İsrail ordusunun Gazze Şeridi genelinde sivil yerleşimleri, mülteci çadırlarını ve toplanma alanlarını hedef alan kesintisiz askeri operasyonları yeni bir can kaybı bilançosunu beraberinde getirdi. Gazze’nin orta kesiminden güneyine ve kuzey hatlarına kadar uzanan geniş bir sahada gerçekleştirilen kara ve hava saldırılarında, ikisi çocuk olmak üzere beş Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda sivil ise yaralandı.
Filistin resmi makamları ve sahadaki sağlık kaynaklarından aktarılan son verilere göre; ateşkes taahhütlerine karşın sürdürülen saldırılar, derme çatma çadırlarda hayata tutunmaya çalışan yerinden edilmiş sivilleri doğrudan vurdu. Megazi Mülteci Kampı’ndan Han Yunus ve Beyt Lahiye’ye kadar yayılan bombardıman ve doğrudan ateş açma vakaları, Gazze’deki insanlık dramının derinleştiğini bir kez daha somut verilerle ortaya koydu.
- Kritik Gelişme: Megazi Mülteci Kampı’ndaki çadırlara açılan ateş sonucu 6 yaşındaki Misk Hazım ed-Delu ile Beyt Lahiye’de bir çocuk katledildi; toplam can kaybı 5’e yükseldi.
- Resmi Veri / Açıklama: Balıkçılar Sendikası ve Nasır Sağlık Kompleksi kaynakları, sivillerin ve balıkçıların doğrudan hedef alındığını, yaralılar arasında durumu kritik vakaların bulunduğunu bildirdi.
- Süreç / Sonraki Adım: 10 Ekim 2025 tarihli ateşkes mutabakatına rağmen devam eden ihlaller, Ekim 2023’ten bu yana 74 bini aşan can kaybı ve 175 bini geçen yaralı bilançosunu daha da ağırlaştırıyor.
Çadırlara Doğrudan Ateş: Megazi ve Tel Zeheb’de Çocuklar Hedef Oldu
Filistin resmi haber ajansı WAFA tarafından sahadan aktarılan bilgilere göre, İsrail askerleri Gazze Şeridi’nin orta kesiminde yer alan Megazi Mülteci Kampı’nda yerinden edilmiş ailelerin sığındığı çadırları doğrudan yaylım ateşine tuttu. Saldırıda çadırına kurşun isabet eden 6 yaşındaki Misk Hazım ed-Delu yaşamını yitirdi. Ailesiyle birlikte defalarca göç etmek zorunda kalan küçük çocuğun vefatı, sahadaki sivil kayıpların ulaştığı vahim boyutu simgeleyen acı bir tablo olarak kayda geçti.
Kuzey hattında da benzer bir trajedi yaşandı. Bölgedeki hastane kaynaklarından alınan resmi bilgilere göre, Beyt Lahiye’nin batısında konumlanan Tel Zeheb bölgesinde İsrail askerlerince sivillerin bulunduğu noktaya ateş açıldı. Açılan ateş neticesinde henüz kimliği açıklanmayan bir çocuk hayatını kaybederken, çevrede bulunan iki sivil ağır yaralarla tedavi altına alındı. Ayrıca Beyt Lahiye beldesine iki gün önce gerçekleştirilen saldırıda ağır yaralanan 53 yaşındaki Osman Ayiş Sus’un da hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdiği teyit edildi.
Reşid Caddesi, Stadyum Çevresi ve Denizin Ortasında Sivil Avı
Gazze kent merkezinde de askeri hareketlilik ve doğrudan hedef almalar sürdü. Gazze kentinin batı sahil şeridinde yer alan Reşid Caddesi üzerinde sivillerin oluşturduğu kalabalık alan İsrail güçlerince bombalandı. Bombardıman neticesinde bir Filistinli olay yerinde hayatını kaybederken, çok sayıda yurttaş şarapnel parçalarıyla yaralandı. Yaralılar bölgedeki kısıtlı tıbbi imkanlara sahip acil servis birimlerine sevk edildi.
Hava saldırılarında insansız hava araçları (İHA) da aktif rol oynadı. Gazze kent merkezindeki stadyum mevkisinde seyir halinde olan yayalar, İsrail’e ait bir İHA tarafından fırlatılan mühimmatla hedef alındı. Saldırıda biri ağır olmak üzere üç sivil Filistinli yaralandı. Karadaki saldırıların yanı sıra sahil hattında da sivil hedeflere yönelik müdahaleler kayda geçti; Gazze Şeridi Balıkçılar Sendikası Komiteleri Birliği, Gazze kenti açıklarında ekmek mücadelesi veren ve avlanmaya çalışan iki Filistinli balıkçının İsrail hücum botlarından açılan ateş sonucu yaralandığını duyurdu.
Güney Hattında Baskı Artıyor: Han Yunus, Mevasi ve Refah Hattı
Saldırıların güney ayağında Han Yunus ve Refah bölgeleri hedef tahtasına oturtuldu. Han Yunus’un doğu kesiminde konuşlu İsrail askeri unsurlarının açtığı keskin nişancı ve tüfek ateşi sonucunda 28 yaşındaki Filistinli genç bir kadın yaşamını yitirdi. Bölgenin ana sağlık merkezi durumundaki Nasır Sağlık Kompleksi sahasında bulunan bir diğer Filistinli sivil de açılan ateş neticesinde yaralanarak tedavi altına alındı.
Refah kentinde ‘güvenli bölge’ olarak lanse edilen Mevasi sahası da namluların hedefi oldu. İsrail ordusuna ait zırhlı askeri araçlar, yüz binlerce sivilin derme çatma bez ve naylon barınaklarda yaşadığı çadır kente ağır makineli tüfeklerle yoğun ateş açtı. Eş zamanlı olarak Han Yunus kentinin kuzeydoğu sınır hatları da topçu bataryaları tarafından sistematik şekilde dövüldü. Saldırılarda barınaklar hasar görürken siviller arasında büyük bir panik ve kaçış yaşandı.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Gazze sahasında cereyan eden bu son saldırılar, kağıt üzerinde yürürlükte olan 10 Ekim 2025 tarihli ateşkes mutabakatının fiiliyatta nasıl kadük kaldığını somut belgelerle kanıtlıyor. 25 yılı aşkın süredir Ortadoğu krizlerini takip eden kıdemli bir gazeteci gözüyle bakıldığında, İsrail askeri doktrininin mülteci kampları, çadır alanları ve balıkçı barınakları üzerindeki baskıyı bilinçli bir yıpratma stratejisi olarak kullandığı anlaşılıyor. Ateşkes taahhütlerine rağmen insansız hava araçlarıyla yayaların vurulması, çadırlara doğrudan makineli tüfek mermisi yağdırılması ve hastane yerleşkesi civarına ateş açılması, sahadaki gerilimin dondurulmadığını, aksine ‘düşük yoğunluklu fakat ölümcül’ bir operasyonel evreye evrildiğini belgeliyor. Altyapının yerle bir edildiği, 74 bini aşkın can kaybının verildiği bir coğrafyada çocukların hedef alınması, uluslararası hukukun yaptırım mekanizmalarının sahada tamamen işlevsizleştiğinin en somut göstergesidir.
Ateşkes Mutabakatına Rağmen Ağırlaşan Bilanço
Sahada cereyan eden bu son kanlı hadiseler, taraflar arasında 10 Ekim 2025 tarihinde varılan ateşkes mutabakatına rağmen aralıksız sürdürülüyor. Ateşkes metninde yer alan çatışmasızlık ve sivillerin güvenliğine dair hükümler, İsrail unsurlarının hava akınları, topçu atışları ve sahil müdahaleleriyle defalarca çiğnendi.
Ekim 2023 tarihinden bu yana Gazze Şeridi genelinde uygulanan topyekun askeri abluka ve saldırı zincirinin kümülatif bilançosu ise felaketin boyutlarını gözler önüne seriyor. Resmi sağlık kayıtlarına göre geride kalan zaman diliminde 74 binden fazla Filistinli yaşamını yitirirken, yaralı sayısı 175 bini aşmış durumda. Bölgenin kanalizasyon, su arıtma, enerji şebekeleri ve sağlık tesislerini içeren temel altyapısı ise neredeyse bütünüyle imha edilmiş vaziyette.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Son saldırılarda can kaybı ve yaralı sayısı nedir?
Megazi Mülteci Kampı’nda 6 yaşındaki bir kız çocuğu, Beyt Lahiye’de bir çocuk, Reşid Caddesi’nde bir sivil, Han Yunus’ta 28 yaşındaki bir kadın ve iki gün önceki saldırıda ağır yaralanan bir kişi olmak üzere ikisi çocuk 5 Filistinli hayatını kaybetti. Çeşitli bölgelerde aralarında balıkçıların da bulunduğu çok sayıda sivil yaralandı.
Soru: Bölgede yürürlükte bir ateşkes anlaşması bulunuyor mu?
Evet, taraflar arasında 10 Ekim 2025 tarihinden bu yana yürürlükte bulunan bir ateşkes mutabakatı bulunmaktadır; ancak İsrail ordusunun hava, kara ve denizden yürüttüğü saldırılar bu anlaşmaya rağmen devam etmektedir.
Soru: Ekim 2023’ten bu yana Gazze’deki genel insani bilanço ne durumdadır?
Ekim 2023’ten bugüne kadar düzenlenen saldırılarda 74 binden fazla Filistinli yaşamını yitirmiş, 175 binden fazla sivil yaralanmış ve bölgenin fiziki altyapısı ağır bir yıkıma uğramıştır.
Kaynak / Ajans: Trthaber
