Aydın’ın uluslararası ölçekte biyoçeşitlilik merkezi konumundaki Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nın Didim sınırları içerisinde yer alan sulak alanlarında yasa dışı avcılık faaliyetleri ve çevre tahribatı somut verilerle belgelendi. Yüzlerce göçmen kuş türüne hem üreme hem de konaklama imkânı sunan koruma altındaki sahada yaşanan denetim eksikliği, doğaseverlerin bölgede gerçekleştirdiği hava çekimleriyle gün yüzüne çıkarıldı.
Hayvansever İbrahim Kaya tarafından insansız hava aracıyla yürütülen saha taramasında, koruma altındaki sulak alana serilmiş yaklaşık 300 metre uzunluğunda balık ağı, serpme ağlarla yapılan avcılık anları ve kıyıya terk edilmiş hurda tekneler kayıt altına alındı. Yasa dışı avlanma baskısı, atık misinalar ve uyarı tabelalarının bulunmayışı, başta flamingolar olmak üzere bölgedeki hassas türlerin yaşam döngüsünü ve habitat bütünlüğünü doğrudan tehdit ediyor.
- Kritik Gelişme: Milli parkın Didim sınırlarında 300 metre uzunluğunda kaçak balık ağı ve yasa dışı avcılık vakaları hava çekimleriyle tespit edildi.
- Resmi Veri / Açıklama: Bölgede av yasağını belirten herhangi bir uyarı tabelasının bulunmadığı ve kaçak misinaların kuş ölümlerine yol açtığı kayda geçti.
- Süreç / Sonraki Adım: Doğaseverler, alanın 7/24 güvenlik kameralarıyla izlenmesini, sürekli devriye sistemine geçilmesini ve acil koruma tedbirlerinin alınmasını talep ediyor.
Milli Parkın Didim Hattında Tehlike: 300 Metrelik Ağ Tehlikesi Kayda Geçti
Tarihi, kültürel ve doğal zenginlikleriyle Ege Bölgesi’nin en önemli ekolojik koridorlarından biri olan Aydın, bünyesinde barındırdığı endemik bitkiler ve nadir kuş türleriyle biliniyor. Bu ekosistemin kalbi sayılan Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nın Didim tarafında kalan sulak alan bölümü, son dönemde artan kaçak avcılık iddialarıyla sarsıldı. Bölgede incelemelerde bulunan çevre gönüllüsü İbrahim Kaya’nın insansız hava aracı kullanarak elde ettiği görüntüler, yasa dışı avcılığın ulaştığı boyutu gözler önüne serdi.
Drone kamerasına yansıyan karelerde; flamingoların beslendiği sığ sulara serilmiş 300 metreye yakın kesintisiz balık ağı, kaçak avcıların teknelerden suya serpme ağ attığı anlar ve kıyı şeridine terk edilerek çevre kirliliği oluşturan eski sandallar yer aldı. Ekolojik açıdan son derece hassas olan bu tampon bölgede avcılık faaliyetlerinin serbestçe yürütülebilmesi, canlı popülasyonu üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor.
Ekolojik Tahribat ve Denetim Zafiyeti Masaya Yatırıldı
Sahadaki duruma ve yaşanan tahribata dair ayrıntılı değerlendirmelerde bulunan İbrahim Kaya, bölgenin uluslararası göç güzergahı üzerinde yer alan hayati bir ‘dinlenme ve beslenme istasyonu’ olduğunu altını çizerek vurguladı. Yüzlerce kuş çeşidinin bu alanda yaşadığını ve onlarca türün doğrudan bu havzada ürediğini belirten Kaya, denetimsizlik sebebiyle su kuşlarının katledildiğini ya da sürekli rahatsız edilerek alandan uzaklaşmak zorunda bırakıldığını ifade etti.
Yasa dışı avcıların kullandığı teknik ekipmanların oluşturduğu biyolojik tehdide dikkat çeken Kaya, sahadaki durumu şu sözlerle detaylandırdı: ‘Dilek Yarımadası’nın Didim tarafında bulunan bölümünde kaçak avcılık üst seviyelere ulaşmış durumda. Burası kanunen korunan bir alan. Bu alana girilirken ve çevresinde bulunulurken pek çok koruyucu tedbirin kararlılıkla uygulanması gerekirken, yol boyunca avcılığın yasak olduğunu bildiren tek bir uyarı tabelası dahi yer almıyor. Kaçak avcıların geride bıraktığı sentetik misinalar kuşların ayaklarına dolanarak sakatlanmalarına ve boğularak ölmelerine sebep oluyor.’
Sahadan İlk Bilgiler: Endemik Bitkiler ve Çevre Kirliliği Tehdidi
Kaçak avcılık faaliyetlerinin yalnızca fauna üzerinde değil, flora üzerinde de yıkıcı etkiler bıraktığı belgelerle ortaya kondu. Sulak alan habitatında yetişen endemik bitki türlerinin, bölgeye bilinçsizce ve kontrolsüzce giren kaçak avcıların araçları ve ayak basmaları sonucu ezilerek yok olduğu aktarıldı. Kıyı şeridinde biriken plastik atıklar, paslanmış tekne artıkları ve terk edilmiş av malzemeleri ise sulak alan ekosisteminde kirliliğin boyutlarını artırıyor.
Kamu kurum ve kuruluşlarına çağrıda bulunan doğaseverler, alanın tahrip edilmesini önlemek adına somut tedbirlerin derhal devreye sokulmasını istedi. İbrahim Kaya, alandaki denetim zafiyetinin giderilmesi için güvenlik kameraları aracılığıyla anlık takip yapılması, mobil devriyelerin sıklığının artırılması ve bölge girişlerine caydırıcı, bilgilendirici uyarı panolarının yerleştirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı, Türkiye’nin taraf olduğu RAMSAR, Bern ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmeleri kapsamında uluslararası düzeyde koruma altında olması gereken bir doğa mirasıdır. Ancak uygulamadaki koordinasyon eksiklikleri ve bürokratik gri alanlar, kaçak avcılar için elverişli zemin yaratmaktadır. Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve yerel mülki idareler arasındaki yetki ve saha paylaşımındaki aksamalar, Didim gibi geniş ve girintili çıkıntılı bir kıyı hattında denetim krizine yol açmaktadır. Sadece bir çevre ihlali değil, aynı zamanda ülkenin ekolojik prestijini de ilgilendiren bu tablo karşısında; teknolojik imkânların (fotokapan, drone devriyeleri, termal kameralar) sahada etkin kullanımı ve yasa dışı avcılığa uygulanan idari para cezalarının caydırıcı seviyeye çekilmesi kaçınılmaz bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Didim’deki Milli Park sınırlarında kaçak avcılık nasıl tespit edildi?
Hayvansever ve çevre gönüllüsü İbrahim Kaya’nın insansız hava aracı (drone) ile bölgede gerçekleştirdiği saha taraması sonucunda sığ sulara serilmiş 300 metrelik ağlar ve kaçak avlanma anları görüntülendi.
Soru: Kaçak avcılık bölgedeki yaban hayatına nasıl zarar veriyor?
Suda bırakılan atıl misina ve ağlar flamingolar başta olmak üzere göçmen kuşların ayaklarına takılarak ölümlerine yol açıyor. Ayrıca kaçak giren kişilerin faaliyetleri endemik bitki türlerinin ezilmesine ve çevre kirliliğine neden oluyor.
Soru: Bölge için yetkililerden hangi önlemler talep ediliyor?
Alanda bilgilendirici ve caydırıcı av yasağı tabelalarının asılması, 7/24 güvenlik kamerası takip sisteminin kurulması ve rutin kolluk devriyelerinin artırılması isteniyor.
Kaynak / Ajans: Sesgazetesi

