Koçarlı’nın Sobuca köyünde 1951 yılında dünyaya gelen Şantürk, 75 yıl süren marangozluk mirasını genç kuşaklara aktararak zanaatını yaşatıyor.
1951 yılında Sobuca’da doğan Şantürk, babasının marangozluk atölyesinde 1973–1974 yıllarında başladı. 2026’da emekli olduktan sonra bile her sabah toplu taşıma ile Koçarlı’ya giderek dükkânını açıyor, makinelerin bakımını yapıyor ve gençlere zanaatın değerini anlatıyor.
- Kritik Gelişme: Şantürk, 75 yıllık marangozluk mirasını atölyesinde sürdürüyor.
- Resmi Veri / Açıklama: Atölyede 1949’da babasına hediye edilen tabelayı 75 yıl boyunca korumuş.
- Süreç / Sonraki Adım: Çırak yetiştirme ihtiyacına vurgu yaparak gençlerin el becerilerini geliştirmesini talep ediyor.
Kararın Detayları ve Sürecin İşleyişi

Şantürk, “Babam işi miras aldığım dönem oldukça yaşlıydı. Dükkan bize kaldı, biz devraldık. Emekli olduktan sonra da burayı oğullarıma devrettim. Babadan oğula, dededen toruna üç kuşaktır bu mesleği sürdürüyoruz” diyerek, aile bağlarının zanaatla iç içe geçtiğini vurguladı. Her sabah Koçarlı’da başlayan yolculuğu, atölyenin kapısını açmakla başlıyor; makinelerin yağlanması, bıçakların bilenmesi ve temizlik işlerini kendisi üstleniyor.
Atölyenin girişinde asılı duran tabelanın 1949’da babasına hediye edildiğini belirten Şantürk, “70’li yıllarda ‘Artık bunu değiştir, kendi ismini yaz’ dediler. Kabul etmedim. Babamın hatırası buradan silinmeyecek” dedi. Tabelayı koruması, geçmişle bağ kurmanın önemini yansıtıyor.
Sahadan İlk Bilgiler ve Tarafların Açıklamaları
Şantürk, ahşap işçiliğinin fabrikasyonla değiştiğini, çırak yetişmenin azalmasından endişe duyduğunu söyledi. “Eskiden yaz tatillerinde atölyeler çocuklarla dolar, çırak yetiştirirdik. Şimdi aileler çocuklarının bir ustanın yanında ter dökmesini istemiyor. Gençlerin elinde sadece telefon ve bilgisayar var” diyerek, zanaatın geleceği için çağrıda bulundu. Ayrıca, “Kavgaya ve savaşa değil, her zaman barışa giden yolları arasınlar” sözüyle toplumsal mesaj veriyor.
Bölgesel ve Sektörel Yansımalar
Koçarlı’nın atölyesi, Aydın bölgesinde geleneksel zanaatın canlı kalmasını sağlıyor. Şantürk’ün gençlere verdiği dersler, bölge halkının zanaat kültürünü koruma çabalarını güçlendiriyor. Aynı zamanda, zanaatın ekonomik katkısının azalmasıyla ilgili endişeleri, yerel yönetimlerin destek programlarına ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Şantürk’ün yaşadığı süreç, Aydın’ın zanaat mirasına dair bir pencere açıyor. 75 yıllık bir miras, sadece bireysel bir hikaye değil, aynı zamanda bölgenin kültürel kimliğinin bir parçası. Modern üretim tekniklerinin yaygınlaşmasıyla birlikte geleneksel zanaatın yerini fabrikasyon alırken, Şantürk’ün çırak yetiştirme çağrısı, bu kaybı telafi etmek için bir strateji olarak öne çıkıyor. Zanaatın sürdürülebilirliği, gençlerin el becerilerini öğrenmeleri ve bu becerileri ekonomik olarak değerlendirmeleriyle mümkün oluyor. Bölge yönetimlerinin bu konuda destek sağlaması, hem kültürel mirasın korunması hem de yerel ekonominin canlandırılması için kritik bir adım.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Şantürk’ün atölyesinde çırak yetiştirme süreci nasıl işliyor?
Şantürk, çıraklara ahşap işçiliğinin temelini öğreterek, el becerilerini geliştirmelerine olanak tanıyor. Çıraklar, atölyede günlük işlerin bir parçası olarak, bıçak bilme, ölçme, kesme gibi teknikleri öğreniyor.
Soru: Atölyenin geleceği için planlar neler?
Şantürk, gençlerin zanaatı öğrenmeleri için atölyeyi bir eğitim merkezi olarak kullanmayı planlıyor. Ayrıca, bölge yönetimi ile iş birliği yaparak, zanaatçılara mali destek sağlamak için çalışmalar yürütülmesi hedefleniyor.
Kaynak / Ajans: Aydinhedef

