Ne? Filistinli genç Emir Çelebi, Batı Şeria’nın Mezra eş-Şarkiyye köyünde zeytin hasadı sırasında İsrail baskılarına rağmen toprağını terk etmeyeceğini Türkçe açıkladı. Kim? Çelebi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Gıda Mühendisliği eğitimi almış, bölgedeki zeytin ağaçlarını korumaya çalışan bir tarım aktivistidir.
Nasıl? İsrail ordusunun ve yerleşimci grupların ağaçları kesip zeytinleri çaldığı, çiftçileri gözaltına aldığı bir ortamda, Çelebi hem hasadı hızlandırarak hem de uluslararası medyaya seslenerek direnişi sürdürdü. Ne zaman? Olay, 23 Ekim 2026 tarihinde, Ramallah’ın kuzeydoğusundaki Mezra eş-Şarkiyye’de gerçekleşti. Nerede? Gazze ve Batı Şeria’nın kuzey kesimlerinde, özellikle Ramallah çevresindeki topraklarda.
- Kritik Gelişme: İsrail askerleri, zeytin ağaçlarına el koyarak hasadı engelledi; Çelebi, araziden hızlıca zeytin toplayıp kaçıyor.
- Resmi Veri / Açıklama: Çelebi, geçen yıl 4 şehidin öldüğü bir çatışmada gözaltına alındığını ve o bölgeden yasaklandığını belirtti.
- Süreç / Sonraki Adım: Aktivist gruplar, uluslararası basına hasadı canlı yayınlaması için çağrı yaptı; Türkiye’ye gelen Çelebi, Türk halkının desteğini vurguladı.
Zeytin Hasadının Simgesel Önemi ve Güncel Durum

Zeytin, Filistin halkı için sadece bir tarımsal ürün değil; tarihî, kültürel ve ulusal kimliğin de bir simgesidir. Her yıl eylül‑ekim ayları arasında başlayan hasat, ailelerin bir araya gelerek ortak bir sofrayı paylaşmalarına, nesillerin birikimini gelecek nesillere aktarmalarına vesile olur. Bu yıl, İsrail yerleşimcilerinin yoğun baskısı ve ağaçlara yönelik sistematik vandalizm, hasadı ‘görevden uzaklaştırma’ politikasıyla eşleştiriyor.
Emir Çelebi, “Zeytin hasadı gelince biz mutlu olurduk. Ailece arazide oturup çayımızı, kahvemizi yudumlardık,” diyerek geçmişteki huzurlu anılarını hatırlattı. Ancak “Saldırıya uğramamak için zeytinlerimizi adeta çalar gibi hızlı topluyor, onlardan önce yerleşimciler gelmeden gidiyoruz,” sözleri, günün acı gerçeğini ortaya koyuyor.
Mezra eş-Şarkiyye’de Yaşanan Gerginlik ve Saha Görüşmeleri
Mezra eş-Şarkiyye, İsrail’in “gazbedilen” toprakları içinde stratejik bir konuma sahip. Çelebi, bölgedeki arazilerin bir kısmının hâlâ yerleşimci kampları tarafından kontrol edildiğini, bu kampların ise çiftçilerin ağaçlarına ulaşmasını engellediğini belirtti. Geçen yıl gerçekleşen bir çatışmada dört Filistinli şehit oldu; Çelebi’nin de gözaltına alınması, bölgedeki baskının boyutunu gözler önüne serdi.
“Geçen sene gittik, dört şehit verdik ve orada çatışma çıktı. Araziyi yerleşimciler aldı, bir de İsrail askeri geldi bizi gözaltına aldı,” ifadeleri, hem kişisel hem de toplumsal travmayı yansıtıyor. Çelebi, ABD vatandaşı kardeşlerinin de aynı toprakları terk etmediğini, aksine maddi destek sağladıklarını vurguladı: “Kardeşim Amerika’da, ama burada sumud yapıyorum; ihtiyacım olursa bana yardım ediyor.”
Uluslararası Tepkiler ve Bölgesel Yansımalar
İsrail’in baskısı, sadece yerel halkı değil, Avrupa ve ABD temsilcilerini de hedef aldı. Diplomatik koruma altındaki ülke temsilcileri, bölgedeki saldırılara tanık olduklarını ve bu durumun uluslararası hukuka aykırı olduğunu dile getirdi. Çelebi, Türkiye’ye gittiğinde “bir kardeş gibi sevgi gördüm, Türk halkı beni bağrına bastı” diyerek, Türkiye‑Filistin dostluğunun duygusal boyutuna işaret etti.
Bu bağlamda, uluslararası sivil toplum örgütleri ve medya kuruluşları, zeytin hasadının canlı yayınlanması için bölgeye gönderimler yaptı. Çelebi’nin AA muhabiriyle yaptığı Türkçe röportaj, hem bölgenin sesini dünyaya taşıdı hem de Türkiye’nin bu konudaki tutumunu gözler önüne serdi.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Bu hasat, yalnızca bir tarımsal faaliyet değil; işgal altındaki toprakların “sömürülmesi” politikasıyla doğrudan bağlantılı. İsrail’in ağaçları kesip zeytinleri çalması, Filistin’in ekonomik bağımsızlığını ve kültürel direncini hedefleyen bir strateji. Çelebi’nin “toprağı terk etmeyeceğim” söylemi, nesiller boyu süren ‘sumud’ (toprağa bağlılık) geleneğinin modern bir tezahürü. Türkiye’nin tarihsel bağları ve toplumsal dayanışması, bu tür bireysel direnişlerin uluslararası platformda yankı bulmasını sağlıyor. Önümüzdeki haftalarda, uluslararası basının bölgeyi daha yoğun takip etmesi ve BM‑UNESCO gibi kurumların tarımsal kültür mirasını koruma çağrısı yapması bekleniyor.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Emir Çelebi neden topraklarını terk etmiyor?
Çelebi, zeytin ağaçlarının ve toprakların Filistin kimliğinin temel unsurları olduğunu, bunların kaybının toplumsal hafızayı silmek anlamına geleceğini vurguluyor. Ayrıca, ABD’de yaşayan kardeşi gibi dışarıdan maddi destek alarak “sumud” (toprağa bağlılık) kültürünü sürdürüyor.
Soru: İsrail’in baskısı nasıl bir boyuta ulaştı?
İsrail ordusu ve yerleşimci gruplar, ağaçları kesmek, zeytinleri çalmak ve çiftçileri gözaltına almak gibi çok yönlü bir operasyon yürüttü. Bu eylemler, hem yerel hem de uluslararası basın mensuplarını hedef alarak haber akışını engellemeye çalıştı.
Kaynak / Ajans: Aa
