalarından biri olarak kabul edilen Ezgi Apartmanı dosyası, Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin açıkladığı gerekçeli kararla yeni bir hukuki safhaya geçti. Toplam 12 sanığın yargılandığı, müteahhit Yakup Aktaş’ın ise kovuşturma aşamasında hayatını kaybetmesi sebebiyle hakkındaki davanın düşürüldüğü dosyada, heyet kararını 12’nci celsede resmileştirdi. Tutuklu yargılanan iki sanık Kervancıoğlu ve Pekel’in cezaevinde geçirdikleri süre ve aldıkları 6 yıl 8 aylık ceza miktarı gözetilerek tahliyelerine karar verildi.
Yargılama dosyasında pastanede yapılan kapsamlı tadilatların binanın statik dengesini bozduğu, kolon, kiriş ve perde betonlara müdahale edildiği iddiaları davanın temel eksenini teşkil ediyordu. Savcılık makamı, Kervancıoğlu, Pekel ve Danacı’nın ‘olası kastla öldürme’ ve ‘olası kastla yaralama’ suçlarından cezalandırılmasını talep etmişti. Ancak mahkeme heyeti, tadilatı yürüten Ertan Danacı için tüm suçlamalardan beraat kararı tesis etti. Kamu ayağında ise Mustafa Şirikçi ve Mehmet Dişçeken aklanırken, geriye kalan beş kamu görevlisine 4’er yıl 5’er ay hapis cezası verildi.
Üç Buçuk Yıllık Adalet Mücadelesi ve Nurgül Göksu’nun İsyanı
Ezgi Apartmanı enkazında oğlu Ahmet Can Zabun’u, gelini Nesibe Zabun’u ve henüz altı aylık torunu Asude’yi yitiren Nurgül Göksu, karar duruşması öncesinde adliye önünde hafızalara kazınan bir duruş sergiledi. Üç buçuk yılı aşkın süredir adalet nöbeti tuttuğunu hatırlatan acılı anne, duruşma salonundaki adaletsizlik duygusunu yüksek sesle haykırdı. Sanıkların 700 gün boyunca adaletten kaçtığını vurgulayan Göksu, firar sürecinde dahi adliye kapısından bir an olsun ayrılmadıklarını ifade etti.
Hukuki mücadelesini ilk günden itibaren bilimsel raporlar ve tanıklıklarla besleyen Göksu, adliye önündeki beyanında şu ifadeleri kayda geçirdi: ‘Evlatlarımın adaleti için üç buçuk yıldan bu yana mücadele veriyorum. Ben bu adliyeye sanıklardan daha çok geldim. Çünkü sanıklar Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel 700 gün boyunca firariydi. Biz her duruşmaya eksiksiz katıldık. Kolon, kiriş ve perde beton kesmek, hele de deprem ülkesinde binanın taşıyıcılarını böylesine tahrip etmek bir nevi cinayettir. Firarilerin en ağır cezaları almaları ve bundan sonra kolon kesenler için caydırıcı cezalar gelmesi için hukuk mücadelesine devam edeceğim.’ Kararın okunmasının ardından Nurgül Göksu salonda gözyaşlarına boğulurken, sanık cephesinden yükselen alkışlar mağdur ailelerin acısını katmerledi.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Ezgi Apartmanı davası, Türkiye’deki deprem yargılamaları açısından emsal teşkil etme potansiyeline sahip en kritik dosyalardan biriydi. Dosyanın özünü, ticari kaygılarla binaların zemin katlarında yapılan kontrolsüz tadilatların, taşıyıcı sistem tahribatlarının nasıl cezalandırılacağı sorusu oluşturuyordu. Savcılığın mütalaasında ‘olası kast’ nitelemesinde bulunması, hukuki literatürde yapı güvenliğini bilerek tehlikeye atan eylemlerin taksirden çıkarılıp cinayet düzeyinde değerlendirilmesi adına tarihi bir eşikti. Ancak 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin benimsediği yaklaşım, suç vasfının taksir sınırında tutulduğunu ve firari kalınan yaklaşık iki yıllık sürenin ceza infazına pratikte bir yansımasının olmadığını ortaya koydu. Sanıkların 700 gün adaletten kaçtıktan sonra Ağustos 2025’te cezaevine girip sadece bir yıl sonra salıverilmesi, Türk ceza adalet sisteminde ‘kaçmanın cezalandırılmaması’ paradoksunu bir kez daha kamu vicdanında masaya yatırdı. Kararın İstinaf ve Yargıtay aşamalarındaki seyri, gelecekteki benzer yapı güvenliği ihlalleri için caydırıcılık zeminini doğrudan tayin edecektir.
Kamu Görevlilerinin Durumu ve Davanın Hukuki Seyri
Ezgi Apartmanı dosyasının diğer kritik ayağını ise binanın inşasından dükkan ruhsatlarına kadar imza yetkisine sahip kamu görevlileri oluşturdu. Bir önceki celsesi 6 Temmuz tarihinde yapılan duruşmaya kamu görevlisi sanıkların katılmaması dikkat çekmişti. Nihai kararda fenni mesul Mehmet Tekin ‘bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ isnadıyla yargılanırken, belediye ve idare kanadındaki yedi kamu görevlisi hakkında ‘taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçlaması yöneltilmişti.
Mahkeme heyeti, kamu görevlilerinden Mustafa Şirikçi ve Mehmet Dişçeken’in beraatine hükmederken, denetim görevini layıkıyla yerine getirmediği kanaatine varılan beş kamu personeline 4 yıl 5 ay hapis cezası verdi. 35 kişinin enkaz altında can verdiği bir felakette, hem yapı taşıyıcılarına müdahale eden işletmecilerin hem de buna göz yuman idari kadroların aldığı cezaların alt sınırlara yakın seyretmesi, hukukçular ve kayıp yakınları tarafından temyiz sürecine taşınacak en temel argüman olarak kayda geçti.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Ezgi Apartmanı davasında sanıklar hangi suçlamalarla yargılanıyordu?
Pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu, Mustafa Pekel ve tadilatı organize eden Ertan Danacı ‘olası kastla öldürme ve yaralama’ suçlamasıyla yargılanıyordu. Fenni mesul Mehmet Tekin ‘bilinçli taksirle’, kamu görevlileri ise ‘taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçlarından yargılandı.
Soru: Mahkemenin sanıklar hakkında verdiği nihai hüküm ne oldu?
Mahkeme, tutuklu işletmeciler Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’e 6’şar yıl 8’er ay ceza vererek tahliyelerini kararlaştırdı. Ertan Danacı ile iki kamu görevlisi beraat etti; beş kamu görevlisine ise 4 yıl 5 ay ceza verildi.
Soru: Sanıkların firar süreci davayı nasıl etkiledi?
İşletmeciler Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel yaklaşık 700 gün boyunca firari olarak arandıktan sonra Ağustos 2025’te yakalanarak tutuklanmıştı. Mahkemenin 11 Eylül itibarıyla verdiği kararla birlikte cezaevinde yaklaşık bir yıl kaldıktan sonra tahliye edilmiş oldular.
Kaynak / Ajans: Bbc