Suriye’de 2011 yılından bu yana süregelen iç savaşın ve bölgesel denklemlerin en kritik aktörlerinden biri olan Suriye Demokratik Güçleri (SDG), bağımsız bir askeri güç olarak varlığına son verdiğini resmen ilan etti. SDG lideri Mazlum Abdi, Şam’daki başkanlık sarayından devlet televizyonu aracılığıyla yaptığı tarihi açıklamada, örgütün feshini tüm sorumluluk bilinciyle duyurduklarını açıkladı. Bu gelişme, Suriye’nin geleceği ve bölgesel güvenlik mimarisi için yepyeni bir dönemin kapısını araladı.
Geçici yönetimin devlet başkanı Ahmed Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetimiyle yürütülen yoğun müzakerelerin ardından gelen bu karar, Şam’da gerçekleştirilen üst düzey bir kabulün hemen sonrasında kamuoyuna açıklandı. 25 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleşen kritik zirvede, SDG’nin Suriye devlet kurumlarına entegrasyonu ve devletin egemenliğinin tüm ülke genelinde tesis edilmesi yönünde nihai adımlar atıldı.
- SDG lideri Mazlum Abdi, Şam’da devlet televizyonundan yaptığı açıklamayla örgütün tamamen feshedildiğini duyurdu.
- Geçici Devlet Başkanı Ahmed Şara ile yapılan görüşmede devlet kurumlarına entegrasyon süreci resmen karara bağlandı.
- ABD’den gelen ilk açıklamada, karar ‘tarihi bir an’ olarak nitelendirilirken tek ordu ve tek devlet vurgusu yapıldı.
Şam’da Tarihi Zirve ve Fesih Kararının Detayları

Suriye’nin başkenti Şam’da, ülkenin siyasi geleceğini kökten değiştiren olağanüstü bir hareketlilik yaşandı. Geçici yönetimin devlet başkanı Ahmed Şara, 25 Ağustos 2026’da Mazlum Abdi ve beraberindeki heyeti kabul etti. Suriye Dışişleri Bakanı Hasan Şeybani ve Deyrizor Valisi Ziyad El-Ayeş’in de hazır bulunduğu bu tarihi kabul, Suriye resmi haber ajansı SANA tarafından da doğrulandı. SANA’nın geçtiği bilgilere göre görüşmede, SDG unsurlarının devlet kurumlarına entegrasyonu, devletin varlığının güçlendirilmesi ile güvenlik ve istikrarın desteklenmesi gibi kritik başlıklar masaya yatırıldı.
Bu görüşmenin hemen ardından Şam’daki başkanlık sarayından devlet televizyonu aracılığıyla halka seslenen Mazlum Abdi, ‘Bugün Suriye Demokratik Güçleri’nin misyonunun sona erdiğini duyuruyor ve bağımsız bir askeri güç olarak feshedildiklerini tüm sorumluluk bilinciyle ilan ediyoruz’ ifadelerini kullandı. Abdi, daha önce 20 Ağustos 2026’da yaptığı açıklamada de Suriye ordusuna tam entegrasyonun sağlandığını belirtmişti. Sürecin bu noktaya evrilmesinde, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla 5-7 Mayıs 2025’te toplanan kongrede örgütün feshedildiğinin açıklanması ve Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlı duruşunun yarattığı diplomatik baskıların büyük rol oynadığı belirtiliyor.
Esad Rejiminin Çöküşünden Entegrasyona Uzanan Süreç
Suriye’yi bu tarihi noktaya getiren süreç, 8 Aralık 2024’te İslamcı militan grup Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) öncülüğündeki muhaliflerin Beşar Esad rejimini devirmesiyle başladı. 61 yıllık Baas rejiminin son bulmasının ardından Rusya’ya kaçan Esad’ın yerine kurulan geçici hükümet, Ahmed Şara liderliğinde hızlı bir geçiş süreci başlattı. Yeni Şam yönetimi ile SDG arasında ilk resmi temaslar hemen ardından kuruldu ve taraflar 10 Mart 2025’te kapsamlı bir mutabakata vardı.
Müzakere süreci zaman zaman ciddi krizlerle de sınandı. 1 Nisan 2025’te silahlı Kürt güçlerin Halep’te kontrol ettikleri bölgelerden çekilmesini öngören anlaşmanın ardından taraflar birbirini taahhütleri ihlal etmekle suçladı. Bu gerilim, 2026 yılının Ocak ayının ilk haftasında Halep’te sıcak çatışmalara dönüştü. Suriye ordusunun başlattığı kapsamlı operasyon neticesinde Kürt güçleri Fırat’ın batısındaki tüm bölgelerden çekilmek zorunda kaldı. Yaşanan bu askeri kırılmanın ardından Ahmed Şara, 16 Ocak 2026’da Kürtlere yönelik tarihi haklar tanıyan kapsamlı bir kararname yayımladı. Kararnameyle Kürtçe ulusal dil olarak tanındı, okullarda eğitimi yasallaştı, Nevruz resmi tatil ilan edildi ve Kürtlere vatandaşlık hakları iade edildi. Bu anayasal güvencelerin ardından şubat ayından itibaren SDG, Haseke başta olmak üzere kontrolündeki bölgeleri kademeli olarak Suriye ordusuna devretmeye başladı.
Uluslararası Yankılar ve Ankara’nın İlk Tepkisi
SDG’nin tasfiyesi ve Suriye devletine entegrasyonu uluslararası alanda geniş bir yankı uyandırdı. Kararın ardından ilk resmi açıklama ABD’nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi ve aynı zamanda Ankara Büyükelçisi olan Tom Barrack’tan geldi. Barrack, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada bu gelişmeyi ‘Tam anlamıyla tarihi bir an’ olarak tanımladı. ‘Gerçek entegrasyon işte böyle bir şey; tek ordu, tek hükümet, tek devlet’ diyen ABD’li diplomat, bu sürecin ABD Başkanı Donald Trump’ın öngörülü liderliğiyle mümkün kılındığını vurguladı. Barrack ayrıca, Kürtçenin eğitimde tanınmasının ve Mazlum Abdi ile İlham Ahmed’e Suriye hükümetinde önemli roller verilmesinin önemine değindi ancak Abdi’ye verilecek resmi görevin detayları henüz netleşmedi.
Türkiye cephesinde ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kararın ardından katıldığı resmi bir törende tarihi mesajlar verdi. Muş’ta düzenlenen Malazgirt’in fethinin 955. yıldönümü etkinliklerinde konuşan Erdoğan, doğrudan Suriye’deki gelişmelere atıfta bulunmasa da bölgedeki dönüşüme işaret ederek şunları söyledi: ‘Bölgemizde tarih yeniden yazılıyor. Dost düşman herkes şunu bilsin ki Türkiye tarihe yön veriyor, bunun önünü artık hiç kimse kesemez. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık.’ Erdoğan, Türkiye’nin kararlılıkla ve sabırla yoluna devam edeceğini vurguladı.
Merak Edilen Sorular ve Cevaplar
Soru: SDG neden feshedildi?
SDG, Şam’daki geçici Suriye yönetimiyle yürütülen entegrasyon müzakereleri, askeri dengelerin değişmesi ve yapılan anlaşmalar neticesinde bağımsız askeri varlığına son vererek Suriye devlet kurumlarına ve ordusuna entegre olma kararı almıştır.
Soru: SDG’nin feshinden sonra Kürtlerin Suriye’deki statüsü ne olacak?
Geçici Devlet Başkanı Ahmed Şara’nın 16 Ocak 2026’da yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil olarak kabul edilmiş, okullarda öğretilmesinin önü açılmış, Nevruz resmi tatil ilan edilmiş ve Kürtlere vatandaşlık hakkı verilmiştir. Ayrıca SDG lider kadrosunun yeni hükümette roller üstlenmesi planlanmaktadır.
Soru: Türkiye bu karara nasıl yaklaşıyor?
Türkiye, SDG’nin omurgasını oluşturan YPG’yi PKK’nın uzantısı olarak kabul etmekte ve silah bırakma sürecinin tamamını yakından takip etmektedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelişmeleri ‘terörsüz bölge’ hedefi doğrultusunda tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendirmiştir.
Kaynak / Ajans: Bbc
