ŞİÖ 25 Yaşında: Türkiye’nin Asya İle Şekillenen Denge Diploması - Tralleskop

ŞİÖ 25 Yaşında: Türkiye’nin Asya İle Şekillenen Denge Diploması

Çin ve Rusya'nın öncülüğünde 2001 yılında kurulan Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te düzenlenen zirve ile çeyrek asırlık geçmişini geride bırakıyor. 'ŞİÖ'nün 25 Yılı:...

ŞİÖ 25 Yaşında:

Çin ve Rusya’nın öncülüğünde 2001 yılında kurulan Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te düzenlenen zirve ile çeyrek asırlık geçmişini geride bırakıyor. ‘ŞİÖ’nün 25 Yılı: sürdürülebilir barış, kalkınma ve refaha doğru hep birlikte’ sloganıyla gerçekleştirilen zirveye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan gibi bölge ve dünya siyasetine yön veren önemli liderler katılıyor. Zirvede örgütün 25 yıllık kazanımları detaylı biçimde ele alınırken, geleceğe dönük stratejik hedefler ve küresel işbirliği imkanları masaya yatırılıyor.

Türkiye, 2012 yılında ‘diyalog ortağı’ statüsüyle dahil olduğu ŞİÖ ile ilişkilerini, dış politikasındaki ‘Yeniden Asya’ açılımı çerçevesinde ve çok kutuplu küresel sistemde stratejik bir denge mekanizması olarak konumlandırıyor. NATO üyesi ve Avrupa Birliği (AB) tam üye adayı olan Ankara’nın Asya merkezli bu yapıyla kurduğu kurumsal bağlar ve en üst düzeydeki temaslar, uluslararası siyasette Doğu-Batı dengesi ve eksen tartışmalarını zaman zaman gündeme getirse de Türk diplomasisinin çok boyutlu işbirliği arayışının en somut örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Öne Çıkan Başlıklar

  • ŞİÖ, Bişkek Zirvesi ile 25. yılını geride bırakırken sürdürülebilir barış ve kalkınma hedeflerine odaklanıyor.
  • 2012’de ‘diyalog ortağı’ olan Türkiye, örgüt zirvelerine Cumhurbaşkanı düzeyinde düzenli katılım sağlıyor.
  • Ankara, ŞİÖ ile kurduğu ilişkilerin NATO ve AB bağlarına bir alternatif değil, çok yönlü dış politikanın bir parçası olduğunu vurguluyor.

Şanghay Beşlisi’nden 10 Üyeli Küresel Güce: 25 Yıllık Dönüşüm

Şanghay İşbirliği Örgütü’nün temelleri, 1996 yılında Çin, Rusya, Kırgızistan, Tacikistan ve Kazakistan’ın sınır güvenliği ve silahsızlanma amacıyla oluşturduğu ‘Şanghay Beşlisi’ yapısıyla atıldı. 2001 yılında Özbekistan’ın da tam üye olarak katılımıyla örgüt bugünkü adını aldı ve ‘terörizm, ayrılıkçılık ve köktencilikle mücadeleyi’ temel kuruluş ilkesi olarak benimsedi. Geçen çeyrek asırlık süreçte ŞİÖ, sadece bölgesel bir güvenlik ittifakı olmaktan çıkarak küresel siyaset ve ekonomide ağırlığı hissedilen küresel bir aktör haline dönüştü.

Örgüt, genişleme stratejisi kapsamında 2017’de Hindistan ve Pakistan’ı, 2023’te İran’ı ve 2024 yılında ise Belarus’u bünyesine katarak tam üye sayısını 10’a çıkardı. Afganistan ve Moğolistan’ın ‘gözlemci’ statüsünde yer aldığı yapıda; Türkiye, Azerbaycan, Ermenistan, Suudi Arabistan, Mısır ve Katar dahil 15 ülke ise ‘diyalog ortağı’ konumunda bulunuyor. Bişkek Zirvesi, genişleyen bu yapının Avrasya coğrafyasındaki siyasi ve ekonomik bağlantısallığı pekiştirme kararlılığını simgeliyor.

Türkiye’nin ŞİÖ Açılımı ve Batı İle İlişkilerde Denge Arayışı

Türkiye’nin ŞİÖ ile kurumsal teması 2000’li yıllarda Ankara-Moskova hattında gelişen ikili ilişkilerle hız kazandı. 2012 yılında Pekin Zirvesi’nde kabul edilen ‘diyalog ortaklığı’ statüsü, Türkiye’nin Avrasya coğrafyasındaki varlığına resmi bir nitelik kazandırdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 2012 ve 2013 yıllarında AB ile yaşanan müzakere tıkanıklıklarına ve gerilimlere atıfta bulunarak dile getirdiği ‘Bizi Şanghay Beşlisi’ne alın, biz de AB’ye vedamızı edelim’ yönündeki açıklamaları hem ulusal hem de uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Türk diplomasisi, ŞİÖ temaslarını terörle mücadele, sınır aşan suçlarla ortak mücadele, enerji güvenliği ve bölgesel ulaştırma koridorları gibi somut işbirliği alanları üzerinden şekillendirdi. Türkiye, diyalog ortaklığından 10 yıl sonra ilk kez 2022 Semerkant Zirvesi’ne özel konuk olarak davet edildi; ardından 2024 Kazakistan ve 2025 Çin zirvelerinde de en üst düzeyde temsil edildi. Bişkek Zirvesi marjında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ikili görüşme yapması da Ankara’nın bölge diplomasisindeki aktif rolünü teyit ediyor.

Eksen Kayması Tartışmaları ve Ankara’nın Stratejik Vizyonu

Türkiye’nin bir NATO üyesi ve AB aday ülkesi olarak ŞİÖ ve BRICS gibi Asya merkezli yapılarla yakınlaşması, Batılı müttefikler nezdinde zaman zaman ‘eksen kayması’ tartışmalarına neden oldu. Ancak Dışişleri Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı yetkilileri, ŞİÖ ile geliştirilen ilişkilerin Batı ile olan müttefiklik ilişkilerine alternatif olmadığını, aksine Türkiye’nin jeopolitik konumunun gerektirdiği doğal bir denge politikası olduğunu müteaddit defalar vurguladı.

Türkiye’nin 2019 yılında başlattığı ‘Yeniden Asya’ girişimi; Çin, Güney Kore, Singapur, Endonezya, Malezya ve Hindistan gibi yükselen Asya güçleriyle ilişkileri derinleştirmeyi hedefliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024 Washington NATO Zirvesi sırasında yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin hem Doğu hem de Batı ile ilişkilerini eş zamanlı ve kararlı bir şekilde sürdürdüğünü belirterek, ŞİÖ ve BRICS gibi platformlarla yürütülen temasların küresel barış ve istikrara katkı sağladığını ifade etmişti. Ankara, soğuk savaş döneminden kalan tek kutuplu yaklaşım yerine çok kutuplu dünyanın getirdiği fırsatları değerlendiren esnek bir dış politika yürütmeye devam ediyor.

Merak Edilen Sorular ve Cevaplar

Soru: Türkiye, Şanghay İşbirliği Örgütü’nde hangi statüde yer alıyor?

Cevap: Türkiye, Şanghay İşbirliği Örgütü’ne 2012 yılındaki Pekin Zirvesi’nde alınan kararla ‘diyalog ortağı’ olarak katılmıştır ve zirvelere lider düzeyinde katılım sağlamaktadır.

Soru: ŞİÖ’nün güncel kaç tam üyesi bulunmaktadır?

Cevap: Örgütün güncel olarak 10 tam üyesi vardır. Bu ülkeler Çin, Rusya, Kırgızistan, Tacikistan, Kazakistan, Özbekistan, Hindistan, Pakistan, İran ve Belarus’tur.

Soru: Türkiye’nin ŞİÖ ile ilişkileri NATO üyeliğiyle çelişiyor mu?

Cevap: Dışişleri Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı açıklamalarına göre ŞİÖ ile kurulan ilişkiler NATO veya AB taahhütlerine bir alternatif değildir. Türkiye, çok kutuplu dünyada hem Doğu hem de Batı ile dengeli ilişkiler yürüten bağımsız bir dış politika izlemektedir.

Kaynak / Ajans: Bbc

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Bbc

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

Didim’de 31. Barış Şenliği Coşkusu: Ege’nin İki Yakası Buluştu

Aydın’ın turizm ve kültür kenti Didim, bu yıl 31’incisi düzenlenen geleneksel Didim Barış Şenliği ile Ege’nin iki yakasını ortak duygularda bir araya getirdi. Tarihsel geçmişi,...

Didim'de 31. Barış

Aydın’ın turizm ve kültür kenti Didim, bu yıl 31’incisi düzenlenen geleneksel Didim Barış Şenliği ile Ege’nin iki yakasını ortak duygularda bir araya getirdi. Tarihsel geçmişi, zengin kültürel birikimi ve farklı toplulukların bir arada yaşama kültürüyle öne çıkan ilçede gerçekleştirilen etkinlikler, gün boyunca barışın ortak dilini müzik, sergi ve halk oyunlarıyla tüm dünyaya duyurdu.

Didim Belediyesi öncülüğünde organize edilen şenlik, geçmişin izlerini taşıyan fotoğraf sergilerinden amfitiyatrodaki dev dostluk sahnesine, akustik dinletilerden 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne özel hazırlanan zengin içeriklere kadar geniş bir yelpazede vatandaşlarla buluştu. Ege’nin karşı kıyısı Samos’tan gelen konuklar ve Türkiye’nin dört bir yanından katılımcılar, Didim’den yükselen dostluk mesajlarına tanıklık etti.

Öne Çıkan Başlıklar

  • Yoran Köyü Fotoğraf Sergisi ile Didim’in tarihsel ve kültürel belleği yeniden gün yüzüne çıkarıldı.
  • Samos’tan gelen sanat ve kültür heyeti ile Didim Belediyesi ekipleri aynı sahnede dostluk mesajı verdi.
  • 31. Didim Barış Şenliği, 1 Eylül Dünya Barış Günü boyunca sergiler, panel, kortej ve Candan Erçetin konseriyle sürecek.

Yoran Köyü’nden Amfitiyatroya Uzanan Kültür Köprüsü

Didim'de 31. Barış Şenliği Coşkusu: Ege'nin İki Yakası Buluştu
Didim'de 31. Barış Şenliği Coşkusu: Ege'nin İki Yakası Buluştu

Şenlik kapsamındaki ilk anlamlı etkinlik, Didim’in köklü tarihine ışık tutan Şapel & MÜBEV’de açılan “Yoran Köyü Fotoğraf Sergisi” oldu. Didim’in geçmişten bugüne uzanan yerleşim hikâyesini ve kültürel hafızasını yansıtan fotoğraflar, ziyaretçileri duygusal bir yolculuğa çıkardı. Sergiyi ziyaret eden vatandaşlar ve araştırmacılar, bölgenin mimari ve sosyolojik değişimini fotoğraflar üzerinden inceleme olanağı buldu.

Sergi programının ardından etkinliklerin adresi Didim Amfitiyatro Yeşil Alanı oldu. Burada Ege’nin iki yakasını temsil eden sanat grupları tarihi bir buluşmaya imza attı. Yunanistan’ın Samos adasından gelen Samos Müzik Grubu ile Karlovasi Samos Ionikos Kültür Derneği Halk Oyunları ekibi; Didim Belediyesi Halk Müziği Korosu ve Halk Oyunları Ekibi ile aynı sahneyi paylaştı. Türkçe ve Yunanca yükselen ezgiler ile iki yakaya ait geleneksel oyunlar, amfitiyatroyu dolduran binlerce sanatsever tarafından coşkuyla alkışlandı.

Buluşma esnasında Samos’tan gelen yabancı konuklar, Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay’a misafirperverlikleri ve organizasyon dolayısıyla teşekkür ederek özel hediyeler takdim etti. Başkan Hatice Gençay da komşu kıyıdan gelen dostlarına nazik jestleri için şükranlarını sunarak günün anısına resmi plaket takdiminde bulundu.

“Barış Hayatın İçinde”: Başkan Hatice Gençay’dan Anlamlı Mesajlar

Şenlik alanında katılımcılara seslenen Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, barış kavramının soyut bir kelimeden ibaret olmadığını, gündelik yaşamın tam merkezinde yer aldığını vurguladı. Barışın toplumsal dayanışma ve samimiyetle inşa edilebileceğine dikkati çeken Başkan Gençay, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Barış dediğimiz şey hayatın içinde. Bir sofrada, bir şarkıda, bir çocuğun kahkahasında, karşı kıyıdan gelen bir dosta uzattığımız elde… Barış; birbirimizi olduğumuz gibi kabul edebilmek, yan yana yaşayabilmek ve geleceğe birlikte umutla bakabilmektir.”

Didim’in tam 31 yıldır aralıksız şekilde barışın sesi olduğunu ve bu geleneğin bölge sınırlarını aştığını belirten Başkan Gençay, “Didim’den 31 yıldır yükselen bu barış sesinin Ege’nin iki yakasına, ülkemize, yakın ve uzak bütün coğrafyalara ulaşmasını diliyorum. Farklı ülkelerden ve Türkiye’nin 81 ilinden insanların huzur içinde bir arada yaşadığı Didim, birlikte yaşama kültürünün en güçlü örneklerinden biridir.” değerlendirmesinde bulundu.

Gizli Bahçe Akustik Konserinde Unutulmaz Gece

Günün akşam bölümünde ise Didim Amfitiyatro, unutulmaz bir müzik ziyafetine ev sahipliği yaptı. Sevilen oyuncu Hakan Bilgin’in sunumuyla başlayan Gizli Bahçe Akustik Konseri, farklı kültürlerden usta isimleri aynı sahnede buluşturdu. Gizli Bahçe Akustik Konserleri’nin kurucusu müzisyen Doğu Ekin’in yanı sıra, özgün yorumu ve güçlü sesiyle geniş bir dinleyici kitlesine sahip İlkay Akkaya, Anadolu türkülerini kendine has tarzıyla dünya sahnelerine taşıyan Eléonore Fourniau ve keman virtüözü Audrey Wozniak performanslarıyla geceye damga vurdu.

Farklı coğrafyaların ve dillerin ezgileri Didim gökyüzü altında birleşirken, müziğin birleştirici gücü bir kez daha gözler önüne serildi. Gecenin finalinde ise Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay sahneye davet edildi. Başkan Gençay; Doğu Ekin, İlkay Akkaya, Eléonore Fourniau ve Audrey Wozniak ile birlikte “Bütün İnsanlardan Arzumuz Vardır” adlı eseri tek ses olarak seslendirdi. Bu anlamlı koro, şenliğin ilk gününü hafızalara kazınan bir atmosferle tamamladı.

1 Eylül Dünya Barış Günü Programında Neler Var?

31. Didim Barış Şenliği, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde de gün boyunca sürecek kapsamlı etkinliklerle devam edecek. Bölge halkının ve kent dışından gelen ziyaretçilerin yoğun katılım göstermesi beklenen 1 Eylül programının takvimi şu şekilde açıklandı:

  • 13.00: Ayşenur Ezgi Eygi Anıt Parkı’nda resmi çelenk koyma töreni.
  • 14.00: Altınkum’da Barış Kupası Yelken Yarışı startı, denize çelenk bırakma merasimi ve Plaj Voleybolu turnuvası.
  • 15.00: DİGEM’de Didim Belediyesi Tiyatro Topluluğu’nun “Rüyadaki Oyuncaklar” çocuk oyunu sahnelenmesi. Ardından Muharrem Çetinel ve Sideris Papageorgiou’nun katılımıyla “Didim’in Kayıp Köyü, Yoran” söyleşisi.
  • 16.45: “Ayrı Dilde, Aynı Ezgi: Barış” başlıklı paneli. (Konuşmacılar: Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, Didim eski Belediye Başkanı Mehmet Soysalan, Ege Barış ve İletişim Derneği Başkanı Zeynep Altıok ve gazeteci Merih Ak).
  • 18.00: Apollon Tapınağı’ndan Altınkum Medusa’ya kadar uzanacak Barış Kupası Bisiklet Turu.
  • 19.00: Altınkum Medusa’dan Aytepe mevkisine kadar Barış Korteji yürüyüşü.
  • 20.30: Atatürk Kültür ve Yaşam Alanı Mavişehir’de Didyma Barış Ödülü ve Plaket Töreni.
  • 21.00: Şenliğin büyük finalinde sevilen sanatçı Candan Erçetin konseri.

Toplumsal ve Kültürel Yansımalar: Ege’de Birlikte Yaşama Kültürü

Didim’de 31 yıldır aralıksız sürdürülen Barış Şenliği, bölgenin uluslararası turizm potansiyeline ve kültürel diplomasisine önemli katkılar sunuyor. Samos ile Didim arasındaki tarihsel yakınlığın sanat ve halk oyunları aracılığıyla pekiştirilmesi, komşuluk ilişkilerini canlı tutarken yerel ekonomiye ve turizme de pozitif yansımalar sağlıyor. Türkiye’nin 81 ilinden göç alan kozmopolit yapısıyla Didim, barış temalı şenlikler sayesinde farklı kültürlerin uyum içinde yaşayabildiği örnek kent kimliğini güçlendirmeye devam ediyor.

Merak Edilen Sorular ve Cevaplar

Soru: 31. Didim Barış Şenliği kapsamında 1 Eylül’de hangi sanatçı konser verecek?

Şenliğin 1 Eylül Dünya Barış Günü finalinde saat 21.00’de Atatürk Kültür ve Yaşam Alanı Mavişehir’de ünlü sanatçı Candan Erçetin sahne alarak müzikseverlerle buluşacak.

Soru: Yoran Köyü söyleşisi nerede ve kimlerin katılımıyla gerçekleştirilecek?

Yoran Köyü söyleşisi saat 15.00’te DİGEM’de düzenlenecek. Söyleşide araştırmacı-yazarlar Muharrem Çetinel ve Sideris Papageorgiou, Yoran’ın geçmişten bugüne uzanan hikâyesini dinleyicilerle paylaşacak.

Soru: Samos’tan gelen heyet ile Didim Belediyesi arasında nasıl bir etkileşim oldu?

Samos Müzik Grubu ve Karlovasi Samos Ionikos Kültür Derneği ekibi Didim sahnelerinde performans sergiledi. Karşılıklı dostluk mesajlarının ardından Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay ve Samoslu temsilciler birbirlerine plaket ve hediyeler takdim etti.

Kaynak / Ajans: Aydinkulis

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Aydinkulis

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

Flash TV el değiştirdi: Safe Media ile kanalda yeni dönem başladı

Türk televizyon tarihinin en bilinen ekran yüzlerinden biri olan Flash TV, uzun süredir devam eden idari ve mülkiyet süreçlerinin ardından resmen el değiştirerek yeni bir...

Flash TV el

Türk televizyon tarihinin en bilinen ekran yüzlerinden biri olan Flash TV, uzun süredir devam eden idari ve mülkiyet süreçlerinin ardından resmen el değiştirerek yeni bir yayın dönemine adım attı. Sinema sektöründeki çalışmalarıyla tanınan ve ‘Çatlı’ filminin yapımcılığını üstlenen Safe Media, medya sektörüne dev bir yatırımla adım atarak Flash TV’yi bünyesine kattığını kamuoyuna duyurdu. Yapılan satış işleminin ardından kanalın idari yönetiminde, yayın çizgisinde ve görsel kimliğinde kapsamlı bir dönüşüm süreci başlatıldı.

Gerçekleştirilen devir teslim sonrasında televizyon kanalının ilk somut adımı logo değişimi oldu. Yeni yönetim anlayışıyla birlikte haber odaklı yayıncılık çizgisinden uzaklaşması planlanan kanalın, ailelerin güvenle izleyebileceği ulusal bir eğlence kanalı olarak konumlandırılması hedefleniyor. Yayın akışında özgün eğlence programlarından yarışmalara, sinema filmlerinden kültür-sanat yapımlarına kadar geniş bir içerik yelpazesi yer alacak.

Öne Çıkan Başlıklar

  • Flash TV, yapımcılık sektörünün bilinen ismi Safe Media tarafından satın alındı.
  • Kanalın kurumsal kimliği ve logosu yenilenirken yayın odağı haberden eğlenceye kaydırıldı.
  • TMSF ve kayyum süreçlerinin ardından tamamlanan satışla kanalda yeni bir sayfa açıldı.

Haber Odaklı Yapıdan Ulusal Eğlence Kanallığına Geçiş

Flash TV’nin yeni sahibi Safe Media, kanalın yayın konseptinde radikal bir değişikliğe gidiyor. Yeni dönemde haber ağırlıklı bir yapı yerine her yaştan izleyici kitlesine hitap eden ulusal bir eğlence kanalı profili çizilecek. Yayın akışına dahil edilmesi planlanan özgün içerikler arasında yarışma programları, canlı müzik yayınları, kültür-sanat kuşakları, popüler diziler ve Türk sinemasının seçkin örnekleri bulunuyor.

Satın alma sonrası değerlendirmelerde bulunan Safe Media Yönetim Kurulu Başkanı Seyfi Şahin, Flash TV markasının Türk medya sektöründeki tarihsel önemine dikkat çekti. Şahin, temel hedeflerinin kanalı aile ortamında güvenle takip edilebilecek bir ekran haline getirmek olduğunu vurguladı. Kanalın yalnızca geleneksel konvansiyonel yayıncılıkla sınırlı kalmayacağını belirten Şahin, teknik altyapının baştan aşağı güçlendirileceğini ve yeni dönemde dijital yayın platformlarında da etkin şekilde varlık göstereceklerini ifade etti.

Satışın Perde Arkası: Çalkantılı Mülkiyet Süreci Nasıl Gelişti?

Flash TV’nin Safe Media’ya devri öncesinde kanalın sahiplik yapısında hareketli bir süreç yaşandı. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), kanalı ilk olarak 84 milyon TL muhammen bedel üzerinden satışa çıkarmış ve bu ihaleyi Ankara merkezli Öz Er-Ka İnşaat’ın sahibi Eşref Keleş kazanmıştı. Ancak süreç devam ederken Flash TV, 9 Ocak 2025 tarihinde Bankpozitif ve Payfix Ödeme Kuruluşu’nun sahibi Erhan Kork tarafından satın alınmış, bu devirle birlikte ekran yönetiminde Ersoy Dede’nin adı öne çıkmıştı.

Kanalın Erhan Kork’a geçişinin ardından Kork hakkında yürütülen hukuki soruşturmalar ve tutuklama kararı sonrası TMSF kanala yeniden kayyum atayarak yönetimini devraldı. Kayyum yönetiminde başlatılan yeni satış süreci kapsamında teklif sunan Safe Media, ihaleyi tamamlayarak kanalın yeni sahibi oldu. Yaşanan bu mülkiyet değişimleriyle birlikte kanaldaki hukuki ve idari belirsizlikler sona erdi.

Geleneksel Ekrandan Dijital Platformlara Uzanan Vizyon

Yeni yönetim anlayışı doğrultusunda Flash TV’nin hem karasal ve uydu yayınlarında hem de dijital ortamlarda izleyiciyle buluşması hedefleniyor. Güçlendirilen teknolojik altyapısı ve yenilenen stüdyo donanımlarıyla yayın kalitesinin artırılması planlanıyor. Aile dostu içerik konseptiyle geniş kitlelere ulaşmayı hedefleyen kanal, dijital medyadaki varlığını da güçlendirerek yeni nesil izleyici alışkanlıklarına uyum sağlamayı amaçlıyor.

Merak Edilen Sorular ve Cevaplar

Soru: Flash TV’nin yeni sahibi kimdir?

Cevap: Flash TV, sinema ve yapım sektöründe ‘Çatlı’ filmiyle tanınan Safe Media şirketi ve Yönetim Kurulu Başkanı Seyfi Şahin tarafından satın alınmıştır.

Soru: Kanalın yayın akışında ne tür değişiklikler olacak?

Cevap: Kanal, haber ağırlıklı yayın çizgisinden çıkarak aile odaklı bir ulusal eğlence kanalına dönüştürülecektir. İçerikte yarışmalar, müzik, kültür-sanat programları, diziler ve sinema filmleri ağırlıkta olacaktır.

Soru: Flash TV daha önce hangi süreçlerden geçti?

Cevap: TMSF tarafından 84 milyon TL muhammen bedelle ihaleye çıkarılan kanal, Eşref Keleş ve sonrasında Erhan Kork tarafından satın alınmış; Erhan Kork’un tutuklanmasının ardından TMSF kayyum atayarak kanalı yeniden satışa çıkarmıştır.

Kaynak / Ajans: Sesgazetesi

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Sesgazetesi

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.