Türkiye, Doğu Akdeniz’deki stratejik dengeleri doğrudan etkileyen Libya krizinde çok katmanlı bir diplomasi hamlesine imza atarak Trablus ve Bingazi’de yerleşik rakip yönetimlerin üst düzey liderlerini Ankara’da aynı masa etrafında buluşturdu. Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın’ın ev sahipliğinde 10 Eylül tarihinde MİT yerleşkesinde gerçekleşen kritik zirvede, Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ile Yüksek Devlet Konseyi (YDK) Başkanı Muhammed Takala ilk kez doğrudan bir araya gelerek ülkedeki siyasi ve askeri birliğin tesisi için uzlaşma zeminini masaya yatırdı.
Ankara’nın son dönemde kararlılıkla takip ettiği ‘Tek Libya’ stratejisinin somut bir yansıması olan bu görüşme, Türkiye’nin 2019 yılında imzaladığı deniz yetki alanları mutabakatı ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) bölgedeki enerji lisanslarını güvence altına alma amacını da beraberinde getirdi. Birleşmiş Milletler nezdindeki siyasi kilitleri açmayı hedefleyen buluşmada taraflar, bölünmüşlüğün sona erdirilmesi ve 24 ay içerisinde gerçekleştirilmesi planlanan cumhurbaşkanlığı ile parlamento seçimlerinin hukuki altyapısının hazırlanması konusunda görüş birliğini kayda geçirdi.
- Kritik Gelişme: MİT’in ev sahipliğinde gerçekleşen temasta Trablus ve Bingazi temsilcileri Ankara’da ilk kez aynı masaya oturdu.
- Resmi Veri / Açıklama: Birleşmiş Milletler öncülüğünde varılan 4+4 anlaşması uyarınca Libya’da 24 ay içinde seçim yapılması hedefleniyor.
- Süreç / Sonraki Adım: Ankara, seçim kanunlarını hazırlayacak 6+6 Komitesi’nin çalışmalarına ev sahipliği yapmaya ve hukuki destek sunmaya hazır olduğunu ilan etti.
Ankara Zirvesinin Perde Arkası ve Siyasi Temaslar
Libya, 2014 yılından bu yana doğu ve batı olmak üzere iki ayrı yönetim erki arasında bölünmüş bir siyasi coğrafya görünümü sunuyor. Birleşmiş Milletler tarafından meşru kabul edilen Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Trablus’ta faaliyetlerini sürdürürken, geçiş dönemi yasama organı niteliğindeki Temsilciler Meclisi ise Bingazi’de konuşlu bulunan ve General Halife Hafter’in liderliğini yürüttüğü yapının denetiminde varlığını koruyor. Ankara’da gerçekleşen buluşmada Bingazi yönetimini Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih, Trablus kanadını ise Yüksek Devlet Konseyi Başkanı Muhammed Takala temsil etti.
Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiler ve saha detayları, iki liderin kurumların birleştirilmesi ve devlet otoritesinin tek bir çatı altında toplanması noktasında mutabık kaldığını gösterdi. Ankara’daki bu temasın altyapısı, Türkiye’nin son dönemde Bingazi ile geliştirdiği pragmatik ilişkiler ve Mısır ile yürütülen normalleşme süreciyle güçlendi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 11-12 Ağustos tarihlerinde Trablus ve Bingazi’yi kapsayan temaslarında Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve Halife Hafter ile görüşmesi, diplomasi trafiğini hızlandıran ana etken oldu. Süreç içerisinde Halife Hafter’in oğlu ve Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Saddam Hafter de Ankara’ya gelerek Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile temaslarda bulundu. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin her iki kanadın askeri unsurlarıyla eğitim faaliyetleri yürütmesi, sahadaki dengelerin kapsayıcı bir boyuta ulaştığını belgelerle ortaya koydu.
Stratejik Öncelikler: Deniz Yetki Alanları ve Enerji Lisansları
Türkiye’nin Libya politikasında izlediği yapıcı tutumun temelinde, 2019 yılında Ulusal Mutabakat Hükümeti ile imzalanan ‘Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası’ ile Doğu Akdeniz’deki dengeleri değiştiren deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşması yer alıyor. O dönem Trablus’a verilen askeri destek, kentin Bingazi güçlerinin kontrolüne geçmesini önlemiş ve Ankara-Trablus hattında güçlü bir askeri ve iktisadi ortaklık kurmuştu. Ancak deniz sınır anlaşmasının hukuki zeminini tam anlamıyla pekiştirmek isteyen Türkiye, söz konusu metnin Bingazi’deki Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasını hedefliyor.
Yunanistan ve Avrupa Birliği’nin, meclis onayı bulunmadığı gerekçesiyle anlaşmanın geçersiz olduğunu iddia ettiği bir vasatta, Ankara’nın Bingazi ile kurduğu temaslar hukuki ve siyasi hamle olarak öne çıkıyor. Anlaşmanın Libya meclisince tasdik edilmesi durumunda Türkiye, Doğu Akdeniz’deki tezlerinde tartışmasız bir üstünlük yakalamış olacak. Bunun yanı sıra Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) Libya’da elde ettiği karada ve açık denizde arama ruhsatlarının korunması büyük önem taşıyor. TPAO’nun keşfedilecek rezervlerde yüzde 40’a varan üretim payına sahip olması, hidrokarbon kaynakları bakımından zengin olan ülkede Türk varlığının kalıcı hale gelmesini zorunlu kılıyor.
Seçim Takvimi ve 6+6 Komitesi’nin Rolü
Ankara zirvesinin zamanlaması, Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) öncülüğünde 30 Ağustos’ta varılan ‘4+4’ veya diğer adıyla ‘mini zirve’ mutabakatının hemen sonrasına denk geldi. Her iki taraftan dörder temsilcinin imzaladığı bu anlaşma, devlet başkanlığı ve milletvekili seçimlerinin 24 ay içerisinde gerçekleştirilmesini bağlayıcı kılıyor.
Seçimlerin hukuki altyapısını ve kanun taslaklarını hazırlama görevi ise Trablus ve Bingazi yönetimlerinden altışar temsilcinin katılımıyla kurulan ‘6+6 Komitesi’ne devredilmiş durumda. Türkiye’nin, bu komitenin teknik ve hukuki çalışmalarına ev sahipliği yapma arzusunu muhataplarına ilettiği yerel basına yansıyan bilgiler arasında yer aldı. Siyasi birliğin sağlanması yönünde atılan bu adımlar, Doğu Akdeniz’deki dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye’nin bölgedeki oyun kurucu rolünü pekiştirdi.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikasında izlediği vites değişimi, Ankara’yı yalnızca Trablus’un askeri koruyucusu konumundan tüm Libya’nın kilit arabulucusu pozisyonuna taşıdı. Mısır ile normalleşen ilişkilerin ivme kazandırdığı bu süreçte, Bingazi yönetimi ve Hafter kanadı ile kurulan temaslar, Türkiye’nin 2019’da elde ettiği deniz yetki alanı kazanımlarının Bingazi Parlamentosu tarafından da onaylanması yolunda stratejik bir zemin hazırlıyor. Ankara, masadaki arabulucu ağırlığıyla hem Atina’nın Doğu Akdeniz’deki tezlerini zayıflatmayı hem de TPAO’nun %40 pay sahibi olduğu zengin enerji sahalarındaki varlığını kalıcı kılmayı hedefliyor. Seçim sürecinin 6+6 Komitesi üzerinden yürütülmesi noktasında üstlenilen yapıcı rol, Türkiye’nin Libya’daki siyasi ve iktisadi nüfuzunu bir üst safhaya taşıdığını belgeliyor.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Ankara’daki zirvenin Libya’daki mevcut siyasi bölünme açısından önemi nedir?
Zirve, 2014’ten bu yana ülkeyi doğu ve batı olarak ikiye bölen Trablus merkezli Yüksek Devlet Konseyi ile Bingazi merkezli Temsilciler Meclisi başkanlarını Ankara’da MİT ev sahipliğinde ilk kez bir araya getirmesi açısından kritik bir nitelik taşımaktadır. Taraflar siyasi birliğin sağlanması ve kurumların birleştirilmesi konusunda görüş birliğini kayda geçirmiştir.
Soru: Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve enerji politikaları bu görüşmelerden nasıl etkilenecek?
Türkiye, Bingazi yönetimi ile kurduğu yakın temas sayesinde 2019 tarihli Deniz Yetki Alanları Anlaşması’nın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasını hedeflemekte, böylece Doğu Akdeniz’deki hukuki konumunu güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Aynı zamanda TPAO’nun Libya’daki arama ruhsatları ve elde edeceği %40’a varan üretim hakları güvence altına alınmaktadır.
Kaynak / Ajans: Bbc

