Gündem
Türkiye’nin kuzeyinde, Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde yer alan Pompeiopolis Antik Kenti’nde, MS 4. yüzyıla tarihlenen, yaklaşık 105 metrekarelik zemin mozaiklerinin açığa çıkarılmasıyla antik kentin mimari ve dini geçmişine ışık tutuldu.
Arkeoloji ekipleri, baziliğin orta nefindeki kazı çalışmalarında elde edilen bu mozaiklerin, henüz tamamı ortaya çıkmamış olan döşemelerin bir kısmını oluşturduğunu belirtti. Çalışmalar 2026 yılında devam ediyor ve 2025’te başlatılan kazıların yeni bulgular sunması bekleniyor.
- Kritik Gelişme: 105 m²’lik MS 4. yüzyıl mozaikleri açığa çıktı.
- Resmi Veri / Açıklama: Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, mozaiklerin “olağanüstü korunmuş” olduğunu söyledi.
- Süreç / Sonraki Adım: Kazılar devam ediyor; mozaiklerin tamamı belgeleme aşamasında.
Kararın Detayları ve Sürecin İşleyişi
Pompeiopolis Antik Kenti, Paphlagonia bölgesinin Roma İmparatorluğu döneminde önemli bir merkeziydi. Baziliğin ilk inşa evresi MS 2. yüzyılın ikinci yarısına, yaklaşık 150‑160 yıllara tarihleniyor. 2025 yılında başlatılan kazılarda, baziliğin orta nefindeki katmanlarda, MS 4. yüzyıla ait geometrik kompozisyonlardan oluşan zemin mozaikleri keşfedildi.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medyada paylaştığı açıklamasında, “MS 4. yüzyıla tarihlenen, geometrik kompozisyonlardan oluşan ve oldukça iyi korunmuş yaklaşık 105 metrekarelik zemin mozaiklerini açığa çıkardık. Üstelik orta nefteki mozaik döşemesinin tamamı da henüz ortaya çıkarılmış değil” dedi. Ersoy ayrıca, 2026 yılında elde edilen önemli buluntulardan birinin “MS 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen bir Eros başı” olduğunu belirtti.
Sahadan İlk Bilgiler ve Tarafların Açıklamaları
Arkeoloji ekipleri, kazı sırasında elde ettikleri stratigrafik verileri ve mozaiklerin kontekstini inceleyerek, baziliğin ilk inşa evresinin MS 2. yüzyılın ikinci yarısında kurulduğunu teyit etti. Mozaiklerin, baziliğin Hristiyanlaşma sürecine geçişi ve piskoposluk merkezi olma dönemiyle ilişkilendirildiği vurgulandı. Baziliğin sonraki dönemlerde önemli bir mimari ve işlevsel dönüşüm geçirdiği, bu dönüşümün de mozaik döşemelerindeki değişimlerle paralel olduğu ifade edildi.
Bölgesel ve Sektörel Yansımalar
Kastamonu’nun kültürel mirası açısından büyük öneme sahip olan bu bulgu, bölgenin arkeolojik değerini ulusal ve uluslararası arenada daha da güçlendirecek. Turizm açısından da, Pompeiopolis Antik Kenti’nin ziyaretçi akınına yeni bir soluk getirecek. Konservasyon çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte, mozaiklerin korunma ve sergileme planlarının hayata geçirilmesi bekleniyor.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Bu tür keşifler, antik kentin sadece arkeolojik değil, aynı zamanda kültürel kimliğini de yeniden şekillendirir. 105 m²’lik mozaiklerin açığa çıkması, Pompeiopolis’in Roma dönemindeki zengin sanatsal üretimini ve Hristiyanlaşma sürecindeki evrimini somutlaştırır. Eros başı gibi bulgular, kentin dini ve toplumsal yapısının değişimini belgeleyen önemli kanıtlar sunar. Bu bulguların, bölgenin turizm potansiyeline katkı sağlaması beklenirken, aynı zamanda akademik çevrelerde yeni araştırma ve yayınların ortaya çıkmasına da zemin hazırlar. Konservasyon sürecinin şeffaf ve sistemli yürütülmesi, hem yerel halkın hem de uluslararası bilim camiasının güvenini kazanır. Gelecekte, bu tür kazıların sürdürülebilir turizm ve eğitim projelerine dönüşmesi, Kastamonu’nun kültürel miras yönetiminde örnek teşkil edecektir.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Mozaiklerin korunma süreci nasıl işliyor?
Mozaiklerin bulunduğu alan, öncelikle stabil bir zeminde korunarak, ardından detaylı belgeleme ve konservasyon adımlarıyla hayata geçiriliyor. Konservasyon ekipleri, mozaiklerin yüzeyini temizleyip, hasar görmüş parçaları onararak uzun vadeli koruma planı oluşturuyor.
Soru: Çalışmaların devam etmesiyle ne kadar zaman bekleniyor?
Orta neftin tamamı henüz açığa çıkmadığı için kazı ve belgeleme çalışmalarının birkaç yıl süreceği öngörülüyor. 2027 sonuna kadar ek bulguların ortaya çıkması planlanıyor.
Kaynak / Ajans: Aa
