İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 24 Ağustos 2026 tarihinde Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir ile bir araya gelerek, ABD’nin Hürmüz Boğazı üzerindeki mutabakat zaptındaki şartları hayata geçirmesi gerektiğini ısrarla vurguladı. Görüşme, İslamabad ve Tahran arasında gerçekleşen çok‑taraflı bir diplomatik çerçevede, bölgesel güvenliğin teminatı olarak ABD’nin davranış değişikliği talebiyle sonuçlandı.
Arakçi, ABD’ye yönelik güven kaybının sürdüğünü belirterek, “ABD davranışını değiştirmeli ve mutabakat zaptında yer alan şartların uygulanması konusunda somut adımlar atmalıdır” dedi. Münir ise Pakistan’ın, iki ülke arasındaki sınır güvenliğini sağlamak ve anlaşmanın imzalanması için yoğun çaba gösterdiğini dile getirdi.
- İran, ABD’nin Hürmüz Boğazı güvenliğine dair taahhütlerini yerine getirmesini talep etti.
- Pakistan, iki taraf arasındaki mutabakatın imzalanması için arabuluculuk rolünü sürdürdü.
- Görüşmede Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de hazır bulundu.
Görüşmenin Detayları ve Katılımcılar
İslamabad’da gerçekleştirilen buluşma, ABD-İran müzakerelerinde ara buluculuk yapan Pakistan’ın diplomatik girişimiyle şekillendi. Mareşal Asım Münir, Pakistan’ın bölgesel istikrarı koruma çabalarını vurgularken, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki güvenlik yönetimine dair endişelerini dile getirdi. Aynı gün Tahran’da, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Münir ile bir araya gelerek, parlamenter perspektiften de sürecin takibini sağladı.
Mutabakat Zaptının İçeriği ve Bölgesel Güvenlik
Mutabakat zaptı, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda askeri varlığını sınırlaması, deniz trafiğinin güvenliğini temin etmesi ve bölge ülkelerinin savunma politikalarına müdahale etmemesi gibi temel maddeleri içeriyor. İran, bu şartların uygulanmadığını, ABD’nin bölgedeki deniz operasyonlarını artırdığını ve bu durumun kıyı devletlerinin ekonomik çıkarlarını tehdit ettiğini savunuyor.
Pakistan ise, hem coğrafi konumu hem de tarihsel bağları nedeniyle iki taraf arasında bir köprü görevi üstleniyor. Genelkurmay Başkanı Münir, “İki ülke arasındaki sınırların güvenliğinin sağlanması, bölgesel barışın anahtarıdır” diyerek, Pakistan’ın sınır güvenliği çalışmalarını da gündeme taşıdı.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Bu talep, Orta Doğu’da enerji nakil hatlarının kritik olduğu bir dönemde ortaya çıkıyor. Hürmüz Boğazı, dünya petrol akışının yaklaşık %20’sini taşıyor; dolayısıyla ABD’nin zaptaki taahhütleri yerine getirmemesi, küresel enerji fiyatlarını dalgalandırabilir. Ayrıca, İran’ın ABD’ye yönelik güven kaybını dile getirmesi, iki süper gücün diplomatik gerilimlerinin artabileceği sinyalini taşıyor.
Uzmanlar, Pakistan’ın arabuluculuk rolünün bölge istikrarı açısından önemli olduğunu, ancak ABD’nin somut adımlar atmadığı takdirde İran’ın daha sert tutum sergileyebileceği uyarısında bulunuyor. Bu bağlamda, Hürmüz Boğazı’nda olası askeri gerilimlerin önlenmesi, uluslararası deniz hukuku ve enerji güvenliği açısından kritik bir gündem maddesi olarak öne çıkıyor.
Merak Edilen Sorular ve Cevaplar
Soru: ABD’nin mutabakat zaptındaki hangi şartları yerine getirmesi bekleniyor?
Cevap: ABD’nin, Hürmüz Boğazı’nda askeri varlığını sınırlaması, deniz trafiğinin güvenliğini sağlamak üzere uluslararası normlara uyması ve bölge ülkelerinin savunma politikalarına müdahale etmemesi şartları bekleniyor.
Soru: Pakistan bu süreçte ne tür bir rol üstleniyor?
Cevap: Pakistan, İran ve ABD arasındaki müzakerelerde ara buluculuk yapıyor, aynı zamanda iki ülke arasındaki sınır güvenliğinin sağlanması ve mutabakatın imzalanması için yoğun diplomatik çaba gösteriyor.
Kaynak / Ajans: Trthaber
