Başkan Ülken’den Merkez Bankası Enflasyon Raporu Yorumu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan yılın 3. Enflasyon Raporu'nu değerlendiren Başkan Ülken, raporun yıl sonuna yaklaşıldığı için daha gerçekçi bir çerçeve sunduğunu ve piyasa...

Başkan Ülken'den Merkez

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan yılın 3. Enflasyon Raporu’nu değerlendiren Başkan Ülken, raporun yıl sonuna yaklaşıldığı için daha gerçekçi bir çerçeve sunduğunu ve piyasa beklentileriyle örtüştüğünü ifade etti. Enflasyon tahmininin yüzde 28 seviyesine revize edilmesini değerlendiren Ülken, gıda ve enerji alanındaki risklerin Merkez Bankası’nın elini zayıflatmaya devam ettiğini vurguladı.

İş dünyasının gündemindeki en kritik konuların faiz ve kredi kısıtlamaları olduğuna dikkat çeken Başkan Ülken, piyasada ciddi bir para sıkışıklığı yaşandığını belirtti. KOBİ’lere uygulanan yüzde 2’lik kredi kısıtının bir an önce gevşetilmesi gerektiğini dile getiren Ülken, finansmana erişimde yaşanan zorlukların reel sektör ve üretim çarkları üzerinde baskı oluşturduğunu kaydetti.

  • Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28 seviyesine revize edildi.
  • KOBİ’lere yönelik yüzde 2’lik kredi kısıtının gevşetilmesi ve gecelik borçlanmanın yüzde 37’ye çekilmesi talep edildi.
  • Üretim kapasitesinin korunması için nakit akış döngüsünün kırılmaması gerektiği vurgulandı.

KOBİ Kısıtları ve Finansmana Erişim Sorunu

Gecelik borçlanmanın yüzde 37 seviyesine çekilmesi ve KOBİ kısıtlarının esnetilmesi gerektiğini ifade eden Ülken, piyasadaki para sıkışıklığının üyeler tarafından her geçen gün daha yoğun bir şekilde dile getirildiğini söyledi. Finansmana erişimde faiz oranından ziyade miktar kısıtlamalarının büyük bir engel teşkil ettiğini belirten Ülken, bu kısıtların gölgesinde ticari faaliyetlerin sıkıntıya girdiğini aktardı.

Parasal sıkılaşma sürecinde reel sektörün dayanma gücünün zorlandığına değinen Başkan Ülken, bu dönemde selektif adımlar atılmasının şart olduğunu kaydetti. Özellikle kur kaynaklı maliyet baskısı altında faaliyet yürüten ihracatçılar ile KOBİ’lerin öncelikli olarak desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

‘Reel Sektör Yüksek Enflasyondan En Çok Zarar Gören Taraf’

Enflasyonla mücadele sürecinden taviz verilmemesi gerektiğini belirten Ülken, yüksek enflasyonun zararlarını en çok reel sektörün hissettiğine dikkat çekti. Talep kaynaklı enflasyonist baskının belirgin şekilde azaldığını ifade eden Ülken, arz tarafında yaşanabilecek aksaklıkların ise çok daha derin ve uzun vadeli sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Talebin istenildiği zaman yeniden açılabileceğini ancak arzdaki bozulmaların telafi edilmesinin uzun zaman ve yüksek maliyet gerektirdiğini hatırlatan Ülken, üretim kapasitelerinin korunmasının stratejik önemde olduğunu dile getirdi.

Nakit Akış Döngüsü ve Şirketlerin Geleceği

Yüksek faiz ortamının nakit sahiplerini mevduat ve fonlara yönlendirirken, finansman arayan işletmeleri ise kredi imkanlarından uzaklaştırdığına değinen Ülken, bu durumun şirketlerin ödeme ve nakit akış döngüsünü olumsuz etkilediğini belirtti. ‘Bir şirketi zarar batırmaz ama nakit akış döngüsü şirketi sıkıntıya sokar’ diyen Ülken, nakit akım döngüsünün kırılmaması gerektiğinin altını çizdi.

İhracatçıların mevcut pazarlarını kaybetmemek adına büyük bir mücadele verdiğini ve herkesin ayakta kalmak için yoğun çaba sarf ettiğini ifade eden Ülken, KOBİ kısıtlarının ivedilikle kaldırılması, gecelik borçlanmanın yüzde 37’ye çekilmesi ve kredi faizlerinin düşürülmesi yönündeki çağrısını yineledi.

Sıkça Sorulan Sorular

Soru: Başkan Ülken Merkez Bankası’nın enflasyon tahminini nasıl değerlendirdi?

Başkan Ülken, Merkez Bankası’nın yüzde 28’e revize ettiği yıl sonu enflasyon tahminini piyasa beklentileriyle örtüşen ve daha gerçekçi bir çerçeve sunan bir adım olarak nitelendirdi.

Soru: KOBİ’ler için öne çıkarılan en önemli talep nedir?

KOBİ’lerde uygulanan yüzde 2’lik kredi kısıtının gevşetilmesi, gecelik borçlanmanın yüzde 37’ye çekilmesi ve piyasadaki finansmana erişim engellerinin kaldırılması talep edildi.

Soru: Üretim ve nakit akışı konusunda hangi uyarılarda bulunuldu?

Ülken, arzdaki sorunların çözümünün maliyetli ve zaman alıcı olduğunu belirterek üretim kapasitesinin korunması gerektiğini ve şirketleri batıran ana unsurun nakit akış döngüsünün kırılması olduğunu ifade etti.

Kaynak: Aydinkulis

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Aydinkulis

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

İran’dan ABD’ye Sert Tepki: Zafer Yanılsaması İçindeler

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in Tahran yönetimine yönelik ekonomik baskı ve yaptırımları artırma yönündeki açıklamalarına sert bir dille tepki...

İran'dan ABD'ye Sert Tepki: Zafer Yanılsaması İçindeler - Fotoğraf 2

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in Tahran yönetimine yönelik ekonomik baskı ve yaptırımları artırma yönündeki açıklamalarına sert bir dille tepki gösterdi. Washington’ın izlediği politikaları ‘zafer yanılsaması’ olarak niteleyen Garibabadi, ABD yönetiminin kendi söylemleriyle açık bir çelişki içerisinde bulunduğunu vurguladı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in, Washington’ın Tahran’a karşı tarihin en büyük mali saldırısına başlayacağını duyurmasının ardından gözler İran cephesinden gelecek yanıta çevrilmişti. Sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yayımlayan Garibabadi, ABD’nin askeri iddiaları ile uygulamaya koymaya çalıştığı kapsamlı ekonomik yaptırımların birbiriyle tutarsız olduğunu belirterek Beyaz Saray’ın diplomasi dilini eleştirdi.

  • İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in tehditkar açıklamalarına X platformundan yanıt verdi.
  • ABD Hazine Bakanı Bessent, İran’ın askeri tesisleri ile nükleer programının yok edildiğini öne sürerek tarihin en büyük mali yaptırımının başlayacağını iddia etti.
  • Garibabadi, ABD’nin hem askeri kapasiteyi yok ettiğini iddia etmesi hem de en büyük mali saldırıyı başlatma gereksinimi duymasını acı bir yenilgi itirafı olarak değerlendirdi.

ABD Söylemleri Kendi İçinde Çelişiyor

Garibabadi, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı değerlendirmede ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in kullandığı ifadelere dikkat çekti. Bessent’in ABD Başkanı Donald Trump’ın politikaları sonucunda İran’ın nükleer programının gömüldüğünü, askeri kapasitesinin ve fabrikalarının neredeyse tamamen yok edildiğini iddia ettiğini hatırlatan Garibabadi, bu yaklaşımın mantıksal bir temele dayanmadığını savundu.

İranlı diplomat açıklamasında, Washington yönetimine çağrıda bulunarak şu ifadeleri kullandı: ‘İran’ın askeri kapasitesinin ortadan kaldırıldığını, askeri fabrikalarının yüzde 100’ünün yok edildiğini ve nükleer programının gömüldüğünü söylüyorsunuz. Ancak aynı İran için tarihin en büyük mali saldırısının düzenlenmesi ve ABD’nin tüm kurum ve yetkilerinin seferber edilmesi gerekiyorsa, bu bir zafer mi, yoksa acı bir yenilgi itirafı mı?’

’48 Yıldır Değişmeyen Başarısız Söylemler’

Washington’ın Tahran üzerindeki baskıyı artırma hedefini başka ülkeleri de yaptırımlarla tehdit ederek yürütmeye çalıştığını ifade eden Kazım Garibabadi, bu tutumun Amerikan diplomasisinin içinde bulunduğu zor durumu ortaya koyduğunu belirtti. ‘Zafer yanılsaması, bunu kanıtlamak için başka ülkeleri de cezalandırmakla tehdit etmek zorunda kalındığında daha da dikkat çekici hale geliyor’ ifadelerini kullanan İran Dışişleri Bakan Yardımcısı, ABD’nin uzun yıllardır sürdürdüğü stratejinin sonuç vermediğini kaydetti.

ABD yönetimi ve siyasetçilerinin yaklaşık 48 yıldır İran’ın yakında yok olacağına dair iddialar ortaya attığına değinen Garibabadi, bu söylemlerin dönem dönem farklı isimler ve projeler altında yeniden ısıtılarak kamuoyuna sunulduğunu aktardı. Tahran’ın tüm bu baskı mekanizmalarına rağmen direncini koruduğuna dikkat çeken Garibabadi, ‘İran ayakta ve güçlü kalmaya devam ediyor; yalnızca başarısızlığa uğrayan projelerin adı değişiyor’ değerlendirmesinde bulundu.

ABD Hazine Bakanı Bessent Ne Demişti?

Tartışmanın odağındaki isim olan ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Beyaz Saray’ın İran stratejisine ilişkin açıklamalarda bulunmuştu. Bessent, ABD Başkanı Donald Trump’ın kararlı adımlarıyla İran’ın nükleer programının, askeri fabrikalarının ve savunma kapasitesinin büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini savunmuştu.

Süreçte son aşamaya gelindiğini ileri süren ABD Hazine Bakanı, Tahran’a yönelik kısıtlama dalgasının başlatılacağını ifade ederek şunları kaydetmişti: ‘Şimdi son oyuna giriyoruz. Şafakta, bir düşmana karşı bugüne kadar düzenlenmiş en büyük mali saldırı olan ekonomi günü başlıyor.’ Bu ifadeler iki ülke arasındaki diplomatik gerilimin yeniden yükselmesine neden oldu.

Sıkça Sorulan Sorular

Soru: İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Garibabadi ABD’ye ne yanıt verdi?

Garibabadi, ABD’nin bir yandan İran’ın askeri ve nükleer kapasitesinin tamamen yok edildiğini iddia edip diğer yandan tarihin en büyük mali saldırısını düzenleme ihtiyacı duymasını büyük bir çelişki ve zafer yanılsaması olarak nitelendirdi.

Soru: ABD Hazine Bakanı Scott Bessent İran ile ilgili ne iddia etmişti?

Bessent, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın askeri fabrikalarını ve nükleer programını yok ettiğini savunarak, İran’a karşı tarihin en büyük mali saldırısının başlatılacağını duyurmuştu.

Soru: Garibabadi ABD’nin yaptırım politikalarını nasıl değerlendirdi?

Garibabadi, ABD’nin 48 yıldır İran’ın yok olacağını iddia ettiğini ancak İran’ın güçlü ve ayakta kalmaya devam ettiğini, yalnızca ABD’nin başarısız projelerinin adının değiştiğini vurguladı.

Kaynak: Haberturk

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Haberturk

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

Ulaştırma Bakanlığı Çağrı Merkezlerinde Yılda 22 Milyon Çağrı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bakanlık bünyesinde ve bağlı, ilgili ile ilişkili kurum ve kuruluşlarda yürütülen çağrı merkezi hizmetlerine ilişkin güncel verileri paylaştı. Vatandaş...

Ulaştırma Bakanlığı Çağrı Merkezlerinde Yılda 22 Milyon Çağrı - Fotoğraf 2

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bakanlık bünyesinde ve bağlı, ilgili ile ilişkili kurum ve kuruluşlarda yürütülen çağrı merkezi hizmetlerine ilişkin güncel verileri paylaştı. Vatandaş odaklı bütünsel bir yaklaşım çerçevesinde hizmet kalitesini ve memnuniyetini artırmayı hedeflediklerini belirten Bakan Uraloğlu, Türkiye genelindeki çağrı merkezlerinde yılda ortalama 22 milyon çağrıya yanıt verildiğini ve yapılan son araştırmalarda vatandaş memnuniyet oranının yüzde 94 seviyesine ulaştığını duyurdu.

Devlet ile vatandaş arasındaki iletişimi daha hızlı, erişilebilir ve etkin kılmak amacıyla sürdürülen saha çalışmaları ve araştırma raporları doğrultusunda sistemin sürekli güncellendiğini ifade eden Uraloğlu, toplam 10 ilde 18 farklı lokasyonda faaliyet gösteren çağrı merkezlerinde hizmet verildiğini açıkladı. Dönemsel olarak artan hizmet talepleri doğrultusunda istihdam edilen personel sayısının 3 bin 500’e kadar yükseldiğini vurgulayan Uraloğlu, teknolojik altyapının da en son yeniliklerle güçlendirildiğini bildirdi.

Yapay Zeka Destekli Chatbot ve Dijital Dönüşüm

Bakan Uraloğlu, vatandaşların ulaştırma hizmetlerine ilişkin soru, talep, öneri ve görüşlerini 7 gün 24 saat esasına göre kayıt altına aldıklarını ve ilgili birimler aracılığıyla en kısa sürede çözüme kavuşturduklarını ifade etti. İnternet siteleri, kurumların kısa numaraları ve mobil uygulamalar üzerinden erişim sağlandığını belirten Uraloğlu, mobil uygulamada yer alan ‘chat modülü’ne yönelik yapay zeka destekli chatbot geliştirme çalışmalarının başarıyla tamamlandığını dile getirdi.

Sistemde öncelikli olarak devreye giren yapay zeka destekli bot aracılığıyla hızlı ve etkin bir bilgilendirme süreci yürütüldüğünü aktaran Bakan Uraloğlu, altyapının işleyişi hakkında şu detayları verdi: Vatandaşların chat hizmetleri üzerinden ilettiği sorular, Bakanlık ve ilgili kurumlarca belirlenen anahtar kelimeler doğrultusunda değerlendirilerek otomatik yanıtlar üretiliyor. Chatbot tarafından sunulan çözümlerin yetersiz kalması veya vatandaşın ‘Diğer’ seçeneğini işaretlemesi durumunda ise görüşme vakit kaybetmeksizin canlı destek personeline aktarılıyor.

Engelsiz İletişim ve Çok Kanallı Destek Hizmetleri

Hizmetlerin toplumun tüm kesimleri için erişilebilir olması ilkesiyle hareket ettiklerini vurgulayan Bakan Uraloğlu, işitme engelli vatandaşlara yönelik özel iletişim çözümleri sunulduğunu belirtti. Mobil uygulama ve internet sitesinde yer alan modüller üzerinden işaret dili tercümanı aracılığıyla görüntülü destek verildiğini açıklayan Uraloğlu, ulaştırma hizmetlerine ilişkin sorunların bu kanalla da hızla çözüldüğünü kaydetti.

Erişilebilirlik ağını genişletmek amacıyla WhatsApp Destek Hattı’nın da aktif olarak kullanıldığını hatırlatan Uraloğlu, vatandaşların taleplerini bu hat üzerinden de kolayca iletebildiklerini ifade etti. Ayrıca sosyal medya hesapları üzerinden devlet-vatandaş etkileşiminin kesintisiz bir şekilde sürdürüldüğü ve tüm geri bildirimlerin merkezi bir yapıda değerlendirildiği bildirildi.

Auto Dialer Teknolojisi ve Merkezi Kalite Denetimi

Çağrı merkezlerindeki operasyonel verimliliği artırmak için yenilikçi yazılım çözümlerinin entegre edildiğini belirten Uraloğlu, Dış Arama (Auto Dialer) modülünün detaylarını paylaştı. Sistem öngörüleri doğrultusunda aramaların otomatik olarak başlatıldığını, ulaşılamayan numaraların atlanarak yalnızca iletişim sağlanan vatandaşların müşteri temsilcisine yönlendirildiğini aktaran Uraloğlu, bu sayede zaman kaybının önüne geçildiğini söyledi.

Auto Dialer sisteminde arama verilerinin sıklığı ve sayısının tanımlanabildiğini, veri yükleme aşamasında kara liste kontrollerinin yapıldığını belirten Uraloğlu, kara liste havuzlarının kurum bazında veya merkezi olarak yönetilebildiğini kaydetti. Modülün kullanıcı sayısı sınırı olmaksızın kullanılabildiğini ve API entegrasyonları ile dinamik veri aktarımı sağlandığını da sözlerine ekledi.

Hizmet kalitesinin sürdürülebilirliğini sağlamak adına çağrı merkezi temsilcilerinin işlemlerinin yakından takip edildiğini ifade eden Uraloğlu, görüşme esnasındaki ekran görüntülerinin ses kayıtlarıyla senkronize bir şekilde kaydedildiğini belirtti. Kalite değerlendirme uzmanları tarafından düzenli olarak incelenen bu kayıtlar, performans değerlendirmelerinde ve hizmet içi iyileştirme süreçlerinde temel veri olarak kullanılıyor. Ayrıca görüşme sonrasında uygulanan Sesli Yanıt Sistemi (IVR) anketleri, mobil anketler, geri arama ve robot arama yöntemleriyle vatandaş memnuniyeti sürekli olarak ölçümleniyor.

Sıkça Sorulan Sorular

Soru: Bakanlık çağrı merkezlerinin yıllık işlem hacmi ve memnuniyet oranı nedir?

Cevap: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bünyesindeki çağrı merkezlerinde yılda ortalama 22 milyon çağrıya yanıt verilmekte olup, gerçekleştirilen anketlerde vatandaş memnuniyet oranı yüzde 94 olarak ölçülmüştür.

Soru: İşitme engelli vatandaşlar çağrı merkezinden nasıl destek alabilir?

Cevap: İşitme engelli vatandaşlar, mobil uygulama ve internet sitesindeki özel modül üzerinden işaret dili tercümanı aracılığıyla görüntülü canlı destek alabilmektedir.

Soru: Yapay zeka Chatbot sistemi yetersiz kaldığında ne yapılmaktadır?

Cevap: Yapay zeka yanıtlarının yetersiz kaldığı durumlarda veya vatandaşın ‘Diğer’ seçeneğini tercih etmesi halinde sistem görüşmeyi otomatik olarak canlı destek temsilcisine aktarmaktadır.

Kaynak: Trthaber

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Trthaber

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.