İsrail yönetiminin Gazze Şeridi’ne yönelik kısıtlamaları ve askeri ablukası insani felaketi her geçen gün artırırken, bölgedeki hasta ve yaralıların yurt dışında tedavi görmesini sağlayan nakil hatları tamamen durma noktasına geldi. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, İsrail ordusunun Rafah Sınır Kapısı’nı üst üste ikinci haftada da kapatarak hayati tehlikesi bulunan hastaların ve ağır yaralıların bölge dışına tahliyesini kasıtlı olarak engellediği kayda geçti. Uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olarak değerlendirilen bu durum, bölgedeki yıkıma uğramış hastanelerin yetersiz kalan kapasitesi nedeniyle önlenebilir can kayıplarının hızla tırmanmasına yol açıyor.
Sağlık yetkilileri, sınır kapılarının kapatılması sebebiyle tedavi bekleme listelerindeki binlerce kişinin durumunun her geçen gün ağırlaştığını ve sağlık sisteminin asgari düzeyde dahi hizmet veremez hale geldiğini belirtti. İsrail’in 10 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen devam eden ihlalleri ve kısıtlamaları, hayati tıbbi müdahalelerin yapılmasını olanaksız kılıyor. Gazze genelinde sahadan elde edilen veriler, doğrudan sağlık altyapısını ve hasta nakil kanallarını hedef alan kısıtlamaların sistematik bir mahrum bırakma politikasına dönüştüğünü altını çiziyor.
- Kritik Gelişme: İsrail, Rafah Sınır Kapısı’nı üst üste ikinci haftada da kapatarak hasta ve yaralıların tıbbi tahliyesini engellemeyi sürdürüyor.
- Resmi Veri / Açıklama: Gazze’de 21 binden fazla hasta tıbbi tahliye beklerken, kısıtlamalar nedeniyle bugüne kadar 2 bin 27 hasta nakil olamadan hayatını kaybetti.
- Süreç / Sonraki Adım: Filistinli yetkililer, Rafah ve diğer sınır kapılarının acilen açılması için İsrail’e uluslararası baskı yapılması çağrısında bulundu.
Tıbbi Tahliye Engelinin İnsani Boyutu ve Sahadaki Ağır Tablo
Gazze Şeridi Tıbbi Yardım Müdürü Doktor Muhammed Ebu Afeş’in paylaştığı verilere göre, İsrail’in uyguladığı sert kısıtlamalar ve tahliye kanallarını kapatması nedeniyle bugüne kadar 2 bin 27 hasta yurt dışında tedavi göremeden veya bölge dışına çıkarılamadan yaşamını yitirdi. Sahadaki mevcut şartlarda 21 binden fazla kişinin acil tıbbi tahliyeye ihtiyaç duyduğu resmi olarak belgelenmiş durumda. Hastanelerin doğrudan hedef alınarak hizmet dışı bırakılması, hayati sağlık ekipmanlarının eksikliği ve jeneratörlerin çalıştırılması için gerekli yakıtın girişine izin verilmemesi, tedavi süreçlerini tamamen kilitliyor.
Ekim 2023’ten bu yana devam eden saldırılarda yaralı sayısının 175 bini aştığı bölgede, kronik rahatsızlıklar ve uzun vadeli bakım gereksinimlerinin yanı sıra binlerce uzuv kaybı vakası bulunuyor. Kuşatma altındaki tıp merkezleri, mevcut yaralı yükünü kaldıramadığı gibi asgari standartlarda cerrahi müdahale yapma kapasitesini de kaybetmiş durumda. Tıbbi malzemelerin tükenmesi ve altyapının felç olması, yurt dışına nakil bekleyen acil vakalar için zamanı en büyük tehdit haline getiriyor.
Ateşkes İhlalleri ve Sağlık Altyapısına Yönelik Sistematik Baskı
10 Ekim 2025 tarihinde ilan edilen ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail ordusunun sahadaki ihlalleri kesintisiz biçimde devam ediyor. Gazze’deki Sağlık Bakanlığının açıkladığı son bilançoya göre, ateşkesin yürürlüğe girdiği tarihten bu yana gerçekleşen İsrail ihlallerinde 1 bin 501 Filistinli hayatını kaybetti, 5 bin 323 kişi ise yaralandı. Bu durum, ateşkes sürecinin kâğıt üzerinde kaldığını ve insani koridorların işlerlik kazanmadığını somut verilerle ortaya koyuyor.
Saldırıların başladığı Ekim 2023 tarihinden bu yana toplam bilançoya bakıldığında ise yıkımın boyutu netleşiyor. İsrail saldırıları sonucu 74 binden fazla Filistinli yaşamını yitirirken, yaralı sayısı 175 binin üzerine çıktı. Ayrıca Gazze Şeridi’ndeki genel altyapının yaklaşık yüzde 90’ı tahrip edilmiş vaziyette. Hastanelerin ve sağlık komplekslerinin sistemli olarak yıpratılması, bölgede hayatta kalan nüfusun en temel insani hakkı olan sağlık hizmetine erişimini tamamen kesintiye uğratıyor.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Saha raporları ve resmi veriler ışığında mesele ele alındığında, İsrail’in Rafah Sınır Kapısı üzerindeki denetimini tıbbi tahliyeleri durduracak seviyede sıkılaştırması, sağlık hizmetlerini bir baskı ve kuşatma unsuruna dönüştürdüğünü gösteriyor. 10 Ekim 2025 ateşkes anlaşmasının ardından askeri hareketliliğin durması beklenirken, insani geçişlerin ve tıbbi tahliyelerin engellenmesi, krizin boyutunu çatışma sahasından doğrudan yaşam mücadelesi sahasına taşımıştır. 21 binden fazla acil hastanın nakil beklediği ve her gün yeni can kayıplarının yaşandığı bu süreçte, sınır kapılarının kapalı tutulması uluslararası hukukun temel prensiplerinin fiilen askıya alınması anlamına gelmektedir. Uluslararası toplumun ve yetkili organların somut yaptırımlarla müdahale etmemesi durumunda, hastanelerin bekleme odalarında yaşanan sessiz can kayıplarının ivme kazanarak devam edeceği açıktır.
Sınır Kapılarının Kapanmasıyla Büyüyen Tıbbi Kriz
Rafah Sınır Kapısı’nın kapalı tutulması, sadece akut yaralıların değil, kanser, organ yetmezliği ve ağır travma vakaları gibi özel tedavi gerektiren binlerce hastanın da kademeli olarak ölüme terk edilmesine yol açıyor. Gazze içerisindeki tıp tesislerinin yakıt kısıtlamaları sebebiyle elektrik üretememesi, yoğun bakım ünitelerinin ve ameliyathanelerin işlevini kaybetmesine neden oluyor. Sağlık Bakanlığı, uluslararası kurumlara ve küresel aktörlere acil çağrıda bulunarak İsrail’in sınır kapılarındaki kısıtlamaları kaldırması için somut adımlar atılması gerektiğini vurguluyor.
Hayati tehlikesi bulunan hastaların bölge dışına nakledilememesi, bekleme listelerindeki yoğunluğu artırırken, halihazırda kısıtlı imkanlarla ayakta kalmaya çalışan sağlık personelinin üzerindeki yükü de taşınamaz boyuta getiriyor. Uzmanlar, tıbbi tahliye koridorunun derhal açılmaması halinde önümüzdeki günlerde engellenebilir hastalıklardan kaynaklı can kayıplarının, doğrudan askeri müdahalelerle yaşanan kayıpların üzerine çıkabileceği uyarısında bulunuyor.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: İsrail’in Rafah Sınır Kapısı’nı kapatmasının sağlık sektörüne etkisi nedir?
Sınır kapısının iki haftadır kapalı tutulması, 21 binden fazla acil hasta ve yaralının tedavi amacıyla yurt dışına nakledilmesini engellemekte ve bölgedeki yetersiz hastane kapasitesi sebebiyle can kayıplarını artırmaktadır.
Soru: Gazze’de kaç hasta nakil beklerken yaşamını yitirdi?
Gazze Şeridi Tıbbi Yardım Müdürlüğü verilerine göre, İsrail’in kısıtlamaları nedeniyle bugüne kadar 2 bin 27 hasta bölge dışına çıkarılamadığı veya gerekli tedaviyi alamadığı için hayatını kaybetmiştir.
Soru: Ateşkes sürecinden bu yana yaşanan ihlallerdeki can kaybı sayısı kaçtır?
10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana İsrail ihlalleri sonucu 1 bin 501 Filistinli yaşamını yitirmiş, 5 bin 323 kişi yaralanmıştır. Ekim 2023’ten bu yana toplam can kaybı ise 74 bini aşmıştır.
Kaynak / Ajans: Trthaber

