Türkiye, Kuzey Afrika ve Doğu Akdeniz’deki stratejik dengeleri yeniden şekillendirecek kritik bir diplomatik hamleye imza attı. Ankara, 10 Eylül’de Libya’nın yıllardır uzlaşmaz görünen rakip Trablus ve Bingazi yönetimlerinin üst düzey temsilcilerini Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT) ev sahipliğinde gizli ve yoğun bir diplomasi trafiğiyle bir araya getirdi. Bu kritik temas, Türkiye’nin son dönemde yalnızca batıdaki Trablus yönetimiyle değil, doğudaki Bingazi kanadıyla da geliştirdiği çok boyutlu ilişkilerin somut bir neticesi olarak kayda geçti.
Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve Yüksek Devlet Konseyi (YDK) Başkanı Muhammed Takala ile Ankara’daki MİT yerleşkesinde özel bir görüşme gerçekleştirdi. Temsilciler Meclisi Başkanı ile Yüksek Devlet Konseyi Başkanı’nın ilk kez doğrudan bir araya geldiği bu zirve, Libya’da bölünmüş durumdaki siyasi ve askeri kurumların birleştirilmesi yolunda atılan en somut adım olarak değerlendiriliyor. Ankara, bu hamleyle hem Libya’nın toprak bütünlüğünü savunma kararlılığını gösterdi hem de Doğu Akdeniz’deki hayati kazanımlarını hukuki güvence altına alma yolunda stratejik bir zemin inşa etti.
- Kritik Gelişme: MİT Başkanı İbrahim Kalın, Libya’nın rakip liderleri Akile Salih ve Muhammed Takala’yı Ankara’da ilk kez yüz yüze görüştürdü.
- Resmi Veri / Açıklama: BM destekli ‘mini zirve’ mutabakatı uyarınca, Libya’da devlet başkanlığı ve parlamento seçimlerinin 24 ay içinde yapılması hedefleniyor.
- Süreç / Sonraki Adım: Türkiye, seçimlerin hukuki altyapısını hazırlayan 6+6 Komitesi’nin çalışmalarına teknik ve idari açıdan Ankara’da ev sahipliği yapmayı teklif etti.
Ankara’nın ‘Tek Libya’ Doktrini ve Sahadaki Dengeler

Libya, Kaddafi rejiminin devrilmesinin ardından 2014 yılından bu yana Trablus merkezli Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ile Bingazi merkezli, General Halife Hafter kontrolündeki geçiş dönemi yasama organı arasında iki kutuplu bir bölünmüşlük yaşıyordu. Türkiye, 2019 yılında UMH ile imzaladığı ‘Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası’ kapsamında Trablus’a askeri destek sağlayarak kentin Hafter güçlerinin eline geçmesini engellemişti. O tarihten bu yana Trablus’ta güçlü bir askeri varlık bulunduran Ankara, son dönemde dış politikasında köklü bir paradigma değişimine giderek ‘Tek Libya’ doktrinini sahaya yansıttı.
Bu yeni doktrin, özellikle Ankara-Kahire ilişkilerindeki normalleşme sürecinin ardından ivme kazandı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 11-12 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirdiği ve hem Trablus hem de Bingazi’yi kapsayan iki günlük resmi ziyareti, bu dengenin en net göstergesi oldu. Fidan’ın Bingazi’de Akile Salih ve Halife Hafter ile gerçekleştirdiği görüşmelerin hemen ardından, Hafter’in oğlu ve Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter’in Ankara’da Savunma Bakanı Yaşar Güler ile bir araya gelmesi, ilişkilerin askeri kanatta da çeşitlendiğini ortaya koydu. Hatta Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Trablus güçlerinin yanı sıra Bingazi merkezli Libya Ulusal Ordusu unsurlarıyla da ortak eğitim faaliyetleri yürüttüğü somut verilerle işaret edildi.
Mavi Vatan ve TPAO Lisanslarının Hukuki Güvencesi
Türkiye’nin Libya’daki bu aktif arabuluculuk rolünün arkasında çok boyutlu ulusal çıkarlar bulunuyor. Bu çıkarların en başında, 2019 yılında Trablus hükümetiyle imzalanan Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasının korunması geliyor. Yunanistan ve Avrupa Birliği, söz konusu anlaşmanın Libya Temsilciler Meclisi (Bingazi) tarafından onaylanmaması sebebiyle hukuken geçersiz olduğunu savunuyordu. Ankara, Bingazi yönetimiyle kurduğu bu doğrudan köprü sayesinde, anlaşmanın meclis onayından geçmesini ve böylece Doğu Akdeniz’deki Türk kıta sahanlığı sınırlarının uluslararası hukuk nezdinde sarsılmaz bir güce kavuşmasını amaçlıyor.</p
Madalyonun diğer yüzünde ise devasa enerji yatırımları yer alıyor. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Libya ile yapılan enerji işbirliği anlaşmaları çerçevesinde hem karada hem de deniz yetki alanlarında petrol ve doğalgaz arama ruhsatlarına sahip. Bu alanlarda keşfedilecek olası rezervlerde TPAO’nun yüzde 40’a varan hak sahibi olması, Türkiye’nin enerji arz güvenliği açısından kritik bir öneme sahip. Libya’da kurulacak istikrarlı ve birleşik bir hükümet, TPAO’nun bu ruhsat sahalarında güvenle faaliyet göstermesinin önünü açacaktır.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Ankara’nın MİT yerleşkesinde gerçekleştirdiği bu zirve, Türk dış politikasının artık sadece askeri caydırıcılıkla değil, ‘akıllı güç’ unsurlarını içeren yüksek istihbarat diplomasisiyle de sahayı yönettiğini gösteriyor. 2019’da askeri güçle korunan Trablus hattı, bugün Bingazi ile kurulan pragmatik diyalogla tahkim ediliyor. Türkiye, Doğu Akdeniz’deki ‘Mavi Vatan’ tezlerini riske atmamak adına, Libya’daki tüm aktörlerin üzerinde uzlaşabileceği yegane ‘güvenilir liman’ olma rolünü üstlendi. Mısır ile sağlanan mutabakatın bu süreçteki kolaylaştırıcı etkisi yadsınamaz. Önümüzdeki süreçte, Doğu Akdeniz’de Yunanistan-Rum ikilisinin tezlerini çürütecek en büyük hamle, Bingazi meclisinden çıkacak bir onay imzası olacaktır. Ankara şimdi tüm gücüyle bu hukuki kilidi açmaya odaklanmış durumda.
Seçim Takvimi ve 6+6 Komitesi’nin Rolü
Ankara’daki tarihi buluşmanın, 30 Ağustos’ta Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) öncülüğünde varılan ‘4+4’ uzlaşmasının hemen ardından gerçekleşmesi de dikkat çekici bir zamanlama olarak kayda geçti. Tarafların seçim kanunları üzerinde mutabakata vardığı bu anlaşmaya göre, Libya’da genel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 24 ay içerisinde yapılması öngörülüyor. Bu geçiş sürecinde, seçimlerin anayasal ve hukuki altyapısını hazırlamakla görevli olan ve her iki yönetimden altışar temsilcinin katılımıyla kurulan ‘6+6 Komitesi’ hayati bir rol oynayacak.
Libya basınında yer alan analizlerde, Türkiye’nin bu komitenin teknik, hukuki ve lojistik çalışmalarına Ankara’da ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu taraflara ilettiği vurgulandı. Türkiye, tarafların anayasal uzlaşıyı sağlama sürecine doğrudan katkı sunarak, seçim sonrasında kurulacak yeni birleşik hükümetin de en güçlü hamisi konumuna gelmeyi hedefliyor.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Türkiye, daha önce savaştığı Hafter ve Bingazi yönetimiyle neden yakınlaştı?
Türkiye, Libya’da kalıcı barışın ancak askeri ve siyasi birliğin sağlanmasıyla mümkün olacağını savunmaktadır. Ayrıca, 2019’da imzalanan Doğu Akdeniz deniz sınırları anlaşmasının tüm Libya nezdinde meclis onayı alabilmesi için doğudaki Bingazi meclisiyle uzlaşı sağlanması stratejik bir zorunluluktur.
Soru: Ankara’daki MİT zirvesinde hangi somut kararlar alındı?
Görüşmede, Trablus ve Bingazi temsilcileri siyasi birliğin sağlanması, kurumların birleştirilmesi ve 24 ay içinde yapılması planlanan seçimlerin hukuki altyapısının hazırlanması konularında mutabakata vardıklarını beyan etmişlerdir.
Soru: TPAO’nun Libya’daki enerji hakları bu süreçten nasıl etkilenecek?
Siyasi birliğin sağlanması, TPAO’nun hem karada hem de Akdeniz’deki ruhsat sahalarında %40 hak payı ile yürüteceği sismik arama ve sondaj faaliyetlerinin hukuki güvenliğini artıracak ve olası uluslararası itirazların önünü kesecektir.
Kaynak / Ajans: Bbc

