Gebe Okullarında Büyük Başarı: 3,1 Milyon Anne Adayı Eğitildi - Tralleskop

Gebe Okullarında Büyük Başarı: 3,1 Milyon Anne Adayı Eğitildi

Sağlık Bakanlığı tarafından anne ve bebek sağlığının korunması, gebelik sürecinden lohusalığa kadar uzanan dönemin güvenli ve nitelikli şekilde yürütülmesi amacıyla hayata geçirilen projeler, Türkiye genelinde...

Gebe Okullarında Büyük

Sağlık Bakanlığı tarafından anne ve bebek sağlığının korunması, gebelik sürecinden lohusalığa kadar uzanan dönemin güvenli ve nitelikli şekilde yürütülmesi amacıyla hayata geçirilen projeler, Türkiye genelinde çok önemli bir eşiğin aşılmasını sağladı. 1-7 Ekim Normal Doğum Haftası vesilesiyle paylaşılan resmi veriler, yürütülen koruyucu sağlık hizmetlerinin ulaştığı devasa boyutu ve sahada elde edilen yüksek başarı oranlarını somut verilerle ortaya koydu.

Bakanlık bünyesinde faaliyet gösteren ‘Gebe Okulları’, ‘Anne Dostu Hastane Programı’ ve ‘Her Gebeye Ebe’ gibi vizyon projeler sayesinde, son 3,5 yılda toplam 3 milyon 132 bin 170 anne adayı bilinçli ve güvenli doğuma hazırlandı. Doğum öncesi takip oranlarının yüzde 99,8 seviyesine ulaştığı bu süreçte, hem anne adaylarının hem de sağlık personelinin nitelikli eğitimi öncelikli hedef olarak kayda geçti.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Milyonlarca Anneye Eğitim: 2023 yılından 2026 yılının ilk 6 ayına kadar geçen süreçte, Gebe Okulları bünyesinde toplam 3 milyon 132 bin 170 anne adayına doğuma hazırlık eğitimi verildi.
  • Neredeyse Eksiksiz Takip: Gebelik ve lohusalık dönemindeki izlem oranları yüzde 99,8 seviyesine ulaşarak anne ve bebek sağlığında çok kritik bir başarı eşiği yakaladı.
  • Saha Desteği ve Mobil Entegrasyon: Koordinatör ebeler aracılığıyla riskli gebelikler için 48 binden fazla ev ziyareti gerçekleştirilirken, ‘Annelik Yolculuğu’ uygulamasıyla anne adaylarına kesintisiz dijital rehberlik sağlandı.

Bilinçli Ebeveynlik Yolunda Gebe Okullarının Gücü ve İstatistikler

Sağlık Bakanlığının yürüttüğü çalışmalar kapsamında en büyük ağırlığı oluşturan Gebe Okulu Programı, tüm gebelerin doğum öncesi, doğum anı ve doğum sonrası dönemle ilgili bilimsel ve doğru bilgilere erişmesini hedefliyor. Bu okullarda sadece anne adaylarına değil, aynı zamanda baba adaylarına da normal doğum, ağrı yönetimi ve ebeveynlik rollerine ilişkin hayati bilgi ve beceriler kazandırılıyor. Eğitimin kalitesini artırmak adına, gebelik izlemlerini gerçekleştiren sağlık personeline yönelik ‘Doğuma Hazırlık Eğitici Eğitimleri’ de aralıksız sürdürülüyor.

Sürecin yıllara sari gelişim trendi incelendiğinde, ulaşılan anne adayı sayısındaki istikrarlı artış dikkat çekiyor. Resmi kayıtlara göre Gebe Okullarında; 2023 yılında 772 bin 236, 2024 yılında 1 milyon 22 bin 738, 2025 yılında 939 bin 538 gebeye eğitim hizmeti sunuldu. İçinde bulunduğumuz 2026 yılının ilk 6 aylık döneminde ise 397 bin 658 gebe daha bu eğitim zincirine dahil edildi. Böylece toplamda 3,1 milyonu aşan anne adayı, doğum sürecine dair korku ve endişelerinden arınarak bilinçli birer ebeveyn olma yolunda ilk adımı attı.

Riskli Gebeliklerde Yakın Takip: Koordinatör Ebeler Sahada

Sağlık Bakanlığının anne adaylarını bu zorlu ve hassas yolculukta yalnız bırakmamak amacıyla hayata geçirdiği ‘Her Gebeye Ebe’ uygulaması, gebeliğinin son üç ayına giren kadınlara doğuma hazırlık konusunda birebir danışmanlık sağlıyor. Bununla birlikte, yüksek riskli gebelik tanısı alan kadınların takibi için devreye giren ‘Koordinatör Ebe’ uygulaması, sistemin en güçlü savunma mekanizmalarından biri haline geldi. Gebeliğin 20. haftasından itibaren başlayan bu yakın takip, lohusalık döneminin sonuna kadar titizlikle sürdürülüyor.

Koordinatör ebelerin sahada gerçekleştirdiği çalışmaların büyüklüğü istatistiklere de yansıdı. Birinci basamak sağlık kuruluşlarında görev yapan koordinatör ebeler aracılığıyla 2025 yılında 438 bin 864, 2026 yılının ilk 8 ayında ise 511 bin 290 gebeye doğrudan danışmanlık hizmeti sunuldu. İlk gebeliğinin son üç ayında bulunanlar, yüksek riskli gebeler ve gebeliği riskli olan lohusalar için yürütülen ev ziyaretleri kapsamında ise bugüne kadar toplam 48 bin 88 gebeye hanesinde ulaşılarak yerinde sağlık desteği sağlandı. Bu yakın takip mekanizması sayesinde, gebelik izlem oranları 2024’te yüzde 99,6 iken, 2025 ve 2026’nın ilk 8 ayında yüzde 99,8 gibi rekor bir seviyede sabitlendi. Benzer şekilde, lohusalık dönemi izlemleri de yüzde 99,8 seviyesine ulaşarak takibin sürekliliği belgelendi.

Dijital Destek: ‘Annelik Yolculuğu’ Mobil Uygulaması

Gelişen teknolojinin sağlık hizmetlerine entegrasyonu kapsamında Sağlık Bakanlığı tarafından geliştirilen ‘Annelik Yolculuğu Mobil Sağlık Uygulaması’, anne adaylarının doğru ve güvenilir bilgiye saniyeler içinde ulaşmasını sağlıyor. Ücretsiz olarak kullanıma sunulan bu dijital rehber, bilgi kirliliğinin önüne geçerek anne adaylarına rehberlik ediyor.

Uygulama; ‘Gebelik’, ‘Doğum’, ‘Lohusalık ve Bebek’ olmak üzere üç ana menüden oluşuyor. Anne adaylarının günlük yaşamını kolaylaştırmak amacıyla tasarlanan bu platformda ayrıca ‘Kilo Takibi’, ‘Bebeğime İsimler’, ‘Doğum Çantası’ ve uzman makalelerinin yer aldığı ‘Blog’ bölümleri bulunuyor. Bu sayede anne adayları, fiziksel eğitimlerin yanı sıra dijital ortamda da 7/24 destekleniyor.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Sağlık Bakanlığının açıkladığı bu veriler, sadece tıbbi istatistiklerden ibaret değildir; Türkiye’nin gelecekteki nüfus sağlığını ve koruyucu sağlık vizyonunu şekillendiren makro düzeyde bir stratejinin sonucudur. Sezaryen oranlarının küresel ortalamaların üzerinde seyrettiği ülkemizde, normal doğumu teşvik etmek ve bu süreci anne adayları için bir korku unsuru olmaktan çıkarmak ancak böylesine yaygın bir eğitim seferberliğiyle mümkündür. Gebe okullarının ulaştığı 3,1 milyonluk sayı ve yüzde 99,8’lik takip oranları, koruyucu sağlık hizmetlerinin en ücra hanelere kadar ulaştığının net bir göstergesidir. Doğumu bir cerrahi müdahale olmaktan çıkarıp doğal seyrine döndürmeyi amaçlayan bu devlet politikası, uzun vadede hem bebek ölümlerini azaltacak hem de kamusal sağlık harcamalarında ciddi tasarruflar sağlayacaktır.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Gebe Okullarında anne ve baba adaylarına hangi eğitimler verilmektedir?

Gebe okullarında anne ve baba adaylarına normal doğumun fizyolojisi, doğum anındaki ağrı yönetimi teknikleri, bebek bakımı, emzirme yöntemleri ve ebeveynlik rollerine ilişkin pratik bilgi ve beceriler kazandırılmaktadır.

Soru: Koordinatör ebe uygulaması kimleri kapsamaktadır ve nasıl çalışır?

Yüksek riskli gebelik tanısı alan kadınların 20. haftadan itibaren takibi, yönlendirilmesi ve lohusalık süreçlerinin izlenmesi amacıyla yürütülmektedir. Bu kapsamda ilk gebeliğinin son üç ayında olanlar, yüksek riskli gebeler ve riskli lohusalar koordinatör ebeler tarafından evlerinde de ziyaret edilmektedir.

Kaynak / Ajans: Trthaber

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Trthaber
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 01.10.2026 12:50 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

Nazilli’de Eğitim Dünyasından Nuri Arslan’a Açık Destek

Aydın’ın Nazilli ilçesinde yaklaşan oda seçimleri öncesinde iş ve meslek komitelerinden gelen değerlendirmeler netleşmeye başladı. Nazilli Ala Anaokulu kurucularından Nihan Kaplan ve Çiğdem Şahin, Nazilli...

Nazilli'de Eğitim Dünyasından

Aydın’ın Nazilli ilçesinde yaklaşan oda seçimleri öncesinde iş ve meslek komitelerinden gelen değerlendirmeler netleşmeye başladı. Nazilli Ala Anaokulu kurucularından Nihan Kaplan ve Çiğdem Şahin, Nazilli Ticaret Odası (NTO) Başkanı Nuri Arslan’ın geride kalan görev süresinde hayata geçirdiği projeleri değerlendirerek yeni dönemde de ‘Mavi Liste’yi destekleyeceklerini kamuoyuna duyurdu.

Eğitim sektörünün temsilcileri, Nuri Arslan döneminde inşa edilen modern hizmet binası, ilçenin sanayi mirasını yeniden canlandıracak Sümerbank Projesi ve turizm ile tarımsal vizyonu birleştiren Uzun Yaşam Köyü çalışmalarının Nazilli’nin yarım asırlık geleceğine doğrudan yön verdiğini kaydetti. Kurum temsilcileri, oda hizmetlerinin üyelerin doğrudan kullanımına açılmasının sahadaki işleyişi güçlendirdiğini vurguladı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Fiziki Altyapı Dönüşümü: Apartman dairesinden 500 kişilik modern konferans salonuna sahip yeni hizmet binasına geçiş süreci sahadaki üyelerden tam not aldı.
  • Gelecek Vizyonu Projeleri: Sümerbank Projesi ve Uzun Yaşam Köyü yatırımlarının Nazilli’nin 50 yıllık vizyonunu kapsadığı ifade edildi.
  • Seçim Desteği Netleşti: Ala Anaokulu kurucuları Nihan Kaplan ve Çiğdem Şahin, seçim sürecinde Nuri Arslan liderliğindeki Mavi Liste’nin yanında yer alacaklarını beyan etti.

Apartman Dairesinden Modern Komplekse: Üyeye Sunulan Sosyal İmkânlar

Nazilli Ticaret Odası’nın kurumsal gelişim serüvenine değinen eğitimci Nihan Kaplan, geçmiş yıllarda bir apartman dairesinde sınırlı imkânlarla hizmet üreten odanın bugün çağdaş bir kampüse kavuştuğunu hatırlattı. Yapılan yatırımların oda bütçesini doğru yere kanalize ettiğini belirten Kaplan, özellikle 500 kişilik çok amaçlı konferans salonunun üyelere ücretsiz tahsis edilmesinin eğitim sektörü başta olmak üzere tüm sivil toplum faaliyetlerine ivme kazandırdığını dile getirdi.

Özel eğitim kurumlarının etkinlik ve kurumsal organizasyon süreçlerinde bu salonu aktif şekilde kullandıklarını vurgulayan Kaplan, oda yönetiminin sadece ticari işlem yapan bir merkez olmaktan çıkıp, üyelerinin her türlü sosyal ve akademik gereksinimine cevap veren entegre bir yapıya dönüştüğünü kaydetti.

Sümerbank ve Uzun Yaşam Köyü: 50 Yıllık Kalkınma Hamlesi

Nazilli’nin köklü sanayi kimliğinin sembolü olan Sümerbank Basma Fabrikası yerleşkesinin yeniden ilçeye kazandırılması ile Uzun Yaşam Köyü projelerinin önemine işaret eden Kaplan, bu çalışmaların günü kurtarma hamlesi olmadığını, ilçenin kalkınma aksını belirleyeceğini ifade etti. Dedesinin Sümerbank fabrikasından emekli olduğunu paylaşan Kaplan, bu yerleşkenin taşıdığı manevi ve iktisadi kıymetin Nazilli için vazgeçilmez olduğunun altını çizdi.

Nuri Arslan’ın projelerinde uzun vadeli stratejik planlamanın öne çıktığını belirten Kaplan, ’50 yıl sonrasını düşünen bir vizyonla hareket edildiğini görüyoruz. Sümerbank ve Uzun Yaşam Köyü çalışmaları mevcut ihtiyaçların ötesinde ilçemizin gelecekteki konumunu şekillendirecek adımlardır’ değerlendirmesinde bulundu.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Nazilli Ticaret Odası seçimleri yaklaşırken, yerel dinamiklerin ve meslek gruplarının tercihleri sahada belirleyici rol oynuyor. Oda seçimlerinde ticaretin klasik aktörlerinin yanı sıra eğitim gibi hizmet odaklı sektörlerin açık tavır alması, Mavi Liste’nin temsil kabiliyetini genişlettiğini gösteriyor. Nuri Arslan’ın döneminde Sümerbank yerleşkesinin yeniden işlevlendirilmesi ve Nazilli’nin marka değeri olan ‘Uzun Yaşam’ olgusunun kurumsal projelerle taçlandırılması, ilçede aidiyet duygusunu güçlendiren başat unsurlar arasında yer alıyor. Hizmet binası ve ücretsiz sosyal donatı alanları gibi somut adımlar, seçim sandığına giden süreçte üyelerin güven tazelemesinde kritik bir kaldıraç görevi görüyor.

Mavi Liste Etrafında Şekillenen Destek İradesi

Eğitim kurumunun diğer kurucu ortağı Çiğdem Şahin de sürecin başından bu yana Nuri Arslan’ın sergilediği üretken yönetim anlayışını yakından izlediklerini bildirdi. Yapılan projelerin ilçedeki tüm sektörlere pozitif yansıdığına işaret eden Şahin, yeni dönemde de istikrarın ve üretkenliğin sürmesi amacıyla Mavi Liste’yi destekleme kararı aldıklarını resmen paylaştı.

Kaplan ve Şahin, Nazilli Ticaret Odası’nın kurumsal kapasitesini artıran ve üyelerine değer katan tüm bu hamleler çerçevesinde, Nuri Arslan liderliğindeki ekibin yanında durmaya devam edeceklerini belirterek açıklamalarını tamamladı.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Eğitim sektörü temsilcileri Nazilli Ticaret Odası yönetimini neden destekliyor?

Kurumsal hizmet binasının üyelere açılması, 500 kişilik salonun ücretsiz kullandırılması ve ilçenin geleceğine yönelik Sümerbank ile Uzun Yaşam Köyü gibi uzun vadeli projelerin hayata geçirilmesi desteğin temel gerekçeleri olarak gösterildi.

Soru: Nuri Arslan hangi liste ile seçimlere giriyor?

Nuri Arslan, Nazilli Ticaret Odası seçimlerinde ‘Mavi Liste’ çatısı altında çalışma ve projelerini sürdürüyor.

Kaynak / Ajans: Yenikiroba

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Yenikiroba
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 01.10.2026 12:34 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

Can Atalay 1 Ekim’de Açlık Grevine Başlıyor: Hatay’ın Temsil Hakkı İçin 24 Saat Susmayacak

Can Atalay, 1 Ekim 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yeni yasama yılının ilk gününde 24 saat sürecek bir açlık grevine başlayacağını duyurdu; bu eylem,...

Can Atalay 1

Can Atalay, 1 Ekim 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeni yasama yılının ilk gününde 24 saat sürecek bir açlık grevine başlayacağını duyurdu; bu eylem, Hatay halkının gasp edilen temsil hakkını ve adalete aç olanların sesini duyurmak amacıyla gerçekleştirilecek.

Hatay milletvekili ve Gezi Parkı davası kapsamında 2022’de tutuklanan Atalay, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, ‘Artık bıçak kemiğe dayanmıştır’ diyerek, hem kişisel hem de siyasi sorumluluğunu vurguladı ve bu kararın ülkenin sorunlarını kendi sorunu bilen herkesin sesini yükseltmesi gerektiğini belirtti.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kritik Gelişme: Can Atalay, TBMM’nin ilk gününde 24 saat sürecek açlık grevine başladı.
  • Resmi Veri / Açıklama: Atalay, 18 yıl hapis cezasına çarptırılmış, ancak AYM’in hak ihlali kararı sonrası tahliye edilmedi.
  • Süreç / Sonraki Adım: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, AYM kararını reddederek mahkumiyet kararını onadı; yeni hukuki itirazların olası etkileri değerlendirilecek.

Kararın Detayları ve Hukuki Süreç

Can Atalay 1 Ekim'de Açlık Grevine Başlıyor: Hatay’ın Temsil Hakkı İçin 24 Saat Susmayacak
Can Atalay 1 Ekim'de Açlık Grevine Başlıyor: Hatay’ın Temsil Hakkı İçin 24 Saat Susmayacak

Gezi Parkı eylemleriyle ilgili dava kapsamında 2019’da İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Atalay, 25 Nisan 2022’de “Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna yardım” suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve Marmara Cezaevi’ne gönderildi. 14 Mayıs 2023 seçimlerinde Hatay’dan milletvekili seçilmesine rağmen serbest bırakılmadı. Atalay, bu tutukluluğu Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı; AYM 25 Ekim 2023’te seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Ancak Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 8 Kasım 2023’te AYM kararını reddederek mahkumiyet kararını onadı ve dosyayı yeniden inceleme yetkisini kendine aldı.

Sahadan İlk Bilgiler ve Atalay’ın Açıklamaları

Atalay, kendisine ait sosyal medya hesabından yayınladığı mesajda, açlık grevinin “Hatay halkının gasp edilen temsil hakkını ve halkın, adalete aç olanların duyulmayan sesini duyurmak” amacı taşıdığını vurguladı. “Susmayacağım. Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim” sözleri, hem bir protesto hem de bir sorumluluk beyanı niteliğinde. Açlık grevinin 24 saat sürmesi, eylemin sembolik bir uyarı niteliğinde olduğunu gösteriyor; aynı zamanda yargı sürecine yönelik bir baskı unsuru olarak da algılanıyor.

Ülke ve Siyasi Çevrenin Yansımaları

Avukatları ve muhalefet partileri, Yargıtay kararının demokratik temsilin ve kişisel özgürlüklerin gerilemesi anlamına geldiği yönünde eleştirilerde bulundu. Partiler, Atalay’ın tutukluluğunun seçimle kazanılmış milletvekilliği hakkının ihlali olduğunu belirterek, TBMM’de bir tutuklu milletvekilinin bulunmasının anayasal bir çelişki yarattığını ifade etti. Açlık grevi, aynı zamanda diğer tutuklu siyasetçilere ve tutuklu hak savunucularına bir referans noktası sunuyor; bu durum, adalet sistemindeki şeffaflık ve bağımsızlık taleplerini yeniden gündeme taşıyor.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Can Atalay’ın açlık grevi, sadece kişisel bir protesto değil; Türkiye’nin son yıllarda artan tutuklu milletvekili sayısına ve yargı‑yasama ilişkisine dair derin bir sinyal niteliği taşıyor. AYM’in hak ihlali kararı, yargının siyasi kararları nasıl şekillendirdiği sorusunu yeniden gündeme getirirken, Yargıtay’ın bu kararı geri çevirmesi, yargı bağımsızlığı konusunda mevcut gerilimleri perçinliyor. Açlık grevi, muhalefet partilerinin ve sivil toplumun hâlihazırda yükselen baskılarını birleştirecek bir katalizör olma potansiyeline sahip. Önümüzdeki haftalarda, TBMM’de bu tür eylemlerin prosedürel sonuçları, tutuklu milletvekillerinin görev yapma hakları ve yargı reformu talepleri daha da belirginleşebilir.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Can Atalay neden 1 Ekim’de açlık grevine başladı?

Atalay, 1 Ekim’in TBMM’nin yeni yasama yılının ilk günü olmasından hareketle, Hatay halkının temsil hakkının gasp edildiğini vurgulamak ve adalete aç olanların sesini duyurmak amacıyla bu tarihi seçti.

Soru: Açlık grevi sonrası yasal süreç nasıl ilerleyecek?

Açlık grevi bir protesto niteliği taşısa da, yargı sürecini etkilemesi doğrudan bir karar anlamına gelmez; ancak Atalay’ın avukatları, Yargıtay kararına itiraz ve Anayasa Mahkemesi’ne yeni başvurularla süreci yeniden açma olasılığını değerlendirebilir.

Kaynak / Ajans: Bbc

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Bbc
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 01.10.2026 12:18 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.