Aydın’ın en büyük ilçelerinden Nazilli’de, sağlık bürokrasisinin merkez üssü konumundaki Nazilli Devlet Hastanesi, bir kez daha üst düzey bir istifa haberiyle sarsıldı. Yaklaşık bir yıl önce göreve getirilen Başhekim Op. Dr. Şafak Çalışkan, görev süresinin birinci yılını doldurmadan istifasını sunarak görevinden ayrıldı. Bu ayrılık, hastanede uzun süredir devam eden idari istikrarsızlığı ve yönetim krizlerini yeniden su yüzüne çıkardı.
Hastanede idari kadroların sürekli değişmesi, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından ciddi bir tartışma konusu haline gelirken, son istifanın arkasında yatan süreçlerin geçmiş dönemdeki görevden almalar ve ardı ardına gelen yargı kararlarıyla doğrudan ilişkili olduğu somut verilerle ortaya kondu. Başhekim Çalışkan’ın istifasıyla boşalan koltuğa kimin getirileceği sorusu ise ilçede yeni bir idari sürecin kapısını araladı.
- Başhekim İstifası: Op. Dr. Şafak Çalışkan, henüz birinci yılını doldurmadan Nazilli Devlet Hastanesi Başhekimliği görevinden istifa etti.
- Yargı Kararları: CİMER şikayetleri sonrası görevden alınan eski idareciler, açtıkları davaları kazanarak görevlerine hukuken iade edildi.
- Kritik Mahkeme Kararı: Aydın 1. İdare Mahkemesi, eski Başhekim Necati Akkaya’ya verilen disiplin cezasını hukuka aykırı bularak iptal etti.
Nazilli Devlet Hastanesinde Yönetim Krizi ve İstifanın Perde Arkası

Nazilli Devlet Hastanesinde sular durulmuyor. Kentin ve çevre ilçelerin en önemli sağlık üssü olan bu dev kurumda yaşanan idari istikrarsızlık, son istifa kararıyla yeni bir aşamaya evrildi. Yaklaşık bir yıl önce, kurum içindeki dengeleri sağlamak ve idari işleyişi düzene sokmak amacıyla ikinci kez bu göreve atanan Op. Dr. Şafak Çalışkan’ın istifası, sağlık camiasında geniş yankı buldu. Görev süresi boyunca çeşitli idari zorluklarla mücadele eden Çalışkan’ın istifa kararının arkasında, hastanedeki yönetimsel bölünmelerin ve geçmiş dönemden devralınan hukuki süreçlerin yarattığı baskının etkili olduğu altı çizildi.
Sağlık tesisinin yönetim kademesindeki bu hızlı değişim, yalnızca bir personel hareketi olmanın ötesinde, kurum içi iş barışını ve hizmet kalitesini de doğrudan etkileyen bir unsur olarak kayda geçti. Nazilli, Kuyucak, Buharkent, Karacasu ve Bozdoğan gibi geniş bir havzaya hizmet veren hastanede idari mekanizmanın sürekli kesintiye uğraması, sahaya yansıyan operasyonel aksaklıkları da beraberinde getiriyor.
Hukuk Mücadelesi ve Göreve İade Kararlarının Etkisi
Hastaneyi bu istifa sürecine götüren taşların döşenmesi, aslında Ekim 2025 tarihinde yaşanan geniş çaplı görevden almalara dayanıyor. O dönem, vatandaşların Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden ilettiği yoğun şikayetler ve yürütülen idari incelemeler neticesinde; dönemin Başhekimi Uzm. Dr. Necati Akkaya, Destek ve Kalite Müdürü Hasan Küçüköner ile Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Şermin (Selmin) Volaka görevden el çektirilmişti.
Ancak görevden alınan idari kadro, bu kararları kabul etmeyerek konuyu yargıya taşıdı. Yürütülen titiz hukuk mücadelesi neticesinde, mahkeme idari tasarrufların hukuka aykırı olduğuna hükmederek müdürlerin tüm özlük haklarıyla birlikte görevlerine iade edilmesine karar verdi. Sürecin en kritik halkası ise Aydın 1. İdare Mahkemesi’nin kararıyla tamamlandı. Mahkeme, eski Başhekim Uzm. Dr. Necati Akkaya hakkında idare tarafından uygulanan ‘aylıktan kesme’ disiplin cezasını da hukuka aykırı bularak iptal etti. Bu iptal kararları ve eski kadronun hukuken haklılığının tescil edilmesi, mevcut yönetim üzerinde ciddi bir idari baskı oluşturdu ve nihayetinde Op. Dr. Şafak Çalışkan’ın istifasını getiren süreci hızlandırdı.
Yeni Dönemde Sağlık Yönetimini Ne Bekliyor?
Başhekim Şafak Çalışkan’ın istifa dilekçesini sunmasının ardından Nazilli Devlet Hastanesi’nde başhekimlik koltuğu yeniden boşaldı. Şimdi tüm gözler, Aydın İl Sağlık Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı’nın bu kritik pozisyona yapacağı yeni atamaya kilitlenmiş durumda. Bölgenin en yoğun hasta sirkülasyonuna sahip sağlık kuruluşunda idari boşluğun hızla doldurulması gerektiği, aksi takdirde poliklinik hizmetlerinden acil servis koordinasyonuna kadar pek çok alanda aksaklıklar yaşanabileceği uzmanlarca vurgulandı.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Bir sağlık kurumunda istikrar, sunulan hizmetin kalitesiyle doğrudan orantılıdır. Nazilli Devlet Hastanesinde son iki yıldır yaşananlar, liyakat, idari denetim ve hukuki süreçlerin ne denli hassas yönetilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. CİMER şikayetleri üzerine apar topar alınan görevden uzaklaştırma kararlarının yargı duvarına çarparak geri dönmesi, bürokraside aceleci kararların nasıl ters teptiğini gösteriyor. Mahkemenin göreve iade ve ceza iptal kararları, eski yönetimin üzerindeki idari gölgeyi kaldırırken, yeni atanan Op. Dr. Şafak Çalışkan için de çalışılması oldukça güç, çift başlı bir yönetim iklimi yarattı. İstifanın temelinde, bu hukuki iadeler sonrası oluşan yetki ve yönetim karmaşasının yattığı somut verilerle anlaşılıyor. Önümüzdeki günlerde yapılacak yeni başhekim ataması, sadece bir isim belirleme süreci değil, aynı zamanda hastanedeki idari barışı yeniden tesis etme sınavı olacaktır.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Nazilli Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Şafak Çalışkan neden istifa etti?
Op. Dr. Şafak Çalışkan’ın resmi istifa gerekçesi açıklanmamakla birlikte; hastanede eski idari kadronun mahkeme kararlarıyla görevlerine iade edilmesi ve Aydın 1. İdare Mahkemesi’nin disiplin cezalarını iptal etmesiyle oluşan idari karmaşanın bu kararda etkili olduğu belirtiliyor.
Soru: Görevden alınan eski idarecilere ne oldu?
Ekim 2025’te görevden alınan Uzm. Dr. Necati Akkaya, Hasan Küçüköner ve Şermin Volaka, başlattıkları hukuk mücadelesini kazanarak mahkeme kararıyla görevlerine ve tüm haklarına iade edildiler.
Kaynak / Ajans: Aydinhedef
