Yemen’in güneybatısında yer alan Taiz kentinde 10 yaşındaki Rafeef ve küçük erkek kardeşi, her sabah saat 06:00’da krem ve kahverengi tonlarındaki okul üniformalarını giyerek derslerinin yolunu tutuyor. Matematikten Arapçaya ve İslami ilimlere kadar eğitimine bağlılıkla devam eden küçük kızın okula ulaşım mücadelesi, sıradan bir şehir trafiği ya da otobüs kaçırma riskinin ötesinde doğrudan can güvenliğini tehdit eden askeri hatların ortasında gerçekleşiyor. Savaş bölgesinde eğitimin sürdürülebilirliği masaya yatırıldığında, cephe hattındaki öğrencilerin her gün hayatta kalma mücadelesi verdiği somut verilerle kayda geçti.
Okulun bulunduğu stratejik dağlık alan, ‘tarafsız bölge’ olarak adlandırılan vadinin hemen kenarında konumlanıyor. Vadinin bir tarafı Suudi Arabistan tarafından desteklenen ve uluslararası alanda tanınan Yemen hükümet güçlerinin denetimindeyken, diğer tarafında İran destekli Husi milislerinin keskin nişancı mevzileri yer alıyor. Rafeef, dağın eteklerindeki evinden yola çıkıp sırtı keskin nişancıların namlularına dönük şekilde yokuş yukarı yürürken derin bir korku yaşadığını ifade ediyor. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) tarafından yayımlanan resmi raporlar, ülkede son çatışma tırmanışından önce dahi yaklaşık 3,2 milyon çocuğun okul dışında kaldığını belgelerle ortaya koydu.
- Kritik Gelişme: Husi milislerinin 4 Ekim’de Taiz ile Aden arasındaki hayati ikmal yolunu kesmesiyle kent yeniden fiili kuşatma altına alındı.
- Resmi Veri / Açıklama: UNICEF verileri, 2014’ten bu yana süren iç savaşta binlerce çocuğun hayatını kaybettiğini veya sakat kaldığını kayda geçirdi.
- Süreç / Sonraki Adım: Taiz cephesinde tırmanan çatışmalar ve insansız hava aracı saldırıları sivillerin ve öğrencilerin can güvenliğini doğrudan tehdit etmeyi sürdürüyor.
Taiz Cephesinde Namluların Gölgesinde Eğitim Mücadelesi

Yemen’de 2014 yılında patlak veren iç savaşın ardından çocukların karşı karşıya kaldığı insani trajedi boyut kazanmaya devam ediyor. UNICEF raporlarına göre, çatışmaların başlangıcından bu yana binlerce çocuk hayatını kaybetti, sakat kaldı ya da çatışan her iki tarafça silahlı gruplara dâhil edildi. Tüm bu yüksek risk faktörlerine rağmen Rafeef, arkadaşlarıyla bir arada kalabilmenin tek yolu olarak gördüğü okuluna gitmekten vazgeçmeyeceğini dile getiriyor. Ailesi ise kızlarının doktor olma hayalini desteklemek adına dışarı çıkmasına yalnızca okul saatlerinde izin veriyor.
Rafeef ve ailesinin yaşam mücadelesi, Yemen içindeki zorunlu göç hareketlerinin de bir özeti niteliğini taşıyor. Husi milislerinin sahil kenti Hudeyde’nin kontrolünü ele geçirmesinin ardından, aile güvenli bir liman arayışıyla dokuz yıl önce Taiz’e taşındı. Ancak çatışma hattı Taiz’i de kısa sürede etkisi altına aldı. Nitekim Rafeef, iki yıl önce evlerinin önüne düşen bir havan topu mermisi nedeniyle kolundan yaralandı. Şarapnel parçalarının kapıyı kırarak içeri girdiği o saldırının izleri, küçük kızın kolunda hâlâ duruyor.
Stratejik Hatlarda Çatışmalar Şiddetleniyor ve Kent Kuşatılıyor
Bölgedeki askeri hareketlilik son dönemde yeniden tırmanışa geçti. Husi milislerinin 4 Ekim tarihinde Taiz’i Aden’e bağlayan hayati ikmal yolunu kesmesi, kentin fiilen yeniden kuşatma altına alınması anlamına geliyor. Kontrolün sürekli el değiştirdiği bu hat üzerinde kentin tamamen düşebileceği yönündeki endişeler bölge sakinleri tarafından dile getiriliyor. Diğer taraftan hükümet güçlerinin Babülmendep Boğazı’ndaki stratejik noktaları yeniden kontrol altına aldığı ve başkent Sana’yı geri alma hedefiyle taarruz başlattığı sahaya yansıdı.
Taiz’deki okulda görev yapan 45 yaşındaki öğretmen Abdel Raqeeb al-Obaidi, çatı katından bakıldığında dağlardaki Husi askeri kamplarının, kışlalarının ve keskin nişancı mevzilerinin net bir şekilde görülebildiğini altını çizerek açıklıyor. Güvenlik danışmanlarının hayati tehlike nedeniyle çatıdan hızla uzaklaşılması yönündeki uyarıları, bölgedeki sivil hayatın ne denli dar bir alana sıkıştığını belgeliyor. Öğretmen al-Obaidi, sınıfta otururken ya da sokakta yürürken her an bir saldırının patlak verebileceğini ve yarının ne getireceğinin belirsiz olduğunu vurguluyor.
Sivil Kayıplar ve Hastane Koridorlarına Yansıyan İnsani Dram
Savaşın sivil yerleşim yerlerindeki yıkıcı etkisi, Taiz’deki El-Rawdah Hastanesi’nin acil servis koridorlarında somut bir şekilde görülüyor. Okulun yakınlarındaki bir araç tamirhanesine düşen havan topu mermisi, sivillerin hedef olduğu son trajedilerden biri olarak kayda geçti. Motosikletinin lastiğini şişirmek amacıyla tamirhaneye giden babasının yanından ayrılmak istemeyen 3 yaşındaki Ahmed, kalbine saplanan şarapnel parçası nedeniyle hayatını kaybetti. Hemşire Ikram Şamsan, küçük çocuğun kanlı kauçuk sandaletlerini tutarken gözyaşlarına hâkim olamayarak bölgede barış ve güvenlik talebini dile getirdi.
Aynı saldırıda ağır yaralanan 11 yaşındaki Amjad ise akciğer ve karın bölgesine isabet eden şarapnel parçaları nedeniyle yoğun bakım ünitesinde yaşam mücadelesi veriyor. Memleketlerindeki ailelerine para göndermek amacıyla amcasıyla birlikte tamirhanede çalışan Amjad’ın annesi, haberi aldıktan sonra köyünden sekiz saatlik zorlu bir yolculuk yaparak hastaneye ulaşabildi. Ameliyata alınan küçük çocuğun durumunun kritikiyetini koruduğu belirtilirken, sağlık çalışanları bölgede artan sivil kayıpların insani bilançosunu gözler önüne seriyor.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Taiz kentinde yaşananlar, Yemen iç savaşının yalnızca iki askeri güç arasındaki bir cephe mücadelesi olmadığını, doğrudan sivil altyapıyı ve gelecek nesilleri hedef alan derin bir insani krize dönüştüğünü gösteriyor. Husilerin 2015’te Sana’yı ele geçirmesinin ardından kuzeydeki tam denetimi sağlama hedefinde Taiz kilit bir kentsel eşik niteliğindedir. Ağır silahların, insansız hava araçlarının ve keskin nişancı hatlarının eğitim kurumlarının hemen yanı başında konuşlanması, şiddetin rutinleştiğini ve sivil alanların tamamen daraldığını belgeliyor. Uluslararası toplumun ateşkes ve insani koridor arayışları yetersiz kalırken, okula ulaşmak için doğrudan namluların önünden geçmek zorunda kalan çocukların durumu, krizin kalıcı toplumsal hasarlarını net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Taiz kentindeki öğrenciler okula giderken ne tür güvenlik riskleriyle karşılaşıyor?
Öğrenciler, okullarının sıfır noktasında bulunduğu ‘tarafsız bölge’ vadisinde Husi keskin nişancılarının görüş açısında yürümek, insansız hava araçları ve havan topu saldırılarına maruz kalmak gibi doğrudan hayati riskler altında eğitimlerini sürdürmeye çalışmaktadır.
Soru: Yemen’deki son askeri gelişmeler Taiz kenti ve siviller üzerinde nasıl bir etki yarattı?
Husi milislerinin 4 Ekim’de Taiz-Aden ikmal yolunu kesmesi kenti fiili bir kuşatma altına sokmuş, tırmanan çatışmalar ve sivil yerleşim yerlerine düşen havan topları çocuk kayıplarının artmasına ve hastanelerdeki insani krizin derinleşmesine yol açmıştır.
Kaynak / Ajans: Bbc
