Filistin’in Batı Şeria bölgesinde yer alan Kusra beldesinde, işgalci İsraillilerin Filistinli ailelere ait üç konuta yönelik uyguladığı abluka ve baskı eylemleri üçüncü haftasını doldurdu. Kusra Belediye Başkanı Abdulazim Vadi, işgal güçlerinin ve toprak gasbeden İsraillilerin Ras el-Ayn bölgesinde yürüttüğü bu sistematik kuşatmanın insani şartları her geçen gün daha da ağırlaştırdığını duyurdu. Beldeye giriş çıkışları kapatan ve Filistin halkının hareket özgürlüğünü tamamen kısıtlayan bu abluka, bölgede gerilimi en üst düzeye tırmandırmış durumda.
Kusra Belediye Başkanı Abdulazim Vadi’nin Filistin’in Sesi Radyosu’na yaptığı resmi açıklamalara göre, İsrail ordusunun koruması altındaki gruplar, bölge halkını yıldırma ve topraklarını terk etmeye zorlama amacıyla baskılarını günden güne artırıyor. 9 Ağustos tarihinden bu yana süren abluka, yalnızca fiziki bir kuşatmayla sınırlı kalmayıp, temel yaşam kaynaklarına erişimi de tamamen engellemeyi hedefleyen bir cezalandırma yöntemine dönüşmüş vaziyette.
- Kusra beldesinde 3 Filistinli aileye ait ev 9 Ağustos’tan bu yana tamamen abluka altında tutuluyor.
- İsrail ordusu, 11 Ağustos’ta Yusuf Hasan’a ait evi zorla tahliye ederek askeri karargaha dönüştürdü.
- Belediye Başkanı Abdulazim Vadi, yerel meclisin yetkilerinin kısıtlandığını ve sistematik toprak gaspının hedeflendiğini açıkladı.
Kusra’da Ablukanın Perde Arkası ve İnsani Kriz

İşgalci grupların Kusra beldesindeki sistematik taciz ve işgal girişimleri, 9 Ağustos tarihinde doğrudan Filistinli sivillerin yaşadığı 3 konutun hedef alınmasıyla yeni bir safhaya taşındı. Evlerin bahçelerine çadırlar kurarak yerleşen İsrailliler, konut sakinlerinin en temel insani ihtiyaçlarına erişimini tamamen kısıtladı. Bölgeden aktarılan bilgilere göre, abluka altındaki evlerde yaşayan Filistinlilerin giriş-çıkışları tamamen engellenirken; gıda, temiz su ve elektrik gibi hayati hizmetlerle olan bağlantıları da tamamen kesildi.
Belediye Başkanı Abdulazim Vadi, bu sürecin tesadüfi bir gerginlik olmadığını, aksine bölgedeki Filistin varlığını tamamen sonlandırmayı amaçlayan planlı bir stratejinin parçası olduğunu vurguladı. İsrailli grupların bölgeye uygulanan kısıtlamaları her geçen gün daha da ağırlaştırdığını belirten Vadi, beldeye çıkan ana ve ara yolların kapatılması sebebiyle Ras el-Ayn bölgesinin adeta dış dünyadan izole edildiğini ifade etti.
Askeri Karargaha Dönüştürülen Yusuf Hasan’ın Evi
Kusra’daki işgal ve abluka süreci, İsrail ordusunun doğrudan müdahalesiyle daha da resmiyet kazandı. 9 Ağustos’ta sivil işgalciler tarafından başlatılan kuşatmanın ardından, 11 Ağustos tarihinde İsrail ordusu sahaya inerek bölgeyi ‘kapalı askeri bölge’ ilan etti. Bu kararın hemen ardından, Filistinli Yusuf Hasan’a ait olan ev, İsrail askerleri tarafından zorla tahliye edilerek el konuldu.
Yusuf Hasan’ın evi, İsrail ordusu tarafından bir ‘askeri karargah’ haline getirilerek askeri operasyonların yürütüldüğü bir merkez durumuna getirildi. Bu hamle, işgalci yerleşimciler ile düzenli ordu güçleri arasındaki iş birliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Belediye Başkanı Vadi, İsrail ordusunun bir yandan Filistin halkı üzerindeki baskıyı artırıp hak ihlallerini tırmandırırken, diğer yandan Filistin topraklarını zorla gasbeden sivil İsraillilere tam koruma sağladığını açıkça ifade etti.
Belediyenin Yetkileri Kısıtlanıyor: Hedef Toprak Gaspı
Kusra beldesinde yaşananlar sadece evlerin fiziki olarak işgal edilmesiyle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda yerel yönetim mekanizmaları da felç edilmek isteniyor. Abdulazim Vadi, işgalci güçlerin Kusra Belediye Meclisinin belde toprakları üzerindeki yasal yetkilerini kısıtlamaya çalıştığı uyarısında bulundu. Bu kısıtlamaların temel amacının, belediyenin müdahale gücünü kırarak daha fazla eve kademeli olarak el koymak olduğu belirtiliyor.
Belediye Meclisinin idari yetkilerinin elinden alınması, işgalcilerin bölgedeki genişleme faaliyetlerini daha da kolaylaştırmayı hedefleyen yeni bir idari baskı mekanizması olarak nitelendiriliyor. Vadi, uluslararası kamuoyuna ve insan hakları örgütlerine çağrıda bulunarak, Kusra halkının kendi topraklarında mülteci durumuna düşürülmesini amaçlayan bu tehlikeli politikanın derhal durdurulması gerektiğini vurguladı.
Merak Edilen Sorular ve Cevaplar
Soru: Kusra’daki abluka ne zaman başladı ve hangi evleri hedef alıyor?
Cevap: Abluka, 9 Ağustos tarihinde işgalci İsraillilerin Kusra’nın Ras el-Ayn bölgesinde Filistinlilere ait 3 konutu kuşatmasıyla başladı. Bu süreçte evlerin bahçelerine çadırlar kuruldu ve sakinlerin temel ihtiyaçlara erişimi engellendi.
Soru: Yusuf Hasan’ın evine ne oldu?
Cevap: İsrail ordusu, 11 Ağustos tarihinde bölgeyi ‘kapalı askeri bölge’ ilan ettikten sonra Filistinli Yusuf Hasan’a ait eve el koydu ve burayı askeri karargaha dönüştürdü.
Soru: Kusra Belediye Meclisinin karşı karşıya kaldığı engeller nelerdir?
Cevap: İsrail makamları, Kusra Belediye Meclisinin belde toprakları üzerindeki idari ve hukuki yetkilerini kısıtlayarak, bölgedeki diğer evlere de kademeli olarak el koymanın önünü açmaya çalışıyor.
Kaynak / Ajans: Trthaber

