Web Sitelerinde Çerez ve Veri Kullanım Politikası Güncellendi

28 Ağustos 2026 tarihinden itibaren, birden fazla popüler haber portalı, çerez ve kişisel veri kullanımına ilişkin yeni bir açıklama yayımladı. Kullanıcıların IP adresleri, konum bilgileri...

Web Sitelerinde Çerez

28 Ağustos 2026 tarihinden itibaren, birden fazla popüler haber portalı, çerez ve kişisel veri kullanımına ilişkin yeni bir açıklama yayımladı. Kullanıcıların IP adresleri, konum bilgileri ve tarama geçmişi gibi verilerin nasıl işlendiği, kişiselleştirilmiş içerik ve reklamların hangi koşullarda sunulacağı ayrıntılı olarak belirtildi.

Yeni politika, iki ana seçeneği öne çıkarıyor: “Tümünü kabul et” seçeneğiyle çerez ve veri toplama genişletilirken, “Tümünü reddet” seçeneğiyle bu veriler yalnızca zorunlu hizmetler için sınırlı tutuluyor.

Öne Çıkan Başlıklar

  • “Tümünü kabul et” seçeneği, IP adresi dahil tüm çerezleri etkinleştiriyor.
  • “Tümünü reddet” seçeneği, sadece temel hizmetler için veri toplama izni veriyor.
  • Kişiselleştirilmiş reklam ve içerik, tarama geçmişi ve konum verilerine dayanıyor.

Yeni Politikanın Detayları ve Kullanıcı Seçenekleri

Site yöneticileri, kullanıcıların gizlilik tercihlerini daha şeffaf bir şekilde yönetebilmeleri için iki ayrı onay mekanizması sundu. “Tümünü kabul et” butonuna tıklayan ziyaretçiler, IP adresleri de dahil olmak üzere çerezlerin tüm fonksiyonlarını kullanma izni veriyor. Bu sayede, site ziyaretçilerine daha ilgili içerik, öneri ve reklam sunulabiliyor. Öte yandan, “Tümünü reddet” seçeneği, çerez ve veri toplama süreçlerini zorunlu olmayan hizmetler için devre dışı bırakıyor; sadece oturum yönetimi gibi temel işlevler için sınırlı veri işleniyor.

Arka Plan ve Potansiyel Etkileri

Bu güncelleme, son dönemde artan veri koruma mevzuatına (örneğin KVKK ve GDPR benzeri düzenlemeler) uyum sağlama çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Kullanıcıların konum ve tarama geçmişi gibi bilgilerinin kişiselleştirilmiş içerik ve reklamda kullanılabilmesi, hem ziyaretçi deneyimini iyileştiriyor hem de reklamverenlerin hedefleme doğruluğunu artırıyor. Ancak, veri toplama kapsamının genişlemesi, gizlilik bilincine sahip kullanıcılar arasında eleştiri de doğurabilir. Bu noktada, sitenin “gizlilik ayarlarınızı yönetme” sayfasına yönlendiren linki ve g.co/privacytools adresini sunması, kullanıcıların tercihlerini kolayca değiştirebilmelerini sağlıyor.

Merak Edilen Sorular ve Cevaplar

Soru: “Tümünü kabul et” seçeneği hangi verileri toplar?

Cevap: IP adresi, çerezler, konum bilgisi, tarama oturumu ve önceki Google aramaları gibi geçmiş etkinlikler dahil olmak üzere tüm veri toplama amaçlarını kapsar.

Soru: Kişiselleştirilmiş içerik ve reklamlar hangi temellere dayanır?

Cevap: Kullanıcının mevcut oturumu, bulunduğu coğrafi konum ve daha önceki tarama geçmişi gibi faktörler üzerinden oluşturulan algoritmalara dayanır.

Soru: Gizlilik ayarlarımı nasıl değiştirebilirim?

Cevap: Site alt kısmında yer alan “Diğer seçenekler” menüsünden gizlilik ayarları yönetilebilir veya doğrudan g.co/privacytools adresi ziyaret edilerek tercihler güncellenebilir.

Kaynak / Ajans: News.google

📰
Haber Kaynağı / Ajans: News.google

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

Çocuğu Okula Başlayacak Velilere 3 Saatlik İzin Hakkı

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yayımlanan '2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler' konulu genelge kapsamında, yeni eğitim-öğretim döneminde çocukları okula başlayacak velilere...

Çocuğu Okula Başlayacak

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yayımlanan ‘2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler’ konulu genelge kapsamında, yeni eğitim-öğretim döneminde çocukları okula başlayacak velilere yönelik önemli bir idari kolaylık sağlandı. Eğitim hayatına yeni adım atacak öğrencilerin okula uyum süreçlerini daha sağlıklı geçirmeleri ve ailelerin bu döneme aktif katılım göstermeleri amacıyla, kamuda görev yapan ebeveynlere idari izin hakkı tanındı.

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından tüm kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilen resmi yazı doğrultusunda; uyum haftası süresince çocuklarını okula götürecek kamu çalışanı ebeveynlerden biri, talep etmesi halinde günde 3 saati aşmayacak şekilde idari izinli sayılabilecek. Alınan bu karar, özellikle okul öncesi, ilkokul 1. sınıf ve ortaokul 5. sınıfa başlayacak öğrencilerin adaptasyon sürecinde aile desteğini doğrudan hissetmelerini hedefliyor.

Öne Çıkan Başlıklar

  • Kamuda çalışan ebeveynlerden birine uyum eğitimi süresince günlük 3 saati aşmayan idari izin hakkı tanındı.
  • Düzenleme, 7-11 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan uyum haftası eğitimlerini kapsıyor.
  • İzin imkanından okul öncesi, ilkokul 1. sınıf ve ortaokul 5. sınıf öğrenci velileri faydalanabilecek.

Uyum Eğitimi Takvimi ve İzin Hakkının Detayları

Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıkladığı takvim doğrultusunda, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı uyum haftası 7-11 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Belirlenen bu tarihlerde, eğitim kademelerine yeni başlayan öğrencilerin okullarına, öğretmenlerine ve sınıf arkadaşlarına alışması amacıyla oryantasyon programları düzenlenecek. Velilerin çocuklarına bu süreçte eşlik edebilmesi amacıyla getirilen idari izin düzenlemesi, kamu sektöründe çalışan anne veya babadan sadece birini kapsayacak.

Kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan ebeveynler, çocuklarının kayıtlı bulunduğu okulun ders ve oryantasyon saatlerine uygun olmak kaydıyla izin talebinde bulunabilecek. İzin süresi günlük en fazla 3 saat olarak uygulanacak ve çalışanların görev yaptıkları kurum yönetimine başvurması yeterli olacak. Böylece çalışma saatleri nedeniyle çocuklarının ilk okul günlerinde yanlarında bulunamayan ebeveynlerin yaşadığı mağduriyetlerin önüne geçilmesi amaçlanıyor.

‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ Vizyonu ile Okul-Aile İş Birliği Güçleniyor

Söz konusu adım, devletin aile yapısını desteklemek ve toplumsal bağları pekiştirmek amacıyla ilan ettiği ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ politikaları çerçevesinde hayata geçiriliyor. Bakanlık, okul ve aile arasındaki iş birliğini yalnızca bir haftalık oryantasyon süreciyle sınırlı tutmayıp, eğitim yılının tamamına yaymayı planlıyor. Uyum eğitimleriyle başlayan süreç, rehberlik ve gelişim uygulamalarıyla desteklenerek sürdürülebilir bir modele dönüştürülecek.

Bu kapsamda ‘Ailemle Okul Yolu Programı’ adı verilen yeni bir uygulama hayata geçiriliyor. Program sayesinde uyum haftasında temelleri atılan aile-okul etkileşimi, ders yılı boyunca devam edecek. Velilerin okul süreçlerine bütüncül bir yaklaşımla dahil edilmesi, çocukların hem akademik hem de sosyal gelişimlerinin daha yakından izlenmesine imkan tanıyacak.

Ebeveyn Katılımının Öğrenci Gelişimindeki Kritik Rolü

Eğitim uzmanları, özellikle okul öncesi ve ilkokul birinci sınıfa başlayan çocuklarda oryantasyon döneminde aile desteğinin kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Uyum haftasında anne veya babanın okul çevresinde bulunması, çocuklarda oluşabilecek ayrılık kaygısını azaltarak ortama güvenle uyum sağlamalarına yardımcı oluyor. Benzer şekilde ilkokuldan ortaokula geçiş yapan 5. sınıf öğrencileri için de ebeveyn desteği yeni okul düzenine adapte olmayı kolaylaştırıyor.

Kamuda çalışan velilere sağlanan idari izin kolaylığı ile birlikte uyum etkinliklerine katılımın kayda değer oranda artması bekleniyor. Okul idareleri, öğretmenler ve veliler arasında ilk günlerde kurulacak güçlü iletişimin, eğitim-öğretim yılı boyunca sürecek iş birliğinin temelini oluşturacağı vurgulanıyor.

Merak Edilen Sorular ve Cevaplar

Soru: Uyum haftası idari izin hakkından hangi kademedeki öğrenci velileri yararlanabilir?

Cevap: 7-11 Eylül tarihlerindeki uyum haftası kapsamında okul öncesi eğitim, ilkokul 1. sınıf ve ortaokul 5. sınıfa başlayacak öğrencilerin kamuda çalışan velileri bu haktan yararlanabilir.

Soru: İdari izin süresi kaç saattir ve her iki ebeveyn de izin kullanabilir mi?

Cevap: İdari izin, öğrencinin ders saatlerine uygun olarak günde 3 saati aşmayacak şekilde uygulanır. Bu haktan kamuda çalışan anne veya babadan yalnızca biri talep etmesi halinde faydalanabilir.

Soru: ‘Ailemle Okul Yolu Programı’ nedir?

Cevap: Uyum haftasıyla başlayan aile katılımını, rehberlik ve gelişim uygulamalarıyla ilişkilendirerek eğitim-öğretim yılının tamamına yayan bütüncül bir okul-aile iş birliği programıdır.

Kaynak / Ajans: Yenikiroba

📰
Haber Kaynağı / Ajans: Yenikiroba

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.

Nepal’de Deprem Şoku Sonrası Sel Dehşeti: Nedeni Araştırılıyor

Güney Asya ülkesi Nepal'de yerel halkı dehşete düşüren yıkıcı bir doğal afet meydana geldi. Bölgede yaşayan vatandaşlar tarafından ilk anlarda şiddetli bir deprem zannedilen sarsıntıların...

Nepal'de Deprem Şoku

Güney Asya ülkesi Nepal’de yerel halkı dehşete düşüren yıkıcı bir doğal afet meydana geldi. Bölgede yaşayan vatandaşlar tarafından ilk anlarda şiddetli bir deprem zannedilen sarsıntıların hemen ardından, yerleşim yerlerini büyük su kütleleri ve çamur akıntıları bastı. Aniden bastıran yıkıcı dalga, çok sayıda ev ve altyapı tesisinde ağır hasara yol açarken, felaketin gerçek nedeni üzerine ulusal ve uluslararası uzmanlar tarafından geniş çaplı bir inceleme başlatıldı.

Himalaya dağ silsilesinin eteklerinde yer alan yerleşim birimlerinde yaşanan olay, bölge halkı arasında büyük korku ve paniğe yol açtı. Sarsıntının ardından dakikalar içinde yüksek kesimlerden vadi tabanlarına doğru hızla ilerleyen sel suları, geçtiği hat üzerindeki köprüleri, yolları ve binaları yutarak arkasında geniş bir yıkım tablosu bıraktı. Afet yönetim ekipleri ve arama-kurtarma birlikleri bölgeye hızla sevk edildi.

Öne Çıkan Başlıklar

  • Bölge sakinleri felaket anında önce şiddetli sarsıntı hissedildiğini aktardı.
  • Sarsıntının ardından dağlık alanlardan gelen devasa su kütlesi vadileri kapladı.
  • Uzmanlar olayın buzul gölü patlaması veya heyelan birikintisi çökmesi ihtimali üzerinde duruyor.

Sarsıntıların Ardından Gelen Yıkıcı Dalga

Görgü tanıklarının ifadelerine göre, afet günü ilk olarak yer altında belirgin bir uğultu ve yer sarsıntısı hissedildi. Deprem anı stresiyle binaları terk etmeye çalışan vatandaşlar, kısa bir süre sonra dağ vadilerinden aşağı doğru hızla akan kütlesel çamur ve su akıntısıyla karşı karşıya kaldı. Sarsıntı etkisi oluşturan bu durumun, yukarı kotlarda meydana gelen kütle hareketleri veya biriken suların aniden serbest kalması sonucu ortaya çıktığı tahmin ediliyor.

Metrelerce yüksekliğe ulaşan çamurlu su akıntısı, nehir yataklarını taşırarak çevredeki tarım arazilerini ve yerleşim alanlarını sular altında bıraktı. Bölgedeki ulaşım ağının çökmesi nedeniyle birçok noktaya karadan erişim kesilirken, askeri helikopterler ve yerel arama kurtarma ekipleri mahsur kalan vatandaşları tahliye etmek için zamanla yarışıyor.

Uzmanlar Felaketin Perde Arkasını İnceliyor

Olayın hemen ardından Jeoloji ve Hidroloji uzmanları felaketin oluşum mekanizmasını incelemek üzere sahada ve uydu görüntüleri üzerinde çalışma başlattı. İlk değerlendirmelere göre, aşırı yağışlar ve eriyen kar sularının birikmesiyle dağlık alanda oluşan doğal setlerin veya buzul gölü barajlarının patlaması bu tür aniden gelişen şiddetli su baskınlarına yol açabiliyor. Dağ kütlesinin devasa bir hızla kayarak vadiye düşmesi de yerel düzeyde şiddetli sarsıntı hissi yaratan ana faktörlerden biri olarak görülüyor.

İklim değişikliğinin Himalaya bölgesindeki hassas dengeleri bozduğu biliniyor. Yüksek irtifalardaki sıcaklık artışları, buzul göllerinin hacmini kritik seviyelere çıkarırken, bu durum gelecekte benzer anlık felaket risklerini daha da artırıyor. Araştırmacılar, afete neden olan kütle hareketinin tam yerini ve suların kaynağını belirlemek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.

Bölgedeki İnsani Durum ve Arama Kurtarma

Afetin etkilediği bölgelerde acil durum ilan edilirken, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları felaketzedelere geçici barınma, gıda ve temiz su temin etmek üzere seferber oldu. Hasar gören elektrik ve haberleşme hatlarının onarımı için teknik ekipler aralıksız çalışırken, olası yeni taşkın riskine karşı alt kotlardaki köyler tedbir amacıyla tahliye ediliyor.

Merak Edilen Sorular ve Cevaplar

Soru: Nepal’deki felaket bir depremden mi kaynaklandı?

İlk anlarda halk tarafından deprem sanılan sarsıntının, aslında yukarı kotlardaki devasa heyelan kütlesinin hareketinden veya patlayan göl barajının yarattığı gürültü ve titreşimden kaynaklandığı değerlendirilmektedir.

Soru: Sarsıntının hemen ardından neden sel meydana geldi?

Yüksek dağlık kesimlerde biriken büyük su kütlelerinin veya buzul göllerinin aniden yarılması, yerleşkelere çok kısa sürede ulaşan devasa sel ve çamur akıntılarına sebep olmaktadır.

Kaynak / Ajans: News.google

📰
Haber Kaynağı / Ajans: News.google

Bu yazar henüz bir profil açıklaması eklemedi.