İran Devrim Muhafızları Ordu yetkililerinden Muhibbi, Orta Doğu ve küresel enerji koridorunun kalbinde yer alan Hürmüz Boğazı’ndaki alternatif seyrüsefer rotalarından geçiş denemelerine yönelik sert bir değerlendirmede bulunarak boğazın tamamen kendi deniz kuvvetlerinin denetiminde olduğunu vurguladı. Muhibbi, Tahran yönetimince belirlenen deniz geçiş kurallarına uymayan ticaret gemilerinin ve tankerlerin su altındaki mühimmatlara çarpmaktan başka seçeneği bulunmadığını altını çizerek ifade etti ve ‘(Hürmüz Boğazı’nda) Mayınlar bekliyor’ sözleriyle durumu kayda geçti.
Gelişmelerin hemen ardından İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), Umman açıklarında seyreden iki petrol tankerinde yangın çıktığını ve yangın sonrasında mürettebatın acil müdahaleyle tahliye edildiğini duyurdu. Devrim Muhafızları Ordusu da gece saatlerinde yaptığı bilgilendirmede, söz konusu stratejik geçitten geçmeye çalışan iki petrol tankerinin mayına çarptığı iddiasını kamuoyuyla paylaştı. Yaşanan bu olaylar, bölgedeki askeri ve ticari seyrüsefer dengelerinin ne kadar kırılgan bir zemine oturduğunu somut verilerle işaret etti.
- Kritik Gelişme: Devrim Muhafızları Komutanı Muhibbi, İran kurallarına uymayan gemiler için Hürmüz Boğazı’nda mayınların beklediğini ilan etti.
- Resmi Veri / Açıklama: UKMTO, Umman açıklarında alev alan iki petrol tankerindeki mürettebatın tahliye edildiğini teyit etti.
- Süreç / Sonraki Adım: 12 Temmuz’da yeniden kapatılan boğazda diplomatik temaslar ile askeri tedbirler arasındaki gerilim sahaya yansıyor.
Saha Gerçekleri ve Seyrüsefer Güvenliğindeki Son Gelişmeler

İran basınında yer bulan haberlere göre Devrim Muhafızları bünyesinde görev yapan Muhibbi, Hürmüz Boğazı’ndaki alternatif rotaları kullanmak isteyen gemilerin karşı karşıya kalacağı riskleri masaya yatırdı. Boğazın kontrolünün bütünüyle Devrim Muhafızları Donanması’nda bulunduğunu öne süren Muhibbi, Tahran’ın koyduğu kurallar silsilesine uymayan deniz araçlarının güvenli geçiş yapmasının imkansız hale geldiğini savundu.
Muhibbi’nin ‘(Hürmüz Boğazı’nda) Mayınlar bekliyor’ ifadesinin hemen akabinde, deniz ticaret hatlarında sıcak saatler yaşandı. İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) tarafından yapılan resmi bilgilendirmede, Umman açıklarında bulunan iki petrol tankerinde yangın çıktığı ve gemi personelinin emniyetle tahliye edildiği bilgisi verildi. Gece saatlerinde Devrim Muhafızları Ordusu kanadından yapılan açıklamada ise söz konusu tankerlerin seyrüsefer kısıtlamalarını ihlal ettiği ve su altı mayınlarına çarptığı iddiası öne sürüldü.
28 Şubat 2026’dan Günümüze Geçiş Koridorunun Kronolojisi
Hürmüz Boğazı’nda derinleşen krizin arka planı 2026 yılının başlarına dayanıyor. ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026 tarihinde İran’a yönelik başlattığı askeri saldırılar, küresel petrol ihracatı ve tedarik zincirleri açısından hayati öneme sahip olan boğazın kapatılmasıyla neticelenmişti. İran yönetimi bu hamleye yanıt olarak Körfez ülkelerindeki ABD ve İsrail hedefleri olduğunu belirlediği noktalara füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlemiş, ilerleyen süreçte taraflar arasında geçici bir ateşkese varılmıştı.
Diplomatik kanalların devreye girmesiyle birlikte Washington ve Tahran yönetimleri 17 Haziran 2026 tarihinde ‘İslamabad Mutabakatı’ adı verilen metne imza attı. Bu mutabakat uyarınca askeri operasyonların derhal durdurulması ve Hürmüz Boğazı’nın uluslararası deniz trafiğine yeniden açılması hedeflenmişti. Ancak anlaşmanın uygulanma safhasında seyrüsefer kuralları ve denetim yetkileri konusunda yaşanan şiddetli anlaşmazlıklar mutabakatın sekteye uğramasına yol açtı.
Temmuz 2026 itibarıyla sahada çatışmalar yeniden alevlendi. ABD’nin 8 Temmuz’da İran hedeflerine yönelik saldırılarını tekrar başlatması üzerine Tahran yönetimi hızlı bir misilleme kararı aldı. İran, 12 Temmuz 2026 tarihinde yaptığı resmi duyuru ile Hürmüz Boğazı’nı deniz trafiğine ikinci bir bildirime kadar tamamen kapattığını kamuoyuna açıkladı.
Küresel Enerji Koridorunda Ağır Seyir Riskleri
Dünya petrol trafiğinin en kritik dar boğazı konumundaki Hürmüz Boğazı’nda meydana gelen bu son gelişmeler, deniz taşımacılığı yapan uluslararası şirketler için hayati riskler barındırıyor. İran Devrim Muhafızları Donanması’nın sahada uyguladığı sıkı denetim ve alternatif rotalara yerleştirildiği belirtilen su altı майınları, Umman Denizi ve Basra Körfezi hattındaki navlun ve sigorta maliyetlerini doğrudan etkiliyor.
UKMTO ve uluslararası denizcilik örgütleri, bölgeden geçiş yapacak tüm deniz ticareti unsurlarına uyarı mesajları geçmeye devam ederken, Umman açıklarında meydana gelen tanker yangınları askeri hareketliliğin sahada somut sonuçlar doğurduğunu belgelerle ortaya koydu.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
25 yılı aşkın dış politika ve güvenlik gazeteciliği birikimimizle tabloyu okuduğumuzda; Muhibbi’nin çıkışı ve hemen ardından Umman açıklarında patlak veren tanker yangınları, 17 Haziran İslamabad Mutabakatı’nın fiilen yürürlükten kalktığını gösteriyor. İran, ABD’nin 8 Temmuz’da başlayan yeni hava saldırılarına karşı en etkili stratejik kozu olan Hürmüz Boğazı’nı ‘mayınlama’ tehdidi üzerinden tam bir abluka silahına dönüştürmüş durumda. Tahran, kendi belirlediği kurallar dizisi kabul edilmediği takdirde küresel enerji tedarik hattını felç edebileceğini sahaya yansıttığı eylemlerle kanıtlamaya çalışıyor. Önümüzdeki günlerde uluslararası maritime sigorta şirketlerinin bölgeye yönelik poliçeleri askıya alması ve Washington-Tahran hattında misilleme döngüsünün derinleşmesi kaçınılmaz bir senaryo olarak masada duruyor.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Hürmüz Boğazı neden tekrar kapatıldı?
ABD’nin 8 Temmuz 2026’da İran’a yönelik askeri saldırılarını yeniden başlatması üzerine Tahran yönetimi, 12 Temmuz 2026 tarihinde boğazı deniz trafiğine tekrar kapattığını ilan etmiştir.
Soru: Umman açıklarında vurulan tankerler hakkında ne biliniyor?
UKMTO, Umman açıklarında iki petrol tankerinde yangın çıktığını ve mürettebatın tahliye edildiğini teyit ederken; İran Devrim Muhafızları bu gemilerin boğazdaki mayınlara çarptığını iddia etmiştir.
Soru: İslamabad Mutabakatı neyi öngörüyordu?
17 Haziran 2026’da Washington ile Tahran arasında imzalanan mutabakat, askeri saldırıların durdurulmasını ve Hürmüz Boğazı’nın deniz trafiğine yeniden açılmasını kapsıyordu ancak seyrüsefer anlaşmazlıkları nedeniyle uygulanamadı.
Kaynak / Ajans: Trthaber