Gazze Şeridi'nde 10 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe giren ateşkes mutabakatının üzerinden tam bir yıl geçmesine rağmen, sahada sivillerin hedef olduğu can kayıpları ve askeri hareketlilik hız kesmedi. Gazze Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan ve Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde güvenilir kabul edilen son veriler, sözde sükunet döneminde 300'den fazlası çocuk olmak üzere 1400'ü aşkın Filistinlinin İsrail saldırılarında hayatını kaybettiğini somut biçimde kayda geçirdi.
Geniş çaplı hava bombardımanlarının durması ve insani yardım sevkiyatının kısmen artmasıyla başlayan ateşkes süreci, Gazze'de tutulan 48 rehinenin tamamının iadesi ve İsrail hapishanelerindeki binlerce Filistinlinin serbest bırakılması şartıyla tesis edilmişti. Ancak geride kalan 12 aylık periyotta sınır hattı boyunca uygulanan fiili abluka, insansız hava araçlarının yoğun devriyeleri ve Sarı Hat bölgesindeki sürekli ateş hattı, çatışmasızlık iddiasını sahadaki gerçeklerden kopardı.
- Kritik Gelişme: Ekim 2025'te ilan edilen ateşkesin birinci yılında, İsrail saldırıları neticesinde 1400'den fazla sivil yaşamını yitirdi; toplam can kaybı ise 74 bini aştı.
- Resmi Veri / Açıklama: İsrail ordusu hedefli operasyonlar yürüttüğünü iddia ederken, Sağlık Bakanlığı ateşkes döneminde öldürülenlerin 300'den fazlasının çocuk olduğunu belgeledi.
- Süreç / Sonraki Adım: Yeniden inşa için önerilen 2,45 milyar dolarlık uluslararası plana rağmen, anlaşmanın ikinci aşaması Tel Aviv'in geri çekilmeyi reddetmesi sebebiyle askıda bulunuyor.
Sarı Hat Kıskacında Yaşam Mücadelesi ve Sivillerin Kayıpları

Gazze'nin merkezindeki derme çatma çadır kentlerde sivil nüfusun her an hedef olma riski devam ediyor. Geçtiğimiz ay çadırında kızının saçını tararken açılan ateşle başından vurularak 31 yaşında hayatını kaybeden beş çocuk annesi Fida el-Toutah'ın dramı, bölgedeki kırılgan durumu gözler önüne serdi. Fida'nın oğlu Ezz, annesinin vurulduğu anı anlatırken kardeşinin ellerindeki kanı gördüğünde durumun vehametini kavradığını dile getirdi. Fida'nın eşi Ahed ise ateşkes söyleminin sahadaki gerçeği yansıtmadığını, bölgede her gün silah sesleri ve ölüm tehlikesinin hüküm sürdüğünü ifade etti.
Fida'nın kardeşi İbrahim, sığındıkları çadır bezinde açılan kurşun deliklerini göstererek, savaş boyunca dört kardeşini kaybettiğini belirtti. Zeytun Mahallesi'nden zorunlu tahliyeyle başlayan kaçış sürecinde ailenin yedi kez yer değiştirdiği, ancak askeri araçların ve dört pervaneli insansız hava araçlarının hedefi olmaktan kurtulamadığı aktarıldı. Benzer bir trajedi Refah'ın güneyindeki el-Mawasi bölgesinde yaşandı; ailesiyle kıyıdan 20 metre uzaklıkta balık avlamaya çalışan 14 yaşındaki İsmail el-Bardawil de açılan ateş sonucu hayatını kaybeden 300 çocuktan biri olarak kayıtlara geçti. İsrail ordusu ise her iki vakaya ilişkin kayıtlarında herhangi bir bilgi bulunmadığını açıkladı.
Daralan Yaşam Alanı ve İnsani Krizin Ağırlaşan Faturası
Gazze'de İsrail kontrolündeki alanları Hamas'ın denetimindeki dar kıyı şeridinden ayıran ‘Sarı Hat’, sivil nüfus için ölümcül bir bariyer niteliği taşıyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun geçtiğimiz Mayıs ayında bölgedeki denetim alanını yüzde 70'e çıkarma hedefi doğrultusunda verdiği talimat, 2,1 milyonluk nüfusun yüzde 40'tan daha küçük bir kara parçasına sıkışmasına neden oldu. Hamas'ın bu dar alandaki otoritesini sürdürme gayreti ve silahlı unsurlar toplamaya devam etmesi, sivil yerleşimlerin askeri baskı altında kalmasını beraberinde getirdi.
Savaş öncesinde mimar olarak çalışan ve şu an iki çocuğuyla kıyıdaki kampta barınan Amal Alabadla, yağmur ve rüzgarın çadırları yıktığı çetin koşullarda ayakta kalmaya çalıştıklarını anlattı. Eşinden üç yıldır ayrı yaşayan ve kardeşlerini bombardımanlarda yitiren Alabadla, kış aylarında hipotermi kaynaklı epilepsi nöbetleri geçiren oğlunu hayatta tutmanın tek gayesi haline geldiğini vurguladı. Deniz seviyesinin altındaki çadır kentlerde altyapı yokluğu sebebiyle sel tehlikesinin sürekli hale geldiği belirtildi.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Ekim 2025 mutabakatı, kağıt üzerinde 7 Ekim 2023 krizini sonlandıran diplomatik bir başarı gibi sunulsa da sahadaki askeri gerçeklikler bunun tam tersini ortaya koyuyor. Gazze'de uygulanan model, klasik anlamda bir barış düzeni değil; sınırları askeri olarak daraltılmış, hareket kabiliyeti yok edilmiş bir açık hava tecrit rejimidir. İsrail ordusunun Sarı Hat boyunca insansız hava araçlarıyla icra ettiği anlık müdahaleler, hedef ayrımı gözetmeksizin sivilleri tehdit etmeyi sürdürüyor. Hamas'ın silahsızlanmayı İsrail güçlerinin tamamen çekilmesine bağlaması, buna karşılık Tel Aviv yönetiminin askeri hakimiyeti pekiştirme hamleleri, anlaşmanın ikinci etabını tamamen tıkamış durumdadır. Trump yönetiminin sunduğu 2,45 milyar dolarlık fon ve yeniden inşa vaatleri, sahadaki askeri abluka ve malzeme giriş yasakları kalkmadığı sürece uygulanamaz bir projeksiyon olmaktan öteye geçememektedir.
Uluslararası Girişimler ve Askıya Alınan İmar Planı
Ekim 2025 anlaşmasının temel yapı taşlarından birini oluşturan fiziki yeniden inşa süreci, Tel Aviv yönetiminin malzeme, ekipman ve iş makinelerinin kente girişine getirdiği güvenlik kısıtlamaları sebebiyle durma noktasına geldi. ABD Başkanı Donald Trump tarafından gündeme getirilen silahsızlanma planı, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Hamas'ın fiilen tasfiye edilmediği gerekçesiyle Ağustos ayında masadan kalkmasıyla kadük kaldı.
Hamas kanadı ağır silahların teslim edilmesini İsrail ordusunun Gazze topraklarından bütünüyle çekilmesi şartına bağlarken, Tel Aviv yönetimi güvenlik koridorunu tahkim etmeyi sürdürüyor. Trump'ın Barış Kurulu bünyesinde tasarlanan 2,45 milyar dolarlık devasa finansman paketi hazır bekletilmesine karşın, sahadaki fiili çatışma hali Gazze halkının barış ve güvenli bir gelecek beklentisini boşa çıkarıyor.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Gazze'de yürürlükteki ateşkes mutabakatı neden tam olarak uygulanamıyor?
Anlaşmanın ikinci aşamasında öngörülen askeri geri çekilme ve Hamas'ın silahsızlanması maddeleri üzerinde uzlaşma sağlanamamıştır. İsrail'in kontrol alanını genişletme politikası ve insani yardımlar ile inşaat malzemelerine getirdiği kısıtlamalar fiili çatışma ortamını canlı tutmaktadır.
Soru: Sarı Hat bölgesindeki güvenlik riski neden bu kadar yüksek?
Sarı Hat, İsrail askeri denetim bölgesi ile Filistinlilerin sıkıştığı yerleşim sahasını ayıran tampon bölgedir. İsrail güçleri ve silahlı insansız hava araçları bu hatta yaklaşan veya sınır yakınında bulunan sivilleri doğrudan hedef alarak ateş açmaktadır.
Soru: Bölgedeki toplam can kaybı ve insani durum ne boyuttadır?
Savaşın başladığı tarihten bu yana toplam can kaybı 74 bini aşmıştır. Ateşkes ilan edilen son bir yılda ise 1400'den fazla kişi öldürülmüş, 2,1 milyonluk Gazze nüfusunun büyük bölümü derme çatma çadır kentlerde yaşam mücadelesine mahkum edilmiştir.
Kaynak / Ajans: Bbc
