Lübnan’ın güneyindeki Sur ilçesinde, İsrail ordusunun insansız hava araçları (İHA) ve savaş uçakları, 1 Eylül 2026 tarihinde art arda üç hava saldırısı düzenledi. Saldırılar, Mansuri beldesi, Meşaa Mahallesi ve Nebatiye’nin Doğu Zevtar beldesinde gerçekleşti; aynı gün Kantara beldesinde şiddetli patlamalar meydana geldi.
İsrail, 17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasını birden fazla kez uzatmış olmasına rağmen, bölgeye yönelik hava ve topçu saldırılarını sürdürüyor. NNA’nın haberine göre, İsrail İHA’ları Beyrut’un Dahiye bölgesi üzerinde de alçak irtifada dolaşırken, Nebatiye’nin Şakif Kalesi yakınlarında büyük bir patlama gerçekleştirildi.
- İsrail, ateşkes koşullarını ihlal ederek Lübnan güneyinde 3 ayrı hava saldırısı düzenledi.
- Kantara Dağı’nda gerçekleşen patlamalar, dağın bir kısmının çökmesine yol açtı.
- Lübnan hükümeti, savaşın bir milyondan fazla yerinden edilene neden olduğunu belirtti.
İHA’ların Mansuri ve Meşaa’ya yönelttiği darbeler, yerel halkı aniden uyarı sesleri ve yoğun dumanla karşılaştırdı. Aynı anda, Nebatiye’nin Doğu Zevtar beldesinde İsrail savaş uçakları bir dizi hassas hava saldırısı yaptı; bu saldırılar, altyapı ve sivil konutları hedef alarak geniş çaplı yıkıma neden oldu.
Gün içinde, Kantara beldesini sarsan art arda patlamalar, bölgedeki jeolojik yapı üzerinde de etkili oldu. Patlamaların ardından Kantara Dağı’nın bir kısmının çöktüğü rapor edildi; bu durum, yerel halkın tahliye edilmesini zorunlu kıldı. Saldırıların ardından bazı beldelere topçu ateşi de yönlendirildi; bu da çatışmanın sadece hava gücüyle sınırlı kalmadığını gösterdi.
Saldırıların Ayrıntıları ve Gelişimi
İsrail ordusunun 2 Mart’ta başlattığı yoğun hava operasyonları, Lübnan’ın güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti. O zamandan beri, yerinden edilenlerin sayısı bir milyonu aşmıştı. 1 Eylül’deki yeni saldırılar, özellikle Nebatiye’nin stratejik konumu ve Kantara’nın dağlık yapısı göz önüne alındığında, İsrail’in bölgeyi askeri açıdan kontrol etme çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
İsrail savunma bakanlığı, saldırıların “güvenlik tehditlerini bertaraf etmek” amacıyla gerçekleştirildiğini iddia ederken, Lübnan dışişleri bakanlığı ise bu eylemleri “açık bir ateşkes ihlali” ve “uluslararası hukukun ihlali” olarak nitelendiriyor.
Bölge ve Uluslararası Tepkiler
Lübnan hükümeti, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne acil bir oturum talep etti ve İsrail’in saldırılarını kınayan bir karar taslağı hazırladı. Aynı zamanda, bölgedeki insani yardım kuruluşları, yaralıların tedavisi ve yerinden edilenlerin barınma ihtiyaçları için uluslararası fon çağrısında bulundu.
Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği temsilcileri, durumu “endişe verici” olarak nitelendirip, tarafları ateşkesi yeniden gözden geçirmeye davet etti. Ancak, İsrail’in güvenlik endişelerini göz ardı etmediği ve askeri operasyonlarını sürdüreceği sinyali vermesi, bölgedeki tansiyonu yükseltti.
Merak Edilen Sorular ve Cevaplar
Soru: İsrail neden ateşkes anlaşmasını ihlal ediyor?
Cevap: İsrail, Lübnan sınırındaki militan grupların konumunu ve silah depolarını hedef alarak, güvenlik tehditlerini ortadan kaldırma gerekçesiyle saldırılarını sürdürüyor.
Soru: Saldırılar sonucunda kaç kişi yaralandı?
Cevap: Resmi rakamlar henüz netleşmemiş olsa da, yerel sağlık birimleri yüzlerce yaralı ve birkaç ölü bildiriyor.
Soru: Uluslararası toplum nasıl bir adım atmalı?
Cevap: Birleşmiş Milletler’in acil bir ara buluculuk görevi üstlenmesi, insani yardımın hızlandırılması ve ateşkesin yeniden teyit edilmesi bekleniyor.

