ADÜ Hastanesi’nde Dijital Kolaylık: Kiosklar Devrede

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi, sağlık hizmetlerinde kaliteyi, hızı ve hasta memnuniyetini artırmak amacıyla yürütülen dijital dönüşüm çalışmalarına yenisini ekledi. Hastane içerisinde stratejik noktalara...

ADÜ Hastanesi'nde Dijital

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi, sağlık hizmetlerinde kaliteyi, hızı ve hasta memnuniyetini artırmak amacıyla yürütülen dijital dönüşüm çalışmalarına yenisini ekledi. Hastane içerisinde stratejik noktalara konumlandırılan yeni nesil kiosk cihazları, vatandaşların poliklinik ve vezne önlerinde uzun kuyruklar beklemeden işlemlerini anında tamamlamalarına olanak sağlıyor.

Sağlık sunumunda hasta odaklı hizmet anlayışını temel alan bu adım sayesinde, hastane içerisindeki operasyonel yük azaltılırken vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimi de son derece pratik bir yapıya kavuşturuldu. Randevudan ödemeye, tahlil sonucundan poliklinik kaydına kadar pek çok işlem artık dijital ekranlar üzerinden güvenli şekilde yürütülebiliyor.

Öne Çıkan Başlıklar

  • ADÜ Hastanesi’nde faaliyete geçen kiosk cihazları ile hastane içi bekleme süreleri minimize ediliyor.
  • Sistem; T.C. kimlik kartı doğrulaması ile randevu, kayıt, tetkik sonucu sorgulama ve ödeme imkânı sunuyor.
  • Kiosk kullanımı, ekran yönlendirmeleriyle sadece dört basit adımda tamamlanıyor.

Kiosk Cihazları Hangi İşlemleri Kapsıyor?

ADÜ Hastanesi bünyesinde hizmete giren kiosk sistemleri, hastaların günlük hastane ziyaretlerinde en çok zaman harcadığı süreçleri tek bir noktada topluyor. Cihazlar üzerinden hastalar, önceden aldıkları randevuları görüntüleyebildiği gibi yeni randevu oluşturma ve mevcut randevularını iptal etme işlemlerini kolaylıkla gerçekleştirebiliyor.

Bunun yanı sıra muayene öncesi poliklinik kayıtlarının oluşturulması, laboratuvar tahlil ve tetkik sonuçlarının ekrandan incelenmesi ile sağlık hizmetlerine dair vezne ödeme işlemleri de yine kiosk terminali üzerinden sıraya girmeden halledilebiliyor. Bu çok işlevli yapı, hastaların bloklar ve katlar arasında evrak veya sıra arama karmaşasını ortadan kaldırıyor.

Süreç Nasıl İşliyor? 4 Adımda Kolay Kullanım

Hastane yönetimi tarafından kullanıcı dostu arayüzlerle tasarlanan kiosk cihazlarında işlemler son derece sade ve anlaşılır bir akışla yürütülüyor. Vatandaşların işlemleri zorlanmadan tamamlayabilmesi için izlemesi gereken 4 temel adım şu şekilde sıralanıyor:

1. Adım (Kimlik Doğrulama): Kiosk cihazının başına geçen hastalar, T.C. kimlik kartlarını cihaz üzerinde bulunan özel kimlik okuyucu bölmeye okutarak sisteme güvenli giriş yapıyor.

2. Adım (İşlem Seçimi): Kimlik doğrulaması yapıldıktan sonra ekranda açılan ana menüden randevu, poliklinik kaydı, tahlil sonucu veya ödeme gibi yapılmak istenen işlem seçiliyor.

3. Adım (Bilgi Yönlendirmesi): Seçilen hizmet türüne göre ekran üzerinde beliren yönlendirmeler adım adım takip edilerek gerekli veri ve onay süreçleri tamamlanıyor.

4. Adım (İşlem Tamamlama ve Ödeme): Girilen ve ekrana yansıyan bilgilerin son kontrolü yapıldıktan sonra süreç sonlandırılıyor. Eğer gerçekleştirilen işlem ödeme gerektiriyorsa, ekranda belirtilen tutar üzerinden ödeme adımı tamamlanarak işlem belgesi alınıyor.

Sağlıkta Dijital Dönüşüm ve Hasta Deneyimi

ADÜ Hastanesi, hayata geçirdiği kiosk uygulaması ile sağlık hizmetlerinde dijital teknolojilerin entegrasyonuna verdiği önemi bir kez daha gözler önüne seriyor. Projenin temel hedefi; hastaların hastane içerisinde geçirdiği süreyi en verimli şekilde yönetmelerini sağlamak, bürokratik zaman kayıplarını engellemek ve işlem süreçlerini daha şeffaf ve güvenli kılmak olarak açıklanıyor.

Hasta odaklı yaklaşım ilkeleri doğrultusunda geliştirilen sistemin, modern hastane otomasyonlarına uyumlu şekilde çalışması ve Aydın ve çevre ilçelerden gelen binlerce vatandaşa konforlu bir hastane deneyimi sunması hedefleniyor. ADÜ Hastanesi yetkilileri, sağlık alanındaki teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek dijital dönüşüm projelerini kararlılıkla sürdüreceklerini vurguluyor.

Merak Edilen Sorular ve Cevaplar

Soru: ADÜ Hastanesi kiosk cihazlarında hangi işlemler gerçekleştirilebilir?

Cevap: Kiosk cihazları vasıtasıyla randevu alma ve iptal etme, poliklinik kaydı oluşturma, tahlil ve tetkik sonuçlarını görüntüleme ile ödeme işlemleri sıra beklemeden yapılabilmektedir.

Soru: Kiosk cihazlarını kullanmak için ne gereklidir?

Cevap: Sisteme giriş yapabilmek ve işlemleri başlatabilmek için hastaların T.C. kimlik kartlarını cihazda bulunan kimlik okuyucuya okutmaları yeterlidir.

Kaynak / Ajans: Aydinkulis

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Aydinkulis

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

YÖK’ten Vakıf Üniversitelerine Yeni Öğrenim Ücreti Kuralları

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 2026‑2027 akademik yılı öncesinde vakıf yükseköğretim kurumlarının öğrenim ücreti uygulamalarını yeniden düzenledi. Yeni düzenleme, yüzde 25’i aşmayacak artış limiti, önceden ilan edilmeyen...

YÖK'ten Vakıf Üniversitelerine

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 2026‑2027 akademik yılı öncesinde vakıf yükseköğretim kurumlarının öğrenim ücreti uygulamalarını yeniden düzenledi. Yeni düzenleme, yüzde 25’i aşmayacak artış limiti, önceden ilan edilmeyen ek ücretlerin yasaklanması ve taksitlendirmedeki vade farkı uygulanmaması gibi maddeleri içeriyor. Bu karar, CİMER üzerinden gelen şikayetler doğrultusunda, tek dersi kalan, dönem tekrarı yapan ya da farklı ödeme yöntemleriyle yüksek maliyet talep eden öğrencilere yöneliktir.

Öne Çıkan Başlıklar

  • Ücret artışı %25’i geçemez, ilan zorunluluğu getirildi.
  • Önceden duyurulmamış ek ücret talep edilemez.
  • 9 taksite kadar taksitlendirmede vade farkı uygulanmayacak.

YÖK, CİMER’e gelen başvurularda bazı vakıf üniversitelerinin belirlenen oranların üzerinde zam yaptığını, tek dersi kalan öğrencilere dönemlik ücret talep ettiğini ve ödeme yöntemi gerekçesiyle vade farkı uyguladığını tespit etti. Bu şikayetler, öğrenci ve ailelerin maddi yükünü artırırken, eğitim erişimini zorlaştırıyordu. YÖK Başkanı Erol Özvar, “Ekonomik zorlukların yaşandığı bu dönemde paralı okumak zorunda olan gençlerin üniversite öğretimine erişebilecek seviyelerde ücret politikaları belirlenmelidir” diyerek yeni kuralların amacını vurguladı.

Yeni Ücret Artış Sınırı ve İlan Şartı

YÖK'ten Vakıf Üniversitelerine Yeni Öğrenim Ücreti Kuralları
YÖK'ten Vakıf Üniversitelerine Yeni Öğrenim Ücreti Kuralları

YÖK’ün açıklamasına göre, vakıf üniversitelerinde hazırlık ve birinci sınıf dışındaki sınıflarda öğrenim ücretlerine uygulanacak artış yüzde 25’i aşamaz. Bu oran, yıllık ya da dönemlik fark etmeksizin, ücretin başlangıçta ilan edilen tutarı üzerinden hesaplanacak. Üniversitelerin ücretlerini öğrenci kayıt sürecinden önce açık ve belirli bir şekilde ilan etmesi zorunlu hâle getirildi; aksi takdirde ilgili kurumlar Yükseköğretim Denetleme Kurulu tarafından denetimle karşı karşıya kalacak.

Ek Ücret ve Tek Ders Ücretlendirme Yasağı

Öğrencinin kayıt işlemi tamamlandıktan sonra, önceden ilan edilmemiş herhangi bir ilave ücret talep edilemeyecek. Bu, özellikle tek dersi kalan ya da sadece belirli dersleri tekrar etmek zorunda olan öğrencilerin, tam dönem ya da yıllık ücretle karşılaşmasının önüne geçmeyi hedefliyor. Tekrar eden öğrenciler yalnızca tekrar ettikleri dersler için ücret ödeyebilecek; bir üst sınıfa geçiş hakkı kazanan öğrenciler, daha önce ödedikleri öğrenim ücretine ek olarak başarısız oldukları alt sınıf dersleri için ek ücret talep edilemeyecek.

Taksitlendirme ve Vade Farkı Kısıtlaması

Öğrenim ücretinin 9 taksite kadar bölünmesi halinde, üniversiteler vade farkı uygulama hakkına sahip olmayacak. Ayrıca, ödeme yöntemi gerekçesiyle öğrenciye ayrı bir maliyet yüklenemeyecek. Bu düzenleme, öğrencilerin taksitli ödeme tercihinde ekstra maliyetle karşılaşmasını engellemeyi amaçlıyor.

Denetim ve Yaptırımlar

YÖK, yeni kurallara aykırı hareket eden vakıf yükseköğretim kurumlarını yakından takip edeceğini duyurdu. Başvurular, ihbarlar ve şikayetler, Yükseköğretim Denetleme Kurulu tarafından günlük ve ivedilikle incelenecek. Usul ve esaslara aykırı işlem yapan üniversiteler hakkında ise ihtar, para cezası ve gerektiğinde lisans iptali gibi yaptırımlar uygulanabilecek.

Öğrenciler ve Aileler İçin Beklenen Etkiler

Yeni düzenleme, öğrencilerin maddi planlamasını daha şeffaf hâle getiriyor. Ücret artışının üst sınırı ve ek ücret yasağı, aile bütçelerinin öngörülebilirliğini artırırken, eğitimde eşit erişim ilkesine de katkı sağlıyor. Özellikle düşük gelirli ailelerin, yüksek öğrenim maliyetlerinden dolayı eğitimden vazgeçme riskini azaltması bekleniyor.

Merak Edilen Sorular ve Cevaplar

Soru: Vakıf üniversitelerinden alınan ek ücretler artık tamamen yasak mı?

Cevap: Evet. Öğrencinin kayıt sürecinden sonra önceden ilan edilmeyen hiçbir ek ücret talep edilemez. Ancak sadece tekrar edilen dersler için ücret alınabilir.

Soru: Ücret artışı yüzde 25’i aşarsa hangi yaptırım uygulanacak?

Cevap: Yükseköğretim Denetleme Kurulu, usulsüz artışı tespit ettiğinde üniversiteye ihtar, para cezası ve gerekirse lisans iptali gibi yaptırımlar uygulayabilir.

Soru: Taksitlendirme sürecinde vade farkı talep edilemeyecek mi?

Cevap: Öğrenim ücreti 9 taksite kadar bölündüğünde, üniversite vade farkı uygulama hakkına sahip değildir; ödeme yöntemiyle ilgili ek maliyet de yüklenemez.

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Sesgazetesi

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

🎬 VİDEO HABER

Buzul Çöküşü Sonrası Nepal’de 2.500 Kişiye Ulaşılamıyor

26 Ağustos Çarşamba günü Nepal ile Tibet sınırında meydana gelen büyük sel, Himalayaların derinliklerinden yükselen bir buzul çöküşüyle tetiklendi. Yaklaşık 2.500 kişi henüz kurtarılamamış, yağış...

🎬 VİDEO HABER
📺 Buzul Çöküşü Sonrası Nepal’de 2.500 Kişiye Ulaşılamıyor

26 Ağustos Çarşamba günü Nepal ile Tibet sınırında meydana gelen büyük sel, Himalayaların derinliklerinden yükselen bir buzul çöküşüyle tetiklendi. Yaklaşık 2.500 kişi henüz kurtarılamamış, yağış ve eriyen buz, kurtarma ekiplerinin ulaşımını engelliyor. Yetkililer, 2.426 kişiyi kayıp olarak kaydetti, bunların 517’si yabancı.

Güneydoğu Himalaya’da yoğun yağış ve eriyen buz, dağdan çökerek bir dizi moloz akışı yarattı. Bu olay, Nepal’in en büyük doğal afetlerinden biri olarak kayda geçti. Kurtarma çalışmaları, bölgenin zorlu coğrafyası ve sürekli yağış nedeniyle büyük zorluklarla karşı karşıya.

Öne Çıkan Başlıklar

  • Sel, Himalayaların derinliklerinden gelen bir buzul çöküşüyle tetiklendi.
  • Yaklaşık 2.500 kişi kurtarılamıyor, yağış ulaşımı zorlaştırıyor.
  • <li Uluslararası yardım ekipleri, gıda ve içme suyu desteğiyle müdahaleye hazırlanıyor.

Olayın Gelişimi ve Resmi Açıklamalar

Buzul Çöküşü Sonrası Nepal'de 2.500 Kişiye Ulaşılamıyor
Buzul Çöküşü Sonrası Nepal'de 2.500 Kişiye Ulaşılamıyor

İlk raporlar, Nepal ve Çin sınırındaki bir sismik istasyonun 26 Ağustos Çarşamba günü bir deprem olarak bildirdiği bir olayı, ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) daha sonra buzul çökmesi ve moloz akışı olarak tespit etti. Kurumun açıklamasına göre, uzun periyotlu sismik dalgalar ve uydu görüntüleri analiz edilerek, olayın gerçekten bir deprem olmadığını doğruladı.

Yerel yetkililer, selin büyük bir buzulun çökmesiyle tetiklendiğini belirtti. Buzun erimesi ve yoğun yağış, Himalaya bölgesinde sık sık yaşanan buzul gölü taşmalarının ardından oluşan sel riskini artırdı. Nepal’de 600’den fazla insanın hayatını kaybettiği bildirildi. 4.000 kişi kurtarıldı, ancak 2.426 kişi kayıp olarak kaydedildi.

Yabancılar İçin Durum ve Uluslararası Yardım

Kaybedilen yabancıların sayısı 517’ye ulaştı. Hindistan’dan 100, ABD’den 54, İngiltere’den 33, Ukrayna’dan 53 ve Türkiye’den 26 vatandaş kayıp olarak bildirildi. Kanada, Avustralya ve diğer ülkeler, Nepal’e yardım malzemeleri ve mali destek göndermeyi planlıyor. Avrupa Birliği, Kanada ve ABD, gıda ve acil içme suyu desteğiyle müdahaleye hazırlanıyor.

Çin’in Tibet bölgesinde de 554 kişilik bir kayıp sayısı var. Pekin yönetimi, Tibet’in kurtarma çalışmasını bir gölün yeni sel baskını riskine karşı durdurduktan sonra yeniden başlattı. Tibet bölgesindeki birçok buzul gölü, Nepal’e doğru uzanan dik yamaçlarda yerleşim yeri bulunduruyor. Bu nedenle, bölgenin hem sel hem de çığ riskine maruz kalması söz konusu.

Yerel Etkiler ve Kurtarma Süreci

Yerleşim yerlerinin çoğu, Himalaya’nın en yüksek tepelerinin yakınında yer alıyor. Kayıplar, özellikle Kailash Dağı çevresinde yoğunlaşıyor; bu bölge, Hindu tanrısı Şiva’nın manevi evi olarak kabul ediliyor. Yabancı turistlerin büyük bir kısmı, bu kutsal dağda dua etmek için bölgeye gelmişti.

Yetkililer, bazı bölgelerde ulaşılan cenazelerin bozulmuş olduğunu ve kimliklerinin bu nedenle belirlenemediğini bildirdi. 97 yaşındaki Guna Maya Bohara’nın enkazdan kurtarılması, sevdiklerine haber bekleyenler için bir umut kaynağı oldu. Kurtarma ekipleri, yağışla birlikte bölgenin zorlu arazi koşulları nedeniyle ilerlemekte zorlanıyor.

Birleşmiş Milletler, on binlerce hanenin gıda ve acil içme suyuna ihtiyacı olduğunu belirtti. Uluslararası yardım ekipleri, Nepal’in acil ihtiyaçlarını karşılamak için lojistik planlar hazırlıyor. Bölgedeki yerleşim yerlerinin çoğu, sel nedeniyle zarar gördü ve yeniden yapılanma süreci uzun sürecek.

Uzun Vadeli Etkiler ve Önlemler

Bu olay, Himalaya bölgesinde buzul gölü taşması ve moloz akışlarının artan riskini gözler önüne serdi. Nepal ve Tibet sınırı boyunca, coğrafi yapı ve sürekli değişen buzul gölleri, mevsimsel şiddetli yağışlarla birleştiğinde felaketlere yol açabiliyor. Bilim insanları, bölgedeki buzul göllerinin izlenmesi ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Yerel yönetimler, afet riskini azaltmak için erken uyarı sistemleri, sel bariyerleri ve toplu tahliye planları üzerinde çalışıyor. Ayrıca, uluslararası işbirliği ve bilgi paylaşımı, gelecekte benzer felaketlerin önlenmesinde kritik rol oynayacak.

Merak Edilen Sorular ve Cevaplar

Soru: Nepal’deki selin en büyük nedeni nedir?

Yanıt: Sel, Himalaya’da eriyen buz ve yoğun yağışın bir araya gelmesiyle oluşan bir buzul çöküşü ve moloz akışı sonucu meydana geldi.

Soru: Yabancı vatandaşlar için kurtarma çabaları nasıl ilerliyor?

Yanıt: Yetkililer, yabancı vatandaşların da bulunduğu 2.500 kişiyi kurtarmak için uluslararası yardım ekipleriyle koordineli çalışıyor, ancak yağış ve arazi koşulları nedeniyle ilerleme yavaş.

Soru: Bölgedeki gelecek sel riskini azaltmak için ne gibi önlemler alınıyor?

Yanıt: Erken uyarı sistemleri, sel bariyerleri ve toplu tahliye planları geliştiriliyor. Ayrıca, buzul göllerinin izlenmesi ve bilimsel araştırmalarla risk analizi yapılması planlanıyor.

Kaynak / Ajans: Bbc

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Bbc

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.