Lübnan ile İsrail arasında sağlanan uzlaşıya rağmen sınır hattında tansiyon düşmüyor. 17 Nisan’da yürürlüğe giren ve birkaç kez uzatılan ateşkes anlaşmasına karşın, İsrail ordusu Lübnan’ın güneyindeki stratejik noktalara ve yerleşim alanlarına yönelik hava ve kara saldırılarını sürdürüyor. Lübnan resmi haber ajansı NNA’nın aktardığı son bilgilere göre, sınır bölgelerinde askeri hareketlilik ve bombardımanlar yeniden tırmanışa geçti.
Bölgeden gelen raporlar, ateşkesin sahada fiilen kırılgan bir zeminde ilerlediğini gözler önüne seriyor. İsrail ordusunun çeşitli gerekçeler öne sürerek gerçekleştirdiği son saldırılar, özellikle ülkenin güney kesimlerinde ciddi hasara ve endişeye yol açtı. İnsansız hava araçlarının alçak uçuşları ve ağır bombardımanlar, bölgedeki barış umutlarını bir kez daha gölgeledi.
- İsrail İHA ve savaş uçakları, Sur ve Nebatiye bölgelerine art arda hava saldırıları düzenledi.
- Kantara beldesindeki şiddetli patlamalar sonucu Kantara Dağı’nın bir bölümü çöktü.
- 17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkese rağmen İsrail ordusu saldırılarını çeşitli gerekçelerle sürdürüyor.
Güney Lübnan Sınırında Hareketli Saatler: İHA ve Hava Saldırıları
Lübnan’ın güneyinde yer alan Sur ilçesi, son saldırıların en yoğun yaşandığı merkezlerden biri oldu. İsrail’e ait insansız hava araçları (İHA), bölgedeki çeşitli beldelerin üzerinde alçak irtifada keşif uçuşları gerçekleştirdikten hemen sonra Mansuri beldesi ile Meşaa Mahallesi’ne yöneldi. Bu iki noktaya art arda 3 hava saldırısı düzenlendiği bildirildi. Eş zamanlı olarak İsrail savaş uçakları da Nebatiye bölgesine bağlı Doğu Zevtar beldesindeki bir hedefi bir dizi hava saldırısıyla vurdu. Günün erken saatlerinde ise Nebatiye yakınlarındaki tarihi Şakif Kalesi civarında büyük bir patlama gerçekleştirildi ve çevre beldeler yoğun topçu ateşinin hedefi oldu.
Kantara Dağı Çöktü: Şiddetli Patlamaların Boyutu
Saldırıların şiddeti sadece askeri hedeflerle sınırlı kalmadı, bölgenin coğrafi yapısında da tahribata yol açtı. İsrail ordusunun Kantara beldesinde gerçekleştirdiği art arda ve son derece şiddetli patlamalar, bölgede sarsıntı yarattı. Yaşanan bu büyük patlamaların sonucunda Kantara Dağı’nın bir bölümünün çöktüğü açıklandı. Askeri hareketlilik sadece güneyle sınırlı kalmayarak başkent Beyrut’a kadar uzandı. İsrail İHA’larının, başkentin güneyindeki Dahiye bölgesi semalarında da alçak irtifada uçuş yaptığı kaydedildi. Bu durum, başkent sakinleri arasında da gerilimi tırmandırdı.
Ateşkesin Gölgesinde İnsani Kriz ve Süreç
İsrail ordusu, Lübnan’a yönelik kapsamlı askeri operasyonlarını 2 Mart tarihinde yoğun hava saldırılarıyla başlatmış ve ülkenin güneyindeki pek çok beldeyi işgal etmişti. Lübnan hükümeti tarafından açıklanan resmi verilere göre, bu yoğun çatışma sürecinde ülke içinde yerinden edilen sivillerin sayısı 1 milyonu aşmış durumda. Her ne kadar iki ülke arasında 17 Nisan tarihinde yürürlüğe giren bir ateşkes anlaşması bulunsa ve bu anlaşma süreç içerisinde birkaç kez uzatılmış olsa da sahadaki askeri gerçeklikler anlaşmanın tam anlamıyla uygulanmadığını gösteriyor. İsrail ordusu, ateşkese rağmen çeşitli gerekçeler sunarak Lübnan topraklarına yönelik saldırı operasyonlarını devam ettiriyor.
Merak Edilen Sorular ve Cevaplar
Soru: Lübnan ve İsrail arasındaki ateşkes ne zaman yürürlüğe girdi?
Cevap: İki ülke arasındaki ateşkes anlaşması 17 Nisan tarihinde yürürlüğe girmiş ve sonraki süreçte birkaç kez uzatılmıştır.
Soru: Son saldırılarda coğrafi olarak hangi büyük hasar meydana geldi?
Cevap: İsrail ordusunun Kantara beldesinde gerçekleştirdiği şiddetli patlamalar sonucunda Kantara Dağı’nın bir bölümü çökmüştür.
Soru: Çatışmalar nedeniyle Lübnan’da kaç kişi evini terk etmek zorunda kaldı?
Cevap: Lübnan hükümetinin resmi açıklamalarına göre, 2 Mart’ta başlayan yoğun saldırılardan bu yana yerinden edilenlerin sayısı 1 milyonu aşmıştır.
Kaynak / Ajans: Aa

