Türkiye’nin ve Ege Bölgesi’nin en stratejik tarımsal üretim üslerinden biri olan Söke Ovası, bu yıl üst üste meydana gelen iki büyük taşkın ve sel felaketinin ardından tarihinin en ağır ekonomik ve ekolojik krizlerinden biriyle yüzleşiyor. Günlerce sular altında kalan binlerce dekar ekili alanda, özellikle Türkiye tekstil endüstrisinin can damarı konumundaki pamuk ve diğer kritik ürün hatları tamamen yok olma noktasına geldi. Yaşanan felaketin yıkıcı boyutları karşısında çaresiz kalan yerel üreticiler ve meslek odaları, devletin acil müdahale mekanizmalarını devreye sokmasını talep ediyor.
Yaşanan taşkın felaketinin ardından sahada yürütülen detaylı incelemelerin sonuçlarını kamuoyuyla paylaşan Söke Ziraat Odası Meclis Başkanı Savaş Koca, ovada ortaya çıkan tablonun boyutlarının artık tartışmasız bir kriz haline geldiğini vurguladı. Resmi kurumlar ve adli bilirkişiler tarafından hazırlanan kapsamlı hasar tespit raporlarına dikkat çeken Koca, taşan nehirlerin taşıdığı tonlarca balçık, kum ve mil tabakasının verimli tarım topraklarını kapladığını açıklayarak Ankara’ya acil yardım çağrısında bulundu.
- Taşkınlar sonrası tarlaları kaplayan metrelerce kum ve mil tabakası nedeniyle bazı alanlarda ürün zararı yüzde 100’e ulaştı.
- TARSİM sigortası bulunmayan binlerce çiftçi, yüksek borç yükü altında doğrudan iflas tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.
- Söke Ziraat Odası, Aydın’ın resmi olarak ‘Afet Bölgesi’ ilan edilmesini ve sigorta şartı aranmaksızın özel destek açıklanmasını istiyor.
Toprak Yapısı Ağır Hasar Aldı: Islah Çalışmaları Yıllar Alabilir

Söke Ovası’nda yaşanan felaketin bilançosu sadece bu sezonun ürün kaybıyla sınırlı kalmıyor; gelecekteki üretim sezonlarını da doğrudan tehdit ediyor. Bilirkişi raporları ve saha tespitleri, taşkın sularının ovalardaki verimli üst toprak tabakasını tamamen sıyırıp götürdüğünü ve geride metrelerce yükseklikte mil ile kum birikintileri bıraktığını belgeliyor. Toprağın havayla temasını ve besin değerini tamamen kesen bu tabakadan temizlenmesi ve arazilerin yeniden ekilebilir hale getirilmesi için yıllar sürecek kapsayıcı ıslah çalışmalarının zorunlu olduğu ifade ediliyor.
Raporlardaki somut verileri aktaran Söke Ziraat Odası Meclis Başkanı Savaş Koca, bölgedeki birçok parselde zararın yüzde 100 oranında gerçekleştiğini kaydetti. Toprağın fiziki yapısının bozulması, zaten zorlu koşullarda üretim yapmaya çalışan çiftçinin geleceğe dair tüm umutlarını kırarken, ovadaki tarımsal altyapının yeniden ayağa kaldırılması için yerel imkanların çok ötesinde merkezi bir planlama gerekliliği doğmuş durumda.
TARSİM Yetersiz Kaldı: Sigortasız Üreticiler İflasın Eşiğinde
Krizin insani ve sosyal boyutunu derinleştiren en kritik etkenlerin başında mevcut tarım sigortası sistemindeki yapısal aksaklıklar ve kapsama alanının darlığı geliyor. Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) poliçesine sahip sınırlı sayıdaki üretici, zararlarının yalnızca küçük bir kısmını tazmin edebilirken; yüksek poliçe maliyetleri veya iklimsel risk değerlendirmeleri nedeniyle sigorta yaptıramayan binlerce çiftçi hiçbir güvenceye sahip değil. Sigorta kapsamı dışında kalan bu üreticiler, yaşadıkları devasa ürün ve toprak kaybı nedeniyle doğrudan iflas riskiyle karşı karşıya gelmiş vaziyette.
Söke Ziraat Odası Başkanı Koca, geçmiş dönemlerde benzer felaketlerde uygulanan devlet kararlarını emsal göstererek mevcut durumun vahamettini gözler önüne seriyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye genelinde yaşanan yıkıcı zirai don felaketini hatırlatan Koca, o dönemde yürürlüğe konulan devlet desteğinin Aydın için de hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyor.
“Geçen Yıl Don Felaketinde Gösterilen Hassasiyeti Bugün Aydın İçin Bekliyoruz”
Gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde devletin geçmişte aldığı kararları hatırlatan Savaş Koca, eşitlik ilkelerine vurgu yaptı. Geçtiğimiz yıl Türkiye genelinde etkili olan zirai don felaketinin ardından Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 65 ilde TARSİM sigortası bulunsun ya da bulunmasın tüm zarar gören çiftçilere acil nakdi destek sağlandığını belirten Koca, şu ifadeleri kullandı:
“Geçen yıl don felaketinde gösterilen devlet refleksinin ve hassasiyetinin aynısını bugün Aydın için de bekliyoruz. Çiftçimizin talebi bir ayrıcalık değil, sadece eşit muamele görme isteğidir. Aydınlı üretici, vergisini ödeyen, ülkesi için üreten ancak iklim felaketi karşısında çaresiz kalan vatandaştır. Ankara’nın sesimizi duymasını istiyoruz.”
Ulusal Ekonomiye ve Tekstil Sektörüne Yansımaları
Aydınlı üreticiler, küresel iklim krizinin tetiklediği bu meteorolojik afetlerle boğuşmadan önce de zaten zorlu bir ekonomik cendereden geçiyordu. Yüksek mazot, gübre ve tohum gibi girdi maliyetleri, taban fiyatların beklentileri karşılamaması ve yetersiz tarımsal desteklemeler nedeniyle finansal açıdan oldukça kırılgan bir süreç yaşayan bölge çiftçisi, sel felaketiyle birlikte tamamen üretim yapamaz hale geldi.
Yerel analistler ve ekonomistler, Söke Ovası’nda üretimin durmasının ve pamuk rekoltesinde yaşanacak dramatik düşüşün yerel ölçeği aşan ulusal sonuçlar doğuracağı hususunda uyarıda bulunuyor. Söke, Türkiye tekstil ve konfeksiyon endüstrisinin ihtiyaç duyduğu kaliteli yerli pamuk arzının çok büyük bir bölümünü karşılayan stratejik bir bölge. Buradaki üretimin aksaması, sanayicinin hammadde için dışa bağımlılığını artıracağı gibi, ulusal gıda ve tarım güvenliğini de doğrudan olumsuz etkileyecek potansiyele sahip.
Aydın İçin “Afet Bölgesi” Talebi
Tüm bu gerekçelerle Söke Ziraat Odası, hükümetin Aydın bölgesini acilen ve resmi olarak “Afet Bölgesi” ilan etmesini talep ediyor. Alınacak bu karar doğrultusunda, TARSİM sigortası olup olmadığına bakılmaksızın tüm hasarlı üreticileri kapsayacak özel bir ekonomik teşvik ve finansal destek paketinin açıklanması isteniyor. Çiftçilerin banka borçlarının faizsiz ertelenmesi ve yeniden üretim yapabilmeleri için imkan sağlanması gerektiği belirtiliyor.
Söke Ovası’nda sürdürülebilir tarımın adeta pamuk ipliğine bağlı bir döneme girdiğini ifade eden Savaş Koca, sözlerini “Aydınlı çiftçi yalnız değildir, yalnız bırakılmamalıdır” diyerek noktalarken, bölge üreticisinin gözü kulağı Ankara’dan gelecek resmi açıklamalara ve atılacak somut adımlara çevrilmiş durumda.
Merak Edilen Sorular ve Cevaplar
Soru: Söke Ovası’ndaki sel felaketinin tarım arazilerine verdiği ana zarar nedir?
Taşkınlar sonucu verimli üst toprak tabakası sürüklenerek kaybolmuş ve araziler metrelerce yükseklikte kum ile mil tabakasıyla kaplanmıştır. Bu durum bazı alanlarda ürün kaybının yüzde 100’e ulaşmasına ve toprağın eski verimliliğine kavuşması için yıllar sürecek bir ıslah süreci gerekmesine yol açmıştır.
Soru: Söke Ziraat Odası’nın hükümetten ve ilgili bakanlıklardan temel talebi nedir?
Söke Ziraat Odası, Aydın’ın resmi olarak “Afet Bölgesi” ilan edilmesini, TARSİM sigortası bulunmayan çiftçiler de dahil olmak üzere tüm zarar gören üreticilere nakdi destek verilmesini ve geçmişteki zirai don desteğinde olduğu gibi eşit muamele gösterilmesini talep etmektedir.
Soru: TARSİM sigortası olmayan üreticilerin durumu şu an ne aşamadadır?
Sigorta kapsamı dışında kalan binlerce çiftçi, oluşan devasa hasarı kendi imkanlarıyla karşılayamadığı için iflasın eşiğine gelmiştir. Sadece TARSİM’li çiftçilerin zararlarının bir kısmını alabilmesi nedeniyle, sigortasız üreticiler için devletten özel bir ekonomik teşvik paketi beklenmektedir.
Kaynak / Ajans: Aydinhedef


