Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ‘yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı’ iddialarına yönelik soruşturma kapsamında, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek’in adliyedeki şüpheli sıfatıyla ifadesi alındı. Avukatıyla birlikte Ankara Adliyesi’ne gelen Gökçek’in yaklaşık iki saat süren ifade işlemlerinin ardından adliye çıkışında yaptığı açıklamalar, başkentin yakın siyasi ve hukuki tarihindeki en hareketli günlerden birine sahne oldu.
Soruşturmanın sadece Melih Gökçek ile sınırlı kalmadığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın resmi açıklamasıyla netleşti. Başsavcılık, soruşturma kapsamında Melih Gökçek’in oğlu Ahmet Gökçek ve eşi Hülya Gökçek’in de şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması amacıyla 7 Eylül Pazartesi günü saat 14.00’te Cumhuriyet Başsavcılığı’nda hazır bulunmaları için tebligat yapıldığını duyurdu. Bu gelişme, sürecin önümüzdeki günlerde hukuki açıdan daha da derinleşeceğine işaret ediyor.
- Kritik Gelişme: Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ‘yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarımı’ iddiaları kapsamında şüpheli sıfatıyla 2 saat ifade verdi.
- Aile Boyu Tebligat: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Gökçek’in eşi Hülya Gökçek ve oğlu Ahmet Gökçek’in de şüpheli sıfatıyla 7 Eylül Pazartesi günü ifadeye çağrıldığını açıkladı.
- Raporlar ve İtirazlar: Gökçek, Mansur Yavaş döneminde hakkında açılan 25 dosyadan 21’inin lehine sonuçlandığını ve Danıştay ile üst mahkemelerce onaylandığını savundu.
Soruşturmanın Hukuki Boyutu ve Kayıt Dışı Para İddiaları
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma, kamuoyunda uzun süredir tartışılan belediye kaynakları ve finansal hareketlilik iddialarına yeni bir hukuki boyut kazandı. ‘Yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı’ yönündeki suçlamalar doğrultusunda başlatılan tahkikatta, eski başkan Melih Gökçek’in şüpheli sıfatıyla ifadesine başvuruldu. Adliye çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Gökçek, yargı sürecinin tamamlanmasının ardından televizyon ekranlarında kapsamlı açıklamalar yapacağını beyan etti.
Gökçek, adalete olan güveninin tam olduğunu belirterek, ‘İnşallah Allah kısmet ederse bu savcılığın yaptığı araştırma, soruşturma bitecek. Ondan sonra neticeyi alacağız. Ondan sonra merak etmeyin, hepinizle televizyonlarda bol bol konuşacağız. Melih Gökçek biliyorsunuz öyle konuşmayan adam değildir, çekinen adam da değildir’ şeklinde konuştu. Kendisine yöneltilen suçlamaların asılsız olduğunu savunan eski başkan, hukuki sürecin netleşmesini beklediğini dile getirdi.
Gökçek’in Üç Dönem Analizi: 500’den Fazla Soruşturmanın Geçmişi
Siyasi kariyeri boyunca pek çok kez hukuki denetimden geçtiğini ifade eden Melih Gökçek, belediye başkanlığı dönemlerini üç ayrı safhada değerlendirdi. İlk olarak 1994 yılında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesini takip eden 9 yıllık muhalefet dönemine değinen Gökçek, bu süreçte yaklaşık 500 soruşturma ve inceleme geçirdiğini, ancak bu dosyaların tamamının takipsizlik kararıyla sonuçlandığını vurguladı.
İkinci safha olarak AK Parti ve Refah Partisi iktidarları dönemini işaret eden Gökçek, bu süreçte de yaklaşık 100 soruşturma ve incelemeye tabi tutulduğunu kaydetti. Söz konusu ifade ve savunma belgelerinin İçişleri Bakanlığı ile savcılık arşivlerinde muhafaza edildiğini hatırlatan eski başkan, bu dönemlerde de aleyhinde herhangi bir usulsüzlük veya suç unsuruna rastlanmadığının altını çizdi. Gökçek, geçmişteki bu yoğun denetim sürecini, mevcut soruşturmadaki savunmasının tarihsel bir referansı olarak sundu.
Mansur Yavaş Dönemi Dosyaları ve Danıştay Kararları
Mevcut Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile aralarındaki hukuki ve siyasi mücadeleye de değinen Melih Gökçek, hakkında 100’e yakın soruşturma açıldığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu. Yavaş döneminde kendisi hakkında toplam 25 inceleme ve soruşturma yürütüldüğünü belirten Gökçek, bu dosyaların güncel durumuna ilişkin somut veriler paylaştı.
Söz konusu 25 dosyadan 21’inin nihayete erdiğini, kalan 4 dosyanın sonucunun ise henüz kendisine tebliğ edilmediğini açıklayan Gökçek, süreçle ilgili şu bilgileri aktardı: ‘Biten soruşturmaların bir kısmı İçişleri Bakanlığı’nda, bir kısmı da savcılıklarda oldu. Bu soruşturmalar yapılırken bilirkişi raporları alındı. Hepsinde benim ifadem alındı. Mansur Yavaş, “İfade vermeye bile gitmedi” diyerek yalan söylüyor. Yapılan incelemelerde ifadelerimiz alındı. Biten soruşturmaların hepsine istisnasız Mansur Yavaş itiraz ettirdi. İçişleri Bakanlığı’ndan gelenleri Danıştay’a, savcılıklardan gelen kararlar için de bir üst mahkemeye itiraz ettiler. 21 dosya üst mahkeme ve Danıştay’da da benim lehime onaylandı.’ Gökçek, yargı kararlarının kendi haklılığını tescillediğini ileri sürdü.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı bu son soruşturma, sıradan bir belediye usulsüzlüğü iddiasının çok ötesinde, uluslararası finansal hareketlilik boyutuna sahip olması nedeniyle büyük önem taşıyor. ‘Yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarımı’ suçlaması, teknik bilirkişi incelemelerini ve uluslararası mali takip mekanizmalarını devreye sokabilecek nitelikte bir iddiadır. Gökçek’in savunmasında geçmişteki yüzlerce soruşturmadan aklanarak çıktığını vurgulaması, yargı nezdindeki meşruiyetini koruma refleksi olarak okunmalıdır. Ancak eşi Hülya Gökçek ve oğlu Ahmet Gökçek’in de şüpheli sıfatıyla dosyaya dahil edilmesi, savcılığın iddiaları aile içi veya aile kontrolündeki ticari/finansal ağlar üzerinden derinleştirdiğini gösteriyor. 7 Eylül’deki ifade işlemleri, bu hukuki düğümün çözülmesinde ya da daha da karmaşık bir hal almasında kilit rol oynayacaktır.
Pazartesi Günü Kritik Gün: Ahmet ve Hülya Gökçek Adliyede Olacak
Soruşturmanın seyrini değiştiren en önemli detay ise Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yaptığı yazılı açıklama oldu. Başsavcılık, sadece Melih Gökçek’in ifadesinin alınmasıyla yetinilmediğini, dosya kapsamında aile bireylerinin de sorgulanacağını resmi olarak ilan etti. Yapılan açıklamada, ‘Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülmekte olan soruşturma kapsamında, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek’in şüpheli sıfatıyla ifadesi alınmış olup, soruşturma kapsamında Ahmet Gökçek ve Hülya Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınmak üzere 7 Eylül Pazartesi günü saat 14.00’te Cumhuriyet Başsavcılığımızda hazır edilecektir’ denildi.
Bu açıklama, soruşturmanın kapsamının genişletildiğini ve iddia edilen para transferlerinin niteliğine ilişkin aile bireylerinin de bilgisine veya sorumluluğuna başvurulacağını somut verilerle ortaya koydu. Ankara Adliyesi’nde 7 Eylül Pazartesi günü gerçekleştirilecek ifade işlemleri, başkent kulislerinde ve hukuki çevrelerde yakından takip ediliyor.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Melih Gökçek hakkında yürütülen soruşturmanın temel konusu nedir?
Soruşturma, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek’in ‘yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktardığı’ yönündeki iddiaları kapsamaktadır. Gökçek bu dosyada şüpheli sıfatıyla ifade vermiştir.
Soru: Soruşturmada Melih Gökçek dışında kimler şüpheli olarak yer alıyor?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın resmi açıklamasına göre, Gökçek’in eşi Hülya Gökçek ve oğlu Ahmet Gökçek de aynı soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmıştır. İfade tarihi 7 Eylül Pazartesi günü saat 14.00 olarak belirlenmiştir.
Soru: Melih Gökçek’in Mansur Yavaş dönemi dosyalarına ilişkin savunması nedir?
Gökçek, Mansur Yavaş döneminde hakkında iddia edildiği gibi 100 değil, toplam 25 inceleme ve soruşturma açıldığını; bunlardan 21’inin tamamlandığını ve tamamının Danıştay veya üst mahkemelerce kendi lehine onaylandığını belirtmiştir.
Kaynak / Ajans: Trthaber