İsrail’in Gazze Saldırılarında 3 Bin Kişi Zorla Kaybedildi

30 Ağustos Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü vesilesiyle kamuoyuna duyurulan kapsamlı bir araştırma raporu, Gazze Şeridi'nde yaşanan insani dramın en ağır boyutlarından birini gözler önüne serdi....

İsrail'in Gazze Saldırılarında

30 Ağustos Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü vesilesiyle kamuoyuna duyurulan kapsamlı bir araştırma raporu, Gazze Şeridi’nde yaşanan insani dramın en ağır boyutlarından birini gözler önüne serdi. Gazze Şeridi merkezli insan hakları kuruluşu Filistinli Kayıplar ve Zorla Kaybedilenler Merkezi tarafından hazırlanan çalışmada, İsrail güçlerinin bölgeye yönelik saldırıları sürecinde yaklaşık 2 bin 500 ila 3 bin kişinin zorla kaybedilmiş olabileceği bildirildi.

Söz konusu ürpertici tahmin, sahada doğrudan belgelenen ve kayıp kişilerin aileleri tarafından yapılan resmi ihbarlara dayanan 317 vakalık derinlemesine bir analitik örnekleme dayanıyor. İnsan hakları uzmanları, elde edilen verilerin Gazze genelinde sistematik ve geniş çaplı bir zorla kaybetme örüntüsüne işaret ettiğini ve uluslararası toplum tarafından acilen bağımsız mekanizmalarla soruşturulması gerektiğini vurguluyor.

Öne Çıkan Başlıklar

  • Gazze’de 2 bin 500 ila 3 bin kişinin zorla kaybedildiği tahmin ediliyor.
  • İncelenen vakaların yüzde 95,27’sini erkekler, önemli bir kısmını ise çocuklar oluşturuyor.
  • Enkaz altındaki 5 bin kayıp kişi ile zorla kaybedilen vakalar birbirinden ayrı değerlendiriliyor.

Gazze’de Zorla Kaybedilme İddiaları ve Analitik Veriler

İsrail'in Gazze Saldırılarında 3 Bin Kişi Zorla Kaybedildi
İsrail'in Gazze Saldırılarında 3 Bin Kişi Zorla Kaybedildi
İsrail'in Gazze Saldırılarında 3 Bin Kişi Zorla Kaybedildi
İsrail'in Gazze Saldırılarında 3 Bin Kişi Zorla Kaybedildi

Filistinli Kayıplar ve Zorla Kaybedilenler Merkezi’nin hazırladığı çalışma, kayıp kişilerin akıbetlerini araştırmak ve ailelerin hukuki haklarını takip etmek amacıyla yürütülen saha faaliyetleri sonucunda ortaya kondu. Raporda yer alan ayrıntılara göre, incelenen 317 somut vakadan 302’sini erkekler oluşturuyor. Bu rakam, belgelenen toplam vakaların yüzde 95,27’sine karşılık geliyor. Araştırılan vakalar arasında 15 kadının yanı sıra 41 çocuk ve 60 yaş üzerindeki 17 yaşlı bireyin de bulunması, durumun vahamettini artırıyor.

Raporda, incelenen örneklemin Gazze’deki tüm kayıp veya zorla kaybetme vakalarının tamamını temsil etmediği, ancak bölgede cereyan eden olayların niteliğini anlamak açısından kritik göstergeler sunduğu kaydedildi. Araştırmacılar, gerçek sayının çok daha yüksek olabileceğine dikkat çekiyor.

Olayların Gerçekleştiği Bölgeler ve Kaybolma Koşulları

Veriler coğrafi bazda incelendiğinde, zorla kaybetme vakalarının en yoğun yaşandığı bölgenin 89 vakayla Gazze kenti olduğu görülüyor. Gazze kentini 74 vakayla Gazze’nin kuzeyi, 59 vakayla Han Yunus, 37 vakayla Gazze’nin orta kesimleri ve 32 vakayla Refah takip ediyor.

Zorla kaybetme olaylarının hangi şartlar altında gerçekleştiği de raporda detaylandırıldı. İlk sırada, İsrail güçlerinin evlere baskın düzenlemesi ve mahalleleri kuşatması esnasında meydana gelen 76 vaka yer alıyor. Bunun yanı sıra öne çıkan diğer kaybolma senaryoları şu şekilde sıralandı:

  • Eve Dönüş ve İhtiyaç Arayışı: Yıkılan evlerine dönmeye veya temel yaşam malzemelerini temin etmeye çalışırken kaybolan 60 vaka.
  • Tahliye ve Kontrol Noktaları: Güvenli bölgelere yerinden edilme sırasında veya askeri kontrol noktalarından geçerken gözaltına alınıp haber alınamayan 42 vaka.
  • Gıda ve Insani Yardım Bekleyişi: Yiyecek ararken ya da insani yardımların dağıtılmasını beklerken ortadan kaybolan 39 vaka.
  • Sağlık Tesisleri ve Basın Mensupları: Tıbbi tesislerin kuşatılması, basılması veya hastaların nakledilmesiyle bağlantılı 22 vaka ile gazetecilik ve saha çalışmaları sırasında yaşanan 10 vaka.

Enkaz Altındakiler ile Zorla Kaybedilenler Karıştırılmamalı

İnsan hakları raporunda önemli bir ayrımın altı çizildi. İsrail saldırılarında yıkılan binaların enkazı altında halen 4 bin ila 5 bin arasında kayıp kişinin bulunduğu tahmin ediliyor. Ancak merkez, enkaz altında kaldığı değerlendirilen bu kişilerin, gözaltı veya kaçırılma şüphesi taşıyan zorla kaybedilmiş bireylerle karıştırılmaması gerektiğini belirtti.

Öte yandan Filistin Adalet Bakanlığı tarafından Nisan 2026’da yapılan açıklamada, Ekim 2023’ten bu yana 11 bin 200’den fazla Filistinlinin kayıp veya zorla kaybedilmiş olarak kayıtlara geçtiği, bu kişilerin 4 bin 700’den fazlasının kadın ve çocuklardan oluştuğu bildirilmişti.

Uluslararası Hukuk, BM Tanımı ve Çağrılar

Birleşmiş Milletler (BM) standartlarına göre zorla kaybetme; bir kişinin devlet makamları veya devletin desteğiyle hareket eden aktörler tarafından tutuklanması, gözaltına alınması veya kaçırılmasının ardından özgürlüğünden mahrum bırakıldığının reddedilmesi ya da kişinin akıbetine dair bilgi verilmemesi şeklinde tanımlanıyor.

Raporun sonuç bölümünde uluslararası topluma acil çağrıda bulunuldu. Gazze’deki tüm kayıpların akıbetinin açıklanması, Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nin (ICRC) tutuklulara erişiminin güvence altına alınması ve zorla kaybetme vakalarını soruşturup sorumluları yargı önüne çıkaracak bağımsız bir uluslararası mekanizmanın kurulması talep edildi. Ekim 2023’ten bu yana süregelen saldırılarda çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 73 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 174 binden fazla kişi ise yaralandı.

Merak Edilen Sorular ve Cevaplar

Soru: Gazze’de kaç kişinin zorla kaybedildiği tahmin ediliyor?

Filistinli Kayıplar ve Zorla Kaybedilenler Merkezi’nin analitik raporuna göre, İsrail saldırıları sırasında Gazze’de yaklaşık 2 bin 500 ila 3 bin kişinin zorla kaybedilmiş olabileceği değerlendirilmektedir.

Soru: Enkaz altındaki kayıplar zorla kaybedilenler sayısına dahil mi?

Hayır. Yıkılan binaların enkazı altında olduğu tahmin edilen 4 bin ila 5 bin kişi, askeri güçlerce gözaltına alınan veya kaçırılan zorla kaybedilmiş kişilerden ayrı bir kategoride değerlendirilmektedir.

Soru: BM zorla kaybetmeyi nasıl tanımlıyor?

BM, bir kişinin devlet yetkilileri veya onların onayıyla hareket eden kişilerce özgürlüğünden mahrum bırakılması ve sonrasında bu durumun reddedilerek nerede olduğunun gizlenmesini zorla kaybetme olarak tanımlamaktadır.

Kaynak / Ajans: Aa

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Aa

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

SGK’dan Müjdeli Karar: 3 Yeni İlaç Geri Ödeme Listesinde

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), vatandaşların sağlık hizmetlerine ve hayati önem taşıyan tedavilere erişimini kolaylaştıracak son derece kritik bir düzenlemeyi daha yürürlüğe koydu. Çalışma ve Sosyal...

SGK'dan Müjdeli Karar:

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), vatandaşların sağlık hizmetlerine ve hayati önem taşıyan tedavilere erişimini kolaylaştıracak son derece kritik bir düzenlemeyi daha yürürlüğe koydu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından kamuoyuna duyurulan yeni kararla birlikte, özellikle ağır ve kronik rahatsızlıklarla mücadele eden hastalar için büyük önem taşıyan 3 yeni ilaç geri ödeme listesine dahil edildi. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ‘Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ’ ile mevcut sağlık ödeme kriterleri baştan aşağı güncellendi.

29 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla açıklanan yeni düzenleme, hem kanser hastaları hem de nadir görülen kan hastalıklarıyla mücadele eden vatandaşlar için adeta can suyu niteliği taşıyor. Yapılan resmi bilgilendirmeye göre; geri ödeme kapsamına alınan ürünlerden ikisi Hemofili B tedavisinde, biri ise kanser tedavisinde kullanılıyor. Kararın en dikkat çeken yönlerinden birini ise sağlıkta yerlileşme adımları oluşturuyor; listeye eklenen kritik ilaçlardan birinin tamamen Türkiye’de üretilen yerli imalat bir ürün olduğu vurgulandı.

Öne Çıkan Başlıklar

  • Hemofili B ve kanser tedavisinde kullanılan 3 yeni ilaç SGK geri ödeme listesine eklendi.
  • Listeye giren ilaçlardan biri %100 yerli üretim olarak Türkiye’de imal ediliyor.
  • Eczanelerde özel hazırlanan majistral ilaçların SGK ödeme tutarları %40 oranında artırıldı.
  • Çocuk cerrahisi kapsamı genişletildi, kemik iliği nakli donör tarama süreçleri güncellendi.

Kanser ve Hemofili Hastaları İçin Önemli Güvence

Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) gerçekleştirilen köklü revizyon, hastaların ilaca erişimindeki maddi yükü önemli ölçüde hafifletmeyi amaçlıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, devletin tüm imkanlarıyla hastaların yanında olmaya devam ettiğini belirterek, tedavi süreçlerinin kesintiye uğramaması adına yasal altyapının sürekli olarak modernize edildiğini ifade etti.

Sisteme dahil edilen Hemofili B ilaçları, hastaların yaşam kalitesini artırma ve olası kanama krizlerinin önüne geçme noktasında hayati rol oynuyor. Kanser tedavisinde kullanılan yeni ilacın geri ödeme kapsamına alınması ise yenilikçi moleküllere erişimi kolaylaştırarak hastaların tedaviye ulaşımındaki engelleri kaldırıyor. Kararın yerli ilaç sanayiini destekleyen boyutu ise Türkiye’nin medikal bağımsızlık vizyonuna doğrudan katkı sunuyor.

Majistral İlaçlarda Yüzde 40 Artış ve Çocuk Cerrahisi Düzenlemesi

Yeni tebliğ yalnızca hazır fabrikasyon ilaçlarla sınırlı kalmadı. Hekimler tarafından reçete edilen ve eczanelerde eczacılar tarafından kişiye özel olarak hazırlanan ‘majistral ilaçlar’ için de SGK tarafından karşılanan ödeme tutarlarında yüzde 40 oranında kayda değer bir artışa gidildi. Bu hamle, hastaya özel tedavi protokollerinin sürdürülebilirliği açısından stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Öte yandan, Sağlık Uygulama Tebliği’ndeki değişiklikler çocuk sağlığı ve organ nakli süreçlerini de doğrudan etkiliyor. Çocuk cerrahisi alanında uzman hekimlerce gerçekleştirilen tıbbi işlemlerin ve sunulan kompleks tedavilerin kapsamı genişletilerek daha fazla tedavi yöntemi güvence altına alındı. Bunun yanı sıra, kemik iliği nakli bekleyen binlerce hasta için kritik önem taşıyan uygun donör tarama ve eşleşme prosedürleri, uluslararası güncel tıbbi standartlara göre yeniden yapılandırıldı.

Kararın Toplumsal ve Sağlık Sektörüne Yansımaları

Sağlık alanında atılan bu adımlar, hem hasta yakınlarının ekonomik yükünü azaltıyor hem de sağlık sisteminin işleyişine ivme kazandırıyor. Uzmanlar, geri ödeme listesine alınan yeni moleküllerin ve majistral ilaçlardaki fiyat artışının vatandaşın cebinden çıkan sağlık harcamalarını doğrudan düşüreceğine dikkat çekiyor. Yerli ilaç üretimine verilen destek ise Türkiye’nin küresel ilaç pazarındaki rekabet gücünü artırırken dışa bağımlılığı azaltma hedefini pekiştiriyor.

Merak Edilen Sorular ve Cevaplar

Soru: SGK’nın geri ödeme listesine eklediği 3 yeni ilaç hangi hastalıkların tedavisinde kullanılıyor?

Cevap: Geri ödeme listesine alınan 3 yeni ilacın ikisi Hemofili B tedavisinde, biri ise kanser tedavisinde kullanılmaktadır. Bu ilaçlardan bir tanesi tamamen yerli üretimdir.

Soru: Majistral ilaç ödemelerinde nasıl bir değişiklik yapıldı?

Cevap: Eczanelerde doktor reçetesine uygun olarak eczacılar tarafından kişiye özel hazırlanan majistral ilaçların SGK tarafından karşılanan geri ödeme tutarı yüzde 40 oranında artırılmıştır.

Soru: Donör taramaları ve çocuk cerrahisiyle ilgili hangi yenilikler getirildi?

Cevap: Çocuk cerrahisi branşında uygulanan tıbbi işlemlerin kapsamı genişletilmiş; kemik iliği nakli bekleyen hastalar için uygun donör tarama adımları güncel tıbbi gereksinimlere göre yeniden düzenlenmiştir.

Kaynak / Ajans: Yenikiroba

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Yenikiroba

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

Aydınlı Şehit Annesinin Yürek Yakan Sözleri: Gitti Yok

Aydın’ın Köşk ilçesinde, 1997 yılında Ardahan’da şehit düşen vatan evladı Mevlüt Öztürkmen’in baba ocağında son derece duygu dolu anlar yaşandı. AK Parti Aydın Milletvekili Seda...

Aydınlı Şehit Annesinin

Aydın’ın Köşk ilçesinde, 1997 yılında Ardahan’da şehit düşen vatan evladı Mevlüt Öztürkmen’in baba ocağında son derece duygu dolu anlar yaşandı. AK Parti Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş; AK Parti Köşk İlçe Başkanı Alim Öztürk, Kadın Kolları Başkanı Yasemin Yazgan, Yavuzköy Mahalle Muhtarı Okan Yavuz ve ilçe teşkilat üyelerinden oluşan heyetle birlikte şehit ailesinin hanesine ziyarette bulundu. Ziyaret kapsamında, şehidimizin hürmete layık babası İlyas Öztürkmen ve annesi Sayime Öztürkmen ile bir araya gelinerek aile fertlerinin elleri öpüldü, hayır duaları alındı.

Yıllardır yüreğinde kor bir ateş gibi evlat acısını taşıyan şehit annesi Sayime Öztürkmen’in, evini ziyaret eden heyet karşında dile getirdiği hisli cümleler salonda bulunan herkesi derinden etkiledi. Oğlunun şehadet haberini aldığı o meşakkatli geceden bugüne kadar geçen süreci ve televizyon ekranlarından takip ettiği Milletvekili Seda Sarıbaş’ı karşısında gördüğünde yaşadığı büyük heyecanı anlatan acılı anne, gözyaşlarına hakim olmakta güçlük çekti. Milletvekili Sarıbaş ise aziz şehitlerin ve ailelerinin milletimize emanet olduğunu ifade ederek, devletin tüm imkanlarıyla her zaman yanlarında duracağını taahhüt etti.

Öne Çıkan Başlıklar

  • AK Parti Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş ve beraberindeki heyet, 1997’de Ardahan’da şehit düşen Mevlüt Öztürkmen’in Köşk Yavuzköy’deki ailesini ziyaret etti.
  • Şehit annesi Sayime Öztürkmen’in “O gelsin gitsin diye bakıyorduk ama ne oldu, gitti, yok” şeklindeki sözleri büyük üzüntü yarattı.
  • Ziyarette, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Bahçeli öncülüğündeki “Terörsüz Türkiye” sürecinin kardeşlik ve huzur getireceği vurgulandı.

Köşk Yavuzköy’de Duygu Dolu Şehit Ailesi Ziyareti

Aydın’ın Köşk ilçesine bağlı Yavuzköy Mahallesi’nde gerçekleşen ziyaret, vatan uğruna canını feda eden aziz şehitlerimize duyulan minnetin bir simgesi oldu. AK Parti Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş ve beraberindeki ilçe heyeti, 1997 yılında Ardahan ili sınırları içerisinde vatani görevini ifa ederken şehitlik mertebesine ulaşan Mevlüt Öztürkmen’in ailesini evlerinde ziyaret etti. Heyette, AK Parti Köşk İlçe Başkanı Alim Öztürk, Kadın Kolları Başkanı Yasemin Yazgan ve Yavuzköy Mahalle Muhtarı Okan Yavuz da yer aldı.

Şehidimizin annesi Sayime Öztürkmen ve babası İlyas Öztürkmen ile tek tek selamlaşan ve ellerini öpen Sarıbaş, aileyle yakından ilgilendi. Mahalle muhtarı ve ilçe teşkilat üyelerinin de hazır bulunduğu buluşmada, şehit Mevlüt Öztürkmen’in aziz hatırası bir kez daha yâd edildi. Ziyarette şehit babası İlyas Öztürkmen ile sohbet eden Sarıbaş, aileye her zaman hürmetle yaklaşacaklarını ve kapılarının kendilerine ardına kadar açık olduğunu belirtti.

Şehit Annesinden Yürek Burkan Sözler: “Gitti, Yok”

Ziyaretin en duygusal anları ise acılı anne Sayime Öztürkmen’in Milletvekili Seda Sarıbaş’a yönelik samimi ifadeleri sırasında yaşandı. Sarıbaş’ı daha önce televizyon ekranlarında görerek takip ettiğini ve içten bir sevgi beslediğini belirten anne Öztürkmen, yaşadığı sevinci ve duygusallığı şu sözlerle dile getirdi: “Seni gördüm ya Allah’ım. Televizyonda bakıyordum. Allah, Cenab-ı Allah bak gösterdi bak. Ne kadar kanı sıcak dedim, ben böyle seviyordum. Amcana bile ‘Çıktı çıktı, bak gel’ diyordum.”

Konuşmasının devamında oğlunun şehit düştüğü acı geceye ilişkin hafızasından silinmeyen hatıraları aktaran şehit annesi Öztürkmen, yürekleri dağlayan bir konuşma yaptı. Evladının şehadet haberinin geldiği anı anlatırken odadaki herkesi hüzne boğan anne Sayime Öztürkmen, “Benim çocuğum öldüğü zaman saat 02.00-02.30 sıralarında oturuyorduk. Allah kimsenin başına vermesin. Sadece onun yüzüne bakıyorduk. O gelsin gitsin diye bakıyorduk ama ne oldu, gitti, yok” diyerek yaşadığı derin boşluğu aktardı.

“Terörsüz Türkiye” Süreci ve Şehitlerin Emanetine Vefa

Şehit annesinin yürek yakan anlatımları karşısında duygulanan Milletvekili Seda Sarıbaş, devletin ve milletin şehit ailelerine verdiği değeri vurguladı. Sayime Öztürkmen’e destek sözü veren Sarıbaş, “Ne zaman istersen gece, gündüz sesimi duymak için bile arayabilirsin” ifadelerini kullanarak telefonunun ve kapısının 24 saat şehit ailelerine açık olduğunu dile getirdi. Sarıbaş, şehitlerin ve şehit yakınlarının bu vatan için en yüce ve en kıymetli emanetler olduğunu önemle vurguladı.

Ziyaret esnasında Türkiye gündeminde yer alan ve toplumsal huzuru hedefleyen “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Milletvekili Seda Sarıbaş, şu ifadeleri kullandığı belirtildi: “Bu süreç çok kıymetli bir süreç. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde, Devlet Bahçeli büyüğümüzün öncülüğünde gerçekleştirilen ‘Terörsüz Türkiye’ süreci bu vatanda birlik, beraberlik, daimi kardeşlik olacak Allah nasip ederse. Bu tarz acılar bir daha yaşanmayacak. İnşallah kimsenin canı yanmasın.”

Sarıbaş, ziyaretin tamamlanmasının ardından yaptığı değerlendirmede ise Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, vatan uğruna can veren tüm şehitlerin emanetlerine, ailelerine ve aziz hatıralarına kararlılıkla sahip çıkmaya devam edeceklerini yineledi.

Merak Edilen Sorular ve Cevaplar

Soru: Aydın’ın Köşk ilçesinde gerçekleşen şehit ailesi ziyaretinde kimler yer aldı?

AK Parti Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş, AK Parti Köşk İlçe Başkanı Alim Öztürk, Kadın Kolları Başkanı Yasemin Yazgan, Yavuzköy Mahalle Muhtarı Okan Yavuz ve partinin ilçe teşkilat üyeleri ziyarette hazır bulundu.

Soru: Şehit Mevlüt Öztürkmen nerede ve ne zaman şehit olmuştur?

Şehit Er Mevlüt Öztürkmen, 1997 yılında Ardahan’da vatani görevini sürdürürken şehit düşmüştür.

Soru: Ziyaret esnasında “Terörsüz Türkiye” süreciyle ilgili hangi mesajlar verildi?

Milletvekili Seda Sarıbaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli öncülüğünde yürütülen “Terörsüz Türkiye” sürecinin ülkede daimi kardeşlik, birlik ve beraberlik tesis edeceğini ve benzer evlat acılarının bir daha yaşanmaması amacını taşıdığını belirtmiştir.

Kaynak / Ajans: Sesgazetesi

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Sesgazetesi

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.