Kök hücre bağışı, hayat kurtaran bir süreç olarak tanımlanırken, toplumda hâlâ “ağır, acı verici ve riskli bir operasyon” algısı hâkim. Bu algı, 18-35 yaş arası sağlıklı bireylerin bağışçı olmaktan kaçınmasına yol açıyor. Uzmanlar, 1 Eylül 2026 tarihine kadar TÜRKÖK verilerine göre 1,231,000’ı aşan bağışçı adayı sayısının, yanlış bilgilendirmeler nedeniyle potansiyel olarak kaybedilebileceği uyarısında bulunuyor.
Bin Gönüllüden Biri Sen Ol Derneği (BİNSENDER) Başkanı Çiğdem Kuzucu, “Bir Silgi Bir Umut” projesiyle toplumsal korkuları yıkmayı, doğru bilgiyi yaymayı ve bağışçı havuzunu güçlendirmeyi hedefliyor. Hematolog Prof. Dr. Ali İrfan Emre Tekgündüz ve Prof. Dr. Hakan İsmail Sarı da, kök hücre bağışının prosedürleri, güvenlik önlemleri ve löseminin yaş sınırlaması konusundaki yanlış algıları bilimsel verilerle çürütüyor.
- Kök hücre bağışı yalnızca ağrılı bir ameliyat değildir, çoğu zaman kemik iliği yöntemi tercih edilir.
- Yanlış bilgi, bağışçının karar sürecini geciktirir ve hastaların tedavi şansını azaltır.
- TÜRKÖK 2024’te 107.214 yeni bağışçı adayı kaydetti; 2026 Haziran itibarıyla 1,231,000’ı aştı.
Yanlış Bilgilerin Kökeni ve Toplumsal Etkileri
Türkiye’de kök hücre bağışı uzun yıllardır “omurilikten alınan, çok ağrılı bir işlem” şeklinde medyada yer bulmuş. Bu algı, ilk dönemlerde bağışçıların cerrahi müdahale gerektiren yöntemlerle eşleştirilmesinden kaynaklanıyor. Medyada yer alan dramatik görüntüler ve sınırlı bilimsel açıklamalar, halkın bilinç düzeyini olumsuz etkiledi. Sonuç olarak, bağışçı havuzunun büyümesi yavaşladı; özellikle genç nüfus arasında bağış yapma isteği düşük kaldı.
Yanlış bilginin bir diğer boyutu, löseminin sadece çocukları etkilediği düşüncesi. Bu yanılgı, hastalığın erken tanı ve tedavi şansını azaltıyor. Prof. Dr. Hakan İsmail Sarı, löseminin her yaşta görülebileceğini ve modern immünoterapiler sayesinde tedavi oranlarının arttığını vurguluyor.
Uzmanların Uyarıları ve Doğru Bilgi
Hematolog Prof. Dr. Ali İrfan Emre Tekgündüz, bağış sürecinin iki ana yönteme ayrıldığını belirtiyor: kemik iliği aspirasyonu ve periferik kan kök hücresi toplama (PBSC). Kemik iliği yöntemi, genellikle kısa bir anestezi altında, lokal bölgeye iğne ile gerçekleştirilir ve iyileşme süresi birkaç gün sürer. PBSC ise, hastanın kanı bir apheresis cihazı ile işlenerek kök hücrelerin ayrılmasıyla yapılır; bu süreçte ağrı ve risk çok düşüktür. Her iki yöntemde de bağışçının güvenliği en üst seviyede tutulur.
Prof. Dr. Tekgündüz, “Kök hücre bağışı kararını verirken, sadece bir form doldurulmaz; tıbbi geçmiş, kan grubu uyumu ve hastanın ihtiyacı detaylı bir şekilde değerlendirilir” diyerek sürecin şeffaflığını vurguluyor. Ayrıca, bağışçı adayının süreçten vazgeçmesi durumunda, hastanın tedavi planının ciddi şekilde aksayabileceğini, bu yüzden kararın bilinçli ve zamanında alınması gerektiğini belirtiyor.
Kök Hücre Bağışı Havuzunun Güncel Durumu
Bin Gönüllüden Biri Sen Ol Derneği Başkanı Çiğdem Kuzucu, 2024 yılında TÜRKÖK’ün 107.214 yeni bağışçı adayı kaydettiğini, Haziran 2026 itibarıyla ise bu sayının 1.231.000’ı aştığını aktarıyor. Bu rakamlar, Türkiye’nin kök hücre bağışı altyapısının ne kadar genişlediğini gösteriyor ancak aynı zamanda hâlâ “korku” ve “bilgi eksikliği”nin engel oluşturduğunu işaret ediyor.
Şimdiye kadar 36.905 hasta‑bağışçı eşleşmesi gerçekleşmiş ve 8.500 kişiden kök hücre toplanmış. Bu istatistikler, bağışçı havuzunun kritik bir hayat kurtarıcı rol oynadığını ortaya koyuyor. Ancak uzmanlar, bağışçı adayı sayısının artmasıyla birlikte, doğru bilginin yaygınlaştırılması ve bağışçıların süreç boyunca desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.
Bir Silgi Bir Umut Projesi: Yanlış Bilgiyi Silmek
“Bir Silgi Bir Umut” projesi, toplumda hâlâ var olan korku ve ön yargıları ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Proje kapsamında, gönüllülerin deneyimlerini paylaşan videolar, bilgilendirici broşürler ve sosyal medya kampanyaları hazırlanıyor. Dernek, özellikle üniversite kampüslerinde ve gençlerin yoğun olduğu mekanlarda farkındalık etkinlikleri düzenleyecek.
Projenin temel mesajı, “Yanlış bilgi silinir, doğru bilgi yazılır”. Bu yaklaşım, bağışçının karar sürecinde bilinçli adımlar atmasını sağlayarak, hastaların tedavi şansını artırıyor.
Merak Edilen Sorular ve Cevaplar
Soru: Kök hücre bağışı ağrılı bir ameliyat mıdır?
Cevap: Hayır. Çoğu bağış, kemik iliği aspirasyonu ya da periferik kan kök hücresi toplama (PBSC) yöntemiyle, minimal invaziv ve düşük ağrılı bir süreçle yapılır.
Soru: Bağışçı adayının bağıştan vazgeçmesi hastayı nasıl etkiler?
Cevap: Uygun bir bağışçı bulunup nakil hazırlığı başlatıldıktan sonra vazgeçilirse, hasta için uygun bir başka bağışçı bulunması zaman alır; bu da tedavi sürecini geciktirir ve hayati risk oluşturabilir.
Soru: Lösemi sadece çocuklarda mı görülür?
Cevap: Hayır. Lösemi her yaşta ortaya çıkabilir; ileri yaşlarda da tanısı konulan vakalar mevcuttur. Modern tedavi yöntemleriyle başarı oranları artmaktadır.