İstanbul genelinde 14 Ekim’den bu yana aralıklarla devam eden ve kentin son 84 yılda kaydettiği en şiddetli yağış olarak kayıtlara geçen meteorolojik afet, ağır can kayıpları ve büyük maddi hasarla sahaya yansımaya devam ediyor. Sarıyer Ayazağa ve Pendik Göçbeyli mevkilerinde yürütülen arama kurtarma faaliyetleri neticesinde yeni cansız bedenlere ulaşılmasıyla birlikte, kent genelinde sel ve şiddetli fırtınaya bağlı can kaybı sayısı 18 Ekim Pazar günü itibarıyla altıya yükseldi.
İstanbul Valisi Davut Gül tarafından düzenlenen basın toplantısında paylaşılan resmi verilere göre, Kocaeli sınır hattı boyunca sürdürülen arama tarama çalışmalarında Pendik’te kaybolan vatandaşlardan birinin naaşına ulaşıldı. Ayazağa’da sel akıntısına kapılan bir diğer yurttaşın cansız bedeninin bulunmasının ardından, kayıp durumdaki iki kişiyi arama kurtarma çalışmaları İçişleri Bakanlığı koordinasyonundaki ekiplerce aralıksız sürdürülüyor.
- Kritik Gelişme: Ayazağa ve Pendik Göçbeyli bölgesindeki aramalarda yeni cenazelere ulaşılmasıyla felakette resmi can kaybı altıya yükseldi; Ayazağa’da iki kişiyi arama çalışmaları sürüyor.
- Resmi Veri / Açıklama: İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi metrekareye 272 kilogram yağış düştüğünü bildirirken, yetkililer yağışın İstanbul’da son 84 yılın en ağır tablosu olduğunu kaydetti.
- Süreç / Sonraki Adım: Mağdur 5 bin haneye Valilik eliyle 10 bin TL acil destek aktarılırken, Ticaret Bakanlığı 19 Ekim tarihi itibarıyla esnafa 80 milyon TL nakdi hibe desteği sağlanacağını duyurdu.
Afetin Kronolojisi: 84 Yılın En Şiddetli Yağışı ve Kayıplar

Meteoroloji kayıtlarına geçen somut veriler, kentin maruz kaldığı olağanüstü su kütlesinin boyutunu açıkça ortaya koydu. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin açıkladığı saha ölçümlerine göre, İstanbul’un belirli kesimlerinde metrekareye 272 kilogram yağış kaydedildi. Hidroloji uzmanları ve resmi makamlar, bu ölçümün kentin senelik toplam yağış miktarının yaklaşık yedide birine tekabül ettiğini ve böylesi bir yükün son 84 yıldır ilk kez görüldüğünü vurguladı.
Hafta boyunca kenti etkisi altına alan sağanak dalgası ilk olarak 14 Ekim’de Sarıyer Ayazağa havzasında taşkınlara yol açtı. Ayazağa’daki debisi yükselen dere yataklarında akıntıya kapılan yurttaşlar için başlatılan arama kurtarma mesaisinde bir kişinin daha cenazesine ulaşılırken, kayıp olduğu bildirilen diğer iki kişi için dere yatağı ve mansap hattı boyunca tarama faaliyetleri sürdürülüyor. 17 Ekim akşamı ise yağışın merkezi Anadolu Yakası’na kaydı; Pendik ilçesinin Kocaeli il sınırında yer alan kırsal Göçbeyli Mahallesi’nde taşkın sularına kapılan bir otomobildeki üç kişiden biri kendi olanaklarıyla kurtulmayı başarırken, sulara kapılan iki kişiden birinin cansız bedenine 18 Ekim Pazar sabahı ulaşıldı. Kocaeli hududu hattındaki geniş arazide diğer kayıp şahıs için arama operasyonları çok sayıda kurtarma ekibinin katılımıyla devam ediyor.
Saha Bilanço Raporu: Altyapı Çöktü, Ulaşım ve Eğitim Durdu
İstanbul Valiliği ve ilgili bakanlıkların saha koordinasyon merkezlerinden derlenen veriler, 14 Ekim’den bu yana kent genelinde bin 200’ü aşkın su baskınının meydana geldiğini gösteriyor. Sel felaketi yalnızca konut ve iş yerlerini değil, kentsel altyapıyı ve ulaşım ağlarını da doğrudan sekteye uğrattı. Valilik envanterinde afet sürecinde 15 heyelan, 13 ağaç devrilmesi ve iki çatı uçması vakasının resmen kayda geçtiği bildirildi. Çok sayıda motorlu taşıt cadde ve sokaklarda sular altında kalarak kullanılmaz hale geldi.
Hava ulaşımında da ciddi aksamalar yaşandı. İstanbul Havalimanı operasyonlarında 14 Ekim tarihindeki aşırı meteorolojik koşullar nedeniyle 51 uçak çevre ve alternatif havalimanlarına divert edildi. Hava yolu işletmeleri tarafından 7 varış ve 12 kalkış olmak üzere toplam 19 tarifeli uçuş emniyet gerekçesiyle iptal edildi. Kara ve hava trafiğini felç eden yağış koşulları nedeniyle 15 ve 16 Ekim tarihlerinde ilk ve orta dereceli okullarda eğitime iki gün süreyle ara verilmişti. Vali Davut Gül, hafta sonu yürütülen temizlik ve tahliye çalışmalarının ardından kentteki eğitim kurumlarının 19 Ekim Pazartesi günü yeniden ders başı yapmasının hedeflendiğini aktardı.
Ölüm Nedenleri ve Şüpheli Vakaların İncelemesi
Afetin can kayıplarına ilişkin hazırlanan resmi adli tıp ve emniyet tutanakları, kentsel altyapıdaki risk noktalarını bir kez daha görünür kıldı. Sel sularının sürüklemesi sonucu boğulma vakalarının yanı sıra kentsel çevredeki ikincil tehlikeler de ölümlere zemin hazırladı:
- Kağıthane Sadabat Parkı: 15 Ekim tarihinde park çevresindeki su tahliye yataklarının yanında kimliği sonradan belirlenen bir erkeğin naaşına ulaşıldı.
- Fatih Balat Mahallesi: 14 yaşındaki bir çocuk, taşkın sonucu oluşan su birikintisinden geçtiği sırada yer altı elektrik hattındaki kaçak nedeniyle akıma kapılarak olay yerinde yaşamını yitirdi.
- Dereboyu Caddesi: Su akıntısının şiddetlendiği sırada yolun karşısına geçmeye çalışan 34 yaşındaki bir yurttaş, zeminin kayganlaşması sonucu düşerek başını kaldırım kenarına çarptı ve kafa travması neticesinde hayatını kaybetti.
- Pendik ve Ayazağa Vakaları: Araç içi ve açık arazide yüksek debili su tahliye kanallarına kapılma sonucu boğulma vakaları olarak kayıtlara geçti.
Sosyal ve Ekonomik Yardım Mekanizması Devrede
Yıkımın ekonomik bilançosunu hafifletmek amacıyla merkezi yönetim ve yerel mülki idare ortak acil müdahale paketlerini yürürlüğe koydu. İstanbul Valisi Davut Gül, afetzedelerin ilk etap zaruretlerini karşılamak amacıyla beş bin hanenin banka hesabına 10 bin TL tutarında acil nakit transferi gerçekleştirildiğini açıkladı. Vali Gül, bu tutarın kesin zarar tazmini niteliği taşımadığını, acil barınma ve temel iaşe gereksinimleri için tanımlanmış bir kriz yardımı olduğunu vurguladı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat ise iş yerleri zarar gören esnaf kesimine dönük doğrudan hibe paketini kamuoyuna duyurdu. Bakan Bolat, afetten etkilenen işletmelerin yaralarını sarmak üzere 80 milyon liralık nakdi destek bütçesinin tahsis edildiğini ve ödemelerin 19 Ekim tarihi itibarıyla İstanbul Valiliği koordinasyonunda esnafın hesaplarına aktarılacağını bildirdi.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
İstanbul’un yaşadığı bu son facia, metrekareye 272 kilogram gibi devasa bir yağışın oluşturduğu olağanüstü doğa olayının ötesinde, mega kentin kronikleşmiş yapısal krizlerini masaya yatırmayı zorunlu kılıyor. Son 84 yılın en yüksek yağış hacmi kuşkusuz meteorolojik bir ekstrem durumdur; ancak Balat’ta 14 yaşındaki bir evladımızın kaçak elektrik akımından hayatını kaybetmesi ya da Kağıthane ile Ayazağa gibi kentsel dönüşümün merkezindeki vadilerde araçların yüzmesi, kentsel drenaj ve şebeke güvenliğinin iklim krizinin hızına ayak uyduramadığını somut verilerle ortaya koymaktadır. Dere yataklarının ıslah edilmesine rağmen vadi tabanlarındaki yapılaşma baskısının devam etmesi, ani debi yükselmelerinde suyun tahliye koridorlarını kapatmaktadır. Ticaret Bakanlığı’nın 80 milyon liralık esnaf paketi ve Valiliğin hane yardımları acil can suyu niteliğindedir; fakat asıl sınav, Kocaeli sınırından Boğaz hattına kadar uzanan su havzalarının imar planlarında afet dirençli bir tasarımla sil baştan ele alınıp alınmayacağı noktasında verilecektir.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: İstanbul’daki sel felaketinde can kaybı ve kayıp sayısı kaç oldu?
Valilik verilerine göre resmi can kaybı altıya yükselmiştir. Ayazağa bölgesinde sel akıntısına kapıldığı belirlenen iki kişi için arama kurtarma çalışmaları devam etmektedir.
Soru: Afetzede vatandaşlara ve esnafa hangi destekler sağlanacak?
Valilik aracılığıyla beş bin ailenin hesabına acil ihtiyaçlar için 10 bin TL yatırılmıştır. Ticaret Bakanlığı ise afetten zarar gören esnafa toplam 80 milyon TL tutarındaki nakdi desteğin 19 Ekim itibarıyla dağıtılacağını açıklamıştır.
Soru: İstanbul’da okullarda tatil devam edecek mi?
15-16 Ekim tarihlerinde tatil edilen ilk ve orta dereceli okulların, yapılan resmi bilgilendirmeye göre 19 Ekim Pazartesi günü yeniden eğitime açılması planlanmaktadır.
Kaynak / Ajans: Bbc
