Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletinde 6 Eylül 2026 tarihinde gerçekleşen mahalli seçimler, federal siyaset dengelerini derinden sarsan bir tabloyu somut verilerle ortaya koydu. Göçmen karşıtı söylemleriyle bilinen aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi (AfD), oyların yüzde 43,8’ini alarak kurulduğu 2013 yılından bu yana en yüksek seçim başarısına ulaştı. Eyaleti 20 yılı aşkın süredir yöneten iktidardaki Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ise yüzde 17,2 oy oranında kalarak tarihinin en ağır yenilgisini kayda geçirdi.
Sandık sonuçlarının ilan edilmesinin ardından federal siyasette kriz patlak verirken, Başbakan Friedrich Merz üzerindeki liderlik ve istifa baskısı hız kazandı. AfD tek başına hükümet kurmak için gerekli 43 sandalyenin altında kalarak 39 milletvekilinde kalsa da, geleneksel merkez partilerin uyguladığı ‘güvenlik duvarı’ (Brandmauer) ilkesini ciddi bir tıkanıklığa sürükledi. Başbakan Merz, Berlin’de düzenlediği toplantıda anayasal düzenin ve kurumların korunacağını vurgularken, Alman medyasında iktidarın geleceği masaya yatırıldı.
- Aşırı Sağın Rekor Oyu: AfD, Saksonya-Anhalt eyaletinde oyların yüzde 43,8’ini alarak birinci parti oldu ve mecliste 39 sandalye kazandı.
- CDU’da Tarihi Çöküş: İktidardaki CDU oyların yalnızca yüzde 17,2’sini alarak ağır bir hezimet yaşadı; Başbakan Friedrich Merz üzerindeki istifa baskısı tırmandı.
- Kilit Oyuncu BSW: İlk kez seçime giren sol popülist Sahra Wagenknecht İttifakı yüzde 5,3 ile meclise girerken, AfD ile müzakereye kapı aralayan tek yapı olarak öne çıktı.
Sandık Aritmetiği ve Meclisteki Oy Dağılımı
Eyalet genelinde sandıkların tamamının açılmasıyla meclis aritmetiği netleşti. 2021 yılındaki eyalet seçimlerinde yüzde 20,8 oy alan AfD, desteğini iki katından fazla artırma başarısı gösterdi. Buna karşılık 2021’de yüzde 37,1 ile birinci olan iktidar ortağı CDU, oylarının yarısından fazlasını kaybederek çöküş yaşadı. Sosyal Demokrat Parti (SPD) yüzde 9,2 oy oranıyla üçüncü sırayı alırken; Yeşiller Partisi yüzde 8,9 ve Sol Parti (Die Linke) yüzde 8,6 oranında kaldı. Hür Demokrat Parti (FDP) ise yüzde 2,6’da kalarak yüzde 5’lik barajın altında kaldı ve parlamento dışına itildi.
Seçim yarışına ilk kez katılan sol popülist Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW), yüzde 5,3 oy alarak eyalet parlamentosuna girmeyi başardı. Seçim neticelerinin ilan edilmesiyle AfD yönetimi eyalette zaferini duyurdu ve tüm partilerle koalisyon kurmaya hazır olduklarını ilan etti. Ancak CDU, SPD, Yeşiller ve Sol Parti’nin aşırı sağcılarla işbirliğini reddeden ‘güvenlik duvarı’ tutumu koalisyon denkleminde düğüm yarattı. Meclise giren yapılar arasında sadece BSW, AfD ile temas kurabileceğini altını çizerek açıkladı.
Koalisyon Pazarlıkları ve Başbakanlık Tartışması
BSW kurucusu Sahra Wagenknecht, CDU’nun ağır yenilgisi karşısında ‘güvenlik duvarı’ politikasının iflas ettiğini ve bir azınlık hükümeti kurulmasının seçmen iradesine hakaret sayılacağını beyan etti. Bununla birlikte BSW yönetimi, AfD’nin liste başı adayı Ulrich Siegmund yerine tarafsız veya partiler üstü bir ismin başbakan adayı gösterilmesini şart koştu. Fakat bu öneri AfD cephesinde kabul görmedi.
AfD Eş Başkanı Tino Chrupalla yeni başbakanın kendi partilerinden çıkacağını vurgularken, Ulrich Siegmund BSW’nin önerisini “saçmalık” olarak nitelendirdi. Siegmund, temel ilkelerinden taviz vermeyeceklerini belirterek, hükümet kurulamazsa yeniden seçime gitmekten çekinmeyeceklerini ve oy oranlarını yüzde 50’nin üzerine çıkarabileceklerini dile getirdi. Kulislerde ise AfD’nin, parlamentoda gizli oylama yapılmasını fırsat bilerek CDU saflarından bazı milletvekillerini ikna etmeye çalıştığı iddiaları gündeme geldi.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Saksonya-Anhalt seçim sonuçları, yerel bir sandık yarışından öte Berlin’deki federal yönetimin meşruiyetini doğrudan hedef alan bir tabloyu belgelemiştir. Anayasa koruma teşkilatları tarafından aşırı sağcı olarak sınıflandırılan bir yapının, II. Dünya Savaşı sonrasındaki Federal Almanya tarihinde ilk kez bir eyalette oy bazında böylesine ezici bir üstünlük kurması siyasal sistemde derin bir kırılmadır. Başbakan Friedrich Merz’in seçmen tabanında tırmanan enflasyonist baskıları, ekonomik kaygıları ve düzensiz göç başlıklarındaki tepkileri yönetememesi CDU’daki erimeyi hızlandırmıştır. Der Spiegel, Tagesspiegel ve Handelsblatt gibi ülkenin önde gelen yayın organlarının Merz’in liderliğini açıkça sorgulamaya başlaması, federal düzeyde bir erken seçim olasılığını veya CDU içinde lider değişimini kaçınılmaz bir gündem maddesi haline getirebilir.
Seçmen Profili ve Demografik Kırılmalar
Kamu yayıncısı ARD için Infratest dimap tarafından yapılan sandık çıkış anketi, seçmenin oy kullanma tercihlerindeki belirleyici faktörleri somut verilerle ortaya koydu. AfD’ye oy verenlerin yüzde 97’si partinin güvenlik kaygılarını daha iyi anladığını savunurken, yüzde 96’sı sığınmacı ve yabancı girişlerinin kısıtlanması gerektiğini belirtti. Seçmenlerin yüzde 92’si ise Ukrayna’ya yönelik silah sevkiyatına karşı çıkılmasını desteklediğini beyan etti.
Anket sonuçları, sanılanın aksine AfD’ye en büyük desteğin genç ve orta yaş kesiminden geldiğini gösterdi. 18-24 yaş aralığındaki seçmenlerin yüzde 41’i, 25-34 yaş grubunun yüzde 43’ü ve 35-59 yaş grubunun yüzde 52’si AfD lehine oy kullandı. İşçi sınıfındaki oy kayması da kayda geçti; bir önceki seçimde işçilerin yüzde 44’ünün oyunu alan AfD, bu seçimde işçi oylarını yüzde 59’a yükseltti. CDU seçmeninin yüzde 86’sı ise partinin seçim öncesinde çok söz verip az iş yaptığını ve vergi yükünü düşürmediğini ifade ederek sandıkta tepkisini yansıttı.
Merz’den Anayasa Vurgusu ve Berlin’deki Değerlendirme
Pazartesi sabahı Berlin’deki parti genel merkezinde kurmaylarıyla saatler süren bir toplantı gerçekleştiren Başbakan Friedrich Merz, basın karşısına geçerek seçim neticelerini “emsalsiz bir yenilgi” olarak tanımladı. Merz, toplumda oluşan endişeleri gidermek adına yaptığı açıklamada anayasal düzenin korunacağını belirterek, “Kurumlarımız kendini savunacak güçtedir. İktidar verilir, ele geçirilmez” ifadelerini kullandı. Göç politikalarının federal hükümet sorumluluğunda olduğunu anımsatan Merz, sınırların aşılması halinde devletin yasal mekanizmaları devreye sokacağının altını çizdi.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: AfD en yüksek oyu almasına rağmen neden tek başına iktidar olamıyor?
AfD, oy oranını yüzde 43,8’e çıkarıp 39 sandalye kazanmış ancak eyalet parlamentosunda tek başına hükümet kurmak için gerekli olan 43 sandalye çoğunluğuna ulaşamamıştır.
Soru: Alman siyasetindeki ‘Güvenlik Duvarı’ (Brandmauer) ilkesi ne anlama geliyor?
CDU, SPD, Yeşiller ve Sol Parti gibi merkez siyasi partilerin, anayasal düzene tehdit olarak gördükleri aşırı sağcı AfD ile herhangi bir koalisyon veya resmi işbirliği yapmasını engelleyen ilkesel karardır.
Soru: Saksonya-Anhalt’ta koalisyon kurulamazsa ne olacak?
Partilerin uzlaşamaması ve bir azınlık hükümeti üzerinde anlaşma sağlanamaması halinde eyaletin yasal süre içerisinde yeniden erken seçime gitmesi zorunlu hale gelecektir.
Kaynak / Ajans: Bbc
