26 Ağustos 2026’da Kuşadası Belediyesi, Davutlar Mahallesi’ndeki İkinci Bahar Merkezi’nde 60 yaş ve üzeri vatandaşlara yönelik “Tansiyonunu Tanı, Sağlığını Koru” başlıklı sağlık etkinliği düzenledi. Etkinlik,...
26 Ağustos 2026’da Kuşadası Belediyesi, Davutlar Mahallesi’ndeki İkinci Bahar Merkezi’nde 60 yaş ve üzeri vatandaşlara yönelik “Tansiyonunu Tanı, Sağlığını Koru” başlıklı sağlık etkinliği düzenledi. Etkinlik, hemşire Gülsün Nourouzipanah’ın önderliğinde tansiyonun nedenleri, çeşitleri ve korunma yollarını anlatırken, katılımcılara bireysel ölçüm kartları dağıtıldı.
İki saat süren programda, katılımcıların tansiyonları ölçülerek isimleri yazılı haftalık takip kartları hazırlandı. Etkinlik sonunda vatandaşlar, belediyenin sosyal belediyecilik alanındaki hizmetlerine teşekkür etti. Başkan Ömer Günel’in başlattığı bu girişim, Başkan Vekili Tahsin Demirtaş’ın devamı ile sürdürülebilir bir sağlık farkındalığı yaratmayı hedefliyor.
Öne Çıkan Başlıklar
60+ yaş grubu için tansiyon ölçüm kartları dağıtıldı
Hemşire Gülsün Nourouzipanah tansiyonun önemi üzerine konuştu
Belediye, sosyal belediyecilik ile sağlık bilincini artırmayı planlıyor
Etkinliğin Perde Arkası ve Detayları
İkinci Bahar Merkezi, Kuşadası’nın sosyal yaşam merkezlerinden biri olarak, 2024 yılında başkan Ömer Günel’in önderliğinde sağlık, spor ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapmaya başladı. 2026 yılında, 60 yaş ve üzeri vatandaşların sağlık bilincini güçlendirmek amacıyla “Tansiyonunu Tanı, Sağlığını Koru” temalı bir program hazırlandı.
Hemşire Gülsün Nourouzipanah, tansiyonun temel sebeplerinden başlayarak, hipertansiyonun kalp ve damar hastalıklarına yol açabileceğini vurguladı. Katılımcılara, evde ölçüm yaparken dikkat edilmesi gereken noktalar ve diyet, egzersiz gibi basit ama etkili önlemler anlatıldı.
Sağlık Bilincini Artırma Stratejileri
Etkinlik sırasında, katılımcıların tansiyonları ölçülerek, isimlerinin yazılı haftalık takip kartları hazırlandı. Bu kartlar, bireylerin kendi tansiyon seviyelerini izleyebilmesi ve gerektiğinde doktora başvurabilmesi için bir araç olarak kullanılacak. Ayrıca, belediye, vatandaşlara tansiyon ölçüm cihazı temin etme planı da açıkladı.
Belediyenin sosyal belediyecilik kapsamında yürüttüğü bu program, vatandaşların aktif, sağlıklı ve sosyal bir yaşam sürmelerini desteklemeyi amaçlıyor. Başkan Vekili Tahsin Demirtaş, “Bu tür etkinlikler, toplumun sağlıklı yaşama yönelmesine katkı sağlar. İkinci Bahar Merkezi’ni hem sağlık hem de sosyal etkinlikler için bir merkez hâline getirmek istiyoruz.” dedi.
Toplumsal Yansımalar ve Gelecek Planları
Etkinlik, Kuşadası’nın yaşlı nüfusunun sağlık farkındalığını artırarak, kronik hastalıkların önlenmesi ve erken teşhis sürecinin hızlandırılması açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Belediyenin bu tür programları, diğer ilçelerde de örnek alınabilecek bir model sunuyor.
Gelecekte, İkinci Bahar Merkezi’nde düzenlenecek sağlık seminerleri, beslenme atölyeleri ve hafif egzersiz dersleri ile vatandaşların sağlıklı yaşam tarzını benimsemeleri bekleniyor. Belediye yetkilileri, “Sağlık, toplumun en değerli varlığıdır. Bu doğrultuda, her yaş grubuna yönelik programlar geliştirmeyi sürdüreceğiz.” açıklamasında bulundu.
Merak Edilen Sorular ve Cevaplar
Soru: Etkinlik ücretsiz mi?
Evet, Kuşadası Belediyesi tarafından düzenlenen bu sağlık etkinliği ücretsizdir.
Soru: Katılım için randevu gerekiyor mu?
Etkinlik, Davutlar Mahallesi’ndeki İkinci Bahar Merkezi’ne gelen vatandaşlar için açık kapı şeklinde gerçekleşti.
Soru: Ölçüm kartları nasıl kullanılıyor?
Katılımcılar, haftalık ölçüm kartlarını evdeki tansiyon ölçüm cihazları ile takip ederek, anlık değerleri kaydedebilir ve gerektiğinde doktorlarına sunabilir.
Yeni eğitim‑öğretim yılı öncesinde 1. ve 5. sınıfa başlayacak öğrencilerin okul yerleştirmeleri, adres bilgileri esas alınarak e‑Devlet üzerinden otomatik olarak gerçekleştirildi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın dijital...
Yeni eğitim‑öğretim yılı öncesinde 1. ve 5. sınıfa başlayacak öğrencilerin okul yerleştirmeleri, adres bilgileri esas alınarak e‑Devlet üzerinden otomatik olarak gerçekleştirildi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın dijital kayıt sistemi sayesinde velilerin okula gitmesine gerek kalmadı.
Buna rağmen bazı okullarda velilerden bağış, okul‑aile birliği, güvenlik ya da sınıf‑düzenlemesi gibi gerekçelerle ödeme talep edildiği yönündeki şikayetler artıyor. Sistemde öğrencinin kaydı oluşturulmuşken okul yönetiminin “kontenjan yok” demesi ya da kaydı bir ücret koşuluna bağlaması yasal olarak mümkün değil.
Öne Çıkan Başlıklar
e‑Devlet üzerinden okul kaydı otomatik ve ücretsiz.
Okul yönetiminin zorunlu bağış talebi yasa dışıdır.
Şikayet süreci ilçe ve il milli eğitim müdürlükleri, ardından CİMER üzerinden yürütülür.
Zorunlu Ücret Talebi Nasıl Engelleniyor?
Okul Kayıtlarında Ücret Talebi Uyarısı: Veliler Dikkat!
Velilerin en sık karşılaştığı durum, okulun kayıt sırasında “güvenlik” ya da “sınıf düzenlemesi” adı altında para istemesidir. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2023 tarihli tebliği, devlet okullarında kayıt için zorunlu bir ücret alınamayacağını açıkça belirtiyor. Bağış, sadece velinin isteğiyle ve okulun resmi bağış kampanyası çerçevesinde gerçekleşebilir. Okul yönetimi bu çerçeve dışına çıktığında, talep edilen ödeme yasa dışı kabul edilir ve velinin yasal hakları devreye girer.
Şikayet Süreci ve Resmi Başvuru Adımları
İlk adım, talep edilen ödemeyle ilgili tüm belge, mesaj ve yazışmaların eksiksiz bir şekilde toplanmasıdır. Veliler, bu belgelerle birlikte okul yönetimine resmi bir dilekçe yazarak durumu ilçe milli eğitim müdürlüğüne iletmelidir. Dilekçede evrak kayıt numarası ve teslim belgesi mutlaka belirtilmelidir. İlçe müdürlüğü sorunu çözemezse, aynı belgelerle il milli eğitim müdürlüğüne başvuru yapılabilir. Son çare olarak, CİMER üzerinden “kayıt ücreti talebi” başlığıyla inceleme ve soruşturma talebinde bulunulabilir.
Velilerin Dikkat Etmesi Gereken Belgeler ve Hakları
Şikayet sürecinde en kritik unsur, delil zincirinin kırılmamasıdır. Ödeme talebini gösteren SMS, e‑posta, WhatsApp mesajı ya da fiziki belge mutlaka saklanmalıdır. Başvuruların yazılı yapılması, ileride olası bir yasal süreçte kanıt niteliği taşır. Ayrıca, kayıt numarası ve başvuru tarihleri gibi bilgiler, müdürlüklerin takibi için zorunlu veridir. Veliler, haklarını savunurken “bağış” ve “kayıt ücreti” arasındaki hukuki farkı iyi bilmelidir; bağış tamamen gönüllülük esasına dayanırken, kayıt ücreti hiçbir zaman zorunlu olamaz.
Merak Edilen Sorular ve Cevaplar
Soru: Okuldan gelen ödeme talebi yasal mı?
Hayır. Devlet okullarında kayıt için zorunlu bir ücret alınamaz; sadece gönüllü bağış talep edilebilir.
Soru: Şikayetimi nereye iletmeliyim?
İlk olarak okul yönetimine yazılı olarak bildirin, ardından ilçe milli eğitim müdürlüğüne, çözülmezse il müdürlüğüne ve son olarak CİMER’e başvurun.
Soru: Belgelerimi nasıl saklamalıyım?
Ödeme talebini gösteren tüm mesaj, yazışma ve resmi belgeleri tarih ve evrak kayıt numarasıyla birlikte güvenli bir yerde tutun.
Suriye'de Baas rejiminin devrilmesinin ardından başlayan siyasi ve askeri dönüşüm sürecinde tarihi bir dönüm noktasına ulaşıldı. Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, örgütün...
Suriye’de Baas rejiminin devrilmesinin ardından başlayan siyasi ve askeri dönüşüm sürecinde tarihi bir dönüm noktasına ulaşıldı. Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, örgütün bağımsız bir askeri güç olarak varlığına resmen son verildiğini ve tüm unsurlarıyla Suriye devlet kurumlarına entegre edildiğini ilan etti. Şam’daki Başkanlık Sarayı’nda devlet televizyonu aracılığıyla ulusa seslenen Abdi, SDG’nin kuruluş misyonunun tamamlandığını ve fesih kararının tüm sorumluluk bilinciyle alındığını duyurdu.
Ağustos 2026 itibarıyla tamamlanan entegrasyon süreci, Suriye’nin geleceğinde tek ordu ve tek devlet yapısına geçişin en somut adımı olarak kayıtlara geçti. Suriye Geçici Yönetimi Devlet Başkanı Ahmed Şara ile Şam’da gerçekleştirilen kritik zirvenin ardından gelen bu karar, hem bölgesel dengeleri hem de uluslararası diplomasi trafiğini derinden etkileyecek bir dönemin kapısını araladı.
Öne Çıkan Başlıklar
Mazlum Abdi, Şam’daki Başkanlık Sarayı’ndan yaptığı açıklamada SDG’nin feshedildiğini resmen duyurdu.
Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara ile yapılan zirvede devlet kurumlarına tam entegrasyon ve güvenlik adımları kararlaştırıldı.
ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack kararı ‘Tek ordu, tek hükümet, tek devlet’ sözleriyle tarihi bir an olarak nitelendirdi.
Şam’da Kritik Zirve ve Devlet Televizyonundan Yapılan Açıklama
Suriye’de yeni dönemin parametrelerini belirleyen tarihi temaslar, Suriye Geçici Yönetimi Devlet Başkanı Ahmed Şara’nın 25 Ağustos’ta Mazlum Abdi ve beraberindeki heyeti kabul etmesiyle ivme kazandı. Şam’daki kabulde Suriye Dışişleri Bakanı Hasan Şeybani ile Deyrizor Valisi Ziyad El-Ayeş de hazır bulundu. Üst düzey heyetlerin katıldığı bu kritik toplantıda, özerk yapıların lağvedilmesi, güvenlik birimlerinin tek çatı altında toplanması ve devlet otoritesinin ülkenin tamamında tesis edilmesi konuları detaylıca ele alındı.
Görüşmenin hemen ardından Suriye resmi haber ajansı SANA tarafından geçilen bilgilendirmede, devlet kurumlarıyla entegrasyon dosyalarının ve gelecek aşamaya ilişkin stratejik adımların masaya yatırıldığı bildirildi. Ajans, sürecin ana hedefinin Suriye devletinin varlığını güçlendirmek, kamu düzenini sağlamak ve bölgesel istikrarı kalıcı kılmak olduğunu vurguladı. Nitekim Mazlum Abdi, bu kabulden birkaç gün önce, 20 Ağustos tarihinde yaptığı açıklamada Suriye ordusuna tam entegrasyonun sağlandığını belirterek feshin zeminini önceden hazırlamıştı.
Esad’ın Devrilmesinden Fesih Kararına Uzanan Kronolojik Süreç
Suriye’yi fesih kararına götüren süreç, 8 Aralık 2024 tarihinde Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) öncülüğündeki muhalif grupların Beşar Esad rejimine son vermesiyle başladı. 61 yıllık Baas rejiminin çökmesi ve Esad’ın Rusya’ya kaçmasının ardından, Ahmed Şara liderliğinde kurulan geçici yönetim ile SDG arasında yoğun bir müzakere trafiği yürütüldü. Taraflar ilk olarak 10 Mart 2025 tarihinde bir ilke mutabakatına varırken, 1 Nisan 2025’te silahlı Kürt grupların Halep’te kontrol ettikleri mahallelerden çekilmesini öngören özel bir anlaşma imzalandı.
Ancak süreç içerisinde yaşanan güven bunalımı ve karşılıklı anlaşma ihlali suçlamaları, 2026 yılının Ocak ayı başlarında Halep merkezli yeni çatışmaları beraberinde getirdi. Suriye ordusunun bölgede gerçekleştirdiği kapsamlı askeri operasyonlar sonucunda Kürt güçleri Fırat’ın batısındaki tüm topraklardan çekilmek zorunda kaldı. Yaşanan askeri hareketliliğin ardından diplomatik kanalları yeniden çalıştıran Devlet Başkanı Ahmed Şara, 16 Ocak 2026’da yayımladığı tarihi kararname ile gerilimi düşürdü. Kararname kapsamında Kürtler Suriye’nin ‘temel ve asli unsuru’ olarak tanımlandı, Kürtçe ulusal dil kabul edilerek okullarda öğretilmesinin önü açıldı, Nevruz resmi tatil ilan edildi ve yüz binlerce kişiye vatandaşlık hakları iade edildi. Bu siyasi adımların paralelinde, Şubat 2026’dan itibaren Haseke başta olmak üzere doğudaki vilayetler kademeli olarak Suriye ordusunun idaresine devredildi.
PKK’nın Silah Bırakma Kararı ve Türkiye’nin Tutumu
SDG’nin feshedilmesi sürecinde en kritik dönüm noktalarından biri de terör örgütü PKK’nın lağvedilmesi oldu. Çözüm arayışlarının ilk evrelerinde Mazlum Abdi, kendisine yöneltilen çağrılara yanıt vererek Abdullah Öcalan ile doğrudan temas kurulması gerektiğini ifade etmişti. Öcalan’ın çağrısıyla 5-7 Mayıs 2025 tarihlerinde kongresini toplayan PKK yönetimi, örgütün tamamen feshedildiğini ilan etmişti.
Türkiye, sürecin başından itibaren SDG’nin ana omurgasını oluşturan YPG’nin PKK’nın doğrudan bir uzantısı olduğunu vurgulayarak, silah bırakma kararlarının Suriye’deki tüm yapılara eksiksiz uygulanması gerektiğini kararlılıkla savundu. PKK’nın Mayıs 2025’te aldığı fesih kararı, SDG üzerindeki uluslararası baskıyı artırırken, örgütün bağımsız bir askeri yapı olarak varlığını sürdürmesini imkansız hale getirdi.
Uluslararası Tepkiler: ABD’den ‘Tarihi An’ Değerlendirmesi
SDG’nin kendisini feshetme kararına uluslararası alandan gelen ilk tepki Amerika Birleşik Devletleri cephesinden oldu. ABD’nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi aynı zamanda Ankara Büyükelçisi olan Tom Barrack, sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı açıklamada gelişmeyi ‘tam anlamıyla tarihi bir an’ olarak nitelendirdi. Barrack, ‘Gerçek entegrasyon işte böyle bir şey; tek ordu, tek hükümet, tek devlet’ ifadelerini kullanarak yeni Suriye yönetimine tam destek verdiklerini gösterdi.
Açıklamasında ABD Başkanı Donald Trump’ın öngörülü liderliğine dikkat çeken Barrack, Suriye’de eğitimde Kürtçenin tanınmasının ve Mazlum Abdi ile İlham Ahmed’e yeni kurulan Suriye hükümeti içerisinde önemli siyasi roller verilmesinin kapsayıcı bir adım olduğunu belirtti. Barrack, bu adımların Kürt ortakların katkılarına ve bölgesel istikrara hak ettiği saygıyı gösterdiğini kaydetti. Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’e kabinede veya devlet mekanizmasında verilecek resmi görevlerin detaylarının ise önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor.
Merak Edilen Sorular ve Cevaplar
Soru: SDG tam olarak ne zaman kurulmuştu ve fesih sebebi nedir?
SDG, ABD desteğiyle Suriye’nin kuzeydoğusunda IŞİD ile mücadele etmek amacıyla 2015 yılında kurulmuştu. Suriye’de Baas rejiminin devrilmesi, PKK’nın Mayıs 2025’te kendini lağvetmesi ve merkezi yönetimin Kürtlere anayasal haklar tanıması neticesinde, bağımsız bir askeri yapıya ihtiyaç kalmadığı gerekçesiyle feshedilmiştir.
Soru: Yeni Suriye yönetiminde Kürtlere hangi haklar tanındı?
Devlet Başkanı Ahmed Şara’nın 16 Ocak 2026 tarihli kararnamesiyle Kürtler Suriye’nin asli parçası kabul edildi. Kürtçe ulusal dil olarak tanındı, okullarda müfredata girmesi sağlandı, Nevruz resmi tatil ilan edildi ve kimliksiz Kürtlere vatandaşlık hakları verildi.
Soru: SDG unsurları bundan sonra ne yapacak?
Yapılan anlaşma uyarınca SDG bünyesindeki tüm askeri ve güvenlik personeli, Suriye Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı kadrolarına bireysel olarak entegre edilecek, bölge yönetimi tamamen Şam merkezli ordu ve emniyet teşkilatına devredilecektir.