Türkiye, Kuzey Afrika’daki stratejik dengeleri yeniden şekillendiren kulis diplomasisinde kritik bir aşamayı geride bıraktı. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ev sahipliğinde 10 Eylül tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen üst düzey zirvede, Libya’nın doğu ve batı yönetimlerinin temsilcileri aynı masa etrafında buluştu. MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın arabuluculuğunda yürütülen temaslara, Bingazi merkezli Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ile Trablus merkezli Yüksek Devlet Konseyi (YDK) Başkanı Muhammed Takala katıldı.
2014 yılından bu yana siyasi ve askeri hatlarla ikiye bölünmüş durumda bulunan Libya’da kurumsal birliğin tesis edilmesi hedeflenirken; Ankara, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları anlaşması ve enerji yatırımları kaynaklı haklarını teminat altına alma kararlılığını masaya yansıttı. İki rakip yönetimin temsilcileri, ülkede 24 ay içerisinde gerçekleştirilmesi planlanan cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin hukuki altyapısını hazırlamak ve devlet kurumlarını birleştirmek hususunda mutabakata vardı.
- Kritik Gelişme: MİT ev sahipliğinde Ankara’da bir araya gelen Akile Salih ve Muhammed Takala, siyasi birlik ve kurumların birleştirilmesi hedefinde uzlaştı.
- Resmi Veri / Seçim Takvimi: UNSMIL koordinasyonundaki anlaşma uyarınca Libya’da genel seçimlerin 24 ay içerisinde yapılması kararlaştırıldı.
- Süreç / Stratejik Hedef: Türkiye, Mavi Vatan ve Doğu Akdeniz deniz yetki alanları mutabakatının Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasını ve TPAO’nun %40’a varan ruhsat haklarının korunmasını hedefliyor.
Ankara’da Gerçekleşen Temasların Ayrıntıları ve Diplomasi Trafiği

MİT yerleşkesinde düzenlenen zirve, Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ile Yüksek Devlet Konseyi Başkanı Muhammed Takala’nın ilk kez doğrudan bir araya gelmesi bakımından kayda geçti. Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilerde, görüşmede Türkiye-Libya iş birliğinin geleceğinin yanı sıra ülkede askeri ve siyasi bütünlüğün sağlanmasına yönelik adımların etraflıca masaya yatırıldığı altı çizildi.
Libya yerel basınında yer alan ayrıntılara göre taraflar, cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin tamamlanabilmesi adına hukuki mevzuatın olgunlaştırılması konusunda görüş birliğine vardı. Ankara’daki buluşma, Trablus ve Bingazi temsilcilerinin 30 Ağustos’ta imzaladığı anlaşmanın hemen ardından gerçekleşti. Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) tarafından duyurulan ve ‘4+4’ veya ‘mini zirve’ olarak adlandırılan süreç doğrultusunda, her iki taraftan dört üst düzey yetkilinin katılımıyla seçim kanunları üzerinde uzlaşı sağlandı ve nihai metin imzalandı.
Seçim takviminin işletilmesinde, Trablus ve Bingazi yönetimlerinden altışar temsilcinin katılımıyla oluşturulan ‘6+6 Komitesi’ kritik bir işlev üstlendi. Komitenin temel görevi, seçimlerin hukuki altyapısını hazırlamak ve kanun taslaklarını tamamlamak olarak belirlendi. Ankara’nın 6+6 Komitesi’nin çalışmalarına ev sahipliği yapma ve teknik destek sunma yönündeki iradesi de diplomasinin somut verileri arasında yer aldı.
‘Tek Libya’ Politikasının Sahadaki Yansımaları ve Askeri İş Birliği
Türkiye’nin Libya sahasındaki yaklaşımı, uluslararası diplomasi kulvarındaki gelişmelere paralel olarak ‘Tek Libya’ ekseninde biçimlendi. Ankara, 2019 yılında Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ile imzaladığı Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası çerçevesinde Trablus’a askeri destek sunmuş ve kentin kontrolünü elinde tutmasını sağlamıştı. O tarihten bu yana Trablus’ta askeri varlığını sürdüren Türkiye, diplomatik kanalları genişleterek Bingazi yönetimiyle de temas mekanizmaları kurdu.
Özellikle Türkiye ile Mısır arasındaki normalleşme adımları, Ankara’nın Doğu Libya aktörleriyle yürüttüğü temaslara ivme kazandırdı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 11-12 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirdiği Trablus ve Bingazi ziyaretleri, bu politikanın sahaya yansıyan en somut göstergesi oldu. Fidan, Trablus’ta Başbakan Abdülhamid Dibeybe ile görüşmesinin ardından geçtiği Bingazi’de Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve Libya Ulusal Ordusu Komutanı Halife Hafter ile temaslarda bulundu.
Diplomatik trafiğin diğer bir ayağında ise Halife Hafter’in oğlu ve Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Saddam Hafter Ankara’da temaslar gerçekleştirdi. Saddam Hafter, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile görüştü. Sahadan aktarılan bilgilere göre Türk Silahlı Kuvvetleri, Trablus’a bağlı unsurların yanı sıra Libya Ulusal Ordusu birliklerine de eğitim faaliyetleri sunarak ülkdeki farklı silahlı grupların tek bir çatı altında toplanması amacına katkı sağladı.
Doğu Akdeniz Denkleminde Mavi Vatan ve Enerji Hakları
Ankara’nın yürüttüğü mekik diplomasisinin arka planında, 2019 yılında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması’nın korunması ve hukuki boyut kazanması hedefi bulunuyor. Doğu Akdeniz’deki dengeleri değiştiren bu mutabakat, Yunanistan ve Avrupa Birliği tarafından meclis onayından geçmediği gerekçesiyle geçersiz sayılmak istenmişti. Türkiye, Bingazi yönetimiyle geliştirdiği diyalog kulvarı üzerinden söz konusu anlaşmanın Libya Temsilciler Meclisi’nde onaylanmasını amaçlıyor.
Hukuki sürecin tamamlanması, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki tezlerine uluslararası alanda güç kazandıracak stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Bunun yanı sıra Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) Libya karasularında ve karasal alanlarında elde ettiği arama ruhsatları hayati önem taşıyor. TPAO’nun keşif ve üretim sahalarında yüzde 40’a varan haklara sahip olması, Libya’daki siyasi istikrarın ve kurumlar arası birliğin sağlanmasıyla doğrudan ilişkili görülüyor.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Ankara’nın Libya politikasında katettiği mesafe, Doğu Akdeniz’deki jeopolitik dengeler açısından kayda değer bir stratejik dönüşümü simgeliyor. 2019 yılında Trablus hükümetine verilen askeri destekle sahadaki askeri dengeler değiştirilmiş, Trablus’un kontrolü korunmuştu. Bugün ise Türkiye, Mısır ile normalleşme sürecinin yarattığı diplomatik imkanları da kullanarak Bingazi merkezli aktörlerle doğrudan temas kurabilen yegane bölgesel güç konumuna erişti. MİT’in yürüttüğü bu mekik diplomasisi, sadece Libya’nın iç barışına katkı sunmakla kalmıyor; aynı zamanda Atina ve Brüksel hattının ‘meclis onayı yok’ gerekçesiyle akamete uğratmaya çalıştığı 2019 Deniz Yetki Alanları Anlaşması’nı Bingazi tarafına da tescil ettirme stratejisinin ana sütununu oluşturuyor. TPAO’nun ruhsat sahalarındaki haklarının güvence altına alınması, masadaki en somut ekonomik hedefler arasında yer alıyor.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: Ankara’da gerçekleştirilen Libya zirvesine kimler katıldı?
Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın’ın ev sahipliğinde yapılan toplantıya, Bingazi merkezli Libya Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve Trablus merkezli Yüksek Devlet Konseyi Başkanı Muhammed Takala katıldı.
Soru: Libya’daki seçim süreci ve 6+6 Komitesi nasıl işleyecek?
BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL) çerçevesinde varılan anlaşmayla genel seçimlerin 24 ay içinde yapılması kararlaştırıldı. Trablus ve Bingazi yönetimlerinden 6’şar temsilcinin yer aldığı 6+6 Komitesi, seçimlerin hukuki altyapısını ve kanun taslaklarını hazırlamakla görevlendirildi.
Soru: Türkiye’nin bu diplomasi hamlesindeki temel stratejik hedefleri nelerdir?
Türkiye, 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasının Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasını sağlamayı ve TPAO’nun Libya’daki arama ruhsatlarından doğan %40’a varan haklarını korumayı hedeflemektedir.
Kaynak / Ajans: BBC