Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Girne Limanı'ndan Mersin'e doğru hareket eden katamaran tipi yolcu feribotunun kalkıştan kısa bir süre sonra batması, denizcilik güvenliği ve denetim süreçlerine dair ciddi tartışmaları beraberinde getirdi. İçerisinde 8'i mürettebat olmak üzere toplam 267 kişinin bulunduğu 'FİLOJET' isimli Türk bayraklı geminin alabora olması sonucu 237 kişi sağ olarak kurtarılırken, aralarında çocukların da yer aldığı 20 kişiyi arama kurtarma çalışmaları denizden ve havadan aralıksız sürdürülüyor.
Girne Limanı'nın yaklaşık 4 mil (7 kilometre) açığında meydana gelen facianın ardından adli soruşturma başlatıldı. Mahkemeye sevk edilen gemi kaptanı ve mürettebat hakkında üç günlük tutukluluk kararı verilirken, facianın sert hava koşullarından mı yoksa yapısal kusur, yetersiz bakım ve acil durum tahliye ihmallerinden mi kaynaklandığı sorusu kamuoyunun odak noktası haline geldi.
- Girne-Mersin seferini yapan 40 metrelik katamaran, limandan ayrıldıktan yaklaşık 15 dakika sonra su alarak battı.
- Gemide bulunan 267 kişiden 237'si kurtarılırken, kayıp 20 kişiyi arama çalışmaları devam ediyor.
- Kaptan ve mürettebat tutuklanırken; geminin 12 yıl önceki kaza geçmişi, bakım sörveyleri ve can yeleği prosedürleri mercek altına alındı.
Facianın Kronolojisi ve Kaptanın Savunması

Türkiye İçişleri Bakanlığı tarafından paylaşılan bilgilere göre, 40 metre uzunluğunda ve 10 metre genişliğindeki FİLOJET isimli yolcu feribotu, planlanan saatinden bir saat rötarlı olarak Girne'den demir aldı. Bir önceki gün bölgede saatte 160 kilometre hıza ulaşan kasırga seviyesindeki fırtına nedeniyle seferler iptal edilmişti. Olay günü ise rüzgar hızının saatte 30 ila 40 kilometre seviyelerine gerilediği bildirildi.
Kuzey Kıbrıs Başbakanı Ünal Üstel, seferin yaklaşık 15. dakikasında katamaranın fırtınaya yakalandığını, su almaya başlaması üzerine Sahil Güvenlik birimlerine acil durum çağrısı yapıldığını aktardı. Üstel, hava şartlarının bir önceki güne kıyasla düzelmesine rağmen teknenin alabora olmaktan kurtulamadığını ifade etti.
Mahkemeye çıkarılan tutuklu kaptan ise savunmasında meteoroloji verilerine göre seyre çıkışta herhangi bir engel bulunmadığını ve geminin idari ile teknik izinlerinin tam olduğunu belirtti. Kaptan, dalgaların çarpması neticesinde teknenin ön kısmının koparak su almaya başladığını öne sürdü. Tahkikat polisinin mahkemeye sunduğu raporda da katamaranın sol kızak uç kısmının kırıldığı ve gövdeden yoğun su girişi gerçekleştiği bilgisi yer aldı.
Uzman Değerlendirmesi: Katamaran Stabilitesi ve Bakım Sörveyleri
Türkiye Yat Kaptanları ve Çalışanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ziya Karagöz, katamaran tipi yüksek hızlı teknelerin hidrodinamik yapılarına dikkat çekerek teknik tahlillerde bulundu. Karagöz, katamaranların hafif gövde yapıları ve düşük su altı draftları nedeniyle büyük gemilere kıyasla stabilite kaybına daha yatkın olduğunu vurguladı. Bir taraftan gövde içine kontrolsüz su dolması durumunda dönüş manevrasının tekneyi hızla alabora edebileceğini ifade etti.
Olay anında rüzgarın 30-40 km/s hızında seyretmesinin tek başına batma sebebi olamayacağını belirten Karagöz, asıl sorgulanması gereken hususun geminin periyodik sörveyleri, bakım ve onarım geçmişi olduğunu dile getirdi. Yolcu taşıyan gemilerin yıllık, iki yıllık ve beş yıllık kara ve deniz sörveylerinden eksiksiz geçmesi gerektiğinin altını çizen Karagöz, 'Eski denizcilerimiz gemi limanda batar der. Yani limanda hazırlığınızı, bakımınızı ve planlamanızı yapmazsanız o gemi denizde batar' değerlendirmesinde bulundu.
Mahkeme sürecinde tahkikat polisi tarafından aktarılan bilgilere göre; Türk Loydu onayı ve liman başkanlığı izinleri bulunan teknenin, 12 yıl önce Türkiye'de kaza geçirerek hasar gördüğü, onarım sürecinin ardından 2024 yılında Filo Denizcilik tarafından satın alınarak yeniden sefer izni aldığı ortaya çıktı. Mahkeme hâkimi, sürecin aydınlatılması amacıyla liman başkanlığı yetkilileri ile işletmeci şirketin hissedarlarının da duruşmaya dahil edilmesini talep etti.
Tahliye Prosedürleri ve Güvenlik Zaafı İddiaları
Olay anına dair sosyal medyada paylaşılan ve kurtulan yolcuların beyanlarına yansıyan görüntüler, güvenlik protokollerinin uygulanmasında aksaklıklar yaşandığı iddialarını güçlendirdi. Görüntülerde, yolcu salonundaki direk diplerinden su fışkırmasına rağmen yolcuların büyük bölümünün can yeleği takmaksızın koltuklarında beklediği görüldü.
Yusuf Ziya Karagöz, yolcu salonuna su ulaşmasının tehlikenin boyutunu açıkça gösterdiğini ve gemi personeli tarafından derhal acil tahliye, cankurtaran salları (life raft) ile can yeleği yönlendirmesinin yapılması gerektiğini kaydetti. Yolcuların sakin şekilde can yeleksiz oturmasının tahliye yönetiminde ciddi bir koordinasyon zaafına işaret edebileceğini belirtti. Ayrıca kurtarılan yolcuların zeminde mazot gördüklerini ifade etmeleri, sintine atıklarının suyla birlikte salona yükselmesiyle açıklığa kavuştu.
Bölgedeki deniz derinliğinin yer yer 500 metreyi bulması nedeniyle, denizcilikte kara kutu işlevi gören Sefer Verileri Kaydedici (VDR) cihazına ulaşmanın güç olabileceği, ancak batığın kıyıya yalnızca 4 mil mesafede bulunmasının teknik incelemeyi derinleştireceği vurgulanıyor.
Merak Edilen Sorular ve Cevaplar
Soru: FİLOJET isimli feribotun kaza anındaki yolcu ve mürettebat sayısı neydi?
Cevap: Katamaran tipi feribotta 8 mürettebat ve 259 yolcu olmak üzere toplam 267 kişi bulunuyordu. Kazada 237 kişi sağ kurtarılırken, 20 kişiyi arama çalışmaları sürmektedir.
Soru: Kazayla ilgili hukuki süreçte hangi adımlar atıldı?
Cevap: Mahkemeye sevk edilen gemi kaptanı ve mürettebat hakkında 3 günlük tutukluluk emri verildi. Mahkeme heyeti ayrıca liman başkanlığı yetkilileri ve işletmeci şirketin hissedarlarının da soruşturmaya dahil edilmesini istedi.
Soru: Geminin teknik geçmişi hakkında mahkemeye hangi bilgiler yansıdı?
Cevap: Geminin 12 yıl önce bir kaza sonucu hasar aldığı, yapılan tamiratların ardından 2024 yılında Filo Denizcilik tarafından satın alınarak Türk Loydu onayı ve liman izinleriyle yeniden sefere başladığı belirtildi.
Kaynak / Ajans: Bbc


