Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, Brezilya merkezli Folha de S.Paulo gazetesine verdiği özel demeçte, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile yürütülen diplomatik temasların tamamen çıkmaza girdiğini ve ikili diyalog kanallarının ‘tıkanmış durumda’ olduğunu açıkladı. Ada ülkesinin içinde bulunduğu ekonomik darboğazı ‘son derece karmaşık’ ve ‘ıstırap verici’ olarak nitelendiren Diaz-Canel, Washington yönetiminin baskıcı politikalarına boyun eğmeyeceklerini vurguladı.
Devlet Başkanı, ülkenin ‘çöküşün eşiğinde’ olduğuna dair uluslararası iddiaları kesin bir dille reddederken, Küba halkının tarihi direniş gücüyle bu zorlu dönemi aşacağını belirtti. ABD’nin yılbaşından bu yana uyguladığı petrol ablukası ve mayıs ayında devreye giren ikincil yaptırımların ekonomiyi felç ettiğini ifade eden lider, ‘Baskı altında diyalog kurulamaz’ mesajını verdi.
- Diyalog Tamamen Durdu: Küba Cumhurbaşkanı Diaz-Canel, ABD ile yürütülen temasların tıkanıklıkla sonuçlandığını ilan etti.
- Yaptırımların Ağır Faturası: Yılbaşında başlayan petrol ablukası ve mayıs ayındaki ikincil yaptırımlar ada ekonomisini derinden sarstı.
- Kapitalizm İddialarına Reddiye: Haziran ayında onaylanan 176 maddelik acil reform paketinin kapitalist bir restorasyon olmadığının altı çizildi.
ABD Yaptırımları ve Ekonomik Kırılganlığın Perde Arkası
Küba ekonomisi, özellikle son yıllarda uygulanan sistematik dış baskılar nedeniyle tarihinin en zorlu sınavlarından birini veriyor. Ulusal basında yer alan verilere göre, Küba ekonomisinin 2020-2025 yılları arasında yüzde 15’ten fazla küçüldüğü tahmin ediliyor. Bu dramatik daralmanın arkasındaki en büyük etkenlerden biri, Washington yönetiminin adaya yönelik uyguladığı ekonomik ve ticari ambargoların şiddetini artırmasıdır.
Özellikle ABD’nin yılbaşında başlattığı petrol ablukası, adadaki enerji üretimini doğrudan vurdu. Bunun hemen ardından mayıs ayından itibaren ekonominin kilit sektörlerine yönelik uygulamaya konulan ikincil yaptırımlar, ülkedeki ekonomik kırılganlığı geri dönülemez bir noktaya taşıdı. Diaz-Canel, eski ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin de ‘ulusu boyunduruk altına alma çabası’ içinde kötülükle hareket ettiğini belirterek, Washington’un düşmanca politikalarının mevcut yönetime de sirayet ettiğini ima etti.
Günlük Yaşamda Ağır Bilanço: Enerji ve Ulaşım Felç
Uygulanan yaptırımlar ve petrol tedarikindeki kesintiler, Küba halkının günlük yaşamını adeta felç etmiş durumda. Ülke genelinde saatler süren elektrik kesintileri rutin hale gelirken, akaryakıt sıkıntısı nedeniyle toplu taşıma hizmetleri de neredeyse tamamen durma noktasına geldi. Bu durum, halkın işe, okula ve temel ihtiyaçlarına ulaşmasını zorlaştırıyor.
Sağlık sektörü de krizden en ağır darbeyi alan alanlar arasında yer alıyor. Ülke genelindeki hastaneler, ilaç ve tıbbi malzeme eksikliği nedeniyle yalnızca asgari düzeyde hizmet verebiliyor. Temel gıda maddeleri ve ilaçlara ulaşmak zorlaşırken, kayıt dışı piyasalarda bu ürünlerin fiyatları fahiş seviyelere yükseldi. Durumun vahameti üzerine uluslararası insani yardım uzmanları, adada ‘sessiz bir Gazze’ tablosunun oluşmasını önlemek amacıyla uluslararası topluma acil insani yardım ve harekete geçme çağrısında bulundu.
176 Maddelik Acil Reform Paketi Ne Getiriyor?
Ekonomik darboğazdan çıkış yolları arayan Küba hükümeti, geçtiğimiz haziran ayında ‘acil koduyla’ 176 maddelik kapsamlı bir reform paketini onaylamıştı. Bu reformların niteliği hakkında uluslararası basında çıkan ‘kapitalizme dönüş’ yorumlarına sert tepki gösteren Diaz-Canel, ülkede kesinlikle bir ‘kapitalist restorasyon’ yaşanmayacağını vurguladı.
Diaz-Canel, onaylanan paketin temel amacının ekonomiyi serbestleştirmek ve merkezsizleştirmek olduğunu belirtti. Sosyalist ilkelerden ödün verilmeden hayata geçirilen bu düzenlemelerin, devlet işletmelerine daha fazla özerklik kazandırmayı ve yerel üretim mekanizmalarını canlandırmayı hedeflediğini ifade etti. Şu ana kadar reform maddelerinin yüzde 76,1’inin hukuki dayanağa kavuştuğunu açıklayan Küba lideri, reformların halkın direniş gücünü artıracak stratejik adımlar olduğunu savundu.
Merak Edilen Sorular ve Cevaplar
Soru: Küba ve ABD arasındaki diyalog neden tıkandı?
Cevap: Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel’e göre, ABD yönetiminin adayı boyunduruk altına almak amacıyla uyguladığı ekonomik baskılar ve yaptırımlar nedeniyle diyalog tıkanmıştır. Küba lideri, baskı altında herhangi bir diplomatik müzakerenin yürütülemeyeceğini belirtmektedir.
Soru: Küba’da hayata geçirilen yeni reform paketi kapitalist bir dönüşüm müdür?
Cevap: Hayır. Devlet Başkanı Diaz-Canel, haziran ayında onaylanan 176 maddelik reform paketinin kesinlikle bir ‘kapitalist restorasyon’ olmadığını, sadece ekonomiyi serbestleştirmeyi ve merkezsizleştirmeyi amaçlayan yapısal düzenlemeler olduğunu vurgulamıştır.
Soru: Küba’daki mevcut ekonomik durum halkı nasıl etkiliyor?
Cevap: Yaptırımlar ve petrol ablukası nedeniyle ülkede ciddi elektrik kesintileri yaşanmakta, toplu taşıma durma noktasına gelmekte ve hastaneler sadece asgari düzeyde hizmet verebilmektedir. Gıda ve ilaç fiyatları kayıt dışı piyasalarda fahiş düzeylere ulaşmış durumdadır.
Kaynak / Ajans: Aa

