Aydın
•
Yayınlanma: 24.08.2026 12:04
•
📌 Aydinkulis
•
4 dk okuma
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan yılın 3. Enflasyon Raporu'nu değerlendiren Başkan Ülken, raporun yıl sonuna yaklaşıldığı için daha gerçekçi bir çerçeve sunduğunu ve piyasa...
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan yılın 3. Enflasyon Raporu’nu değerlendiren Başkan Ülken, raporun yıl sonuna yaklaşıldığı için daha gerçekçi bir çerçeve sunduğunu ve piyasa beklentileriyle örtüştüğünü ifade etti. Enflasyon tahmininin yüzde 28 seviyesine revize edilmesini değerlendiren Ülken, gıda ve enerji alanındaki risklerin Merkez Bankası’nın elini zayıflatmaya devam ettiğini vurguladı.
İş dünyasının gündemindeki en kritik konuların faiz ve kredi kısıtlamaları olduğuna dikkat çeken Başkan Ülken, piyasada ciddi bir para sıkışıklığı yaşandığını belirtti. KOBİ’lere uygulanan yüzde 2’lik kredi kısıtının bir an önce gevşetilmesi gerektiğini dile getiren Ülken, finansmana erişimde yaşanan zorlukların reel sektör ve üretim çarkları üzerinde baskı oluşturduğunu kaydetti.
- Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28 seviyesine revize edildi.
- KOBİ’lere yönelik yüzde 2’lik kredi kısıtının gevşetilmesi ve gecelik borçlanmanın yüzde 37’ye çekilmesi talep edildi.
- Üretim kapasitesinin korunması için nakit akış döngüsünün kırılmaması gerektiği vurgulandı.
KOBİ Kısıtları ve Finansmana Erişim Sorunu
Gecelik borçlanmanın yüzde 37 seviyesine çekilmesi ve KOBİ kısıtlarının esnetilmesi gerektiğini ifade eden Ülken, piyasadaki para sıkışıklığının üyeler tarafından her geçen gün daha yoğun bir şekilde dile getirildiğini söyledi. Finansmana erişimde faiz oranından ziyade miktar kısıtlamalarının büyük bir engel teşkil ettiğini belirten Ülken, bu kısıtların gölgesinde ticari faaliyetlerin sıkıntıya girdiğini aktardı.
Parasal sıkılaşma sürecinde reel sektörün dayanma gücünün zorlandığına değinen Başkan Ülken, bu dönemde selektif adımlar atılmasının şart olduğunu kaydetti. Özellikle kur kaynaklı maliyet baskısı altında faaliyet yürüten ihracatçılar ile KOBİ’lerin öncelikli olarak desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
‘Reel Sektör Yüksek Enflasyondan En Çok Zarar Gören Taraf’
Enflasyonla mücadele sürecinden taviz verilmemesi gerektiğini belirten Ülken, yüksek enflasyonun zararlarını en çok reel sektörün hissettiğine dikkat çekti. Talep kaynaklı enflasyonist baskının belirgin şekilde azaldığını ifade eden Ülken, arz tarafında yaşanabilecek aksaklıkların ise çok daha derin ve uzun vadeli sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
Talebin istenildiği zaman yeniden açılabileceğini ancak arzdaki bozulmaların telafi edilmesinin uzun zaman ve yüksek maliyet gerektirdiğini hatırlatan Ülken, üretim kapasitelerinin korunmasının stratejik önemde olduğunu dile getirdi.
Nakit Akış Döngüsü ve Şirketlerin Geleceği
Yüksek faiz ortamının nakit sahiplerini mevduat ve fonlara yönlendirirken, finansman arayan işletmeleri ise kredi imkanlarından uzaklaştırdığına değinen Ülken, bu durumun şirketlerin ödeme ve nakit akış döngüsünü olumsuz etkilediğini belirtti. ‘Bir şirketi zarar batırmaz ama nakit akış döngüsü şirketi sıkıntıya sokar’ diyen Ülken, nakit akım döngüsünün kırılmaması gerektiğinin altını çizdi.
İhracatçıların mevcut pazarlarını kaybetmemek adına büyük bir mücadele verdiğini ve herkesin ayakta kalmak için yoğun çaba sarf ettiğini ifade eden Ülken, KOBİ kısıtlarının ivedilikle kaldırılması, gecelik borçlanmanın yüzde 37’ye çekilmesi ve kredi faizlerinin düşürülmesi yönündeki çağrısını yineledi.
Sıkça Sorulan Sorular
Soru: Başkan Ülken Merkez Bankası’nın enflasyon tahminini nasıl değerlendirdi?
Başkan Ülken, Merkez Bankası’nın yüzde 28’e revize ettiği yıl sonu enflasyon tahminini piyasa beklentileriyle örtüşen ve daha gerçekçi bir çerçeve sunan bir adım olarak nitelendirdi.
Soru: KOBİ’ler için öne çıkarılan en önemli talep nedir?
KOBİ’lerde uygulanan yüzde 2’lik kredi kısıtının gevşetilmesi, gecelik borçlanmanın yüzde 37’ye çekilmesi ve piyasadaki finansmana erişim engellerinin kaldırılması talep edildi.
Soru: Üretim ve nakit akışı konusunda hangi uyarılarda bulunuldu?
Ülken, arzdaki sorunların çözümünün maliyetli ve zaman alıcı olduğunu belirterek üretim kapasitesinin korunması gerektiğini ve şirketleri batıran ana unsurun nakit akış döngüsünün kırılması olduğunu ifade etti.
Kaynak: Aydinkulis