Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 25 Ağustos 2026 tarihinde, dokuz yıldır tutuklu bulunan iş insanı ve sivil toplum lideri Osman Kavala’nın ikinci bireysel başvurusuna ilişkin kararını açıklayarak, Türkiye’nin davalı devlet olarak başvuranın en kısa sürede serbest bırakılmasını sağlaması gerektiğine hükmetti.
Mahkemenin 17 yargıçtan oluşan Büyük Dairesi, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) altı maddesini ihlal ettiğini belirterek, kararın uygulanması için gerekli tüm önlemlerin ivedilikle alınmasını şart koştu.
- AİHM, Kavala’nın tutukluluk süresinin insan hakları ihlali olduğunu ilan etti.
- Mahkeme, Türkiye’nin AİHS’nin 6 maddesini ihlal ettiğini ve 113 342 Euro tazminat ödemesi gerektiğini belirtti.
- Kararın 15-2 oyla kabul edilmesi, Türkiye’de hukukun üstünlüğü tartışmalarını alevlendirebilir.
Kararın Detayları ve Mahkeme Açıklamaları

AİHM’nin temyiz organı olarak görev yapan Büyük Daire, karar metninde “davacı devletin başvuranın en kısa sürede serbest bırakılmasını sağlaması zorunludur” ifadesini vurguladı. Başkan Mattias Guyomar, bu ifadenin “hukukun üstünlüğü ve bireysel başvuru hakkının etkinliği” açısından kritik olduğunu belirtti.
Mahkeme, Türkiye’nin AİHS’nin 6. maddesi (yaşam hakkı), 5. maddesi (kişisel özgürlük ve güvenlik), 10. maddesi (adil yargılanma hakkı) ve diğer ilgili maddeleri ihlal ettiğine hükmetti. Özellikle Ceza Kanunu’nun yorumlanma biçiminin keyfi müdahalelere yol açtığı ve yasanın öngördüğü korumaları sağlamadığı tespit edildi.
Türkiye’nin Yükümlülükleri ve Olası Sonuçlar
Kararda, Türkiye’nin Kavala’ya 113 342 Euro tazminat ödemesi ve mahkeme masraflarını da dahil etmesi gerektiği açıkça belirtildi. Bunun yanı sıra, Anayasa Mahkemesi kararlarına tam saygı gösterilmesinin hukukun üstünlüğünün korunması için şart olduğu hatırlatıldı.
Uygulama sürecinde iki tip önlem öngörülüyor: bireysel önlemler, yani Kavala’nın tutukluluk haline yol açan sebeplerin ortadan kaldırılması; ve genel önlemler, yani benzer ihlallerin tüm vatandaşlar için önlenmesi. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, bu önlemlerin takibini yapacak.
Türkiye’nin geçmişte AİHM kararlarına uyum oranı yüksek olsa da, Kavala ve Selahattin Demirtaş gibi kritik davalarda bu oran düşük kalmıştır. Kararın 2-15 oyla kabul edilmesi, mahkemede iki hakim (Saadet Yüksel ve Faris Vehaboviç) ile farklı görüşlerin olduğunu gösteriyor ve iç hukukta yargının bağımsızlığı tartışmalarını yeniden alevlendirebilir.
Uluslararası ve Yerel Tepkiler
Kararın açıklanmasının ardından Avrupa Birliği ve insan hakları örgütleri, Türkiye’nin kararı derhal yerine getirmesini talep eden ortak bir açıklama yayınladı. Türkiye dışişleri bakanlığı ise karara saygı duyacaklarını ve uluslararası yükümlülükleri yerine getireceklerini belirtti.
Türkiye’de ise muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları, kararın uygulanması için yeni yasal düzenlemeler ve yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bazı hukukçular ise kararın, yargı sistemindeki yapısal eksikliklerin daha geniş çapta ele alınması için bir fırsat sunduğunu ifade etti.
Merak Edilen Sorular ve Cevaplar
Soru: AİHM kararına göre Türkiye ne kadar tazminat ödeyecek?
Cevap: Mahkeme, Kavala’ya 113 342 Euro tutarında tazminat ve mahkeme masraflarını da dahil olmak üzere toplam bu miktarı ödemesi gerektiğini belirtti.
Soru: Kararın uygulanması için hangi adımlar atılmalı?
Cevap: Türkiye, Kavala’nın tutukluluk nedenlerini ortadan kaldıracak bireysel önlemleri almalı, benzer ihlallerin tekrarını önlemek için genel önlemler geliştirmeli ve Anayasa Mahkemesi kararlarına tam uyum sağlamalıdır.
Soru: AİHM kararları Türkiye için bağlayıcı mıdır?
Cevap: Evet, AİHS’nin 46. maddesi gereği, sözleşmeye taraf olan devletler için AİHM kararları bağlayıcı niteliktedir ve uygulanması zorunludur.
Kaynak / Ajans: Bbc
