İzmir'de 11 Eylül 2026 tarihli namaz vakitleri, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanarak şehirdeki 3,5 milyon Müslümanın ibadet planlamasını doğrudan etkiledi. Ne? İzmir namaz vakitleri; Nerede?...
İzmir’de 11 Eylül 2026 tarihli namaz vakitleri, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanarak şehirdeki 3,5 milyon Müslümanın ibadet planlamasını doğrudan etkiledi.
Ne? İzmir namaz vakitleri; Nerede? İzmir il sınırları içinde; Ne Zaman? 11 Eylül 2026 günü; Neden? Diyanet’in astronomik takvimine dayalı resmi saatler; Nasıl? Güneşin doğuş‑batış açıları ve gölge uzunluklarıyla hesaplanan zaman dilimleri; Kim? Diyanet İşleri Başkanlığı ve şehirdeki tüm ibadet eden Müslümanlar.
Namaz Vakitlerinin Detayları ve Hesaplama Metodu
İzmir’de namaz vakitleri, Diyanet’in ulusal takvimine paralel olarak, yerel enlem‑boylam değerleri ve mevsimsel güneş hareketleri göz önünde bulundurularak belirlenir. 11 Eylül 2026 için saatler şu şekildedir:
İmsak: 04:58
Şafak: 06:16
Güneş: 07:05
Öğle: 12:53
İkindi: 16:36
Akşam: 19:24
Yatsı: 20:42
Bu saatler, Diyanet’in resmi web sitesinde ve mobil uygulamalarında anlık olarak güncellenir; ayrıca yerel camilerin duyuru panolarında da yer alır.
Yerel Toplum ve Camilerde Uygulama
İzmir Büyükşehir Belediyesi İslami İşler Dairesi Başkanı Ahmet Şahin, “Namaz vakitlerinin doğru duyurulması, şehirdeki ibadet hayatının düzenli işlemesi açısından kritik bir hizmettir” diyerek, takvim dağıtımının her semtte eş zamanlı yapılmasını vurguladı. Konak Camii imamı Mehmet Yıldız ise, “İmsak ve sabah namazı için erken kalkmak zor olsa da, bu saatlerin kesinliği ibadetimizin kalitesini artırıyor” şeklinde bir açıklama yaptı.
📌 Öne Çıkan Başlıklar
Kritik Gelişme: İzmir namaz vakitleri 11 Eylül 2026 için resmi takvimde yayımlandı.
Resmi Veri / Açıklama: Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından belirlenen saatler, mobil uygulamalarda anlık erişime açıldı.
Süreç / Sonraki Adım: Camiler, duyuru panoları ve sosyal medya üzerinden vatandaşları bilgilendirecek.
🔍 GAZETECİ MASASI
İzmir Namaz Vakitleri ve Toplumsal Dinamikler
Namaz vakitlerinin kesinliği, sadece bireysel ibadeti değil, aynı zamanda toplumsal ritmi de şekillendirir. İzmir gibi kozmopolit bir şehirde, cami sesleri, akşam ezanları ve sabah ikeneleri, kentsel yaşamın sessiz bir senfonisi gibidir. Diyanet’in bu takvimi, hem teknolojik altyapı (API, mobil bildirim) hem de geleneksel duyuru yöntemleriyle birleştirerek, farklı yaş gruplarının ibadet alışkanlıklarını korumasına olanak tanıyor. Gelecek aylarda, özellikle Ramazan ve Kurban Bayramı öncesi, takvimdeki olası astronomik sapmaların toplumsal etkileri yakından izlenmeli.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: İzmir namaz vakitleri nereden öğrenilebilir?
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın resmi web sitesi, mobil uygulaması ve İzmir Büyükşehir Belediyesi İslami İşler Dairesi duyuru kanalları üzerinden anlık olarak erişilebilir.
Soru: Namaz vakitleri neden her yıl değişir?
Namaz vakitleri, Güneş’in konumuna göre astronomik olarak hesaplanır; bu nedenle yıl içinde gün ışığı süresi ve gölge uzunluğu değiştikçe saatler de farklılaşır.
Kaynak / Ajans: Trends.google
📰
Haber Kaynağı / Ajans:Trends.google
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.
✍️ Redaksiyon: furkankural⏱️ Son Güncelleme: 11.09.2026 05:48⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılarak 35 vatandaşa mezar olan Ezgi Apartmanı’na dair yürütülen ceza davasında nihai karar açıklandı. Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde...
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılarak 35 vatandaşa mezar olan Ezgi Apartmanı’na dair yürütülen ceza davasında nihai karar açıklandı. Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 12’nci karar duruşmasında, binanın zemin katındaki pastanede yaptıkları tadilatlarla taşıyıcı sisteme zarar verdikleri iddia edilen ve ‘olası kastla öldürme’ suçundan yargılanan sanıklar hakkında tahliye ve beraat hükümleri kuruldu.
Yaklaşık iki yıl boyunca firari olarak arandıktan sonra Ağustos 2025’te yakalanan pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’e 6’şar yıl 8’er ay hapis cezası verilerek tahliye edilmeleri, kamuoyunda ve adliye koridorlarında büyük yankı uyandırdı. Savcılığın mütalaasında talep ettiği ‘olası kast’ cezalandırılması istemine karşılık mahkemenin verdiği bu karar, adaletin tecellisini bekleyen acılı ailelerin tepkisiyle karşılanırken, sanık yakınlarının sevinç gösterileri duruşma salonunda tansiyonu yükseltti.
📌 Öne Çıkan Başlıklar
Kritik Gelişme: Ezgi Apartmanı zemin katındaki pastanenin işletmecileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel, 6 yıl 8 ay hapis cezası alarak tahliye edildi.
Resmi Veri / Açıklama: Mahkeme heyeti, tadilatı organize eden Ertan Danacı ile kamu görevlileri Mustafa Şirikçi ve Mehmet Dişçeken hakkında beraat kararı verdi.
Süreç / Sonraki Adım: Depremde tüm ailesini kaybeden Nurgül Göksu liderliğindeki mağdur aileler, kararı üst mahkemeye taşıyarak hukuk mücadelesini sürdüreceklerini açıkladı.
Kararın Detayları ve Mahkeme Salonundaki Hukuki Mücadele
Ezgi Apartmanı Davasında Karar Açıklandı: Tahliye ve Beraat
Kararın detaylarında, davanın sanık profili ve aldıkları cezaların dağılımı hukuki açıdan dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Toplamda 12 sanığın yargılandığı davada, fenni mesul Mehmet Tekin’in ‘bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçu kapsamındaki yargılaması sürerken, müteahhit Yakup Aktaş’ın yargılama sürecinde vefat etmesi nedeniyle hakkındaki kamu davası düşmüştü. Mahkeme heyeti, davanın en çok tartışılan isimlerinden olan ve pastanedeki tadilat işlerini organize ettiği belirtilen Ertan Danacı hakkında beraat kararı verdi.
Kamu görevlileri kanadında ise iki farklı hüküm kuruldu. Belediye bünyesinde görev yapan Mustafa Şirikçi ve Mehmet Dişçeken hakkında beraat kararı verilirken, diğer beş kamu görevlisi hakkında ‘taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 4’er yıl 5’er ay hapis cezası öngörüldü. Savcılığın hazırladığı mütalaada sanıklar için talep edilen ‘olası kast’ cezaları ile mahkemenin nihai olarak uyguladığı cezai indirimler ve tahliyeler arasındaki büyük uçurum, duruşma salonunda adalet bekleyen ailelerin gözyaşlarına boğulmasına neden oldu. Kararın açıklanmasıyla birlikte sanık yakınlarının alkışlı kutlaması, evlatlarını kaybeden ailelerin acısını katladı.
Acılı Annelerin Adalet Mücadelesi: Nurgül Göksu’nun Çığlığı
Ezgi Apartmanı’nda oğlu Ahmet Can Zabun’u, gelini Nesrin Zabun’u ve henüz altı aylık olan torunu Asya’yı toprağa veren Nurgül Göksu, depremin ilk gününden itibaren başlattığı adalet arayışıyla davanın simge ismi haline gelmişti. Karar duruşması öncesinde Kahramanmaraş Adliyesi önünde basına açıklamalarda bulunan Göksu, üç buçuk yıldır süren mücadelesini şu sözlerle aktardı: ‘Evlatlarımın adaleti için üç buçuk yıldan bu yana mücadele veriyorum. Ben bu adliyeye sanıklardan daha çok geldim. Çünkü sanıklar Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel 700 gün boyunca firariydi. Biz her duruşmaya katıldık.’
Göksu’nun daha önce kamuoyuna yansıyan beyanlarında dile getirdiği yapısal tahribat iddiaları, dosyanın teknik omurgasını oluşturuyordu. Taşıyıcı kolonların kesilmesinin bir kaza değil, cinayet niteliği taşıdığını savunan Göksu, ‘Kolon, kiriş ve perde beton kesmek, hele de deprem ülkesinde binanın taşıyıcılarını böylesine tahrip etmek bir nevi cinayettir. Firarilerin en ağır cezaları almaları ve bundan sonra kolon kesenler için caydırıcı cezalar gelmesi için hukuk mücadelesine devam edeceğim’ ifadeleriyle davanın toplumsal boyutuna da ışık tutmuştu. Ancak açıklanan tahliye kararları, Göksu ve diğer mağdur yakınları için büyük bir yıkım etkisi yarattı.
Ezgi Apartmanı’nın Anatomisi ve Yıkıma Giden Süreç
6 Şubat depremlerinin simge yapılarından biri olan Ezgi Apartmanı, sadece 35 kişinin hayatını kaybetmesiyle değil, yıkılış biçimi ve zemin katındaki ticari işletmede yapılan izinsiz tadilat iddialarıyla da Türkiye gündemine oturdu. Yapılan teknik incelemeler ve bilirkişi raporlarında, binanın zemin katında faaliyet gösteren pastanenin genişletilmesi amacıyla taşıyıcı unsurlara müdahale edildiği yönünde somut veriler işaret etti. Kolon ve kirişlerin kesildiği, perde betonun delindiği iddiaları, yapının deprem anındaki mukavemetini tamamen yitirmesine yol açtığı gerekçesiyle dava dosyasına girdi.
Dava sürecinde hazırlanan teknik raporlar, binanın taşıyıcı sistemindeki zafiyetin deprem anında ani bir çökmeye neden olduğunu belgelerle ortaya koydu. Sanıkların uzun süre adaletten kaçması ve firari olarak geçirdikleri yaklaşık iki yıllık süreç, mağdur ailelerin acısını katlarken hukuki sürecin de uzamasına sebep oldu. 11 Eylül 2026 tarihi itibariyle serbest kalan Kervancıoğlu ve Pekel’in aldıkları cezaların infaz süreleri göz önünde bulundurularak tahliye edilmeleri, deprem davalarındaki cezasızlık algısını yeniden tartışmaya açtı.
🔍 GAZETECİ MASASI
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Ezgi Apartmanı davasında çıkan bu karar, Türkiye’deki deprem yargılamalarında bir dönüm noktası olarak kayda geçti. Hukukçuların ve kamuoyunun üzerinde en çok durduğu husus, savcılığın ‘olası kast’ yönündeki mütalaasına karşın mahkemenin cezayı ‘taksir’ seviyesine çekerek tahliye kararı vermesidir. Ceza hukukunda olası kast, failin sonucun gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemesi durumunu ifade eder ki bu da çok daha ağır yaptırımları beraberinde getirir. Mahkemenin fenni mesul ve işletmecilere yönelik bu esnek yaklaşımı, gelecekteki benzer imar ve tadilat usulsüzlükleri davalarında emsal teşkil edebilir. Kararın sanık yakınları tarafından alkışlanması ise toplumsal adalet duygusunun ne denli zedelendiğini gösteren en acı sahnelerden biri olarak tarihe geçmiştir. Bu karar, yalnızca bir binanın yıkılışına dair cezai bir hüküm değil, aynı zamanda Türkiye’nin yapı güvenliği ve denetim mekanizmalarındaki yapısal sorunların hukuki düzlemde nasıl karşılık bulduğunun da açık bir göstergesidir.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Ezgi Apartmanı davasında verilen cezalar neden tepki çekti?
Savcılığın sanıklar hakkında çok daha ağır hapis cezaları öngören ‘olası kast’ mütalaasına rağmen, mahkemenin pastane işletmecilerine 6 yıl 8 ay hapis cezası vererek tahliye etmesi ve bazı sanıkları beraat ettirmesi adalet duygusunu zedelediği gerekçesiyle büyük tepki topladı.
Soru: Davada hangi sanıklar beraat etti ve kamu görevlilerinin durumu ne oldu?
Tadilatı organize eden Ertan Danacı ile kamu görevlileri Mustafa Şirikçi ve Mehmet Dişçeken hakkında beraat kararı verildi. Diğer beş kamu görevlisine ise ‘taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 4’er yıl 5’er ay hapis cezası hükmedildi.
Soru: Mağdur ailelerin bundan sonraki hukuki süreci nasıl ilerleyecek?
Depremde ailesini kaybeden Nurgül Göksu ve diğer ailelerin avukatları, yerel mahkemenin verdiği bu kararı istinaf mahkemesine taşıyarak kararın bozulması ve sanıkların ‘olası kast’ hükümlerine göre yeniden cezalandırılması için temyiz sürecini başlatacaklar.
Kaynak / Ajans: Bbc
📰
Haber Kaynağı / Ajans:Bbc
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.
✍️ Redaksiyon: furkankural⏱️ Son Güncelleme: 11.09.2026 05:34⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu
Ne: Eflani ilçesine bağlı Güngören köyünde ot balyalarının bulunduğu alanda çıkan yangın, itfaiye ve orman ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü; yaklaşık 3 bin balya ot yanarken, 10 ton buğday...
Ne: Eflani ilçesine bağlı Güngören köyünde ot balyalarının bulunduğu alanda çıkan yangın, itfaiye ve orman ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü; yaklaşık 3 bin balya ot yanarken, 10 ton buğday kurtarıldı.
Kim, Nerede, Ne Zaman, Neden, Nasıl: Olay, Karabük’ün Eflani ilçesinde, bir vatandaşın ot balyalarının depolandığı alanda, henüz belirlenemeyen bir sebeple 11 Eylül 2026 tarihinde ortaya çıktı; ihbar üzerine Eflani Belediyesi itfaiyesi ve Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri sevk edildi, yangın kontrol altına alındı.
📌 Öne Çıkan Başlıklar
Kritik Gelişme: Yangın sırasında 3 bin balya ot yanmış, ancak 10 ton buğday kurtarılmıştır.
Resmi Veri / Açıklama: Eflani Belediye Başkanı Hüsnü Akın olay yerinde bulunup inceleme başlattı.
Süreç / Sonraki Adım: Yangının çıkış nedeni araştırılıyor, bölgeye ek önlemler alınacak.
Yangının Detayları ve Müdahale Süreci
İhbarın alınmasının ardından, Eflani Belediyesi itfaiyesi ve Eflani Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri, 11 Eylül 2026 sabahı 07:45 civarında olay yerine sevk edildi. İlk raporlar, yangının ot balyalarının sıkça bir arada depolandığı, havadar bir alanda ortaya çıktığını gösteriyor. Ekipler, su hortumları ve köpük sistemleriyle yangını kontrol altına alarak 45 dakikada söndürdü. Söndürülen yangının ardından yapılan saha incelemesinde, yanmış ot balyalarının toplam ağırlığının yaklaşık 3 bin balya olduğu tespit edildi.
Sahadan İlk Bilgiler ve Tarafların Açıklamaları
Yangının ortaya çıktığı alanda ot balyalarının sahibi, olayla ilgili açıklama yaparak balyaların bir hafta önce temin edildiğini, depolama koşullarının standartlara uygun olduğunu belirtti. Ancak, balyaların arasında saklanan 10 ton buğdayın, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesi sayesinde zarar görmeden kurtarıldığı bildirildi. Eflani Belediye Başkanı Hüsnü Akın, olay yerinde bulunarak “Böyle bir yangının köyümüzün tarımsal üretimine ve gıda güvenliğine doğrudan etkisi var. Öncelikle yangının nedenini netleştirmek, ardından benzer riskleri önlemek için yeni önlemler geliştireceğiz” şeklinde bir açıklama yaptı.
🔍 GAZETECİ MASASI
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Ot balyalarının yoğun olarak bir alanda depolanması, kırsal bölgelerde sıkça karşılaşılan bir risk faktörüdür; özellikle kuru havalarda yangın tehlikesi artar. Bu olay, yerel yönetimlerin depolama standartlarını gözden geçirmesi ve çiftçilere yangın önleme eğitimleri vermesi gerektiğini gözler önüne seriyor. Ayrıca, yangının çıkış nedeni hâlâ belirsiz; elektrik arızası, kıvılcım ya da dış etkenler olası senaryolar arasında. Bölgedeki benzer depolama noktalarının denetimi, gelecekte benzer kayıpların önlenmesi açısından kritik bir adım olacak.
Bölgesel ve Tarımsal Yansımalar
Karabük ve çevresindeki tarım kooperatifleri, ot balyalarının yakılmasıyla birlikte kısa vadeli hammadde kaybı yaşayabilir. Ancak, kurtarılan buğday, yerel pazarlara ve hayvan yemi üretimine doğrudan katkı sağlayacak. Yerel ekonomi açısından bu durum, kayıpların bir kısmının telafi edilmesine olanak tanıyor. Yetkililer, benzer olayların önüne geçmek amacıyla köylerde yangın söndürme ekipmanlarının sayısını artırmayı ve depolama alanlarının mesafe kurallarına uygunluğunu denetlemeyi planlıyor.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Yangının çıkış nedeni nedir?
Şu an için kesin bir neden belirlenmedi; itfaiye ve orman ekipleri, yangının teknik incelemesini sürdürerek olası elektrik arızası, kıvılcım ya da dış faktörleri araştırıyor.
Soru: Bölgedeki diğer çiftçiler bu tür riskleri nasıl önleyebilir?
Uzmanlar, ot balyalarının açık alanlarda, yangın söndürme ekipmanlarına yakın olmayan noktalarda depolanmasını, düzenli denetimleri ve yangın önleme eğitimlerini öneriyor.
Kaynak / Ajans: Yenikiroba
📰
Haber Kaynağı / Ajans:Yenikiroba
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.
✍️ Redaksiyon: furkankural⏱️ Son Güncelleme: 11.09.2026 05:18⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu