Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da kapılarını açmaya hazırlanırken küresel organizasyonun devasa dijital iletişim altyapısı Türk Telekom tarafından tamamlandı. Organizasyonda ‘Master Partner’ ve ‘Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji’ destekçisi sıfatıyla yer alan kurum; ulusal ve uluslararası heyetler, delege grupları, basın temsilcileri ile binlerce ziyaretçinin tüm kesintisiz haberleşme ihtiyaçlarını karşılayacak uçtan uca haberleşme ağını devreye aldı.
Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, yarın resmi olarak başlayacak ve 20 Kasım tarihine kadar sürecek olan kritik zirve öncesinde yürütülen saha çalışmalarının detaylarını açıkladı. 185 yılı aşan köklü geçmişi ve 58 milyondan fazla müşteriye ulaşan altyapı gücüyle hareket ettiklerini bildiren Şahin, şirket olarak fiber hat uzunluğunu 592 bin kilometrenin üzerine çıkardıklarını ve bu ağın yaklaşık 35 milyon haneye ulaştığını belirtti.
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Kritik Gelişme: Türk Telekom, COP31 Zirvesi’nin yapılacağı 1,1 milyon metrekarelik dev alanda uçtan uca yüksek kapasiteli dijital altyapıyı kurdu.
- Resmi Veri / Açıklama: Zirve alanı 1,3 milyon metre fiber optik kablo tesis edilerek dünyaya saniyede 400 gigabit (400 Gbps) veri transfer kapasitesiyle bağlandı.
- Süreç / Sonraki Adım: Sivas, Malatya ve Ağrı santralleriyle 530 MWp güce ulaşmayı hedefleyen şirket, elektrik ihtiyacının yüzde 65’ini güneşten karşılamayı planlıyor.
1,1 Milyon Metrekarelik Zirve Alanında 400 Gbps İletişim Kapasitesi
Antalya’da 1,1 milyon metrekarelik devasa alana yayılan zirve yerleşkesinde haberleşmenin kesintisiz ve yüksek hızda yürütülebilmesi amacıyla alternatif güzergahlardan beslenen yeni fiber optik hatlar tesis edildi. Toplamda 1,3 milyon metre fiber optik kablonun döşendiği alanda, organizasyonun dünya geneline saniyede 400 gigabit (400 Gbps) veri akış kapasitesiyle bağlanması sağlandı. Muhtemel yoğunlukların ve acil durumların önüne geçmek adına farklı yönlerden beslenen santral yapıları aktif hale getirilirken, anlık kapasite artışına imkan tanıyan yedekli yedekli sistemler sahada konumlandırıldı.
Fiziki ve dijital güvenliğin en üst düzeyde tutulduğu zirve alanında yüksek yoğunluklu erişim taleplerini karşılamak üzere 1800 kablosuz erişim noktası (Wi-Fi) kuruldu. Mobil haberleşme gücünü artırmak amacıyla 5G teknolojisini de kapsayan yeni baz istasyonları yerleşkedeki yerini aldı. Veri Yönetim Merkezi, Ağ Operasyon Merkezi (NOC) ve Siber Güvenlik Operasyon Merkezi’ni (SOC) içeren bütüncül teknolojik mimari, zirve süresince tüm katılımcılara güvenli ve donmasız bir iletişim deneyimi sağlamak üzere operasyona hazır hale getirildi.
Saha yatırımlarının şirketin sürdürülebilirlik vizyonundaki yerini değerlendiren Ebubekir Şahin, organizasyonun iletişim yükünü üstlenmenin stratejik bir görev olduğunu belirtti. Şahin, ‘Dünya Antalya’da konuşurken bu konuşmayı taşıyan hat Türk Telekom olacak’ ifadesini kullanarak, dijital altyapı gücünün çevresel faydaya dönüştürülmesinin altı çizildi.
Yenilenebilir Enerji Yatırımları ve 530 Megavatpik Güneş Hedefi
Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, altyapı kapasitesini büyütürken tüketilen enerjinin verimliliğine ve kaynağına verdikleri önemi detaylandırdı. Şebeke genelinde tasarruf sağlayan teknolojilerin yaygınlaştırıldığını belirten Şahin, tüketilen elektriğin önemli bir kısmını temiz enerjiye dönüştürme stratejisi kapsamında güneş enerjisi santralleri (GES) projelerinin hız kazandığını kaydetti. Sivas’ta 2025 yılı sonunda devreye alınan ilk santralin şirketin toplam elektrik gereksiniminin yaklaşık yüzde 15’ini karşıladığı bilgisi paylaşıldı.
Sivas yatırımı sonrasında Malatya’nın Darende ilçesinde inşa edilecek dev GES projesinin sıraya alındığını belirten Şahin, bu santralin tamamlandığında kurulu güç bakımından Türkiye’nin en büyük üçüncü güneş santrali olacağını ilan etti. Darende projesini Ağrı’daki yatırım izleyecek. Üç ayrı santral projesinin toplamda 530 megavatpik (MWp) kurulu güce ulaşması planlanırken, somut veriler şirketin mevcut elektrik tüketiminin yüzde 65’ini doğrudan güneş enerjisinden sağlama ve karbon emisyonlarını radikal biçimde düşürme hedefine işaret etti.
Sürdürülebilirlik alanındaki performansın uluslararası derecelendirme kuruluşlarının raporlarına da yansıdığı kaydedildi. BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi’nde yer alan şirket, Carbon Disclosure Project (CDP) 2025 değerlendirmesinde İklim Değişikliği kategorisinde üst üste ikinci kez en yüksek not olan ‘A’ seviyesine ulaştı. Su güvenliği alanındaki ilk şeffaf raporlamasında ise ‘A-‘ notu elde eden kurum, bu performansıyla CDP Türkiye İklim ve Doğa Konferansı kapsamında ödüle layık görüldü.
1,1 Milyar Dolarlık Yeşil Finansman ve 2050 Net Sıfır Vizyonu
Yeşil dönüşüm hamlelerinin uluslararası piyasalardan sağlanan finansal araçlarla desteklendiği vurgulandı. Türk Telekom, 2024 yılında ihraç ettiği 500 milyon dolarlık sürdürülebilir eurobond ve 2025 yılında gerçekleştirdiği 600 milyon dolarlık yeşil eurobond hamleleriyle sürdürülebilir finansman ihraçlarının toplam tutarını 1,1 milyar dolar seviyesine ulaştırdı. Sağlanan bu kaynakların çevresel sorumluluk ve finansal sürdürülebilirlik dengesi gözetilerek yatırımlara dönüştürüldüğü bildirildi.
Emisyon azaltım hedeflerinde kaydedilen aşamalar da masaya yatırıldı. 2025 yılı itibarıyla Kapsam 1 ve Kapsam 2 piyasa bazlı seragazı emisyonlarını 2020 baz yılına kıyasla yüzde 35 oranında düşürmeyi başaran şirket, 2050 yılı için koyduğu ‘Net Sıfır Emisyon’ hedefine bağlılığını sürdürüyor. Dijital teknolojilerin akıllı şehir çözümlerine entegre edilmesiyle kent içi ulaşım hatları ve enerji tüketim mekanizmaları daha verimli hale getiriliyor.
Şebeke bileşenlerinde yürütülen enerji verimliliği çalışmaları çok yönlü uygulamalarla devam ediyor. Sabit binalarda ve baz istasyonlarında çatı GES kurulumları genişletilirken, güneş-şebeke hibrit enerji çözümleri, mobil karavan GES üniteleri ve yeni nesil iklimlendirme/soğutma teknolojileri sahaya yansıdı. Ayrıca İç Anadolu Bölgesi’ndeki jeotermal kaynakların iletişim altyapısında iklimlendirme ve enerji üretimi maksatlı kullanılmasına dönük araştırma projesinin sürdürüldüğü belgelendi.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi (COP31) gibi dünya genelinden binlerce delege, devlet başkanı, bilim insanı ve uluslararası basın mensubunun katıldığı küresel organizasyonlar, yalnızca diplomatik müzakerelerin yapıldığı alanlar olmanın ötesindedir. Bu tür dev organizasyonlar, ev sahibi ülkenin teknolojik kapasitesini, kritik altyapı dayanıklılığını ve sürdürülebilirlik vizyonunu sınayan uluslararası birer vitrindir. Türk Telekom’un Antalya’daki 1,1 milyon metrekarelik alanda 1,3 milyon metre fiber kablo ve saniyede 400 gigabit bant genişliği ile kurduğu altyapı, şirketin mühendislik yetkinliğini göstermesinin ötesinde Türkiye’nin küresel ölçekteki veri trafiğini yönetme kabiliyetini de simgeliyor. Finansal kulvarda ihraç edilen 1,1 milyar dolarlık yeşil ve sürdürülebilir eurobond kaynakları ile sahaya yansıyan 530 MWp’lik GES hedefleri birleştiğinde; telekomünikasyon sektörünün sadece veri taşıyan bir boru hattı olmaktan çıkıp yeşil ekonominin ana aktörüne dönüştüğü net biçimde görülüyor.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Türk Telekom COP31 iklim zirvesinde hangi resmi rolleri üstlenmiştir?
Türk Telekom, Antalya’da düzenlenen BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nda (COP31) Master Partner ve ‘Küresel Dijital Dönüşüm ve Teknoloji’ destekçisi olarak yer almakta, zirvenin uçtan uca tüm dijital haberleşme altyapısını sağlamaktadır.
Soru: COP31 alanında kurulan teknoloji altyapısının öne çıkan teknik özellikleri nelerdir?
Zirve alanında 1,3 milyon metre fiber optik kablo döşenerek dünyaya saniyede 400 gigabit (400 Gbps) kapasiteli bağlantı kurulmuştur. Ayrıca 1800 kablosuz erişim noktası, 5G mobil baz istasyonları, Veri Merkezi, Ağ Operasyon Merkezi (NOC) ve Siber Güvenlik Operasyon Merkezi (SOC) devreye alınmıştır.
Soru: Türk Telekom’un yenilenebilir enerji ve emisyon azaltım hedefleri nelerdir?
Sivas, Malatya Darende ve Ağrı projeleriyle toplam 530 MWp GES gücüne ulaşmayı hedefleyen şirket, elektrik ihtiyacının yüzde 65’ini güneşten karşılamayı amaçlamaktadır. 2025’te Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını yüzde 35 azaltan kurum, 2050’de net sıfır emisyona ulaşmayı taahhüt etmektedir.
Kaynak / Ajans: Aa
📰
Haber Kaynağı / Ajans:
Aa