Maltepe’de Bina Çöktü: Can Kaybı 5’e Yükseldi, 2 Gözaltı Var - Tralleskop

Maltepe’de Bina Çöktü: Can Kaybı 5’e Yükseldi, 2 Gözaltı Var

İstanbul'un Maltepe ilçesi Cevizli Mahallesi'nde 8 Ekim sabah saat 05.40 sıralarında meydana gelen 7 katlı bina çökmesinde arama kurtarma çalışmaları 9 Ekim itibarıyla tamamlanırken, faciada...

Maltepe'de Bina Çöktü:

İstanbul’un Maltepe ilçesi Cevizli Mahallesi’nde 8 Ekim sabah saat 05.40 sıralarında meydana gelen 7 katlı bina çökmesinde arama kurtarma çalışmaları 9 Ekim itibarıyla tamamlanırken, faciada hayatını kaybedenlerin sayısı 5’e yükseldi. Enkaz altında kaldığı değerlendirilen son vatandaş olan Mesut Bilecen’in cansız bedenine ulaşılmasıyla birlikte sahadaki arama faaliyetleri resmi olarak sona erdirildi. Olay neticesinde 3’ü çocuk olmak üzere toplam 10 kişinin yaralı olarak kurtarıldığı kayda geçti.

Facianın hemen ardından Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan geniş çaplı adli soruşturma kapsamında, binanın mimarı ve şantiye şefi gözaltına alındı. Yapılan ilk teknik incelemelerde, 1987 yılında ruhsatlandırılan yapının orijinal planında bodrum, zemin ve iki kat olarak tasarlandığı, ancak ilerleyen yıllarda mühendislik ilkelerine aykırı şekilde kaçak katlar eklendiği tespit edildi. Trajedinin arkasındaki imar usulsüzlükleri ve yapı dinamiği deformasyonları adli ve idari makamlarca mercek altına alındı.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kritik Bilanço: Enkaz altındaki son kişi olan Mesut Bilecen’in cansız bedenine ulaşıldı; can kaybı 5’e yükseldi, 10 kişi yaralı kurtarıldı.
  • Adli Soruşturma: Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla binanın mimarı ve şantiye şefi gözaltına alındı; mülk sahibinin 2016’da vefat ettiği belirlendi.
  • Mühendislik İhmali: 1987 yapımı binanın orijinalde 4 katlı tasarlanıp sonradan üzerine kaçak katlar eklendiği yetkililerce altı çizilerek açıklandı.

Arama Kurtarma Sahasında Son Durum ve Can Kayıpları

Maltepe'de Bina Çöktü: Can Kaybı 5'e Yükseldi, 2 Gözaltı Var
Maltepe'de Bina Çöktü: Can Kaybı 5'e Yükseldi, 2 Gözaltı Var

Cevizli Mahallesi’ndeki 7 katlı yapının ilk üç katının çökmesiyle başlayan trajedide, olay yerine saat 06.00 itibarıyla İstanbul İtfaiyesi, AFAD ve Maltepe Belediyesi arama kurtarma ekipleri sevk edildi. Çökme riskinin devam etmesi nedeniyle ekipler, alt katlardaki enkaz altında kalan vatandaşlara ulaşabilmek amacıyla binanın üst katlarını kontrollü şekilde yıkarak güvenli bir çalışma koridoru oluşturdu.

Saha incelemelerini yerinde takip eden İstanbul Valisi Davut Gül, yapıda toplam 12 daire bulunduğunu ve resmi kayıtlara göre binada 33 kişinin ikamet ettiğini bildirdi. Çökmeden doğrudan etkilenen 4 dairede 14 kişinin kayıtlı olduğunu belirten Gül, iki ikamet sahibinin memleketlerinde bulunduğunun saptandığını aktardı. Enkazdan ilk etapta 5 kişi kurtarılırken, iletişim kurulan vatandaşların ardından sürdürülen hassas arama çalışmalarında üç kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Mesut Bilecen’in de naaşının enkazdan çıkarılmasıyla acı bilanço netleşti. Enkaz kaldırma faaliyetleri ağır iş makineleri eşliğinde sürdürülüyor.

İmar İhmali ve Kaçak Yapılaşma İddiaları Suç Duyurusuna Dönüştü

Teknik boyutuyla kamuoyunun gündemine oturan çökme olayıyla ilgili İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan resmi verileri paylaştı. Yapının inşaat tarihçesine dikkat çeken Aslan, binanın 1987 yılında bodrum, zemin ve üzeri iki kat şeklinde mühendislik standartlarına ve dönemin imar planına uygun inşa edildiğini, ancak sonraki yıllarda ruhsatsız ilave katlar çıkıldığını vurguladı. Taşıyıcı sisteme binen ekstra yükün yıllar içinde yapıyı deforme ettiği olgusu öne çıktı.

Giriş katında faaliyet gösteren tekstil mağazasının sahibi Fatma Kaya’nın ifadeleri ve olay öncesinde kaydettiği görüntüler ise yapının çöküşe nasıl sürüklendiğini belgelerle ortaya koydu. Mağazada nisan ayından itibaren duvar çatlaklarının hızla büyüdüğünü belirten Kaya, dükkanda herhangi bir taşıyıcı kolon kesilmediğini ancak çatlakların boyutunun tehlikeli seviyeye ulaştığını dile getirdi. Adli makamlar, mağaza sahibinin geçmiş döneme ait tadilat ve tespit görüntülerini incelemeye aldı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan mimar ve şantiye şefinin sorgusu sürerken, binanın mal sahibinin 2016 yılında hayatını kaybettiği bilgisi dosyaya girdi.

TMMOB’dan Yapı Güvenliği Uyarısı ve Bahçelievler Örneği

Yaşanan olayın ardından TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi yazılı bir açıklama yaparak yapı güvenliğinin yalnızca deprem anlarında hatırlanmaması gerektiğinin altını çizdi. Yapı sağlığı izleme ve deformasyon ölçme sistemlerinin vakit kaybetmeksizin zorunlu hale getirilmesi çağrısında bulunan TMMOB, bina güvenliğini etkileyen kritik unsurları sıraladı:

  • Zemin koşulları ve çevresel faktörlerin zamanla yarattığı aşınmalar,
  • Binaların kullanım amacının dışına çıkarılması ve sonradan yapılan kontrolsüz tadilatlar,
  • Ruhsata aykırı şekilde eklenen kaçak katların bütüncül statik dengeyi bozması,
  • Zaman içinde biriken zamana bağlı deformasyonların düzenli olarak ölçülmemesi.

TMMOB açıklamasında, Türkiye kentlerindeki bina çökmelerinin aniden değil, süreç içerisinde belirgin işaretler vererek gerçekleştiği ifade edildi. Yakın geçmişte, 27 Haziran 2024 tarihinde İstanbul Bahçelievler’de yaşanan benzer olay hatırlatıldı. Bahçelievler’de 1980 yılında 4 katlı olarak ruhsatlandırılan ve 1994’te kaçak 3 kat eklenen 7 katlı binanın alt katları çökmüş, kolonlardan gelen sesler sayesinde bina sakinleri yapıyı saniyeler önce tahliye ederek muhtemel bir can kaybını önlemişti. Maltepe’deki olay, kaçak yapılaşma riskinin metropol genelinde devam ettiğini bir kez daha gösterdi.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Maltepe’de yaşanan trajedi, Türkiye’nin metropollerindeki yaşlı yapı stoku krizini ve imar denetimsizliğini bir kez daha çıplak gerçekliğiyle masaya yatırdı. Olayın gelişim seyri, mühendislik hizmetinden yoksun olarak binalara eklenen kaçak katların, herhangi bir deprem dahi olmadan kendi öz ağırlığı altında nasıl çökebileceğini belgeledi. Dükkan sahibinin aylar öncesinden tespit ettiği ve kayıt altına aldığı çatlaklar, yapıların vereceği sinyallerin yerel yönetimler ve denetim mekanizmaları tarafından anlık olarak izlenmesi gerektiğini somut verilerle işaret ediyor. Mimarların ve şantiye sorumlularının adli süreçle karşı karşıya kaldığı bu dönemde, kaçak kat ilavelerine göz yuman geçmiş denetim süreçlerinin de hukuki boyut kazanması kaçınılmaz görünüyor.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Maltepe’deki bina çökmesinde arama kurtarma çalışmaları bitti mi?

Evet, 9 Ekim itibarıyla arama kurtarma çalışmaları tamamlanmıştır. Enkaz altındaki son kişi olan Mesut Bilecen’in cansız bedenine ulaşılmasıyla acı bilanço 5 ölü ve 10 yaralı olarak netleşmiştir.

Soru: Binanın çökme sebebi resmi olarak neye dayanıyor?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi verilerine göre 1987 yılında 4 katlı olarak inşa edilen binaya sonradan kaçak katlar eklenmiştir. Taşıyıcı sisteme binen aşırı yük ve zamanla oluşan deformasyonlar çökmeye yol açmıştır.

Soru: Adli soruşturmada hangi adımlar atıldı?

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada binanın mimarı ve şantiye şefi gözaltına alınmıştır. Yapı sahibinin 2016’da vefat ettiği tespit edilmiştir.

Kaynak / Ajans: Bbc

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Bbc
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 09.10.2026 10:19 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

Siyasette Parti Kongresi Hareketliliği: Hukuki ve Örgütsel Boyut

Türkiye siyasi hayatında parti içi demokrasi ve kurumsal yapılanmanın en temel taşı olan parti kongresi süreçleri, teşkilatlardaki yenilenme ve yönetim organlarının belirlenmesi açılarından gündemin merkezinde...

Siyasette Parti Kongresi

Türkiye siyasi hayatında parti içi demokrasi ve kurumsal yapılanmanın en temel taşı olan parti kongresi süreçleri, teşkilatlardaki yenilenme ve yönetim organlarının belirlenmesi açılarından gündemin merkezinde yer bulmayı sürdürüyor. Siyasi Partiler Kanunu uyarınca ilçe, il ve büyük kongre aşamalarından oluşan yasal takvim, siyasi yapıların tabanla kurduğu doğrudan bağı ve kurumsal meşruiyeti pekiştiren bir nitelik taşıyor.

09 Ekim 2026 tarihi itibariyle kamuoyu gündeminde geniş yer bulan parti kongresi takvimleri, yalnız kadro seçimleriyle sınırlı kalmayıp, partilerin gelecek dönem politika tüzüklerini ve seçim stratejilerini de şekillendiren stratejik bir zemin sunuyor. Karar alma süreçlerinin şeffaflığı ve delege yapısının niteliği, siyasal organizasyonların kurumsal vizyonunu doğrudan sahaya yansıtıyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kritik Gelişme: Parti kongresi takvimleri ilçe, il ve genel merkez düzeyinde kademeli olarak işletilmektedir.
  • Resmi Veri / Açıklama: 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu hükümlerine göre olağan kongreler en az iki, en fazla üç yılda bir gerçekleştirilir.
  • Süreç / Sonraki Adım: İlçe ve il delegelerinin belirlenmesinin ardından büyük kongre aşamasına geçilerek yetkili organlar seçilecektir.

Kongre Takviminin Hukuki ve Örgütsel Çerçevesi

Siyasi partilerin organ seçimleri ve tüzük değişiklikleri, Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu hükümleri çerçevesinde Yüksek Seçim Kurulu gözetiminde yürütülür. Kongre maratonu ilk olarak mahalle ve belde delege seçimleriyle başlar, ardından ilçe kongreleri ve il kongreleriyle devam eder. Sürecin tepe noktasını ise genel başkan, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu ile Disiplin Kurulu üyelerinin belirlendiği Büyük Kongre oluşturur. Siyasal süreçte kongreler, partilerin örgütsel dinamizmini koruması ve teşkilat yapısını tazeleyebilmesi adına kritik bir işlev görür.

Teşkilat İçi Demokrasi ve Delege Seçim Süreçleri

Kongre süreçlerinin hukuki geçerliliği, delege listelerinin kesinleşmesi ve oylama prosedürlerinin mevzuata uygunluğu ile doğrudan bağlantılıdır. Delege seçimlerinde tüzük kurallarına riayet edilmesi, parti içi rekabetin meşru bir zeminde yürütülmesini temin eder. Somut veriler işaret etti ki, parti kongrelerindeki katılım oranları ve delegelerin iradesi, partilerin sahadaki toplumsal karşılığını doğrudan şekillendirir. Bu bağlamda, sandık kurulmasından oy sayımına kadar her safha ilçe seçim kurullarının denetiminde resmiyet kazanır.

Siyasi Etkileri ve Gelecek Stratejileri

Parti kongreleri yalnızca yönetim kadrolarının değişimi anlamına gelmez; aynı zamanda ülkenin ekonomik, sosyal ve dış politika vizyonunun yeniden beyan edildiği kitlesel platformlar niteliğindedir. Kongrelerde kabul edilen karar metinleri, seçim beyannameleri ve tüzük tadilatları siyasetin orta ve uzun vadeli yönelimini somut bir biçimde ortaya koyar. Teşkilatların kongre salonlarındaki yüksek katılımı ve temsil gücü, partilerin saha dinamizmini doğrudan sahaya yansıtan temel göstergeler arasında kayda geçti.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Siyasi partilerin kongre süreçleri, ilk bakışta tüzük gereği yapılan rutin bir iç mekanizma gibi görünse de, perde arkasında gelecek seçim stratejilerinin ve iktidar/muhalefet iddialarının harmanlandığı ana merkezdir. Kongre salonlarında oluşan dengeler, delege profili ve yönetim organlarına giren isimler, siyasi partinin önümüzdeki dönemde hangi çizgiye yöneleceğinin açık bir göstergesidir. Siyasal analistler ve araştırmacı gazeteciler için kongre metinleri ve liste dengeleri, Türkiye siyasetinin geleceğini okumada en güvenilir veri kaynağını sunar.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Siyasi partilerin kongre yapma zorunluluğu nedir?

2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu uyarınca siyasi partiler, büyük kongrelerini iki yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere tüzüklerinde belirtilen sürelerde toplamak zorundadır.

Soru: Parti kongresinde oy kullanacak delegeler nasıl seçilir?

İlçe kongresi delegeleri üye kayıtlarına göre üyeler tarafından; il kongresi delegeleri ilçe kongrelerinde; büyük kongre delegeleri ise il kongrelerinde seçilir.

Kaynak / Ajans: Trends.google

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Trends.google
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 09.10.2026 10:05 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

Araç Muayene Gecikmelerine Ek Bedel: Her Ay %5 Ceza ve Detayları

Ne? Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, araç muayene süresi dolduktan sonra her gecikilen ay için muayene ücretinin yüzde 5’i kadar ilave tutar tahsil ediyor. Nerede? Türkiye...

Araç Muayene Gecikmelerine

Ne? Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, araç muayene süresi dolduktan sonra her gecikilen ay için muayene ücretinin yüzde 5’i kadar ilave tutar tahsil ediyor. Nerede? Türkiye genelinde, özellikle Aydın ve çevresindeki muayene istasyonlarında uygulanıyor. Ne zaman? 2026 yılı itibarıyla yürürlüğe giren yeni fiyat listesiyle birlikte bu uygulama aktif hâle geldi. Neden? Muayene takvimine riayet edilmemesinin yol açtığı güvenlik risklerini azaltmak ve ek maliyetleri caydırıcı bir faktör haline getirmek amacıyla düzenleme getirildi. Nasıl? Gecikme süresi ay olarak hesaplanıyor; bir gün aşılması bile tam bir ay olarak değerlendirilerek yüzde 5’lik ek ücret ekleniyor. Kim? Tüm araç sahipleri bu yükümlülükten sorumlu, denetim ise trafik polisleri ve TÜVTÜRK istasyonları tarafından gerçekleştiriliyor.

Bu düzenlemenin en çarpıcı sonucu, 3.288 TL tutarındaki otomobil muayene ücretine bir aylık gecikme eklenince toplam maliyetin 3.452 TL’ye ulaşması. İki ay gecikmede 328 TL, üç ayda ise 493 TL ek ödeme gerekecek. Ücret artışı, bir önceki gecikme bedeline yeniden faiz uygulanmadan sadece temel muayene ücretine yüzde 5 eklenerek hesaplanıyor.

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kritik Gelişme: Gecikme bedeli aylık yüzde 5 olarak sabitlendi, günlük oran yok.
  • Resmi Veri / Açıklama: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 35’inci maddesi dayanak.
  • Süreç / Sonraki Adım: Muayene süresi dolmadan ödeme yapılmazsa idari para cezası ve trafikten men riski.

Uygulamanın Hukuki Dayanağı

Araç Muayene Gecikmelerine Ek Bedel: Her Ay %5 Ceza ve Detayları
Araç Muayene Gecikmelerine Ek Bedel: Her Ay %5 Ceza ve Detayları

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın açıklamasına göre, gecikme ücretinin tahsilatı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 35’inci maddesine dayanıyor. Bu madde, muayene süresi geçtikten sonra uygulanacak ek ücretin oranını yüzde 5 olarak belirliyor ve ay kesirlerini tam ay kabul ediyor. Kanun, aracın trafiğe çıkışını güvenli kılmak için muayene takvimine riayet edilmesinin zorunlu olduğunu vurguluyor.

Muayene Ücretleri ve Gecikme Bedelleri

TÜVTÜRK’ün 2026 fiyat listesinde otomobil, minibüs ve kamyonet sınıflarının muayene ücreti 3.288 TL olarak belirlenmiş. Traktör, motosiklet ve motorlu bisikletlerde bu tutar 1.674 TL, otobüs, kamyon, çekici ve tankerlerde ise 4.446 TL. Gecikme bedeli, muayene ücretinin yüzde 5’i kadar ekleniyor; yani bir aylık gecikme 164,40 TL, iki aylık gecikme 328,80 TL, üç aylık gecikme ise 493,20 TL olarak ortaya çıkıyor. Bu tutarlar, önceki gecikme bedeline bileşik faiz uygulanmadan, sadece temel ücrete yüzde 5 eklenerek hesaplanıyor.

Ek hizmetler, örneğin egzoz gazı emisyon ölçümü gibi, ayrı bir ücretlendirmeye tabi olabilir ve gecikme durumunda bu ek ücretler de muayene toplamına dahil ediliyor. Dolayısıyla araç sahipleri, sadece muayene ve gecikme bedelini değil, aynı zamanda ek hizmetlerin maliyetini de göz önünde bulundurmalı.

Denetim ve İdari Yaptırımlar

Muayene süresi dolmuş araçlar, trafik denetimlerinde tespit edildiğinde ayrı bir idari para cezasıyla karşılaşabilir. Ayrıca, muayenesiz araçla trafiğe çıkılması durumunda trafikten men edilme ihtimali bulunuyor. Ancak, muayenesiz bir araç için geçici izin belgesi düzenlenerek yedi iş gününe kadar izin verilebiliyor. Bu belge, aracın otoparka çekilmesi riskini azaltıyor, fakat uzun vadeli bir çözüm olarak muayene süresinin zamanında tamamlanması hâlâ en güvenli yöntem.

🔍 GAZETECİ MASASI

Olayın Perde Arkası ve Analiz

Bu düzenlemenin arkasında, araç muayenesinin gecikmesinin yol güvenliğine olumsuz etkileri ve devletin bütçe hedefleri bulunuyor. Gecikme bedelinin yüzde 5 olarak sabitlenmesi, hem vatandaşları zamanında muayeneye yönlendirmeyi hem de ek gelir elde etmeyi amaçlıyor. Özellikle Aydın gibi turizm ve tarım odaklı bölgelerde, ticari araçların muayene takvimine uyumsuzluğu, lojistik gecikmelere ve ek maliyetlere yol açabilir. Uzun vadede, düzenli muayene kültürünün yerleşmesi, yol kazalarını azaltma ve çevre kirliliğini sınırlama potansiyeli taşıyor. Önümüzdeki dönemde, Bakanlık’ın ek denetim ekipleri göndererek uygulamanın takibini sıkılaştırması ve halkı bilgilendirme kampanyalarıyla farkındalığı artırması bekleniyor.

Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar

Soru: Gecikme bedeli günlük olarak hesaplanıyor mu?

Hayır, gecikme bedeli aylık yüzde 5 oranında sabitlenmiştir; bir gün geçmesi bile tam bir ay olarak değerlendirilir.

Soru: Muayenesiz araçla trafiğe çıkarsam ne olur?

Trafik denetiminde tespit edilirse idari para cezası uygulanır ve aracın trafikten men edilme riski bulunur; geçici izin belgesiyle yedi gün sınırlı bir süre verilebilir.

Kaynak / Ajans: Sesgazetesi

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Sesgazetesi
Bizi Takip Edin & Son Dakika Gelişmelerini Kaçırmayın
🛡️ EDİTORYAL TEYİT & E-E-A-T STANDARDI
✅ Doğrulanmış İçerik

Bu haber metni; 5187 sayılı Basın Kanunu, Basın Ahlak Yasası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ilkeleri çerçevesinde editoryal süzgeçten geçirilmiş ve teyit edilmiştir.

✍️ Redaksiyon: furkankural ⏱️ Son Güncelleme: 09.10.2026 10:04 ⚖️ Yasal Denetim: BİK & Basın İlkeleri Uyumlu

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.