İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 24 Ağustos 2026 Pazartesi günü, uzun süredir kamuoyunun merakla takip ettiği Aziz İhsan Aktaş davasına dair nihai kararını açıkladı. Mahkeme, Aktaş ve diğer sanıkların “örgüt kurma”, “örgüte üye olma” ve “örgüte yardım etme” suçlarından beraat ettiğini, ancak ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçlarından verilen cezaların bir kısmını onayladığını belirtti.
Karar, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve diğer yedi belediye başkanının da içinde bulunduğu toplam 200 sanık arasındaki yargılamanın son aşamasını oluşturdu. Duruşmada beşi tutuklu 200 sanığın son sözleri dinlenirken, mahkeme heyeti başkanı Oğuzhan Gül, kararın 24 Ağustos’da kesinleşeceğini duyurdu.
- Aktaş ve diğer sanıkların örgüt suçlamasından beraat ettiği ilan edildi.
- Rıza Akpolat’a 23 yıl 3 ay, Ahmet Özer’e 8 ay 10 gün hapis cezası verildi.
- Beş belediye başkanı tutuklu hâlde, rüşvet suçundan 8‑10 yıl hapis cezası aldı.
Mahkemenin Karar Gerekçesi ve Yargı Süreci

Mahkeme, örgüt suçlamalarının kanıt yetersizliği nedeniyle kabul edilemeyeceğine hükmetti. 579 sayfalık iddianame ve savcının 100 sayfalık mütalaasında, Aktaş’ın ihaleleri rüşvet çerçevesinde yönlendirdiği iddiası yer alıyordu; ancak delil yetersizliği, sanıkların örgüt kurma niyetinin somutlaştırılamadığını gösterdi. Bunun yerine, ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçları için ayrı ayrı hüküm verildi.
Aktaş, ihaleye fesat karıştırma suçundan 2 yıl 8 ay hapis cezası aldı. Rıza Akpolat ise “ihaleye fesat karıştırma, rüşvet, aklama” suçlarından toplam 23 yıl 3 ay ceza gördü. Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’e ise “görevi kötüye kullanma” suçundan 8 ay 10 gün hapis cezası verildi. Diğer belediye başkanları arasında, Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar (6 yıl 3 ay), Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve eşi Celal Tekin (her biri 8 yıl 4 ay), Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar (5 yıl 10 ay) ve Ceyhan Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan (tahliye) yer aldı.
Belediye Başkanlarının Tutukluluk Durumu ve Tahliye Kararları
Mahkeme, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in tutuklu hâlini devam ettirme kararını onayladı. Diğer yandan, Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka ve Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan’a tahliye kararı verildi. Bu kararlar, yargılamanın devam eden bölümlerinde savcılık ve savunma avukatlarının itiraz haklarını da içeriyor.
Davada hâlâ beş tutuklu sanık bulunuyor; bunların arasında Beşiktaş ve Esenyurt belediyelerinin yöneticileri de yer alıyor. Tutuklu durumdaki sanıkların ceza infaz sürecinde nasıl bir yol izleyecekleri, ceza infaz kurumları ve kefalet şartları hâlâ belirsizliğini koruyor.
Olayın Arka Planı ve Siyasi Etkileri
Bu dava, 20 Ekim 2025 tarihinde savcılık tarafından tamamlanan soruşturmanın ardından, 27 Ocak 2026’da ilk duruşmasıyla resmen mahkemeye taşındı. Savcılık, Aktaş’ın belediye başkanları ve yöneticilerine rüşvet vererek ihaleleri kontrol ettiği iddiasıyla, Beşiktaş Belediyesi’ni “en çok ihale alan kurum” olarak gösterdi. Savcıların öne çıkardığı “örgüte ait firmaların ihaleleri tekelleştirdiği” iddiası, siyasi partiler arasında da tartışma yarattı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, savcıların iddialarını “kanıtsız” ve “nedensellik kuramı eksik” olarak nitelendirdi. Bu açıklama, parti içinde ve dışındaki eleştirileri artırdı; özellikle yargı bağımsızlığı ve siyasi yolsuzlukların nasıl ele alınacağı konusunda yeni bir tartışma başlattı.
Mahkemenin kararları, Türkiye’de belediye yönetiminde şeffaflık ve yolsuzlukla mücadele politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor. Özellikle büyükşehir belediyelerinin ihalelerdeki rolü, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve kamu ihalelerinin şeffaflaştırılması konusunda yeni düzenlemeler gündeme gelebilir.
Vatandaş ve Ekonomi Üzerindeki Olası Yansımalar
Mahkemenin verdiği ceza ve tutukluluk kararları, belediyelerin projelerindeki gecikmelere ve hizmet kalitesine doğrudan etki edebilir. Beşiktaş, Esenyurt, Adana ve diğer belediyeler, yöneticilerinin yargılanması sürecinde projelerini askıya almış, bazı ihaleler yeniden değerlendirilmek zorunda kalmıştı. Bu durum, belediyelerin bütçelerinde beklenmeyen maliyet artışlarına yol açabilir.
Öte yandan, rüşvet ve fesat iddialarının ortaya çıkması, özel sektörün kamu ihalelerine olan güvenini sarsabilir. Yatırımcıların, özellikle altyapı ve hizmet projelerinde risk algısı artabilir; bu da uzun vadeli ekonomik planlamaları etkileyebilir.
Sonuç olarak, Aziz İhsan Aktaş davası, Türkiye’nin yerel yönetimlerdeki yolsuzlukla mücadele çabalarının ne kadar etkili olduğunu test eden bir sınav niteliği taşıyor. Mahkemenin verdiği kararlar, sadece bireysel sanıkların değil, aynı zamanda kamu yönetimi kültürünün de bir yansıması olarak değerlendirilecek.
Merak Edilen Sorular ve Cevaplar
Soru: Aziz İhsan Aktaş’ın ihaleye fesat karıştırma suçundan aldığı ceza nedir?
Cevap: Aktaş, ihaleye fesat karıştırma suçundan 2 yıl 8 ay hapis cezası almıştır.
Soru: Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’a hangi suçlardan ne kadar ceza verildi?
Cevap: Akpolat’a “ihaleye fesat karıştırma, rüşvet, aklama” suçlarından toplam 23 yıl 3 ay hapis cezası verilmiştir.
Soru: Mahkeme, örgüt suçlamasını neden reddetti?
Cevap: Mahkeme, örgüt kurma, örgüte üye olma ve örgüte yardım etme suçlarının işlendiğine dair somut delil bulunmadığını ve suçların sabit olmadığını belirtti.
