Brüksel’de toplanan Avrupa Birliği Liderler Zirvesi’nin ikinci gününde, Batı Balkanlar’ın genişleme sürecine doğrudan etki eden diplomatik bir müdahale kayda geçti. Zirve sonuç bildirgesi taslağında yer alan ve Karadağ’ın tüm müzakere fasıllarının bu yıl sonuna kadar geçici olarak kapatılmasını ve katılım antlaşmasının süratle hazırlanmasını öngören bağlayıcı ifadeler, Hırvatistan’ın resmi itirazı neticesinde metinden tamamen çıkarıldı.
Zagreb yönetiminin masaya koyduğu ikili uyuşmazlıklar ve üyelik şartları, Podgorica yönetiminin 2028 yılı için öngördüğü tam üyelik projeksiyonunu doğrudan sekteye uğrattı. Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenkovic, zirve kulisinde yaptığı değerlendirmede sonuç bildirgesindeki müdahaleyi bizzat doğrularken, kararın Karadağ ile yürütülen ikili müzakerelerdeki somut pürüzler giderilmeden bir takvim dayatmasına izin vermeme iradesinden kaynaklandığının altını çizdi.
- Kritik Gelişme: Karadağ’ın 2024 yılı sonuna kadar tüm müzakere başlıklarını kapatmasını ve katılım antlaşması sürecini başlatmasını hedefleyen taslak maddeler Hırvatistan’ın vetosuyla zirve bildirgesinden düşürüldü.
- Resmi Veri / Açıklama: Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenkovic, Zagreb’in 10 yıllık AB tecrübesine işaret ederek Karadağ’a iletilen 8 maddelik koşul paketinin çözüme kavuşturulması gerektiğini vurguladı.
- Süreç / Sonraki Adım: 33 müzakere faslından 21’ini geçici olarak kapatan Karadağ’ın, AB genişleme kurallarındaki oy birliği zorunluluğu nedeniyle Zagreb ile tazminat, sınır ve askeri mülkiyet dosyalarında uzlaşması gerekiyor.
Brüksel Zirvesi’nde Metin Revizyonu ve Plenkovic’in Çerçevesi
Avrupa Birliği liderlerinin Brüksel’deki zirve mesaisinde en hararetli tartışma başlıklarından birini genişleme takvimleri oluşturdu. Karadağ hükümetinin, aday ülkeler arasında en ileri pozisyonda bulunmasına güvenerek metne dahil ettirmek istediği ‘yıl sonuna kadar tüm fasılların geçici olarak kapatılması’ ibaresi, Hırvatistan delegasyonunun müdahalesiyle taslaktan arındırıldı. Diplomatik kulislerde yankı bulan bu adım, Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenkovic tarafından kamuoyuna açıklandı.
Plenkovic, zirve merkezinde gazetecilere yaptığı açıklamada metin değişikliğini kendi girişimleriyle gerçekleştirdiklerini belirterek, ‘Kendi girişimimizle sonuç bildirgesini değiştirdik ve gerçekçi bir mesaj verdik. Karadağlı meslektaşlarımıza Hırvatistan ile görüşmelere sıkı sarılmaları mesajını ilettik’ ifadelerini kullandı. Sürecin iki ülkenin dışişleri bakanları seviyesinde ele alındığını kaydeden Hırvat lider, Karadağ Dışişleri Bakanı Ervin İbrahimovic ve Hırvatistan Dışişleri Bakanı Gordan Grlic Radman arasındaki temaslarda çözüm bekleyen kronik meseleler bulunduğunu hatırlattı.
Hırvatistan’ın birlik üyelerinden baskı görüp görmediği yönündeki iddialara da değinen Plenkovic, ’10 yıldır buradayım, hiçbir konuda kimsenin baskısı altında değilim. Hiçbir baskı olmadı, aksine sonuçta pek çok ülke anlayış gösterdi’ diyerek Zagreb’in pozisyonunun AB içinde karşılık bulduğunu dile getirdi. Hırvatistan’ın kendi katılım sürecinde 2007-2009 yılları arasında karşılaştığı engeller sebebiyle 3 ila 4 yıl kaybettiğini anımsatan Başbakan, Karadağ’a karşı bugüne dek yapıcı bir tutum sergilediklerini, 2012’den bu yana tüm müktesebat tecrübesini paylaştıklarını ancak ikili beklentilerin karşılanmasının mecburi olduğunu ifade etti.
Zagreb’in 8 Maddelik Dosyası: Fasıllar, Tazminat ve Deniz Sınırı
Hırvatistan’ın Karadağ’ın takvimini durduran hamlesinin arkasında, daha önce AB kurumlarına ve üye devletlerin temsilcilerine resmi bir muhtıra şeklinde sunulan 8 maddelik talep listesi yatıyor. Diplomatik belgelerle ortaya konan dosyanın 6 maddesi doğrudan yargı ve temel hakları kapsayan 23. fasılla, 2 maddesi ise dış, güvenlik ve savunma politikasını düzenleyen 31. fasılla bağlantılı bulunuyor.
Hırvat basınında da yer bulan talep dosyasının omurgasını 1990’lardaki Yugoslavya’nın dağılma sürecinde yaşanan çatışmaların hukuki ve insani mirasları oluşturuyor. Zagreb yönetimi, söz konusu dönemde Karadağ topraklarında bulunan Morinj toplama kampında esir tutulan Hırvat vatandaşlarına ve eski mahkumlara resmi tazminat ödenmesini şart koşuyor. Dosyada ayrıca akıbeti belirsizliğini koruyan 14 kayıp Hırvat vatandaşının aranması, savaş suçlularının yargılanma süreçlerinin hızlandırılması ve Karadağ’daki Hırvat ailelerin mülkiyet haklarının iadesi talep ediliyor.
İkili ihtilafların sembolik ve askeri boyutunda ise iki kritik başlık öne çıkıyor. Hırvatistan, Karadağ’ın Kotor kentindeki bir yüzme havuzuna verilen ismin değiştirilmesini isterken, taraflar arasındaki deniz sınırının uluslararası hukuka uygun şekilde kesin hatlarla belirlenmesini istiyor. Listenin en somut askeri uyuşmazlığını ise Yugoslav donanmasından kalan ve halen Karadağ ordusunun envanterinde bulunan tarihi eğitim gemisi ‘Jadran’ oluşturuyor. Zagreb, eski Yugoslavya döneminde Split limanına kayıtlı olan geminin mülkiyet hakkının Hırvatistan’a ait olduğunu savunarak Podgorica’dan derhal iade bekliyor.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Brüksel koridorlarında yaşanan bu gelişme, Avrupa Birliği’nin genişleme mekanizmasındaki en kırılgan yapısal gerçeği bir kez daha teyit etti: Oy birliği kuralı ve ikili uyuşmazlıkların veto aracına dönüştürülmesi. Hırvatistan’ın geçmişte Slovenya ile sınır ihtilafları yüzünden yıllarca AB kapısında bekletilmiş olmasını hatırlatan Başbakan Plenkovic’in, şimdi aynı veto kartını güney komşusu Karadağ’a karşı devreye sokması Balkan jeopolitiğinin değişmeyen döngüsünü somut verilerle belgeliyor.
Podgorica hükümeti, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Brüksel’de oluşan jeopolitik genişleme rüzgarını arkasına alarak 2028’de birliğin 28. üyesi olma planları yapıyordu. 33 faslın 21’ini geçici olarak kapatmış bir ülkenin takviminin zirve bildirgesinden silinmesi, teknik uyumun siyasi onay olmaksızın hiçbir hükmünün olmadığını gösterdi. Hırvatistan’ın öne sürdüğü Morinj kampı, Jadran gemisi ve sınır ihtilafı gibi maddeler Karadağ iç siyasetinde ciddi bir kırılma yaratabilecek potansiyele sahip. Karadağ Başbakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı, Zagreb’in taleplerine taviz verirse ülke içindeki milliyetçi muhalefetin tepkisiyle karşılaşacak; direnirse AB üyeliği hayali belirsiz bir geleceğe ertelenecek. Önümüzdeki süreçte AB Komisyonu’nun tarafları uzlaştırmak için Berlin Süreci ve ikili arabuluculuk mekanizmalarını devreye sokması kaçınılmaz görünüyor.
Oy Birliği Kuralı ve Karadağ’ın 2028 Vizyonu
Avrupa Birliği antlaşmaları uyarınca birliğe yeni bir üyenin kabul edilmesi veya müzakere fasıllarının hem açılması hem de nihai olarak kapatılması 27 üye ülkenin eksiksiz oy birliğini gerektiriyor. Bu kural, Hırvatistan’ın tutumunu Karadağ’ın üyelik kaderi açısından mutlak belirleyici bir konuma taşıyor.
Podgorica yönetimi, katılım müzakerelerine 2012 yılında başlamış ve Batı Balkanlar’da müktesebat uyumunda en ileri aşamaya geçmiş aday ülke sıfatını kazanmıştı. Karadağ hükümetinin kamuoyuna ilan ettiği resmi projeksiyon; 2024 yılının son çeyreğinde geriye kalan tüm fasılları kapatmak, 2025 yılında katılım antlaşmasını imzalamak ve onay süreçlerinin ardından 2028’de tam üye olarak bayrağını Brüksel’e çekmek yönündeydi. Ancak zirve sonuç bildirgesinden çıkarılan ‘yıl sonuna kadar tam mutabakat’ ifadesi, bu zaman çizelgesinin takvimden düştüğünü hukuki boyut kazandırdı.
Hırvatistan’ın 23. ve 31. fasıllara bağladığı şartlar yerine getirilmeden Zagreb yönetiminin yeşil ışık yakmayacağı tescillenirken, Podgorica’nın diplomaside manevra alanı daraldı. İki ülke dışişleri bakanlıkları arasında devam eden temasların seyrinin, Karadağ’ın Batı Balkanlar’daki öncü pozisyonunu koruyup koruyamayacağını belirleyeceği kaydedildi.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Hırvatistan, Karadağ’ın AB müzakere takvimini neden engelledi?
Hırvatistan, 1990’lardaki savaş dönemine ait Morinj esir kampı tazminatları, 14 kayıp kişinin akıbeti, Jadran askeri eğitim gemisinin iadesi, sınır tespiti ve mülkiyet haklarını içeren 8 maddelik talep dosyasının çözüme kavuşturulmasını şart koştuğu için takvim ifadelerini bildirgeden çıkarttı.
Soru: Karadağ’ın AB müzakerelerinde son durum nedir?
2012 yılında katılım müzakerelerine başlayan Karadağ, açılan 33 müzakere faslından 21’ini geçici olarak kapatmış durumda. Ülke, Batı Balkanlar genelinde AB müktesebatına en fazla uyum sağlayan aday ülke konumunu sürdürüyor.
Soru: Karadağ’ın 2028 yılındaki tam üyelik hedefi suya mı düştü?
AB’ye katılım kararları tüm üyelerin oy birliğini zorunlu kıldığı için takvim resmi olarak askıya alınmış oldu. Karadağ’ın 2028 hedefini yakalayabilmesi, Hırvatistan ile yürüttüğü ikili müzakerelerde Zagreb’in talepleri doğrultusunda uzlaşma sağlamasına bağlı bulunuyor.
Kaynak / Ajans: Trthaber
