Marmara Denizi’nde Silivri’nin 18 deniz mili güneyinde, gece yarısı iki Türk bayraklı ticari geminin çarpışması sonucu feci bir deniz kazası kayda geçti. İskenderun Limanı’ndan Karadeniz Ereğli’ye 4 bin 199 ton rulo sac ve inşaat demiri taşıyan 89,98 metre uzunluğundaki ‘TUĞBERK İMAMOĞLU’ isimli kuru yük gemisi ile Kocaeli’den İzmir Aliağa’ya seyreden boş durumdaki 2 bin 999 ton motor yağı taşıma kapasiteli ‘ALSU’ isimli petrol/kimya tankeri deniz trafik ayırım hattında çatıştı. Çarpışmanın ardından TUĞBERK İMAMOĞLU isimli genel kargo gemisi yaklaşık 800-900 metre derinliğe sahip sularda batarken, gemide görev yapan 10 kişilik mürettebattan haber alınamıyor.
Olayın hemen ardından Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığı ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ekipleri bölgede hava ve denizden geniş çaplı bir arama kurtarma operasyonu başlattı. Deniz yüzeyinde TUĞBERK İMAMOĞLU gemisine ait boş can kurtarma filikaları tespit edilirken, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı kazaya ilişkin adli soruşturma açıldığını duyurdu. Hasar almayan ALSU tankerinin kaptanı ve ekiplerinin de katıldığı operasyonlarda zamanla yarış devam ediyor.
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Kritik Gelişme: Silivri’nin 18 mil açığında çatışan iki Türk gemisinden TUĞBERK İMAMOĞLU battı; 10 kişilik mürettebata ulaşılamadı.
- Resmi Veri / Açıklama: Deniz yüzeyinde can filikaları boş bulundu; kaza anında batak geminin AIS (Otomatik Tanımlama Sistemi) sinyalinin kesildiği saptandı.
- Süreç / Sonraki Adım: TCG Salihreis fırkateyni, kurtarma gemileri, İHA ve helikopterlerin katıldığı operasyon sürerken Silivri Başsavcılığı soruşturma başlattı.
Gece Yarısı Trafik Ayırım Hattında Meydana Gelen Facia
Marmara Denizi’nin yoğun deniz trafiğine ev sahipliği yapan Silivri açıkları, 2 Eylül gecesi saat 03.15 sularında büyük bir deniz kazasına sahne oldu. İskenderun’dan aldığı 4 bin 199 ton rulo sac ve inşaat demiri yüküyle Karadeniz Ereğli’ye gitmek üzere rotasını kuzeye çeviren 89,98 metre boyundaki ve 12,8 metre genişliğindeki TUĞBERK İMAMOĞLU isimli Türk bayraklı genel kargo gemisi, Kocaeli’den İzmir Aliağa’ya gitmekte olan ALSU isimli petrol/kimya tankeri ile çatıştı. 90,84 metre uzunluğundaki ve 13 metre genişliğindeki ALSU tankerinin motor yağı taşımacılığı yaptığı ancak kaza sırasında tanklarının boş olduğu kayda geçti.
Süreç, Uydu Yardımlı Arama Kurtarma Sistemi (COSPAS-SARSAT) üzerinden saat 03.26’da alınan acil durum radyo vericisi (EPİRB) sinyaliyle resmiyet kazandı. Türk Radyo tarafından bölgedeki tüm gemilere acil çağrı yapıldı. Saat 03.41’de ALSU tankeri kaptanının Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi’ne (VTS) bağlanarak kimliğini tam olarak tespit edemediği bir gemi ile çarpıştığını bildirmesi üzerine kriz masası kuruldu. Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi (AAKKM) tarafından yapılan incelemelerde, sinyalin TUĞBERK İMAMOĞLU gemisine ait olduğu belirlendi. Gemideki tüm personelin cep telefonları tek tek aranmasına ve telsiz çağrıları yapılmasına rağmen hiçbir yanıt alınamadı.
Saha Raporları ve Arama Kurtarma Operasyonunun Detayları
Denizcilik Genel Müdürlüğü, İstanbul Valiliği ve Milli Savunma Bakanlığı koordinasyonunda bölgeye ilk arama kurtarma unsuru saat 04.10 itibarıyla ulaştı. Yapılan ilk teknik saha incelemelerinde kazazede ALSU tankerinde gözle görülür ciddi bir hasar tespit edilmedi. Ancak çarpışmanın etkisiyle ağır yara alan TUĞBERK İMAMOĞLU isimli yük gemisinin deniz derinliğinin yaklaşık 800 ila 900 metre arasında değiştiği bölgede kısa sürede battığı değerlendirildi.
Olay yerine sevk edilen ekipler deniz yüzeyinde yaptıkları taramalarda TUĞBERK İMAMOĞLU gemisine ait serbest düşmeli can filikası dahil can kurtarma araçlarını tespit etti. Ancak filikaların içerisinde yapılan incelemelerde hiçbir gemi personeline rastlanmadı. Ayrıca teknik ekiplerce yapılan detaylı incelemede, TUĞBERK İMAMOĞLU gemisinin kaza anında Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) cihazından sinyal alınamadığı somut verilerle ortaya kondu.
Arama kurtarma faaliyetlerinin kapsamı günün ilk ışıklarıyla birlikte üst seviyeye çıkarıldı. İstanbul Valiliği tarafından yapılan bilgilendirmede, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığı’na ait 2 helikopter ve 9 deniz unsuru ile Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne ait 3 deniz aracının fiilen sahada görev yaptığı altı çizildi. Milli Savunma Bakanlığı da saat 08.40 itibarıyla Deniz Kuvvetleri Komutanlığı unsurlarına talimat verildiğini ve 1 adet İnsansız Hava Aracının (İHA) derhal bölgeye sevk edildiğini duyurdu. MSB’nin görevlendirmesiyle TCG Salihreis fırkateyni, TCG Akın kurtarma ve yedekleme gemisi, TCG Osmangazi çıkarma gemisi ve TCG Karayel hücumbotu arama alanına intikal ettirildi.
Gemilerin Teknik Profili ve Adli Soruşturma Süreçleri
Kazaya karışan her iki geminin de Türk bayraklı olması ve Marmara Denizi gibi kontrol altındaki bir deniz alanında bu ölçekte bir çatışmanın yaşanması adli ve idari birimlerince incelemeye alındı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, olayın hemen ardından Türk Ceza Kanunu ve Deniz İş Kanunu çerçevesinde geniş çaplı bir adli soruşturma başlatıldığını bildirdi. Soruşturma kapsamında kaza anındaki hava ve deniz şartları, seyir emniyeti ihlalleri, radar kayıtları ve kaptan beyanları mercek altına alınıyor.
TUĞBERK İMAMOĞLU isimli geminin rulo sac gibi ağır ve kayma riski bulunan bir yük taşıyor olması, batma hızını etkileyen ana unsurlar arasında değerlendiriliyor. Diğer taraftan, ALSU tankerinin boş olması muhtemel bir çevre ve deniz kirliliği felaketini önlemiş oldu. Kazaya dair teknik raporda gemilerin boyutları, manevra kabiliyetleri ve kaza anındaki süratleri detaylıca inceleniyor.
Marmara Denizi Trafik Ayırım Düzeni (TAD), dünyada deniz trafiğinin en yoğun ve en sıkı denetlendiği koridorlardan biridir. Bölgede 800-900 metreye varan derinlikte yaşanan bu çatışma, deniz emniyeti açısından çok kritik iki teknik hususu gündeme getirmektedir: Birincisi, TUĞBERK İMAMOĞLU gemisinin kaza anında AIS (Otomatik Tanımlama Sistemi) cihazından sinyal alınamamış olması; ikincisi ise ağır metal yükü (rulo sac) taşıyan kuru yük gemilerinin alacağı darbelerde saniyeler içinde alabora olma veya batma riski. AIS sinyalinin kesilmesi ya bir elektriksel arızaya ya da kazanın yarattığı anı ve şiddetli hasara işaret eder. Deniz yüzeyinde can filikalarının boş bulunması, 10 kişilik mürettebatın gemiyi terk etmek için yeterli süreye sahip olamadığı veya tahliye esnasında akıntıya kapıldığı ihtimallerini güçlendiriyor. Önümüzdeki süreçte TCG Akın gibi derin deniz kurtarma gemilerinin sonar ve insansız su altı robotlarıyla (ROV) yapacağı dip taraması, enkazın kesin konumunu ve kayıp denizcilerimizin durumunu aydınlatacak temel unsur olacaktır.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Kazaya karışan gemiler hangi yükleri taşıyordu ve çevre kirliliği riski var mı?
Batan TUĞBERK İMAMOĞLU gemisi 4 bin 199 ton rulo sac ve inşaat demiri taşıyordu. Çarpan ALSU tankeri ise 2 bin 999 ton motor yağı kapasitesine sahip olmasına rağmen kaza anında boş durumdaydı. Bu durum bölgede büyük bir akaryakıt sızıntısı riskini azaltmıştır.
Soru: Kayıp 10 mürettebatı arama çalışmalarına hangi kurumlar katılıyor?
Arama kurtarma operasyonları Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığı ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı eş güdümünde yürütülmektedir. Sahada çok sayıda deniz aracı, 2 helikopter, 1 İHA, fırkateyn ve özel kurtarma gemileri görev yapmaktadır.
Soru: Kazanın hukuki süreci nasıl ilerliyor?
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili adli soruşturma başlatmıştır. Gemi kaptanlarının beyanları, VTS (Gemi Trafik Hizmetleri) telsiz ve radar kayıtları ile AIS verileri incelenerek kusur oranları ve kazanın kesin nedeni belirlenecektir.
Kaynak / Ajans: Haberturk
📰
Haber Kaynağı / Ajans:
Haberturk