İsrail’in Tıbbi Tahliye Engeli Gazze’de İnsani Krizi Derinleştiriyor - Tralleskop

İsrail’in Tıbbi Tahliye Engeli Gazze’de İnsani Krizi Derinleştiriyor

İsrail yönetiminin Gazze Şeridi’ne yönelik kısıtlamaları ve askeri ablukası insani felaketi her geçen gün artırırken, bölgedeki hasta ve yaralıların yurt dışında tedavi görmesini sağlayan nakil...

İsrail'in Tıbbi Tahliye

İsrail yönetiminin Gazze Şeridi’ne yönelik kısıtlamaları ve askeri ablukası insani felaketi her geçen gün artırırken, bölgedeki hasta ve yaralıların yurt dışında tedavi görmesini sağlayan nakil hatları tamamen durma noktasına geldi. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, İsrail ordusunun Rafah Sınır Kapısı’nı üst üste ikinci haftada da kapatarak hayati tehlikesi bulunan hastaların ve ağır yaralıların bölge dışına tahliyesini kasıtlı olarak engellediği kayda geçti. Uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olarak değerlendirilen bu durum, bölgedeki yıkıma uğramış hastanelerin yetersiz kalan kapasitesi nedeniyle önlenebilir can kayıplarının hızla tırmanmasına yol açıyor.

Sağlık yetkilileri, sınır kapılarının kapatılması sebebiyle tedavi bekleme listelerindeki binlerce kişinin durumunun her geçen gün ağırlaştığını ve sağlık sisteminin asgari düzeyde dahi hizmet veremez hale geldiğini belirtti. İsrail’in 10 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen devam eden ihlalleri ve kısıtlamaları, hayati tıbbi müdahalelerin yapılmasını olanaksız kılıyor. Gazze genelinde sahadan elde edilen veriler, doğrudan sağlık altyapısını ve hasta nakil kanallarını hedef alan kısıtlamaların sistematik bir mahrum bırakma politikasına dönüştüğünü altını çiziyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kritik Gelişme: İsrail, Rafah Sınır Kapısı’nı üst üste ikinci haftada da kapatarak hasta ve yaralıların tıbbi tahliyesini engellemeyi sürdürüyor.
  • Resmi Veri / Açıklama: Gazze’de 21 binden fazla hasta tıbbi tahliye beklerken, kısıtlamalar nedeniyle bugüne kadar 2 bin 27 hasta nakil olamadan hayatını kaybetti.
  • Süreç / Sonraki Adım: Filistinli yetkililer, Rafah ve diğer sınır kapılarının acilen açılması için İsrail’e uluslararası baskı yapılması çağrısında bulundu.

Tıbbi Tahliye Engelinin İnsani Boyutu ve Sahadaki Ağır Tablo

Gazze Şeridi Tıbbi Yardım Müdürü Doktor Muhammed Ebu Afeş’in paylaştığı verilere göre, İsrail’in uyguladığı sert kısıtlamalar ve tahliye kanallarını kapatması nedeniyle bugüne kadar 2 bin 27 hasta yurt dışında tedavi göremeden veya bölge dışına çıkarılamadan yaşamını yitirdi. Sahadaki mevcut şartlarda 21 binden fazla kişinin acil tıbbi tahliyeye ihtiyaç duyduğu resmi olarak belgelenmiş durumda. Hastanelerin doğrudan hedef alınarak hizmet dışı bırakılması, hayati sağlık ekipmanlarının eksikliği ve jeneratörlerin çalıştırılması için gerekli yakıtın girişine izin verilmemesi, tedavi süreçlerini tamamen kilitliyor.

Ekim 2023’ten bu yana devam eden saldırılarda yaralı sayısının 175 bini aştığı bölgede, kronik rahatsızlıklar ve uzun vadeli bakım gereksinimlerinin yanı sıra binlerce uzuv kaybı vakası bulunuyor. Kuşatma altındaki tıp merkezleri, mevcut yaralı yükünü kaldıramadığı gibi asgari standartlarda cerrahi müdahale yapma kapasitesini de kaybetmiş durumda. Tıbbi malzemelerin tükenmesi ve altyapının felç olması, yurt dışına nakil bekleyen acil vakalar için zamanı en büyük tehdit haline getiriyor.

Ateşkes İhlalleri ve Sağlık Altyapısına Yönelik Sistematik Baskı

10 Ekim 2025 tarihinde ilan edilen ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail ordusunun sahadaki ihlalleri kesintisiz biçimde devam ediyor. Gazze’deki Sağlık Bakanlığının açıkladığı son bilançoya göre, ateşkesin yürürlüğe girdiği tarihten bu yana gerçekleşen İsrail ihlallerinde 1 bin 501 Filistinli hayatını kaybetti, 5 bin 323 kişi ise yaralandı. Bu durum, ateşkes sürecinin kâğıt üzerinde kaldığını ve insani koridorların işlerlik kazanmadığını somut verilerle ortaya koyuyor.

Saldırıların başladığı Ekim 2023 tarihinden bu yana toplam bilançoya bakıldığında ise yıkımın boyutu netleşiyor. İsrail saldırıları sonucu 74 binden fazla Filistinli yaşamını yitirirken, yaralı sayısı 175 binin üzerine çıktı. Ayrıca Gazze Şeridi’ndeki genel altyapının yaklaşık yüzde 90’ı tahrip edilmiş vaziyette. Hastanelerin ve sağlık komplekslerinin sistemli olarak yıpratılması, bölgede hayatta kalan nüfusun en temel insani hakkı olan sağlık hizmetine erişimini tamamen kesintiye uğratıyor.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Saha raporları ve resmi veriler ışığında mesele ele alındığında, İsrail’in Rafah Sınır Kapısı üzerindeki denetimini tıbbi tahliyeleri durduracak seviyede sıkılaştırması, sağlık hizmetlerini bir baskı ve kuşatma unsuruna dönüştürdüğünü gösteriyor. 10 Ekim 2025 ateşkes anlaşmasının ardından askeri hareketliliğin durması beklenirken, insani geçişlerin ve tıbbi tahliyelerin engellenmesi, krizin boyutunu çatışma sahasından doğrudan yaşam mücadelesi sahasına taşımıştır. 21 binden fazla acil hastanın nakil beklediği ve her gün yeni can kayıplarının yaşandığı bu süreçte, sınır kapılarının kapalı tutulması uluslararası hukukun temel prensiplerinin fiilen askıya alınması anlamına gelmektedir. Uluslararası toplumun ve yetkili organların somut yaptırımlarla müdahale etmemesi durumunda, hastanelerin bekleme odalarında yaşanan sessiz can kayıplarının ivme kazanarak devam edeceği açıktır.

Sınır Kapılarının Kapanmasıyla Büyüyen Tıbbi Kriz

Rafah Sınır Kapısı’nın kapalı tutulması, sadece akut yaralıların değil, kanser, organ yetmezliği ve ağır travma vakaları gibi özel tedavi gerektiren binlerce hastanın da kademeli olarak ölüme terk edilmesine yol açıyor. Gazze içerisindeki tıp tesislerinin yakıt kısıtlamaları sebebiyle elektrik üretememesi, yoğun bakım ünitelerinin ve ameliyathanelerin işlevini kaybetmesine neden oluyor. Sağlık Bakanlığı, uluslararası kurumlara ve küresel aktörlere acil çağrıda bulunarak İsrail’in sınır kapılarındaki kısıtlamaları kaldırması için somut adımlar atılması gerektiğini vurguluyor.

Hayati tehlikesi bulunan hastaların bölge dışına nakledilememesi, bekleme listelerindeki yoğunluğu artırırken, halihazırda kısıtlı imkanlarla ayakta kalmaya çalışan sağlık personelinin üzerindeki yükü de taşınamaz boyuta getiriyor. Uzmanlar, tıbbi tahliye koridorunun derhal açılmaması halinde önümüzdeki günlerde engellenebilir hastalıklardan kaynaklı can kayıplarının, doğrudan askeri müdahalelerle yaşanan kayıpların üzerine çıkabileceği uyarısında bulunuyor.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: İsrail’in Rafah Sınır Kapısı’nı kapatmasının sağlık sektörüne etkisi nedir?

Sınır kapısının iki haftadır kapalı tutulması, 21 binden fazla acil hasta ve yaralının tedavi amacıyla yurt dışına nakledilmesini engellemekte ve bölgedeki yetersiz hastane kapasitesi sebebiyle can kayıplarını artırmaktadır.

Soru: Gazze’de kaç hasta nakil beklerken yaşamını yitirdi?

Gazze Şeridi Tıbbi Yardım Müdürlüğü verilerine göre, İsrail’in kısıtlamaları nedeniyle bugüne kadar 2 bin 27 hasta bölge dışına çıkarılamadığı veya gerekli tedaviyi alamadığı için hayatını kaybetmiştir.

Soru: Ateşkes sürecinden bu yana yaşanan ihlallerdeki can kaybı sayısı kaçtır?

10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana İsrail ihlalleri sonucu 1 bin 501 Filistinli yaşamını yitirmiş, 5 bin 323 kişi yaralanmıştır. Ekim 2023’ten bu yana toplam can kaybı ise 74 bini aşmıştır.

Kaynak / Ajans: Trthaber

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Trthaber
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 15.10.2026 12:04 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

Nazilli’de 2.580 Çocuğa Yüzme Eğitimi: Geleceğe Kulaç Atıyorum

Ne: Nazilli İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü ve Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü ortaklığında yürütülen “Geleceğe Kulaç Atıyorum” projesi, yeni eğitim‑öğretim yılına özel olarak Nazilli Yarı...

Nazilli’de 2.580 Çocuğa

Ne: Nazilli İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü ve Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü ortaklığında yürütülen “Geleceğe Kulaç Atıyorum” projesi, yeni eğitim‑öğretim yılına özel olarak Nazilli Yarı Olimpik Yüzme Havuzu’nda açıldı; ilk dersinde Cumhuriyet İlkokulu öğrencileri havuza girerek yüzme eğitimi aldı.

Kim, Nerede, Ne Zaman, Neden, Nasıl: Projenin açılış programına Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan, İlçe Millî Eğitim Müdürü Erdinç Güner, Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Güven Eker, şube müdürleri ve yüzme havuzuna davet edilen öğrenciler katıldı; Kaymakam Kan, sporun fiziksel ve ruhsal gelişime katkısını vurgulayarak, çocukların küçük yaşlardan itibaren sağlıklı yaşam alışkanlığı kazanmasının önemine değindi.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kritik Gelişme: Proje kapsamında son bir yılda Nazilli Yarı Olimpik Yüzme Havuzu’nda toplam 2.580 çocuğa yüzme eğitimi verildi.
  • Resmi Veri / Açıklama: Kaymakam Huriye Küpeli Kan, sporun takım çalışması, empati ve saygı gibi değerleri pekiştirdiğini belirtti.
  • Süreç / Sonraki Adım: Havuzun bakım‑onarım çalışmaları tamamlandı; su kalitesi İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenli olarak kontrol edilecek.

Projenin Açılışı ve Katılımcılar

Nazilli’de 2.580 Çocuğa Yüzme Eğitimi: Geleceğe Kulaç Atıyorum
Nazilli’de 2.580 Çocuğa Yüzme Eğitimi: Geleceğe Kulaç Atıyorum

15 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen açılış töreninde, Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan, “Geleceğe Kulaç Atıyorum” projesinin çocukların sporla tanışması ve sağlıklı bir yaşam biçimi edinmesi yönündeki hedeflerini yineledi. Açılış programına, İlçe Millî Eğitim Müdürü Erdinç Güner, Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Güven Eker, ilgili şube müdürleri ve Cumhuriyet İlkokulu’nun seçkin öğrencileri katıldı. Tören, Nazilli Yarı Olimpik Yüzme Havuzu’nun yeni bakım‑onarım sürecinin tamamlanmasının ardından gerçekleşti; suyun hijyenik koşulları, İlçe Sağlık Müdürlüğü’nün düzenli tahlilleriyle güvence altına alındı.

Yüzme Eğitiminin Kapsamı ve İlk Sonuçları

Kaymakam Kan, projenin ilk dersinde Cumhuriyet İlkokulu öğrencilerinin havuza girerek temel yüzme becerileri kazandığını, aynı zamanda suyla temasın çocuklarda özgüven ve takım ruhu oluşturduğunu belirtti. Son bir yılda toplam 2.580 çocuğa verilen eğitim, sadece fiziksel gelişimi desteklemekle kalmadı; öğrenciler, su içinde birbirleriyle iletişim kurarak empati, sevgi ve saygı gibi sosyal değerleri de deneyimledi. Proje, bölgedeki spor altyapısının güçlendirilmesi ve genç nüfusun uzun vadeli spor kültürü edinmesi açısından stratejik bir adım olarak değerlendirildi.

Havuz Bakımı, Sağlık Kontrolleri ve Gelecek Planları

Yüzme havuzunun bakım‑onarım çalışmaları, yerel belediyenin teknik ekipleri ve spor müdürlüğünün koordinasyonu ile tamamlandı; suyun pH, klor ve mikrobiyolojik parametreleri İlçe Sağlık Müdürlüğü’nün titiz takibi altında. Kaymakam Kan, “Su kalitesi konusunda şeffaflık ve sürekli denetim, çocukların güvenli bir ortamda spor yapmasını sağlıyor” diyerek, sağlık birimlerinin sürece aktif katılımını vurguladı. Projenin sürdürülebilirliği için önümüzdeki dönemde ilçe genelinde yeni yüzme havuzları açılması, öğretmen ve antrenör kadrolarının güçlendirilmesi ve ebeveynlerin bilinçlendirilmesi planlanıyor.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

“Geleceğe Kulaç Atıyorum” projesi, yalnızca bir yüzme kursu değil; Aydın’ın kırsal kesimlerinde spor kültürünün köklü bir dönüşümüne işaret ediyor. Yerel yönetimlerin eğitim‑spor entegrasyonu, genç nüfusun istihdam edilebilirliğini artırma ve bölgesel sağlık harcamalarını azaltma potansiyeli taşıyor. Ancak projenin etkisinin kalıcı olması için, uzun vadeli finansman, öğretmen‑antrenör sertifikasyonu ve aile‑okul‑spor iş birliğinin sistematik bir çerçeveye oturtulması şart. Önümüzdeki yıllarda, benzer projelerin Aydın’ın diğer ilçelerinde de modele dönüştürülmesi, bölgenin spor turizmi ve gençlik politikaları açısından yeni fırsatlar yaratabilir.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Proje kapsamında kaç çocuk yüzme eğitimi alıyor?

Proje, son bir yılda Nazilli Yarı Olimpik Yüzme Havuzu’nda toplam 2.580 çocuğa yüzme eğitimi vermiştir; yeni eğitim‑öğretim yılına özel olarak daha fazla öğrenciye ulaşması hedefleniyor.

Soru: Havuzun su kalitesi nasıl kontrol ediliyor?

İlçe Sağlık Müdürlüğü, havuz suyunun pH, klor ve mikrobiyolojik değerlerini periyodik olarak tahlil ediyor; sonuçlar kamuoyu ile şeffaf bir biçimde paylaşılıyor.

Kaynak / Ajans: Sesgazetesi

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Sesgazetesi
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 15.10.2026 12:03 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

Aydın’da Boşanma Masrafları Netleşti: Ortalama 50 Bin Lira

Ne: Aydın İncirliova’da avukat Cihan Şamil Karasu, boşanma davasının tüm ekonomik boyutlarını kalem kalem açıkladı; toplam giderin ortalama 50 000 TL olduğu belirlendi. Nerede: İncirliova Noterlik...

Aydın’da Boşanma Masrafları

Ne: Aydın İncirliova’da avukat Cihan Şamil Karasu, boşanma davasının tüm ekonomik boyutlarını kalem kalem açıkladı; toplam giderin ortalama 50 000 TL olduğu belirlendi. Nerede: İncirliova Noterlik ve Aydın Aile Mahkemeleri. Ne Zaman: 15 Ekim 2026 tarihli açıklama. Kim: Avukat Karasu ve boşanma davası açan çiftler. Nasıl: Dava açılış harçları, vekaletname masrafları, avukatlık tarifeleri ve ek keşif giderleri toplandı. Neden: Boşanma sürecinin mali şeffaflığını artırmak ve vatandaşların bütçesini korumak amacıyla.

Karasu, süreçte iki tarafın da şahsen dava açabileceğini, avukat tutma zorunluluğu olmadığını vurguladı; ancak yargılamanın karmaşıklığı ve delil toplama sürecinin uzmanlık gerektirdiği için çoğu müvekkilin avukata başvurduğu kayda geçti. Başvurma harcı, karar ve ilam harcı ile birlikte ilk yargılama gideri 3 000‑5 000 TL arasında değişiyor; tanık dinletimi, bilirkişi raporu ve keşif gibi ek hizmetler ise bu tutara ekleniyor. Bu bilgiler, Aydın’da boşanma masraflarının gerçek boyutunu ortaya koyarak, aile hukuku pratiğine ışık tutuyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kritik Gelişme: Boşanma masraflarının toplamı ortalama 50 000 TL seviyesine ulaştı.
  • Resmi Veri / Açıklama: Türkiye Barolar Birliği’nin 2025‑2026 asgari avukatlık ücreti 45 000 TL olarak belirlendi.
  • Süreç / Sonraki Adım: Maddi imkânsız vatandaşlar adli yardımdan yararlanabilir.

Boşanma Sürecinin Ücret Kalemleri

Aydın’da Boşanma Masrafları Netleşti: Ortalama 50 Bin Lira
Aydın’da Boşanma Masrafları Netleşti: Ortalama 50 Bin Lira

Karasu, boşanma davasının başlangıç aşamasında ödenmesi gereken üç temel harçtan bahsetti: başvurma harcı, karar/ilam harcı ve yargılama gideri avansı. Bu harçlar devlet tarafından sabitlenmiş olup, başvuru sırasında notere ödenir. Başvurma harcı, dava türüne göre değişmekle birlikte, genellikle 500‑1 000 TL arasında değişirken, karar ve ilam harcı toplamda 1 000‑1 500 TL tutar. Yargılama gideri avansı ise 3 000‑5 000 TL arasında bir tutarı kapsar.

Ek masraflar, davanın ilerleyişine göre ortaya çıkar. Tanık dinletimi için tebligat ücreti, bilirkişi raporu için inceleme ücreti ve keşif sırasında oluşan harçlar, her biri 500‑2 000 TL arasında değişebilir. Avukat, bu ek maliyetlerin toplamının 5 000‑10 000 TL’yi aşabileceğini, özellikle mal paylaşımı ve nafaka konularında uzman görüşü alınması gerektiğinde bu rakamların daha da artabileceğini belirtti.

Resmi Ücret Tarifesi ve Avukatlık Ücretinin Belirlenmesi

Türkiye Barolar Birliği’nin 2025‑2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre, asliye mahkemelerinde takip edilen boşanma davaları için maktu ücret 45 000 TL olarak tanımlanmıştır. Bu tutar, Aydın Aile Mahkemeleri’nde de aynı şekilde uygulanmaktadır. Ancak Karasu, “Bu tutar, her avukatın aynı miktarı talep etmesi anlamına gelmez; avukat‑müşteri sözleşmesi, davanın karmaşıklığı ve tarafların maddi durumu gibi faktörler ücretin belirlenmesinde etkili olur” diyerek esnekliği vurguladı.

Vekaletname masrafı da göz ardı edilmemelidir. Boşanma vekâletnamesi, tarafların vesikalık fotoğrafının bulunması zorunluluğu nedeniyle noter masraflarında 1 500‑2 000 TL arasında bir ek ödeme gerektirir. Avukatın dava takibi, delil toplama, tanık süreci ve müvekkilin menfaatinin korunması gibi hizmetlerini kapsayan saatlik ya da paket bazlı ücretlendirme modelleri, toplam maliyeti 10 000‑15 000 TL’ye kadar çıkarabilir.

Adli Yardım ve Vatandaşın Hakları

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi ve devamı kapsamında, maddi imkânsız vatandaşlar adli yardım talebinde bulunabilir. Karasu, “Maddi durumu yetersiz olan bireyler, gerekli şartları sağladıkları takdirde mahkemeden yargılama giderlerinin bir kısmı ya da tamamı için destek alabilir” şeklinde konuştu. Bu mekanizma, düşük gelirli çiftlerin boşanma sürecinde mali yükü hafifletmeyi amaçlar.

Avukat, boşanmanın sadece evliliğin sona ermesi değil, aynı zamanda tarafların ekonomik ve sosyal geleceklerinin yeniden şekillenmesi olduğunu vurguladı; bu bağlamda nafaka, mal paylaşımı ve çocukların bakım hakları gibi konuların titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini kayda geçirdi.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Boşanma masraflarının net bir şekilde ortaya konulması, Aydın’da aile hukuku pratiğinin şeffaflığı açısından kritik bir adım. Karasu’nun açıklamaları, hem yerel hem de ulusal ölçekte benzer maliyetlerin gözlemlenmesine olanak tanıyor. Özellikle asgari avukatlık ücretinin 45 000 TL olarak sabitlenmesi, avukat‑müşteri ilişkilerinde fiyat müzakerelerinin sınırlarını belirliyor; fakat bu tutarın bölgesel yaşam maliyetleriyle uyumlu olup olmadığı hâlâ tartışma konusudur. Ayrıca, adli yardım mekanizmasının etkin kullanımı, düşük gelirli ailelerin mahkeme masraflarını karşılayamamasının önüne geçerek, adaletin eşit dağılımını destekleyecek bir politika olarak öne çıkıyor. Gelecek dönemde, Barolar Birliği’nin ücret tarifesindeki olası revizyonları ve devletin boşanma sürecine yönelik destek paketlerini yakından izlemek, hem hukuk camiası hem de vatandaşlar için stratejik bir öneme sahip olacak.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Boşanma davası açarken en yüksek maliyet hangi kalemde ortaya çıkar?

En yüksek maliyet genellikle avukatlık ücretidir; Türkiye Barolar Birliği’nin 2025‑2026 tarifesine göre asgari maktu ücret 45 000 TL’dir, ancak davanın karmaşıklığı ve ek hizmetler (tanık dinletimi, bilirkişi vb.) bu tutarı 60 000 TL’ye kadar çıkarabilir.

Soru: Maddi imkânsız bir çift adli yardımdan nasıl faydalanabilir?

İlgili kişi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesine göre gerekli şartları (gelir belgesi, mali durum beyanı vb.) sağlayarak mahkemeden yargılama giderlerinin bir kısmı ya da tamamı için destek talep edebilir; bu başvuru noter aracılığıyla da yapılabilmektedir.

Kaynak / Ajans: Aydinhedef

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Aydinhedef
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 15.10.2026 11:33 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.