Anadolu Ajansı’nın (AA) yenilikçi vizyonuyla hayata geçirdiği kültür, sanat ve vizyon buluşmalarının merkezi olan AAtölye, bugün son derece anlamlı ve derinlikli bir söyleşiye ev sahipliği yaptı. “Gözcü: Doğanay Vural ile Multidisipliner Bir Kaşifin Yolculuğu” başlığıyla düzenlenen etkinlikte, veteriner hekim ve yaban hayatı fotoğrafçısı Doğanay Vural, doğanın kalbine yaptığı yolculuğu, karşılaştığı zorlukları ve Türkiye’nin zengin biyoçeşitliliğini koruma misyonunu katılımcılarla paylaştı.
Söyleşide, yaban hayatı fotoğrafçılığının sadece estetik bir uğraş değil, aynı zamanda etik değerler ve bilimsel temeller üzerine inşa edilmesi gereken bir koruma faaliyeti olduğu vurgulandı. Vural, çocukluk yıllarında başlayan doğa sevgisinden profesyonel veterinerlik kariyerine uzanan süreçte edindiği tecrübeleri aktarırken, nesli tehlike altındaki Anadolu parsı ve çizgili sırtlan gibi türlerin korunması için toplumsal bilincin artırılması gerektiğine dikkat çekti.
- Tetikten Kadraja Uzanan Serüven: Doğanay Vural, babasının “Silah mı, fotoğraf makinesi mi?” sorusuyla başlayan ölümsüzleştirme yolculuğunu anlattı.
- Yaban Hayatında Etik Kurallar: Hayvanları besleyerek görüntülemenin yanlışlığına değinen Vural, veteriner hekim kimliğiyle doğru metotları vurguladı.
- Anadolu Parsı Vurgusu: Geçmişte avcıların kahramanlaştırıldığını hatırlatan Vural, artık doğayı koruyanların manşet olması gerektiğini belirtti.
Tetikten Kadraja: Ölümsüzleştirmenin İlk Adımı
Doğanay Vural, söyleşide doğaya ve yaban hayatına duyduğu ilginin kökenlerini anlatırken ailesinin, özellikle de babasının hayatındaki dönüm noktasındaki rolünü paylaştı. Babasının doğayı keşfetme yönteminin aslında avcılık olduğunu belirten Vural, kendisinin de küçük yaşlarda bu akıma kapılma eşiğine geldiğini ifade etti. Ancak babasının uyguladığı sıra dışı ve pedagojik yaklaşım, Vural’ın tüm yaşamını ve kariyerini kökten değiştirdi.
Babasının kendisini karşı karşıya bıraktığı o tarihi anı anlatan Vural, şu ifadeleri kullandı: “Babam bir gün masaya bir silah koydu, bir de fotoğraf makinesi. ‘İkisinde de tetik var, ikisi de iz sürüyor, ikisi de yaban hayatı takip ediyor, ikisi de doğanın içerisinde. Ama ikisini ayıran bir şey var. Birinin tetiğine bastığında öldürüyorsun, birinin tetiğine bastığında ölümsüzleştiriyorsun. Sen hangisini seçersin?’ dedi. Beni ‘ölümsüzleştirmeye’ yönlendirecek bir sloganla bu serüveni başlatmış oldu.” Bu anlamlı tercih, Vural’ın eline silah yerine kamerayı alarak Türkiye’nin en saygın yaban hayatı gözlemcilerinden biri olmasının yolunu açtı.
Yaban Hayatı Fotoğrafçılığında Etik Sınırlar ve Yanlışlar
Yaban hayatı fotoğrafçılığının günümüzde popülerleşmesiyle birlikte etik kuralların çiğnendiğine değinen Doğanay Vural, bu alanda ciddi bir özeleştiri ve rehberlik sundu. Fotoğrafçıların yaban hayvanlarını görüntülerken kesinlikle uyması gereken kuralları sıralayan Vural; yasal izinlerin alınması, hayvanlarla aradaki güvenli mesafenin korunması, dikkat çekmek amacıyla taş atılmaması ve en önemlisi gözlem yapabilmek için hayvanların yemlenmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Kendi geçmişine dair de dürüst bir değerlendirmede bulunan Vural, çocuk yaşlarda bu işe girdiğinde bilgi eksikliği nedeniyle hatalar yaptığını itiraf etti: “Ben bu işlere girdiğimde çocuktum, bir çocuk ne kadar bilebilirse o kadar biliyordum. Bize ‘hayvanı gözlemlemek için yem atalım’ dendiyse yem atmıştım o zamanlar. Görüntüyü daha kolay elde edebilmek için etik olmayan yöntemler kullanılmıştı. Ancak geçen 15 yıllık süreçte kendimi geliştirdim, akademik olarak veteriner hekim unvanını aldım. Araştırdım, nedenlerini inceledim ve bugün tamamen bilimsel ve etik kurallara göre davranıyorum. Gelecek nesilleri de bu doğrultuda eğitmeye çalışıyorum.”
Anadolu Parsı ve Gelecek Nesillere Miras Sözü
Türkiye’nin biyolojik çeşitlilik açısından adeta bir cennet olduğunu belirten Vural, yurt dışı seyahatlerinde edindiği deneyimlerin kıymetli olduğunu ancak Türkiye topraklarında yaptığı çalışmaların kendisi için her zaman ayrı bir yere sahip olduğunu vurguladı. Türkiye’nin yaban hayatını korumaya adeta ant içtiğini dile getiren ünlü kaşif, geçmişteki avcılık kültürünün yarattığı tahribata da sert eleştiriler getirdi.
Geçmişte yaban hayvanlarını öldürenlerin toplumda kahraman gibi yansıtılmasının büyük bir hata olduğunu söyleyen Vural, sözlerini şöyle tamamladı: “Ben o leoparı gördüm Türkiye’de, Anadolu parsını gördüm. Benim torunum niye görmesin? Türkiye’de bu türler neden geçmişteki gibi var olmasın? Bundan 50-60 yıl önce Türkiye’de Anadolu parsını vuran adam efsane olarak anılıyordu, gazete gazete haber yapılıyordu. Ben diyorum ki bugün öldüreni değil, ölümsüzleştireni gazete gazete haber yapın.”
Merak Edilen Sorular ve Cevaplar
Soru: Doğanay Vural’ın yaban hayatı fotoğrafçılığına başlamasındaki dönüm noktası nedir?
Cevap: Babasının önüne koyduğu silah ve fotoğraf makinesi arasında yaptığı seçim, Vural’ın hayatını değiştirmiştir. Babasının “Birinin tetiğine bastığında öldürürsün, diğerinde ölümsüzleştirirsin” sözü, onun doğayı koruma vizyonunu şekillendirmiştir.
Soru: Yaban hayatı gözleminde yapılan en büyük etik hatalar nelerdir?
Cevap: En büyük hataların başında kolay görüntü elde etmek amacıyla hayvanları yemlemek (beslemek), onlara yaklaşmak için taş atmak ve gerekli yasal izinleri almadan doğal yaşam alanlarına müdahale etmek gelmektedir.
Kaynak / Ajans: Aa