Ne? İstanbul’un Üsküdar ilçesinde, 3 Eylül 2026 Perşembe günü, CHP’den istifa eden dört belediye meclis üyesi Ahmet Başbaydar, Ayhan Aydın, Hüseyin Kazan ve Tahsin Usta, aynı gün açıklanan bir bildiriyle Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AKP) katıldı.
Nerede? Üsküdar Belediye Meclisi; Ne zaman? 5 Eylül 2026’da yapılması planlanan başkan vekili seçimi öncesi; Neden? Parti içi gerilimler, gözaltı baskısı iddiaları ve kişisel politik tercihlerin bir kombinasyonu; Nasıl? Üyeler, AKP Üsküdar İlçe Başkanı Taha Sarıcaoğlu’nun açıklamasıyla parti değişikliğini kamuoyuna duyurdu; Kim? Ahmet Başbaydar, Ayhan Aydın, Hüseyin Kazan ve Tahsin Usta.
Bu geçiş, başkan vekili seçimi sürecinde meclisin siyasi dengesini yeniden şekillendirirken, aynı gün gerçekleşen gözaltı operasyonları ve önceki seçimlerdeki usulsüzlük iddialarıyla birleşerek Üsküdar’da yerel yönetişimin kırılganlığını gözler önüne serdi.
- Kritik Gelişme: CHP’li dört meclis üyesinin AKP’ye geçişi, başkan vekili seçiminin kritik bir aşamasında gerçekleşti.
- Resmi Veri / Açıklama: İstanbul Valiliği, 5 Eylül’de yapılacak seçimin kanuni sürede gerçekleştiğini teyit etti.
- Süreç / Sonraki Adım: Gözaltına alınan isimlerin ifadeleri sonrası serbest bırakılması ve seçim öncesi denetimlerin artması bekleniyor.
Kararın Detayları ve Sürecin İşleyişi

Üsküdar Belediye Meclisi, 1. Başkan Vekili Ali Aral ve Başkan Yardımcısı Nihat Doğan’ın savcılıkça ifadelerinin alınıp serbest bırakılmasıyla bir dönemeçteydi. Aynı gün, eski İBB ve Üsküdar Meclisi üyesi Ekrem Baki’nin gözaltına alınması, uzun yıllar AKP’de siyaset yaptıktan sonra 2025’te CHP’ye katılması ve yeniden CHP içinde aktif rol almasıyla birlikte, meclisin iç dinamiklerine yeni bir gerilim ekledi.
Meclis içinde 2 Eylül’de “rüşvet” ve “irtikap” suçlamalarıyla gözaltına alınan Başkan Yardımcıları Amine Cansu Çelik ve Mithat Özdemir, yapı ve iskan ruhsatı usulsüzlüğü iddialarının soruşturma kapsamında olduğunu kabul ettiler. Bu gelişmeler, Üsküdar’da belediye yönetiminin şeffaflığı ve yolsuzlukla mücadele politikaları üzerine kamuoyunda geniş bir tartışma yarattı.
Sahadan İlk Bilgiler ve Tarafların Açıklamaları
Başkan vekili seçiminin üçüncü turunda, CHP’li Sibel Tan Çetinkaya’nın başkan vekili seçilmesiyle ilgili yürütmenin durdurulmasına karar verilmişti. 25 Ağustos kararında oy pusulalarının reddedilmesi gerekçesi bulunmadığı, beş oy geçersiz sayıldığı ve sürecin güvenli yürütülmediği vurgulandı. Çetinkaya’nın üçüncü turda 21, rakibi Gültekin’in 18 oy alması, beş geçersiz oyun ardından dördüncü tura yükselmesi, seçim sürecinin ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi.
AKP grup başkan vekili Vefa Yunus Taylan, üçüncü turdan sonra ara verilmemesi talebinin “gerekçe sunulmaksızın reddedildiğini” belirterek, sürecin adil olmadığı yönünde eleştirilerde bulundu. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ise gözaltı operasyonlarını “seçim sonucunu etkilemeye yönelik bir hamle” olarak nitelendirirken, CHP grup başkan vekili Mustafa Erhan Eyvel ise tüm üyelerin “kendi hür iradesiyle oy kullandığını” savundu.
Bölgesel ve Sektörel Yansımalar
Üsküdar’da yaşanan bu siyasi çalkantı, İstanbul genelinde yerel yönetimlerin güvenilirliği konusundaki algıyı da etkiledi. Özellikle Aydın ve çevre illerdeki belediyeler, benzer usulsüzlük iddiaları ve parti geçişleriyle gündeme gelmeye başladı. Yerel işletmeler, belediyenin yapı ve iskan ruhsatı süreçlerindeki belirsizlik nedeniyle yatırım kararlarını erteledi.
İstanbul Valiliği, bazı medya kuruluşlarının seçim tarihinin partiye avantaj sağlayacak şekilde belirlendiği iddialarına yanıt vererek, “Bu iddialar seçim sürecini manipüle etme amacından öte bir anlam taşımamaktadır” açıklamasını yaptı. Valilik, 5 Eylül 2026’da toplanacak meclisin kanuni sürede gerçekleşmesi için gerekli çağrıyı yaptığını vurguladı.
Olayın Perde Arkası ve Analiz
Üsküdar’da dört meclis üyesinin parti değişikliği, yalnızca kişisel bir tercih olarak görülmemeli; aynı zamanda yerel yönetimlerdeki istikrar eksikliğinin bir yansımasıdır. Gözaltı operasyonları, parti içi gerilimlerin bir dışa vurumu olarak değerlendirilebilir. Özellikle “rüşvet” ve “irtikap” suçlamalarının gündeme gelmesi, belediye meclisinin denetim mekanizmalarının yeterli olmadığını işaret ediyor. Bu durum, önümüzdeki başkan vekili seçiminin meşruiyetini zedeleyebilir ve seçmen güvenini sarsabilir.
İstanbul Valiliği’nin açıklaması, seçim tarihinin manipüle edildiği iddialarını yalanlayarak sürecin şeffaflığını koruma çabası olarak görülse de, yerel medya ve sivil toplum örgütleri, bu tür açıklamaların somut denetim raporlarıyla desteklenmesi gerektiğini savunuyor. Önümüzdeki haftalarda, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın tutuklanmasıyla başlayan yolsuzluk soruşturmasının sonuçları, meclis içinde yeni bir denge arayışına yol açabilir. Eğer AKP, yeni katılan üyeler üzerinden meclis çoğunluğunu sağlamaya çalışırsa, CHP ve diğer muhalefet partileri, meclis içi denetim mekanizmalarını güçlendirme yönünde ortak bir strateji geliştirebilir.
Merak Edilen Sorular ve Yanıtlar
Soru: 4 CHP’li üyenin AKP’ye geçişi seçim sonucunu nasıl etkiler?
Üye değişikliği, meclisin oy dağılımını yeniden şekillendirerek AKP’nin başkan vekili adayına daha fazla destek sağlayabilir. Ancak seçim sürecinde geçersiz oy sayımları ve gözaltı operasyonları gibi faktörler, sonuçların kesinleşmesini geciktirebilir.
Soru: Gözaltına alınan isimlerin ifadeleri sonrası ne bekleniyor?
İfadeler, yolsuzluk ve irtikap iddialarının mahkemeye taşınması için temel oluşturabilir. Savcılık, delillerin yeterliliğine göre tutuklama ya da serbest bırakma kararını yeniden gözden geçirecek.
Kaynak / Ajans: Bbc

