BM 81. Genel Kurulunun açılışında Afrika liderleri, kıtanın küresel karar alma mekanizmalarında daha fazla söz hakkı ve adil temsil talebinde bulundu.
22‑24 Eylül tarihleri arasında gerçekleşen konuşmalar, Afrika’nın 54 üyesinin Genel Kurulun dörtte birinden fazlasını oluşturmasına rağmen BMGK’de daimi temsil eksikliğini vurguladı. Liderler, doğal kaynakların kıta içinde işlenmesi, kalkınma finansmanının yeniden yapılandırılması ve Filistin meselesinin iki devletli çözümle ele alınması gerektiğini dile getirdi.
- Kritik Gelişme: Afrika liderleri BMGK’de daimi temsil talebinde bulundu.
- Resmi Veri / Açıklama: 54 ülke, Genel Kurulun dörtte birinden fazlasını oluşturuyor.
- Süreç / Sonraki Adım: BMGK reformu ve doğal kaynakların kıtada işlenmesi konularında yeni öneriler sunulacak.
BM 81. Genel Kurulunda Afrika’nın Talepleri

Kenya Devlet Başkanı William Ruto, Afrika’nın BMGK’de daimi temsil edilmemesinin “kıtanın küresel karar alma süreçlerindeki konumuyla bağdaşmadığını” belirtti. Ruto, Afrika’nın 54 üyesinin Genel Kurulun dörtte birinden fazlasını oluşturduğunu, bu durumun “bugünün dünyasının gerçeklerini yansıtacak şekilde reforme edilmesi” gerektiğini öne sürdü. Ruto’nun çağrısı, Afrika’nın doğal kaynaklarından elde edilen gelirlerin kıtada işlenmesi ve yerel sanayileşmeye yönlendirilmesi gerektiğine dair vurgu ile birleşti.
Sierra Leone Cumhurbaşkanı Julius Maada Bio, BMGK’nin “İkinci Dünya Savaşı sonrası jeopolitik dengeleri yansıttığını” ve bugünün siyasi, ekonomik ve demografik gerçeklerini yetersiz karşılayıp “kurumun meşruiyetini ve etkinliğini zayıflattığını” ifade etti. Bio, Afrika’nın Konseyde daimi temsil edilmemesinin “kurumun meşruiyetini zayıflattığını” vurguladı.
Seyşeller Cumhurbaşkanı Patrick Herminie, Afrika’nın BMGK’de en az iki daimi sandalyeye sahip olması gerektiğini belirtti. Herminie, “veto hakkı varlığını sürdürdüğü sürece Afrika’nın da bu hakka sahip olması gerektiğini” savundu ve çok taraflılık ile uluslararası hukuka daha fazla bağlılık çağrısında bulundu.
Kritik Konuşmacıların Vurguladığı Noktalar
Orta Afrika Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Faustin‑Archange Touadera, güvenlik sorunlarına ve kalkınma ihtiyaçlarına dikkat çekerken, uluslararası toplumun Afrika ülkelerinin barış ve kalkınma çabalarına destek vermesi gerektiğini dile getirdi. Etiyopya Cumhurbaşkanı Taye Atske Selassie, “daha eşitlikçi ve kapsayıcı çok taraflı sistem” çağrısında bulunarak iklim değişikliği, yapay zeka ve artan küresel eşitsizliklere çözüm bulmanın Afrika ve diğer gelişmekte olan ülkelere de fayda sağlaması gerektiğini söyledi.
Gana Cumhurbaşkanı John Dramani Mahama, Afrika’nın “yardım alan taraf olarak değil eşit ortak olarak görülmesi” gerektiğini vurguladı. Mahama, “Afrika yardım istemiyor. Afrika, karşılıklı saygıya dayalı eşit ortaklık istiyor” ifadelerini kullandı. Mahama ayrıca “Afrika’nın kritik mineraller başta olmak üzere doğal kaynaklarını kıta içinde işlemesi ve ham madde ihracatı yerine yerel sanayi ve istihdam oluşturması” gerektiğini belirtti.
Tanzanya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Deogratius Ndejembi, uluslararası finans sisteminin gelişmekte olan ülkelerin kalkınma ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde reforme edilmesi gerektiğini, “uygun maliyetli uzun vadeli finansmana erişimin kolaylaştırılması” çağrısında bulundu. Ndejembi, Tanzanya’nın 2029‑2030 dönemi için BMGK geçici üyeliğine adaylığını açıkladı.
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Afrika’nın küresel karar alma süreçlerinde daha güçlü temsil edilmesi gerektiğini, “çok taraflı sistemin güçlendirilmesi ve BM’ye duyulan güvenin yeniden tesis edilmesi” gerektiğini söyledi. Mahmud, Somali’nin güvenlik, demokratikleşme, devlet kurumlarının güçlendirilmesi ve ekonomik kalkınma alanlarındaki ilerlemelerini de anlattı.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Afrika liderlerinin BM Genel Kurulu’nda dile getirdiği talepler, kıtanın uzun yıllardır süregelen temsil eksikliğine dair bir yansıma olarak değerlendirilebilir. BMGK’nin yapısının, küresel güç dengelerinin 1945 sonrası biçimlenmesinden türediği ve Afrika’nın o dönemde temsil edilmediği gerçeği, günümüzde de etkisini sürdürüyor. Bu nedenle, Afrika’nın daimi temsil talebi, hem iktidar yapısının adaletini hem de uluslararası finans sisteminin eşitliğini gündeme taşıyor. Ayrıca, doğal kaynakların kıta içinde işlenmesi ve yerel sanayiye yönlendirilmesi çağrısı, Afrika’nın ekonomik bağımsızlığını artırma çabalarına paralel bir strateji olarak öne çıkıyor. Filistin meselesine ilişkin iki devletli çözüm çağrısı ise, Afrika liderlerinin, uluslararası hukuk ve insan hakları çerçevesinde barış sürecine katkı sağlama arzusunu gösteriyor. Gelecekte, BMGK reformu ve doğal kaynak yönetimi konusunda sunulacak yeni önerilerin, Afrika’nın küresel arenadaki konumunu güçlendireceği bekleniyor.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Afrika liderlerinin BMGK’de daimi temsil talebi neden önem taşıyor?
BMGK, küresel karar alma mekanizmasının bel kemiğidir. Afrika’nın 54 üyesinin Genel Kurulun dörtte birinden fazlasını oluşturmasına rağmen daimi temsil eksikliği, kıtanın küresel politikalardaki etkisini sınırlıyor. Daimi temsil, Afrika’nın kalkınma, finansman ve doğal kaynak politikalarında daha etkin rol almasını sağlar.
Soru: Afrika’nın doğal kaynaklarını kıta içinde işleme çağrısı ne anlama geliyor?
Afrika’nın doğal kaynaklarının dışa satış yerine kıta içinde işlenmesi, yerel sanayiye, istihdam yaratmaya ve ekonomik bağımlılığı azaltmaya yöneliktir. Bu strateji, kıtanın uzun vadeli kalkınma hedeflerine ulaşmasında kritik bir adım olarak görülüyor.
Soru: Filistin meselesi konusundaki iki devletli çözüm çağrısı nasıl bir etki yaratabilir?
Afrika liderlerinin iki devletli çözüm çağrısı, uluslararası toplumun barış sürecine ortak bir çerçeve sunmasını amaçlıyor. Bu yaklaşım, bölgesel istikrarı destekleyerek, Afrika’nın dış ilişkilerinde daha aktif bir rol almasına yardımcı olabilir.
Kaynak / Ajans: Aa

