Borsa İstanbul’da üç işlem günüdür aralıksız süren satış baskısının 16 Eylül 2026 itibarıyla hız kazanarak yüzde 5,54’lük kayıpla sonuçlanması, ekonomi yönetimini harekete geçirdi. BIST 100 endeksinin 13 bin 122,58 puana gerilemesi ve gün içinde devre kesicilerin devreye girmesi üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığı, Finansal İstikrar Komitesi’nin (FİK) olağanüstü gündemle bir araya geleceğini duyurdu.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında 17 Eylül 2026 sabahı saat 08.00’de gerçekleştirilecek kritik toplantıda, finansal piyasalardaki son hareketlilik ve likidite dengeleri kapsamlı biçimde ele alınacak. Piyasalardaki sert geri çekilmede küresel jeopolitik gerilimler ve enerji risklerinin yanı sıra yurt içi portföy yönetim sektöründe patlak veren temerrüt krizinin yarattığı likidite sıkışıklığı belirleyici oldu.
- Kritik Gelişme: BIST 100 endeksi günü yüzde 5,54 kayıpla 13 bin 122,58 puandan tamamlarken, haftalık toplam değer kaybı yüzde 10 seviyesine yaklaştı.
- Resmi Veri / Açıklama: Hazine ve Maliye Bakanlığı, Finansal İstikrar Komitesi’nin Bakan Mehmet Şimşek başkanlığında 17 Eylül sabahı saat 08.00’de toplanacağını bildirdi.
- Süreç / Sonraki Adım: Pusula Portföy’ün 15 Eylül’de temerrüde düşmesi ve adli soruşturmaların başlamasıyla derinleşen nakit ihtiyacının genele yayılan satış baskısı masaya yatırılacak.
Piyasalarda Satış Dalgası: Devre Kesiciler Çalıştı

Borsa İstanbul’da 16 Eylül seansında satışların genele yayılmasıyla birlikte volatilite en üst seviyeye ulaştı. Endeksin kayıplarının yüzde 5 eşiğini aşması neticesinde, yerel saatle 16.04’te endeks bazlı devre kesici mekanizması işletilerek pay piyasasındaki tüm işlemlere 10 dakika süreyle zorunlu ara verildi. İşlemlerin yeniden başlamasının ardından kayıplar telafi edilemedi ve BIST 100 günü 13 bin 122,58 puandan kapattı.
Sektörel bazdaki dağılım incelendiğinde en belirgin kayıplar finansal faktöring şirketlerinde görüldü; ilgili endeksteki değer kaybı yüzde 9’u aştı. Benzer şekilde bilişim ve mali sektör endekslerinde yüzde 5’in üzerinde geri çekilmeler kayda geçerken, bankacılık hisselerinde yaşanan yüzde 4’lük kayıp endeksteki aşağı yönlü baskıyı pekiştirdi. Mayıs ayında 15 bin puan barajını test eden ve en son 9 Eylül’de 14 bin 700 seviyesini gören Borsa İstanbul, son bir haftalık süreçte yüzde 10’a yaklaşan bir erimeyle karşılaştı.
Satışları Tetikleyen İç ve Dış Dinamikler
Piyasalardaki sert fiyatlamaların arka planında eşzamanlı cereyan eden iç ve dış faktörlerin etkili olduğu somut verilerle tespit edildi. Uluslararası cephede, Orta Doğu eksenli gerilimlerin tırmanışa geçmesi ve Yemen’de Husilerin Kızıldeniz girişindeki stratejik bir adayı kontrol altına aldıklarını açıklamaları küresel petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluşturdu. Enerji ithalatçısı konumunda bulunan Türkiye için bu tablonun ilave maliyet unsuru teşkil ettiği analiz edildi.
Bunun yanı sıra küresel teknoloji hisselerine yönelik risk iştahındaki zayıflama küresel borsaları baskı altına aldı. Yapay zekaya devasa yatırımlar yapan ancak finansal bilançolarına henüz somut getiri yansıtamayan teknoloji ve yarı iletken firmalarında görülen satışlar yurt dışı piyasaları sarstı. ABD merkezli NASDAQ 100 endeksinin bir ay önceki 30 bin 100 seviyelerinden 28 bin 900 seviyelerine gerilemesi, ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 5’e, 30 yıllık faizlerin ise yüzde 6 sınırına dayanması küresel borçlanma maliyetlerini doğrudan yukarı taşıdı.
İç dinamiklerde ise portföy yönetim şirketlerine odaklanan güven kaybı ve likidite arayışı öne çıktı. Pusula Portföy’ün 15 Eylül tarihinde yükümlülüklerini yerine getiremeyerek temerrüde düştüğünü bildirmesi piyasada zincirleme bir reaksiyon yarattı. Şirket Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın 15 Eylül’de tutuklanması ve Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan hakkında yurt dışına çıkış yasağı getirilmesi, kurumsal ve bireysel yatırımcı tarafındaki nakit ihtiyacını tırmandırdı. Nakit gereksinimini karşılamak isteyen fonların ve bireylerin diğer portföylerindeki BIST 30 hisselerine yönelmesi, satış baskısının ana endekse sirayet etmesine yol açtı.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Borsa İstanbul’daki tablo, klasik bir kar realizasyonunun ötesinde, denetim zafiyetleri ve fon likiditesi mekanizmasındaki yapısal kırılganlıkların birikimi olarak değerlendiriliyor. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) son düzenlemelerinin ardından endeks dışı spekülatif hisselerden başlayan çözülme, Pusula Portföy vakasıyla birlikte kaldıraçlı fonların BIST 30 likit kağıtlarını satmak zorunda kalmasıyla derinleşti. Nitekim uzman değerlendirmelerinde de altı çizildiği üzere, özel yatırımcı kayıplarının bankacılık sistemine doğrudan sıçramaması sistemik bir çöküş riskini sınırlasa da; fon piyasasındaki itibar kaybının para piyasası fonlarına sıçrama ihtimali ekonomi yönetimini erken müdahaleye sevk etti. Bakan Mehmet Şimşek’in sabah 08.00 gibi piyasa açılışı öncesi bir saatte Finansal İstikrar Komitesi’ni toplaması, hem kurumsal gözetimi sıkılaştırma hem de panik satışlarının önüne geçecek likidite güvencesini verme hedefi taşıyor.
Uzmanların Tahlili ve Kurumsal Açıklamalar
Gelişmeleri değerlendiren GCM Yatırım Başekonomisti Evren Kırıkoğlu, küresel tahvil faizlerindeki artışın Fed faizinden bağımsız olarak proje finansmanı faizlerini yükselttiğini belirtti. Yurt içi cephedeki likidite sıkışıklığına işaret eden Kırıkoğlu, Sermaye Piyasası Kurulu’nun fon düzenlemesinin ardından özellikle BIST 30 dışındaki yüksek değerlenmiş hisselerden çıkış yaşandığını, akabinde kaldıraçlı işlem yürüten fonların mecburiyetten likit BIST 30 hisselerini sattığını ifade etti. Kırıkoğlu, bireysel portföy kayıplarının medyada geniş yer bulmasına karşın, bankacılık bilançolarına doğrudan yansımayan bir yapıda sistemik bir risk oluşturmayacağı görüşünü aktardı.
Eski İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Prof. Bilge Yılmaz ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, başta SPK olmak üzere denetleme organlarının sorumluluklarına vurgu yaptı. Denetim süreçlerindeki aksamaların piyasalarda telafisi güç riskler biriktirdiğini belirten Yılmaz, sürecin para piyasası fonlarına yayılma tehlikesine dikkat çekerek kamu kurumlarının hassasiyet göstermesi gerektiğini kaydetti. A1 Capital Araştırma Genel Müdür Yardımcısı Baki Atılal da BIST’in yalnızca dış dalgalanmalara ayak uydurmadığını, iç piyasaya özgü spesifik koşullar nedeniyle küresel piyasalardan negatif ayrıştığını kayda geçirdi.
Aynı gün Macaristan’daki Budapeşte Finans Zirvesi’nde değerlendirmelerde bulunan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, makroekonomik risklere işaret etti. Enerji şoklarının ilk evrede tedbirlerle kontrol altına alınabileceğini belirten Karahan, sonraki süreçlerde fiyat ve ücret mekanizmaları üzerinden enflasyonist baskının kalıcı hale gelebileceğini ve eşzamanlı şokların yönetim zorlukları yaratabileceğini dile getirdi.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Finansal İstikrar Komitesi’nin acil toplanma kararı almasının temel sebebi nedir?
Borsa İstanbul BIST 100 endeksinde üç gün süren düşüşün 16 Eylül’de yüzde 5,54’e ulaşması, devre kesicilerin çalışması ve Pusula Portföy’ün temerrüde düşmesiyle tetiklenen likidite baskısının finansal sisteme etkilerini değerlendirmektir.
Soru: Borsa İstanbul’daki değer kaybında iç piyasada hangi kurumsal gelişme etkili oldu?
Pusula Portföy’ün 15 Eylül’de yatırımcı yükümlülüklerini karşılayamayarak temerrüde düşmesi, yöneticilerine yönelik adli işlemler ve nakit arayışındaki fonların BIST 30 hisselerinde satışa gitmesi iç piyasadaki düşüşü hızlandırmıştır.
Kaynak / Ajans: Bbc

